güzelliği ile cümle

güzelliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.מציון מכלל יפי אלהים הופיע׃
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.‎من صهيون كمال الجمال الله اشرق‎.
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.從 全 美 的 錫 安 中 、 神 已 經 發 光 了
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.從 全 美 的 錫安 中 、 神 已 經發 光 了
Güzelliğin içine girdiğinizde olaslıklar gerçekleşmeye başlar.Als je in schoonheid gaat, stort de waarschijnlijkheidsgolf ineen naar één mogelijkheid.
Güzelliğin içine girdiğinizde olaslıklar gerçekleşmeye başlar.Când dai în frumos unda de probabilitate se prăbuşeşte într-o singură posibilitate.
Güzelliğin içine girdiğinizde olaslıklar gerçekleşmeye başlar.Cuando uno se enfoca en la belleza, la onda de probabilidad colapsa en una única posibilidad.
Güzelliğin içine girdiğinizde olaslıklar gerçekleşmeye başlar.Khi bạn đi vào bên trong cái đẹp, làn sóng xác xuất gộp thành một khả năng.
Güzelliğin içine girdiğinizde olaslıklar gerçekleşmeye başlar.Kiedy wpadasz w piękno, fala prawdopodobieństwa zapada się w jedną możliwość.
Güzelliğin içine girdiğinizde olaslıklar gerçekleşmeye başlar.여러분이 아름다움에 빠지면 이 가능성의 파도는 하나의 가능성으로 무너지게 됩니다.
Güzelliğin içine girdiğinizde olaslıklar gerçekleşmeye başlar.När du kommer in i skönhet så kollapsar möjlighetsvågen in i en möjlighet.
Güzelliğin içine girdiğinizde olaslıklar gerçekleşmeye başlar.Når man rammer skønheden, kollapser sandsynlighedsbølgen til blot én mulighed.
Güzelliğin içine girdiğinizde olaslıklar gerçekleşmeye başlar.Quando entramos na beleza, a onda de probabilidade soçobra numa só possibilidade.
Güzelliğin içine girdiğinizde olaslıklar gerçekleşmeye başlar.Quando invece ti concentri sulla bellezza l'onda di probabilità collassa in un'unica possibilità.
Güzelliğin içine girdiğinizde olaslıklar gerçekleşmeye başlar.Quand vous entrez dans la beauté, l'onde de probabilité s'effondre en une onde de possibilité.
Güzelliğin içine girdiğinizde olaslıklar gerçekleşmeye başlar.Όταν περνάς στην ομορφιά το κύμα πιθανοτήτων καταρρέει σε μια πιθανότητα.
Güzelliğin içine girdiğinizde olaslıklar gerçekleşmeye başlar.Когато навлезеш в красотата, вълната на вероятност се сгромолясва в една възможност.
Güzelliğin içine girdiğinizde olaslıklar gerçekleşmeye başlar.Когда вы уходите в красоту, волна вероятности ударяется об одну возможность.
Güzelliğin içine girdiğinizde olaslıklar gerçekleşmeye başlar.כשאתה נכנס לתוך יופי, גל ההסתברות קורס לתוך אפשרות אחת.
Güzelliğin içine girdiğinizde olaslıklar gerçekleşmeye başlar.عندما تدخل في جمال موجة الاحتمال تنهار في احتمال واحد
Güzelliğini görmüyorlar ama, insanlar bulutların kendisini bile fark etmiyorlar,De märker inte skönheten.
Güzelliğini görmüyorlar ama, insanlar bulutların kendisini bile fark etmiyorlar,아름다움을 놓치기도 하지만, 해를 가리기 전까지는
Güzelliğini görmüyorlar ama, insanlar bulutların kendisini bile fark etmiyorlar,Те не забелязват красотата, но те не забелязват и облаците
Güzelliğini görmüyorlar ama, insanlar bulutların kendisini bile fark etmiyorlar,בגלל שהם פשוט נמצאים בכל מקום בו זמנית, כל כך, אני לא יודע, שגרתיים,
Güzelliğini görmüyorlar ama, insanlar bulutların kendisini bile fark etmiyorlar,إنهم لا ينتبهون إلى جمالها ، ولا يمكنهم حتى ملاحظة السُحب
Güzelliğini görmüyorlar ama, insanlar bulutların kendisini bile fark etmiyorlar,気にも留めません
Güzelliğini mi?Azért, mert csinos?
