Ana içeriğe geç
Sözlük

gıda ile cümle

gıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Attika tarımı, giderek esas olarak buğday olmak üzere gıda maddesi üretiminden bu ürünlere yönelmiştir.Вместо ратной службы главным занятием его жителей постепенно становится хлеборобство.
Gıda maddesi ihtiyacının %80`i ithal edilmektedir.Приблизительно 82 % продуктов питания приходится импортировать.
Çocuklar ve genç yetişkinlerde en yaygın tetikleyici gıdalardır.Является самой распространённой фобией среди взрослых и детей.
Bir gıda katkı maddesi olarak zeaksantin bir gıda boyasıdır, E numarası E161h'dir.Виолаксантин используется как пищевая добавка под E номером E161e.
Bu Belge Gıda Güvenlik Yönetim Sistemiyle ilgilidir.При таком производстве применяется система управления и контроля за безопасностью пищевых продуктов.
Denetimi Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Türk Gıda Kodeksi'ne göre yapıyor.Сельское хозяйство Турции Структура сельского хозяйства Турции Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı.
Dünya Gıda ProgramıСложился мировой рынок продовольствия.
Gıda ile birlikte alınması ilacın biyoyararlanımını değiştirmez.Пища не влияет на всасывание препарата.
Not: Gıda katkıları listesi ile aynı değildir.По своему значению белки, входящие в состав пищевых продуктов, не одинаковы.
Şehrin halkının gıda sıkıntısı çektiği belirtilmektedir. ^По-видимому, обитатели города совершали человеческие жертвоприношения.
Tohumlarından elde edilen pudra gıda ürünlerini tatlandırmak amacıyla kullanılır.Из семян получают масло, используемое в пищевых целях.
1950'lerde, gıda arzı yetersizdi ve yaşam standardı genel olarak düşüktü.في الخمسينيات كانت إمدادات الغذاء غير كافية ومستوى المعيشة منخفضا بشكل عام.
"Umami'nin temel özellikleri ve gıda aroması üzerindeki etkileri"."خصائص أومامي الأساسية وتأثيرها على طعم الطعام".
Asilerin gıdası olan keçileri dahi ateşe tutuyorduk" demiştir.فيرد الله عليهم نشابهم مخضوبة دما ".
Teorik olarak, gıda zehirlenmeleri %100 oranında önlenebilir.وتفيد النظرية أن التسمم الغذائي يمكن الوقاية منه بنسبة 100%.
Bilim adamları sürekli dondurulmuş gıda ambalajlarının yeni yönlerini araştırıyorlar.يبحث العلماء باستمرار عن نواحي جديدة لتعبة الطعام المجمّد.
Sözkomusu belgesel filmde, bir Afrika ülkesi olan Malavi'deki insanlık dramı ve gıda kıtlığı ele alınıyor.الفيلم الوثائقى تناول المعاناة الحادة ونقص الغذاء الذي تعانى منة الأمة الأفريقية مالاوى.
2010 yılında Doruk Izgara Gıda Ticaret Limited Şirketine ortak olmuştur.في عام 2010 اصبحت شريكة في شركة دوروك ازجارا للغذاء التجارية المحدودة.
MSG, genel olarak düzenli gıda işleme koşulları altında istikrarlıdır.وبوجه عام، يعتبر MSG مادة مستقرة تحت الظروف العادية لمعالجة الطعام.
Bu enfeksiyon çoğunlukla kirlenmiş su ya da gıda ile bulaşır.تنتقل هذه الإصابة عادةً بواسطة الماء أو الطعام الملوث.
"Umami ve Gıda lezzeti"."أومامي واستساغة الغذاء".
Gıda maddesi ihtiyacının %80`i ithal edilmektedir.حوالي 82% لغذاء يجب أن يستورد.
1966 yılından sonra katıldığı Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nde 25 yıl çalıştı.و عملت لمدة خمسة و عشرون عاماً في منظمة الأمم المتحدة للأغذية و الزراعة حيث أنها إنضمت إليها منذ عام 1966.
Gıda Yaşam.الأمن الغذائي.
Sanayi, özellikle tekstil, gıda ve inşaat sektörlerinde yoğunlaşmıştır.وقد تركز العمل الصناعي على وجه الخصوص في النسيج والمنتجات الغذائية والإنشاءات.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığının yerine, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı kuruldu.تم استبدال وزارة الزراعة والشؤون الريفية بوزارة الأغذية والزراعة والثروة الحيوانية.
Tuz oranı düşük olan gıdaların tadı, tuz %30 oranında azaltılsa da MSG ile iyileşir.يتحسن مذاق الأطعمة منخفضة الملح مع استخدام MSG حتى مع تقليل الملح بنسبة 30%.
Gardiyanlar onu hemen revire götürür, Dr. Tancredi bunun gıda zehirlenmesi olduğunu söyler.أخذه الحراس بسرعة إلى المستوصف وأخبرته الطبيبة سارا أنها تعتقد أنه أصيب بتسمم غذائي.
Uluslararası Gıda Değerlendirmeleri.استعراضات الغذاء الدولية.
Nörotransmitter serotoninin ayrıca gıda alımında rol oynadığı düşünülmektedir.ويعتقد أيضا أن الناقل العصبي السيروتونين يلعب دورا في شهوة تناول الطعام.
