güzelliğin ile cümle
güzelliğin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Senin güzelliğin gözlerimi kamaştırdı.Your beauty too much to bear
Bizim dengedenin güzelliğini kabullenmeliyiz.We need to start embracing the beauty of balance.
Güzelliğin içine girdiğinizde olaslıklar gerçekleşmeye başlar.When you go into beauty the probability wave collapses into one possibility.
Min Ah, yüzüne güzelliğine yazık!Aigoo Dok Go Min Ah, it's a waste of your face.
Veya onun güzelliğini güneşe adamak. , Olabilir ama onun acılarını büyümeye nereden bilgiOr dedicate his beauty to the sun. Could we but learn from whence his sorrows grow,
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.Thy beauty hath made me effeminate And in my temper soften'd valour's steel.
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathHath had no power yet upon thy beauty: Thou art not conquer'd; beauty's ensign yet
O güzelliğin içine dalacağımıza, şöyle diyip duruyoruz:What we are allowed ourselves to tap into that beauty and say:
Onun mimari güzelliğinin en çok farkında olanlar çocuklar ve genç kızlardır.It is children and teenage girls who are most keenly aware of its architectural beauty.
Başarısızlığın güzelliğinden bahsetti.He talked about the glories of failure.
Ravana senin güzelliğinin farkındaydı.Ravana was aware of your beauty.
Renklerin güzelliğine ve bedende oluşan gerilimin ne kadar başarılı canlandırıldığına dikkat edin.I mean, look at the colors and the understanding of the torsion of the body.
Ablan şu an güzelliğinin zirvesinde.Noona is here, my beauty is at its peak.
Gözlerimi alamıyorum kızın güzelliğinden.I'm struck by her beauty
Karakteri ve güzelliğindeIn character and beauty
Güzelliğin ne olduğunu bildiğimi sanmıyorum.I don't think I know what beauty is.
O senin güzelliğini göremiyorsa, ne olmuş ! benim gözümde...So what's the big deal if he doesn't see your beauty
Doğal bir güzelliğin var, değil mi?You're a natural beauty, aren't you?
Güzelliğini mi?Because she's pretty?
Dilim dönmez O'nun (Trablus'un) güzelliğini anlatmaya Yüküm ağırlaşır O'nu acılar içinde görünceI can't describe her beauty with my tongue it adds to my burden when I see her suffer
Güzelliğinin sırrı anlaşıldı.That's why you're pretty.
Bence bunların en bıktırıcı olanlarından biri, güzelliğin bir simetri olduğunun söylenmesidir.And one of the most tedious ones, I think, was saying that beauty was about symmetry.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.That means the playful search for beauty was called the first activity of Man.
Bu fazladan tatların güzelligini düsünsene bir!Just think of all that extra yummy goodness!
Arabamın güzelliğine bak!Look at my beautiful car!
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.So the king will desire your beauty, honor him, for he is your lord.
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.Out of Zion, the perfection of beauty, God shines forth.
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.Your borders are in the heart of the seas; your builders have perfected your beauty.
Kim güzel bir iş işlerse onun güzelliğini arttırırız.We shall give more excellence to him who acquires excellence.
De ki: "Bizim için iki güzelliğin birinden başkasını mı bekliyorsunuz?Say: "Are you waiting for anything else but one of two good things for us, (victory or martyrdom)?
De ki: "Siz bizde iki güzelliğin (Zafer veya şehitliğin) birinden başkasını mı gözetirsiniz?Say: "Are you waiting for anything else but one of two good things for us, (victory or martyrdom)?
Böylece Allah, dünya ve ahiret sevabının güzelliğini onlara verdi.So Allah gave them the reward of this world, and the excellent reward of the Hereafter.
Allah da onlara dünya nimetini ve (daha da önemlisi,) ahiret sevabının güzelliğini verdi.So Allah gave them the reward of this world, and the excellent reward of the Hereafter.
Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiret sevabının güzelliğini verdi.So Allah gave them the reward of this world, and the excellent reward of the Hereafter.
Green Beings diğerlerini de kıtanın güzelliğini övmeye teşvik ediyor:Green Beings encouraged others to appreciate the continent's beauty:
Kosova'da bir İngiliz, ülkenin kültürünü ve yemeklerinin güzelliğini arıcılık yaparak keşfediyor.A Brit in Kosovo discovers the beauty of the country's culture and food through beekeeping.
Ülkenin güzelliginden büyülenenler bu yıl tatil için tekrar Hırvatistan'a geliyor.Amazed by the country's beauty, many are returning this year.
Güzelliğine hayran kamıştı."She was struck by the beauty of it."[10]
Uzun kirpikler birçok kültürde güzelliğin bir işareti olarak kabul edilir.Long eyelashes are considered a sign of beauty in many cultures.
Barçan, hilal biçimindedir, bu da onun güzelliğini benzersiz kılar.The barchan is a crescent in form, which fact makes it beauty unique.
Tüm Rusya'nın güzelliğini ve gururunu biliyorsun Sanatta özgürsün ve hediyelerinizde liberalsin.Thou art the beauty and pride of all Russia Thou art free, and liberal in thy gifts.
NATO, Vachnadze hakkında "Güzelliğiniz [içimizde] önünüzde diz çökme arzusu uyandırıyor!" dedi.[2]He said about Nato Vachnadze "Your beauty evokes a desire [in us] to kneel down before you!".[7]
Kocasına sadık ve inanılmaz güzelliğine rağmen mütevazidir.She is loyal to her husband and is modest, despite her incredible beauty.
Heinrich güzelliğinden çok etkilendi.He was greatly impressed by her beauty.
Güzelliğin ZaferiThe Triumph of Beauty
Virgilius'un Aeneid'i Diomedes'in krallığının güzelliğini ve refahını anlatır.Virgil's Aeneid describes the beauty and prosperity of Diomedes' kingdom.
Gençliğini ve güzelliğini korumak ister.It allowed her to retain her youth and beauty.
Kartal veya şahin, erkekliğin, gücün, güzelliğin, cesaretin ve özgürlüğün sembolüdür.The eagle or falcon is the symbol of manliness, power, beauty, courage, and freedom.
Manzaranın güzelliğine hayran kaldık.Wir bewunderten die Schönheit der Landschaft.
Ay bile onun güzelliğini kıskandı.Sogar der Mond war auf ihre Schönheit neidisch.
Bu doğa güzelliğini, Álvar Núñez Cabeza de Vaca 1542 yılında keşfetmiştir.Der Film wurde nach dem Buch Die Schiffbrüche des Álvar Núñez Cabeza de Vaca aus dem Jahre 1542 gedreht.
Güzelliğin Tarihi.Zur Geschichte der Schönheit.
Dairede yer alan sarı zemin Somaliland insanının ve kültürünün güzelliğini sembolize etmektedir.Der gelbe Hintergrund soll die Schönheit der Kultur und der Menschen Somalilands repräsentieren.
Güzelliğin iyi veya kötüyle ilişkisi var mıdır?Eine Ökonomie von Gut und Böse?
"Güzelliğin İçinden".Der Schönheit verpflichtet."
Gençliğinde güzelliğine güveniyordu.Elle est fière d'avoir été belle dans sa jeunesse.
Onun güzelliğine kapılmamak mümkün değil.Il est impossible de ne pas être fasciné par sa beauté.
Öncesinde ise Elbasana gelenler, hep Namazgâhın güzelliğinden bahsetmişlerdir.La fable attribuait antérieurement ce prétendu privilége au laurier seul.
Güzelliğine çok düşkündür.Il est fasciné par sa beauté.
Hindu metinleri Rati'nin güzelliğini ve şehvetini vurgular.Les textes hindous soulignent la beauté et la sensualité de Rati.