Güzelliğini mi?Karena dia begitu cantik?
Güzelliğini mi?La sua bellezza?
Güzelliğini mi?¿Porqué es bonita?
Güzelliğini mi?¿Porqué es bonita?
Güzelliğini mi?Sa beauté ?
Güzelliğini mi?To, że jest piękna?
Güzelliğini mi?Vì cô ta đẹp hả?
Güzelliğini mi?هل لأنها جميلة؟
Güzelliğinin sırrı anlaşıldı.C'est pour ça que tu es jolie.
Güzelliğinin sırrı anlaşıldı.Chẳng trách sao cháu xinh đẹp như vậy.
Güzelliğinin sırrı anlaşıldı.Dat is de reden waarom je zo mooi bent.
Güzelliğinin sırrı anlaşıldı.Deshalb bist du so hübsch.
Güzelliğinin sırrı anlaşıldı.Det är därför du ser vacker ut.
Güzelliğinin sırrı anlaşıldı.Det er derfor du er så pæn
Güzelliğinin sırrı anlaşıldı.Din asta esti frumoasa.
Güzelliğinin sırrı anlaşıldı.Dlatego jesteś taka śliczna.
Güzelliğinin sırrı anlaşıldı.E' per questo che sei carina.
Güzelliğinin sırrı anlaşıldı.Itu sebabnya kamu juga cantik.
Güzelliğinin sırrı anlaşıldı.그래서 하니가 이쁘구나.
Güzelliğinin sırrı anlaşıldı.Preto si taká pekná.
Güzelliğinin sırrı anlaşıldı.Γι'αυτό φαίνεσαι όμορφη.
Güzelliğinin sırrı anlaşıldı.Вот почему ты такая красивая.
Güzelliğinin sırrı anlaşıldı.Затова и ти си така красива.
Güzelliğinin sırrı anlaşıldı..זאת הסיבה שאת כל כך יפה
Güzelliğinin sırrı anlaşıldı.لهذا أنتِ جميلة
Güzelliğinin sırrı anlaşıldı.本当は よく覚えてないんです
Güzelliğin limbik sistemde olduğunu düşünüyoruz -- eğer bu modası geçmiş bir fikir değilse.Credem că frumuseţea este în sistemul limbic - dacă aceasta nu este o idee demodată.
Güzelliğin limbik sistemde olduğunu düşünüyoruz -- eğer bu modası geçmiş bir fikir değilse.Estamos a pensar que ela está no sistema límbico.
Güzelliğin limbik sistemde olduğunu düşünüyoruz -- eğer bu modası geçmiş bir fikir değilse.Pensamos que la belleza está en el sistema límbico... si esta ya no es una idea pasada de moda.
Güzelliğin limbik sistemde olduğunu düşünüyoruz -- eğer bu modası geçmiş bir fikir değilse.Vi tror, at skønhed opfattes i det limbiske system -- hvis det altså ikke er en forældet forestilling.
Güzelliğin limbik sistemde olduğunu düşünüyoruz -- eğer bu modası geçmiş bir fikir değilse.Wir denken, Schönheit liege im limbischen Gehirn - wenn das keine altmodische Idee ist.
Güzelliğin limbik sistemde olduğunu düşünüyoruz -- eğer bu modası geçmiş bir fikir değilse.Ми вважаємо що краса в нашій лімбічній системі - якщо це не є застарілим баченням.
Güzelliğin limbik sistemde olduğunu düşünüyoruz -- eğer bu modası geçmiş bir fikir değilse.Мы воспринимаем красоту лимбической системой, если эта идея ещё не устарела.

İlgili Sayfalar