Sovyet bilim insanları Layka'yı zehirli gıdayla besleyerek öldürmeyi planlamışlardı.كان العلماء الروس قد خططوا لإخضاع لايكا للقتل الرحيم عن طريق تسميم الطعام الذي كانت ستقتات عليه في الفضاء.
Piyasa açısından diğer bir sorunda Gıda güvenliği ile ilgili düzenlemelerdir.وتعمل منظمات حماية المستهلك في مجال آخر وهو سلامة الغذاء.
Gıda maddelerinin yaklaşık %90`ı ithal edilmektedir.تُشكل حوالي 90% من حساسيات الطعام.
Asetik asit gıda sanayisinden tampon özelliğinden dolayı E260 adıyla bir katkı maddesi olarak kullanılır.ويستخدم حمض الخل في صناعة الأغذية تحت رمز المواد المضافة إلى الأغذية E260 بوصفه منظم حموضة.
MSG glutamatı, diğer gıdalardaki umami tadınının aynısını vermektedir.تعطي غلوتامات MSG نفس طعم الأومامي للغلوتامات من أطعمة أخرى.
Şti., Özsoylar Gıda San. ve Paz.احترام أهل الذمة وأهل الصلح.
1876'dan sonra pamuk ve gıda sanayisi ekonominin önemli kısmı olmaya başladı.بعد عام 1800 ، أصبح القطن والتبغ محاصيل تصديرية مهمة.
Yaygın nedenleri böcek ısırmaları, gıdalar ve ilaçlardır.تشمل الأسباب الشائعة: لدغات ولسعات الحشرات، والأطعمة، والأدوية.
İstenilen rengi elde etmek için renk boyası (gıda boyası) genellikle karışımlara eklenir.وعادة ما تضاف ملونات غذائية إلى سكر الزينة للحصول على اللون المطلوب.
Ayrıca hayvansal gıdalar tüketilmektedir.كما اختفت ممارسة أكل لحوم البشر.
Virginia'da hükümet temsilcileri gıda ve tarım için daimi bir örgüt kurmaya söz vermişlerdir.وتعهدت الأطراف بإنشاء منظمة دائمة للأغذية والزراعة.
Dünya Gıda Programıهيئة دستور الغذاء العالمي.
Söz konusu örgüt 16 ekim 1945 tarihinde Kanada'da Gıda ve Tarım Anayasası'nın imzalanmasıyla kurulmuştur.وتم ذلك في كيبيك في 16 أكتوبر 1945 حيث تم إقرار دستور منظمة للاغذية والزراعة.
Petrol fiyatları gıdaların nakliye ve gıda endüstrisinde maliyet artışlarına neden olmuştur.زيادة أسعار النفط زاد من تكاليف الأسمدة ونقل الأغذية والزراعة الصناعية.
Bölgede yaşayanların çoğu tarafından yenilen temel gıda balıktır.الغذاء الرئيسي للغالبية العظمى من سكان في المنطقة هو السمك.
Ülkenin en önemli endüstrisi gıda endüstrisidir.الصناعات الرئيسية في الإقليم هي: الصناعات الغذائية.
Risk analizi gıda güvenliği sistemleri olabilir güçlendirilmesi ve gıda kaynaklı hastalıklar olabilir azalır.تستطيع أن تقوي انظمة سلامة الغذاء مع تحليل الخطر وتقليل الأمراض التي تتولد من الطعام.
MSG gıdalarla birlikte verildiğinde söz konusu belirtiler gözlemlenmemiştir.ولم تتم ملاحظة الأعراض عند إعطاء MSG مع الطعام.
Gıdanın ağızdan yemek borusuna geçmesini sağlar.الشعور بارتجاع الطعام إلى الفم.
Öte yandan köpeklere, uzaydaki gıdaları olacak olan besleyici bir jel yedirildi.تمّ تدريب الكلاب على أكل مادّة هلاميّة خاصة فائقة التغذية لتكون طعامًا لها في الفضاء.
Yemek kitabı ^ Gıda Teknolojisi s.التفاعل مع سجل الكتب كي.
Çatalca ilçesinde önemli ölçüde hayvansal gıda üretilir.تعتمد آكلات الحشرات على الغذاء الحيواني اعتماداً أساسياً.
Gıda güvenliği: İki kavramı belirtmektedir.ترتكز الإرشادات على فكرتين مهمتين.
Uluslararası Uluslararası gıda ticareti Codex Alimentarius ile standartlaştırılmıştır.المشاركة في أعمال هيئة دستور الأغذية الدولية (كودكس) CODEX .
Koku verici olarak gıda ve parfüm sanayiinde kullanılmaktadır.ويستخدك باعتباره المسك في صناعة العطور والروائح.
Gıdaları uygun sıcaklıkta saklamak.اطبخ الطعام إلى درجات حرارة مناسبة.
Gıdada enerji üç kaynaktan gelir: yağ, protein ve karbonhidratlar.الطاقة في الطعام تأتي من 3 مصادر: الدهون،والبروتينات،والكربوهيدرات .
Ulaşım, gıda ve giyim sektöründe söz sahibidir.ناحية استعمالية: وتخص المأكل والملبس والمأوى.
Etodolak’ın biyoyararlığı gıda ve antiasitlerle değişmez.لا يغير البلع مع الغذاء معدل الامتصاص.
2010 yılında Doruk Izgara Gıda Ticaret Limited Şirketine ortak olmuştur.[9]في عام 2010 اصبحت شريكة في شركة دوروك ازجارا للغذاء التجارية المحدودة.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod