güzellikte ile cümle

güzellikte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu heykellere baktığımda hayat dolu olduklarını düşünüyorum, . hareketleri çarpıcı güzellikte yansıtmışlar.Το πλέον αξιοσημείωτο για μένα είναι το πόσο ζωντανά είναι και πόσο γεμάτα κίνηση.
Bu heykellere baktığımda hayat dolu olduklarını düşünüyorum, . hareketleri çarpıcı güzellikte yansıtmışlar.Найвагоміша річ, як на мене, це те, що фігури наче живі і те, наскільки вони наповнені рухом.
Bu heykellere baktığımda hayat dolu olduklarını düşünüyorum, . hareketleri çarpıcı güzellikte yansıtmışlar.これらの彫刻には
Bu inanılmaz güzellikteki reaksiyonda şeklini değiştirdi,그것은 흑연이 증기에 의해 방사된곳에서
Bu inanılmaz güzellikteki reaksiyonda şeklini değiştirdi,אשר שינה את צורתו בתגובה יפהפיה
Bu inanılmaz güzellikteki reaksiyonda şeklini değiştirdi,والتي غيرت شكلها في هذا التفاعل الغاية في الجمال
Bu inanılmaz güzellikteki reaksiyonda şeklini değiştirdi,蒸気を吹き付けられたグラファイトが
Canlandırılan figürlerin ideal güzellikte olmaları gerekmiyor.Ne vždy perfektní.Ne vždy ideální.
Canlandırılan figürlerin ideal güzellikte olmaları gerekmiyor.(Ж) не всегда совершенной, не всегда идеальной.
Canlandırılan figürlerin ideal güzellikte olmaları gerekmiyor.Не завжди досконалі. Не завжди ідеальні.
En soldaki bölümde Jason'ın muazzam güzellikte şekillendirilmiş figürünü görüyoruz.Po lewej stronie znajduje się wspaniale odzwierciedlony Jazon.
En soldaki bölümde Jason'ın muazzam güzellikte şekillendirilmiş figürünü görüyoruz.Крайняя левая фигура изображает величественного Ясона.
En soldaki bölümde Jason'ın muazzam güzellikte şekillendirilmiş figürünü görüyoruz.Скраю зліва є дивовижне відображення Ясона.
Figürler, Rönesans dönemi eserlerindeki idealleştirilmiş güzellikten çok uzaklar.Postavy nejsou zidealizované jako v době vrcholné renezance.
Figürler, Rönesans dönemi eserlerindeki idealleştirilmiş güzellikten çok uzaklar.Ці образи настільки далекі від ідеалізованої краси Високого Ренесансу.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.A bol krásny vo svojej veľkosti, v dlhokosti svojich konárov, lebo jeho koreň bol pri mnohých vodách.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Den blev stor og dejlig med lange Grene, den stod jo med Roden ved rigeligt Vand.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Era bello nella sua altezza e nell'ampiezza dei suoi rami, poiché la sua radice era presso grandi acque
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Era frumos prin mărimea lui, prin întinderea ramurilor lui; căci rădăcinile îi erau înfipte în ape mari.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Er hatte schöne, große und lange Äste; denn seine Wurzeln hatten viel Wasser.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Han var fager i sin storhet, med sine lange grener; for ved hans rot var det rikelig med vann.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.I był piękny dla wielkości swojej, i dla długości gałęzi swoich; bo korzeń jego był przy wodach obfitych.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.I byl ušlechtilý pro svou velikost, a pro dlouhost větví svých; nebo kořen jeho byl při vodách mnohých.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Kaunis se oli suuruudessaan, oksiensa pituudessa, sillä sen juuri oli runsasten vetten ääressä.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.그 뿌리가 큰 물가에 있으므로 그 나무가 크고 가지가 길어 모양이 아름다우매
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Nó là xinh tốt bởi thân nó cao , bởi tược nó dài ; vì rễ nó đâm trong chỗ nhiều nước .
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Nó là xinh tốt bởi thân nó cao, bởi tược nó dài; vì rễ nó đâm trong chỗ nhiều nước.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Och den blev skön genom sin storhet och genom sina grenars längd, där den stod med sin rot invid stora vatten.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Se hizo hermoso por su grandeza y por la extensión de su follaje, pues su raíz estaba junto a muchas aguas
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.széppé lõn magasságával, hosszan kiterjedt ágaival, mert gyökere sok víz felé [nyúlik] vala.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Он красовался высотою роста своего, длиною ветвей своих, ибо корень его был у великих вод.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Така бе красив по големината си и по дължината на клоновете си; защото корените му бяха при много води.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.וייף בגדלו בארך דליותיו כי היה שרשו אל מים רבים׃
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.فكان جميلا في عظمته وفي طول قضبانه لان اصله كان على مياه كثيرة.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.樹 大 條 長 、 成 為 榮 美 、 因 為 根 在 眾 水 之 旁
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.樹大條長 、 成為榮 美 、 因 為根 在 眾水 之旁
Herkes tavanı inceliyor, tüm gözler yukarıda, muhteşem güzellikteki tavanı inceliyorlar.Všichni se zakloněnou hlavou vzhlížejí vzhůru. Je to úžasné.
Her neyse, Güney Zambiya'ya elimizde İtalyan tohumları ile inanılmaz güzellikteki그래서 우리는 이탈리아의 씨앗을 가지고 잠비아 남부 잠베지 강 상류의 이 웅장한 골짜기에
Her neyse, Güney Zambiya'ya elimizde İtalyan tohumları ile inanılmaz güzelliktekiSaavuimme italialaisine siemenimme Etelä-Sambiaan, aivan upeaan Sambesi-joelle avautuvaan laaksoon.
Her neyse, Güney Zambiya'ya elimizde İtalyan tohumları ile inanılmaz güzelliktekiWir kamen mit italienischem Saatgut in Süd-Sambia an; in dieses umwerfende Tal, was zum Sambesi-Fluss führt.
Her neyse, Güney Zambiya'ya elimizde İtalyan tohumları ile inanılmaz güzelliktekiהגענו עם זרעים איטלקיים לדרום זמביה לעמק מרהיב זה
Her neyse, Güney Zambiya'ya elimizde İtalyan tohumları ile inanılmaz güzelliktekiوهكذا، وصلنا هناك مُحمَّلين ببذور إيطالية إلى جنوب زامبيا، إلى ذلك الوادي الرائع
Her neyse, Güney Zambiya'ya elimizde İtalyan tohumları ile inanılmaz güzellikteki壮大な峡谷が ザンベジ川へと下っています
İçeri gizlice gireceğim. Ve partiye katılacağım. O güzellikten bir kuple görebilecektim.Je me suis faufilé, je me suis invité pour apercevoir un morceau de mon fantasme
Muhteşem güzellikte. Bu muazzam büyüklükteki alanda sergilenen tek sanat eseri.Ze is heel mooi en het enige kunstwerk in deze grote ruimte.
Muhteşem güzellikte. Bu muazzam büyüklükteki alanda sergilenen tek sanat eseri.Тя е фактически единственото произведение на изкуството в това огромно пространство.
Muhteşem güzellikte.Ela è fabulosamente bonita.Ela é praticamente a única obra de arte neste amplo espaço.
Muhteşem güzellikte.Ella es, literalmente, la sola obra de arte en esta gran espacio.
Muhteşem güzellikte.Je překrásná.
Muhteşem güzellikte.Jest przepiękna.
Muhteşem güzellikte.انها جميلة بشكل مزهل. انها تكاد تكون الوحيدة
O güzellikten bir kuple görebilecektim.E dargli un'occhiata dal vivo.
O güzellikten bir kuple görebilecektim.Ich schaue mir mal den Realität an.
O güzellikten bir kuple görebilecektim.Я должен был его увидеть.
O güzellikten bir kuple görebilecektim.そうか
Olağanüstü güzellikteki Medea Lahiti'nin önündeyiz.И мы смотрим на потрясающий саркофаг, изображающий сцены с Медеей.
Tüm gücüne ve dehşetine rağmen ilham verici bir güzellikte olması fikri.Spočívá v tom, že v přírodě je jakási dokonalost, která všechny inspiruje skrze svou sílu a hrůzu.
Tüm gücüne ve dehşetine rağmen ilham verici bir güzellikte olması fikri.Zakładała ona, że istnieje rodzaj piękna, który przyciaga i inspiruje przez swoją moc i postrach.
Tüm gücüne ve dehşetine rağmen ilham verici bir güzellikte olması fikri.Идея заключалось в том, что существует вид красоты, вдохновляющий своей силой и разрушительностью.
Tüm gücüne ve dehşetine rağmen ilham verici bir güzellikte olması fikri.Ідея полягала у тому, що існує краса, яка аж надихає своєю могутністю і жахом.

İlgili Sayfalar