güzelliği ile cümle

güzelliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Zenobia, güzelliği ve zeki olması ile biliniyordu.Η Τουρχάν ήταν γνωστή για την ομορφιά της και την εξυπνάδα της.
Adam onun güzelliği karşısında şaşkına dönmüştür.Ο Καίσαρ μένει κατάπληκτος από την ομορφιά της.
Yanından geçen herkes onun güzelliğine hayran olur, onu târif ederdi.Εκείνος θαυμάζοντας την ομορφιά της την κράτησε κοντά του και στη συνέχεια την παντρεύτηκε.
Fizikî güzelliğin kuvvetli bir göstergesi, yaygınlık ve eş arama davranışıdır.Ένας σταθερός δείκτης της φυσικής ομορφιάς είναι η κοινοφιλία ή μετριότητα.
Kaplıca, hem tertemiz havası hem de doğal güzelliği ile sağlığınıza sağlık katacaktır.Γενικά το κλίμα της είναι εύκρατο και υγιεινό που συντελεί στην άφθονη βλάστηση και στη φυσική της ομορφιά.
Burada güneşlenerek güzelliğine güzellik katıyor.Αλλά η ομορφιά λάμπει μέσα από αυτές.
O zaman 12 ya da 13 yaşındaydı ama güzelliği ile tanınıyordu.Αυτός ήταν 24 και αυτή 46, παρ' όλα αυτά γνωρίστηκαν.
Perry, şarkının sözlerinin "bir kadının büyüleyici güzelliği" hakkında olduğunu belirtti.Perry siger at sangen "omhandler den magiske skønhed ved en kvinde".
Tataristan Prensi Turandot'un güzelliğinden divaneye dönmüştür.Tatarprinsen er blændet af Turandots skønhed.
Parsifal etrafına bakınır ve bu çayırlığın güzelliğini açıklar.Parsifal ser sig om og kommenterer engens skønhed.
Yeşil doğasının güzelliğiyle bilinir.Øernes landskabelige skønhed skildres.
Güzelliğin iyi veya kötüyle ilişkisi var mıdır?Hvad er meningen med det gode og det onde?
Yayla yolunun doğal bir güzelliği vardır.Baise har betydelig naturskønhed.
O senin güzelliğin.Det er din skønhed.
Aşkın ve güzelliğin simgesidir.Symbolet på renhet og skjønnhet.
Güzelliğin Tarihi.Skjønnhetens århundre.
Yayla yolunun doğal bir güzelliği vardır.Baise har betydelig naturskjønnhet.
Güzelliğin yüzünden için kibirle doldu ve bilgeliğini kendi ünün için harcadın.Din skjønnhet gjorde deg hovmodig, og fordi du var så strålende, forspilte du din visdom.
Dünyanın pek çok yerinden insanlar bu güzelliği görmek için gelir.Folk fra hele verden kommer hit for å se alpelandskapet.
Despina, güzelliği ile Yunan kadınları arasında ünlüydü.Det gyldne snitt var kjent blant grekerne.
Gençliğinde güzelliği ile ünlüydü.I ungdommen hadde hun ry for sin skjønnhhet.
"Güzelliğin İçinden".«Skjønnhaugveien».
Adam onun güzelliği karşısında şaşkına dönmüştür.Således ble hennes skjønnhet avslørt for ham.
Perry, şarkının sözlerinin "bir kadının büyüleyici güzelliği" hakkında olduğunu belirtti.Perry berkata bahwa lagu tersebut menceritakan tentang tentang magic kecantikan seorang perempuan.
"Güzelliğin İçinden".“Di dalam hatimu.”
Güzelliğin ve bilgeliğin sembolüdür.Orang yang diberkahi kepandaian dan kecantikan.
Adam onun güzelliği karşısında şaşkına dönmüştür.Dia tidak terobsesi tentang kecantikannya.
Sesinin güzelliği gençken bile fark ediliyordu.Ia juga terkenal akan kecantikannya dimasa mudanya.
Güzelliğin iyi veya kötüyle ilişkisi var mıdır?Sự khác biệt giữa tốt và xấu?
Adam onun güzelliği karşısında şaşkına dönmüştür.Nó vượt trội về vẻ đẹp quý tộc.
