gıcık ile cümle

gıcık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Beni gıcık etti.No lo soporto.
Beni gıcık etti.On ma naštval.
Beni gıcık etti.On mě naštval.
Beni gıcık etti.Με νευρίασε.
Beni gıcık etti.Он меня разозлил.
Beni gıcık etti.Той ме вбеси.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum.Det var väldigt frustrerande och jag kände mig utesluten.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.C'est très frustrant de se sentir mis à l'écart, comme si je n'étais pas assez gay.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.Czuję się pominięty, jakbym nie był wystarczająco gejem.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.Das ist echt frustrierend und ich fühlte mich echt außen vor, als wäre ich nicht schwul genug.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.Điều đó rất , rất đang nản lòng, và tôi cảm thấy bị bỏ rơi, như thể tôi chưa đủ đồng tính.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.E' davvero frustrante e mi sono sentito escluso, come se non fossi abbastanza gay.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.E extrem de frustrant, mă simțeam dat deoparte, ca și cum nu eram suficient de gay.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.Es una gran frustración y me sentía como dejado fuera, como si no fuese suficientemente gay.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.Je to velmi, velmi frustrující a připadal jsem si, že mě vynechali, jako bych nebyl dostatečně homosexuální.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.불만스럽기 짝이 없습니다. 따돌림 당하는 기분이예요 제가 충분히 게이스럽지 못하다는 건지
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.Rettentően frusztrál, úgy éreztem kizártak valamiből, mintha nem lennék elég meleg.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.Είναι πάρα πολύ στενάχωρο, και ένιωθα παραγκωνισμένος λες και δεν ήμουν αρκετά γκέι.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.Това е много тревожно и си мислех, че не съм достатъчно гей.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.Я всем этим крайне разочарован, чувствую себя обделённым, как будто я не достаточно гей.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.إنه لشيءٌ محبطٌ ، جداً ، كأنني استُبعِدتُ ، وكأنني لستُ مثليّاً بقدرٍ كافي.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.でも 素晴らしいことが起きました いつものように買い物をしていた時のことです
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum.Zeer frustrerend.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum.הייתי מאד מאד מתוסכל.
Bu tek gözlü bayan beni gıcık etmeye başlıyor.Baiklah wanita mata satu itu mulai menggangguku. bolehkah kau menanganinya ?
Bu tek gözlü bayan beni gıcık etmeye başlıyor.Cyklopdamen stör mig.
Bu tek gözlü bayan beni gıcık etmeye başlıyor.- Das Glotzauge nervt mich. - Ertragen Sie das?
Bu tek gözlü bayan beni gıcık etmeye başlıyor.- Kibírja?
Bu tek gözlü bayan beni gıcık etmeye başlıyor.Kiklopka me že jezi. - Boste prenesli?
Bu tek gözlü bayan beni gıcık etmeye başlıyor.Kyklop-damen går mig på. - Klarer du det?
Bu tek gözlü bayan beni gıcık etmeye başlıyor.-Kyklopová mě znervózňuje. -Zvládnete to?
Bu tek gözlü bayan beni gıcık etmeye başlıyor.La donna ciclope mi dā sui nervi.
Bu tek gözlü bayan beni gıcık etmeye başlıyor.OK, nevasta ciclopului începe să mă atace. - Te descurci?
Bu tek gözlü bayan beni gıcık etmeye başlıyor.Ta Cyklopica zaczyna mnie wkurzać. Zniesiesz to?
Bu tek gözlü bayan beni gıcık etmeye başlıyor.Thôi, bà bác sĩ đó bắt đầu làm tôi khó chịu rồi. -Anh làm được không?
Bu tek gözlü bayan beni gıcık etmeye başlıyor.Tuo kyklooppineito häiritsee.
Bu tek gözlü bayan beni gıcık etmeye başlıyor.- Vous le supportez ?
Bu tek gözlü bayan beni gıcık etmeye başlıyor.Η κυκλώπισσα με τσαντίζει.
Bu tek gözlü bayan beni gıcık etmeye başlıyor.Ще го понесете ли?
Bu tek gözlü bayan beni gıcık etmeye başlıyor.حسناً سيدة السيكولوبس تبدأ فى إقلاقى
Çünkü ikna etmek... gıcık bir şeydir.Perché convincere ha...schifo.
Çünkü ikna etmek... gıcık bir şeydir.Porque convencer tem...fraquezas.
Çünkü ikna etmek... gıcık bir şeydir.Потому что убеждения имеют ... ик.
Geçmişteki ben, bana gıcık olmayan ilgi çekici bir soru mu sordun şimdi?Est-ce que tu viens juste de poser une question intéressante, moi du passé ?
Geçmişteki ben, bana gıcık olmayan ilgi çekici bir soru mu sordun şimdi?Frågade du nyss en intressant icke-irriterande fråga, mej från dåtiden?
Geçmişteki ben, bana gıcık olmayan ilgi çekici bir soru mu sordun şimdi?¿Has hecho una pregunta interesante y no molesta, yo del pasado?
Geçmişteki ben, bana gıcık olmayan ilgi çekici bir soru mu sordun şimdi?과거에서 온 나야, 지금 너 나에게 성가시지 않은 제대로 된 질문을 하는거니? 내가 생각하기에는,
Geçmişteki ben, bana gıcık olmayan ilgi çekici bir soru mu sordun şimdi?האם ייתכן ששאלת עכשיו שאלה מעניינת ולא-מעצבנת, אני מהעבר?
"Gerçek sizi özgür kılar, ama önce gıcık eder."(Kahkahalar)"Adevărul vă va elibera, dar înainte vă va enerva."
"Gerçek sizi özgür kılar, ama önce gıcık eder."(Kahkahalar)"A verdade liberta-nos "mas primeiro enfurece-nos." (Risos)
"Gerçek sizi özgür kılar, ama önce gıcık eder."(Kahkahalar) Bu yüzden--(Kahkahalar)"Pravda ťa oslobodí, ale najprv ťa naserie." (smiech) (smiech)
"Gerçek sizi özgür kılar, ama önce gıcık eder."(Kahkahalar)'De waarheid zal je bevrijden, maar eerst zul je ervan balen.' (Gelach)
"Gerçek sizi özgür kılar, ama önce gıcık eder."(Kahkahalar)"Die Wahrheit wird dich befreien, aber zuerst macht sie dich wütend." (Lachen)
"Gerçek sizi özgür kılar, ama önce gıcık eder."(Kahkahalar)Így hangzik: "Az igazság felszabadít. De először kiakaszt." (Nevetés)
"Gerçek sizi özgür kılar, ama önce gıcık eder."(Kahkahalar)"진실은 당신을 자유롭게 할 것이다. 하지만 그 전에 먼저 당신을 화나게 만들 것이다."라는거죠. (웃음)
"Gerçek sizi özgür kılar, ama önce gıcık eder."(Kahkahalar)"La verdad te liberará, pero antes te molestará". (Risas)
"Gerçek sizi özgür kılar, ama önce gıcık eder."(Kahkahalar)"La verità ti renderà libero, ma prima ti farà incavolare." (Risate)
"Gerçek sizi özgür kılar, ama önce gıcık eder."(Kahkahalar)"La vérité vous libérera, mais d'abord elle vous énervera." (Rires)
"Gerçek sizi özgür kılar, ama önce gıcık eder."(Kahkahalar)"Pravda vás osvobodí, ale předtím vás pěkně naštve." (smích)
"Gerçek sizi özgür kılar, ama önce gıcık eder."(Kahkahalar)"Prawda cię wyzwoli, ale najpierw cię wkurzy". (Śmiech)

İlgili Sayfalar