güzellikte ile cümle
güzellikte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.Pero, por desgracia, la gente como yo tiene que lidiar todo el tiempo con el compromiso de la belleza.
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.Sajnos azonban nekem és a hozzám hasonlóknak egyfolytában foglalkozni kell a szépségbeli kompromisszumokkal.
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.Tapi sayangnya, saya dan orang-orang seperti saya harus berkompromi dengan keindahan.
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.Αλλά δυστυχώς, άτομα σαν και μένα έχουν να αντιμετωπίσουν το συμβιβασμό κάθε στιγμή με την ομορφιά.
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.Але нажаль люди як я, що схожі на мене мають миритись з компромісами весь час, коли йдеться про красу.
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.Но, к сожалению, таким, как я, постоянно приходится идти на компромиссы с красотой.
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.אבל לרוע המזל, אנשים כמותי צריכים להתמודד עם פשרות ביופי על בסיס יומי.
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.ولكن لسوء الحظ انا والاشخاص مثلي علينا ان نهادن طيلة الوقت
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.美について常に妥協と向き合わなければなりません 何とかしなくてはならないのです
Aslında, tüm erkek bedenleri ideal güzellikte canlandırılmış.Vlastně všechny mužské postavy mají krásná, ideální těla.
Berlin'de Altes Museum'dayız. Olağanüstü güzellikteki Medea Lahiti'nin önündeyiz.Jesteśmy w Altes Museum w Berlinie i patrzymy na niesamowity sarkofag Medei.
. . Berlin'de Altes Museum'dayız. Olağanüstü güzellikteki Medea Lahiti'nin önündeyiz.Ми знаходимось в Старому Музеї в Берліні і ми дивимось на неймовірний саркофаг Медеї.
Bu beklenmedik güzellikte şeyler ortaya çıkaracak bir şey.Asta este serendipitate.
Bu beklenmedik güzellikte şeyler ortaya çıkaracak bir şey.A to je na tom to nejlepší.
Bu beklenmedik güzellikte şeyler ortaya çıkaracak bir şey.C'est un fait surprenant.
Bu beklenmedik güzellikte şeyler ortaya çıkaracak bir şey.Das ist eine glückliche Fügung.
Bu beklenmedik güzellikte şeyler ortaya çıkaracak bir şey.Dat is serendipiteit.
Bu beklenmedik güzellikte şeyler ortaya çıkaracak bir şey.Det är lyckosamt.
Bu beklenmedik güzellikte şeyler ortaya çıkaracak bir şey.Eso es serendipia.
Bu beklenmedik güzellikte şeyler ortaya çıkaracak bir şey.Ez egy váratlan felfedezés.
Bu beklenmedik güzellikte şeyler ortaya çıkaracak bir şey.Itu kebetulan yang baik.
Bu beklenmedik güzellikte şeyler ortaya çıkaracak bir şey.뜻밖의 기쁨이지요.
Bu beklenmedik güzellikte şeyler ortaya çıkaracak bir şey.Se on onnekas sattuma.
Bu beklenmedik güzellikte şeyler ortaya çıkaracak bir şey. Teşekkür ederim (Alkışlar)Isso é uma uma agradável surpresa.
Bu beklenmedik güzellikte şeyler ortaya çıkaracak bir şey.To szczęśliwy przypadek. Dziękuję.
Bu beklenmedik güzellikte şeyler ortaya çıkaracak bir şey.Una bellissima fortuna.
Bu beklenmedik güzellikte şeyler ortaya çıkaracak bir şey.Αυτό λέγεται ευτυχής σύμπτωση.
Bu beklenmedik güzellikte şeyler ortaya çıkaracak bir şey.Вот такое счастливое совпадение.
Bu beklenmedik güzellikte şeyler ortaya çıkaracak bir şey.Това е щастлива случайност.
Bu beklenmedik güzellikte şeyler ortaya çıkaracak bir şey.זו תגלית מפתיעה.
Bu beklenmedik güzellikte şeyler ortaya çıkaracak bir şey.تلك هي الصدفة
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.Aceasta este o poveste creaționistă, cred eu, la fel de minunată.
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.Cerita penciptaan ini, saya pikir, sama hebatnya.
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.Det her er en skabelsesberetning, tror jeg, som er lige så vidunderlig.
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.Diese Schöpfungsgeschichte ist meiner Ansicht nach ebenso wunderbar.
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.Dit scheppingsverhaal is voor mij net zo mooi.
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.Esta es una historia de la creación, creo, igualmente maravillosa.
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.Ez egy hasonlóan csodálatos teremtéstörténet.
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.Je pense que c'est une histoire de la création, tout aussi belle.
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.Je to příběh stvoření, řekl bych, stejně úžasný .
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.이 창조 이야기는 제가 생각하기엔 기적과도 같다고 생각합니다.
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.Penso que esta é uma história da criação igualmente maravilhosa.
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.Questa è una storia di creazione, penso, ugualmente meravigliosa.
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.Tämä luomiskertomus on mielestäni yhtä lailla hieno.
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.Ta zgodba stvarjenja je, po moje, enako čudovita.
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.Tento príbeh stvorenia je, myslím, rovnako úžasný.
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.Theo tôi, đây là 1 câu truyện về sự tạo hóa, tuyệt vời không kém.
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.To opowieść o stworzeniu, która jak uważam jest równie wspaniała.
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.Είναι μια ιστορία δημιουργίας, νομίζω, εξ' ίσου όμορφη.
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.Това е история за сътворението, която мисля е също толкова великолепна.
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.Ця історія творення, я думаю, є настільки ж дивовижною.
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.Я думаю, что эта история сотворения мира столь же замечательна.
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.זה סיפור בריאה, אני חושב, לפחות נפלא כמותם.
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.هذه قصة خلق، اعتقد انها رائعة بنفس القدر.
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.こんな話です ご存知のように
Bugün, bu müzenin koleksiyonunda bulunan muazzam güzellikte bir pelerinden bahsedeceğiz.A jeden z opravdových pokladů je tento obrovský plášť.
Bugün, bu müzenin koleksiyonunda bulunan muazzam güzellikte bir pelerinden bahsedeceğiz.І однією дійсно цінністю є неймовірна мантія
Bugün, bu müzenin koleksiyonunda bulunan muazzam güzellikte bir pelerinden bahsedeceğiz.و واحد من الكنوز الحقيقية هو غطاء هائل
Bu heykellere baktığımda hayat dolu olduklarını düşünüyorum, . hareketleri çarpıcı güzellikte yansıtmışlar.Cel mai notabil fapt pentru mine este aparenta viata pe care o ofera aceste statui cat si impresia miscarii.
Bu heykellere baktığımda hayat dolu olduklarını düşünüyorum, . hareketleri çarpıcı güzellikte yansıtmışlar.Wat natuurlijk de geboorte van Athene voorstelt.