Dünyanın pek çok yerinden insanlar bu güzelliği görmek için gelir.世界中多くの人々がこれらの美しさを見に訪れている。
Sanatça güzelliğin doruğuna erişmiş eserdir.私は芸術は美であるという理想とともに育ちました。
Güzelliğin iyi veya kötüyle ilişkisi var mıdır?「善と悪のどちからが強いか?
Sürekli ateşte yıkandığı için vücudu çürümemekte ve güzelliği hiç yokolmamaktadır.空手一家で育ったせいか常に髪はボサボサで、おしゃれもしない。
Vanessa: Güzelliğine çok önem verir(özellikle de saçına).元気が取り得で、かわいいモノ(特にもふもふしたモノ)好き。
Doğal güzelliği gelen herkesi cezbetmiştir.全ての自然の美しさは保存されなければならない。
Oluchi, küçük yaşından itibaren güzelliğiyle dikkat çekti.クレオについては、その美貌が幼いころから注目を集めていた。
Güzelliğine çok düşkündür.自らの美貌を誇りとしている。
Kayıtsız kalınamayacak güzelliğiyle göz kamaştırıcı genç bir kızdır.周りが放っておかない大変美しい少女。
Sesinin güzelliği ve sazındaki ustalık şöhretini artırır.高音の伸びと美しさには定評があった。
Bu edebinin güzelliği ile, Allahü teâlâyi ve Resûlü (s.a.v)´nü râzı ettin.私が悪かったなら私を正してくれ」「あなた方がアッラーとアッラーの使徒に従順であったように、私に従順であれ。
Adam onun güzelliği karşısında şaşkına dönmüştür.その美貌から彼女を尊敬していた。
Sonsuz güzelliğini mühürlemiş olan Prenses Serenity'yi öldürmek ister.姫役のランバダを容赦無く攻撃した。
Gençliğinde güzelliği ile ünlüydü.若い頃は美人で有名。
Güzelliğin ve bilgeliğin sembolüdür.美しさと聡明さを兼ね備えている。
Sesinin güzelliği gençken bile fark ediliyordu.從她年輕時,其美妙的嗓音就為人所知。
Venedik doğal güzelliği, mimarisi ve sanat eserleri ile ün yapmıştır.威尼斯以其优美的环境、建筑和艺术品珍藏而闻名。
"Güzelliğin İçinden".”的美譽。
Sonbaharın tüm hüzünlü güzelliğinde onun her rengini izlemek mümkündür.在秋天的夜晚可以瞥見完整的星座。
Bu doğa güzelliğini, Álvar Núñez Cabeza de Vaca 1542 yılında keşfetmiştir.当地的一块碑上称该瀑布是Álvar Núñez Cabeza de Vaca1542年发现的。
Kader kusursuz güzelliği başına hep bela olmuştur.心靈淨化常掛心,美化人生娛終生。
Ama Avcı Pamuk Prensesin güzelliği karşısında güçsüz kalır ve ona aşık olur.王子被白雪公主的美麗所吸引並且愛上了她。
Güzelliğin iyi veya kötüyle ilişkisi var mıdır?色是善、不善之论。
Perry, şarkının sözlerinin "bir kadının büyüleyici güzelliği" hakkında olduğunu belirtti.페리의 노래는 "여자의 아름다움에 대하여 말하고 있다."
Güzelliğin iyi veya kötüyle ilişkisi var mıdır?옳고 그른 것들 사이 차이가 있는가?
Burada güneşlenerek güzelliğine güzellik katıyor.난 내가 살아있을 때까지는 햇빛과 여름의 아름다움을 느끼고 싶어.
Gölün güzelliği fazlasıyla övülür fakat bu göle kolayca erişilmez.하천의 흐름은 보기 쉽지만 호수의 움직임은 눈에 띄기 어렵다.
Sonsuz güzelliğini mühürlemiş olan Prenses Serenity'yi öldürmek ister.죽을 운명이였던 아우나는 벨로트공주의 신하가 되는 조건으로 목숨을 건진다.
Aşkın ve güzelliğin simgesidir.아름다움 속에 우아함과 사랑이 넘치리라.
Güzelliğine çok düşkündür.아름다움을 추구하고 있다.

İlgili Sayfalar