gıcık ile cümle
gıcık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Boğazımda gıcık var.I've got a frog in my throat.
Tom'a gıcık oluyorum.Tom rubs me the wrong way.
Bu sabahtan beri boğazımda bir gıcık var. Gerçekten soğuk algınlığına mı yakalandım.I've had a tickle in my throat since this morning. Have I really caught a cold?
Tom sadece gıcıklık olsun diye tartışıyor.Tom argues just for the sake of arguing.
O müzik sinirlerimi gıcık ediyor.That music is grating on my nerves.
Kız gıcık bir şey.The girl is somewhat of a killjoy.
Kız gıcık bir tip.The girl is somewhat of a killjoy.
Adanalı, İdil'i fena halde gıcık eder.FEA Practice Guidance.
Yedilere çok gıcık kaptıran bir kızdır.俺の彼女と幼なじみが修羅場すぎる 7 .
Bu yüzden Ty'a gıcık olur.He gets attracted towards Iti.
Geçmişteki ben, bana gıcık olmayan ilgi çekici bir soru mu sordun şimdi?Did you just ask an interesting non-annoying question, me from the past?
Çünkü ikna etmek... gıcık bir şeydir.Because convincing has..yick.
Bu tek gözlü bayan beni gıcık etmeye başlıyor.Okay, Cyclops lady is startin' to bug me. Can you handle it?
Beni gıcık etti.He pissed me off.
"Gerçek sizi özgür kılar, ama önce gıcık eder."(Kahkahalar)"The truth will set you free, but first it will piss you off." (Laughter)
Ona gıcık oluyoruz.- We have - A problem with her
Ve bunun ne kadar gıcık olduğunu biliyorum, yani karma çalışıyor.And I know how deeply annoying it is, so karma does work.
Gıcık etmeye devam edebileceğim.And butterflies on their titties.
Tek yaptığın gıcık gıcık " onu sevmedim, bunu sevmedim" demek oldu !You've only been irritated and saying you don't like this and that!
Eğer şeytandan bir vesvese, bir gıcık gelirse hemen Allah'a sığın.And if an evil whisper comes to you from Shaitan (Satan) then seek refuge with Allah.
Çünkü İdil de Adanalı'ya gıcık olmuştur.Ebenfalls eine Sehenswürdigkeit ist die Wandflue.
Süngerbob ve Patrick'e gıcık olmaktadır.Spongebob und Patrick haben Spaß dort.
Earl'ün oğlunu ise gıcık bulur ama Earl'le iyi arkadaştır.Er ist sehr gut mit Earl befreundet.
Sağdıçlara gıcıktır. çıkarcı bir tiptir.Courir les filles. – Ein Schürzenjäger sein.
Bazen Morty'nin Rick'e boyutlar arası maceralarında eşlik etmesine gıcık olur.Rick meint, dass Morty durch deren Abenteuer viel mehr lernen würde.
Burhan'a karşı gıcık kapmıştır.Er berührte Bourdais leicht.
Ağabeyleri Percy'e gıcıktırlar.Elle confie ses chiens à Pauline.
Beşizlere hep gıcık olur.Los Cinco lo pasan estupendo.
Adanalı, İdil'i fena halde gıcık eder.«Too evil to explore» (fee required).
Ağabeyleri Percy'e gıcıktırlar.Las tres ex-esposas persiguen a Dion.
Gıcık tutmasından uyuyamıyor musunuz?Кашель нарушает Ваш сон?
Bazen Morty'nin Rick'e boyutlar arası maceralarında eşlik etmesine gıcık olur.Ela ocasionalmente expressa inveja por Morty sempre acompanhar Rick em suas aventuras interdimensionais.
Süngerbob ve Patrick'e gıcık olmaktadır.Spongebob en Patrick komen hier graag.
Beşizlere hep gıcık olur.Voor altijd boos 5.
Adanalı, İdil'i fena halde gıcık eder.In de mythe daadwerkelijk een slechte (duivelse) djinn.
London ile değişik bir ilişkisi vardır, çoğunlukla London onu gıcık eder ve kıyafetleriyle alay eder.London maakt haar altijd belachelijk door opmerkingen over haar kleren en haar haar te maken.
Adanalı, İdil'i fena halde gıcık eder.Den som gör fel (gör så att repet stannar) får slå.
Süngerbob ve Patrick'e gıcık olmaktadır.Bläckvard avskyr SvampBob och Patrik.
Yedilere çok gıcık kaptıran bir kızdır.Jeden ze Sedmi statečných.
İlk karikatürü Yeni Asır (GICIK) mizah ekinde yayınlandı.Karta musí být vynesena jako první v daném tahu.
Ağabeyleri Percy'e gıcıktırlar.Guderne kom nu Perseus til hjælp.
Earl'ün oğlunu ise gıcık bulur ama Earl'le iyi arkadaştır.Han er konstant skuffet over sønnene sine, men legger all skyld på Earl.
Çünkü İdil de Adanalı'ya gıcık olmuştur.これもまた直線の間の垂直性の定義に依存するものである。
Adanalı, İdil'i fena halde gıcık eder.障り達はキレたいろり(くろがね)を主に恐れている。
Çünkü İdil de Adanalı'ya gıcık olmuştur.漢賦並多有諷諫或勸戒之旨。
Bu yüzden Ty'a gıcık olur.כך לה מיי הרגיש.
Beni gıcık etti.Anh ấy giận tôi.
Beni gıcık etti.Dia membuatku marah.
Beni gıcık etti.Ele chateou-me.
Beni gıcık etti.Er hat mich verärgert.
Beni gıcık etti.Felhergelt.
Beni gıcık etti. Gitsin kendi kovalasın." diyemezsiniz.그가 나를 짜증나게 만들어요. 그에게 자신의 영양을 쫓도록 하세요."
Beni gıcık etti. Gitsin kendi kovalasın." diyemezsiniz.Wkurzył mnie, niech sam sobie ją goni."
Beni gıcık etti. Gitsin kendi kovalasın." diyemezsiniz.הוא עצבן אותי, שהוא ירדוף אחרי האנטילופה בעצמו."
Beni gıcık etti. Gitsin kendi kovalasın." diyemezsiniz.لقد اغضبني .. دعه يلاحق وحده "
Beni gıcık etti. Gitsin kendi kovalasın." diyemezsiniz.協力して狩猟をする為には
Beni gıcık etti.Han gjorde mig förbannad.
Beni gıcık etti.Hij is stom.
Beni gıcık etti.M-a enervat.
Beni gıcık etti.Mi ha irritato.