güzelliği ile cümle
güzelliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Güzelliğin ne olduğunu bildiğimi sanmıyorum.Chyba nie wiem, co to jest piękno.
Güzelliğin ne olduğunu bildiğimi sanmıyorum.Non credo di sapere cosa sia la bellezza.
Güzelliğin ne olduğunu bildiğimi sanmıyorum.Nu știu ce e frumusețea.
Güzelliğin ne olduğunu bildiğimi sanmıyorum.Schoonheid? Ik weet geloof ik niet wat schoonheid is.
Güzelliğin ne olduğunu bildiğimi sanmıyorum.Tôi không nghĩ là tôi biết về cái đẹp.
Güzelliğin ne olduğunu bildiğimi sanmıyorum.Yo ni sé lo que es la belleza.
Güzelliğin ne olduğunu bildiğimi sanmıyorum.Не мисля, че знам какво е красота.
Güzelliğin ne olduğunu bildiğimi sanmıyorum.Я не думаю, что знаю, что такое красота.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.Căutarea ludică a frumuseții era denumita prima activitate a omului.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.Cela veut dire que la recherche joueuse de la beauté fut la première activité de l'Homme.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.Dat betekent dat de speelse zoektocht naar schoonheid, de eerste activiteit van de mens is genoemd.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.Die spielerische Suche nach Schönheit wurde als erste Tat des Menschen bezeichnet.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.Điều đó có nghĩa là, cuộc tìm kiếm cái đẹp đã được gọi là hoạt động đầu tiên của loài người.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.Eszerint a szépség játékos keresését nevezték az ember első tevékenységének.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.아마도, 인류의 첫 행동은 장난스런 미의 추구가 아니었을까 합니다.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.La ricerca della bellezza è stata definita come la prima attività dell'essere umano.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.Lo que significa es que la búsqueda lúdica de la belleza fue llamada la primera actividad humana.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.MIT(マサチューセッツ工科大学)の 数学教授だったサラ・スミスは
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.To znaczy, radosne poszukiwanie piękna było pierwszą czynnością człowieka.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.Η παιγνιώδης αναζήτηση της ομορφιάς ήταν η πρώτη δραστηριότητα του ανθρώπου.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.Грайливий пошук краси було названо першим видом діяльності Людини.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.Това означава,че това игриво търсене се определя като една от първите дейности на човека.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.Что это значит? Непринужденный поиск красоты был назван первой деятельностью человека.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.זה אומר שהמשחק השובבי אחר היופי נקרא הפעילות הראשונה של האדם.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.ذلك يعني أن البحث المرح عن الجمال كان يدعى أول نشاط للإنسان
Güzelliğin ve tutkunun uluslararası sembolü Sophia Loren hariç tabii.(Gelach)
Güzelliğin ve tutkunun uluslararası sembolü Sophia Loren hariç tabii.(웃음)
Güzelliğin ve tutkunun uluslararası sembolü Sophia Loren hariç tabii.(Nevetés)
Güzelliğin ve tutkunun uluslararası sembolü Sophia Loren hariç tabii.(Rasete)
Güzelliğin ve tutkunun uluslararası sembolü Sophia Loren hariç tabii.(risas)
Güzelliğin ve tutkunun uluslararası sembolü Sophia Loren hariç tabii.(Risos)
Güzelliğin ve tutkunun uluslararası sembolü Sophia Loren hariç tabii.(Skratt)
Güzelliğin ve tutkunun uluslararası sembolü Sophia Loren hariç tabii.(smích)
Güzelliğin ve tutkunun uluslararası sembolü Sophia Loren hariç tabii.(Smiech) Ale tak vyzerala aj väčšina ostatných žien, okrem Sophie Loren, univerzálneho symbolu krásy a vášne.
Güzelliğin ve tutkunun uluslararası sembolü Sophia Loren hariç tabii.(Śmiech) Tak jak cała reszta, która niosła flagi, z wyjątkiem Sophii Loren, światowego symbolu piękna i pasji.
Güzelliğin ve tutkunun uluslararası sembolü Sophia Loren hariç tabii.(Tiếng cười)
Güzelliğin ve tutkunun uluslararası sembolü Sophia Loren hariç tabii.(Смех) Как и все остальные знаменосцы, кроме Софи Лорен, мирового символа красоты и страсти.
Güzelliğin ve tutkunun uluslararası sembolü Sophia Loren hariç tabii.(Сміх)
Güzelliğin ve tutkunun uluslararası sembolü Sophia Loren hariç tabii.(смях)
Güzelliğin ve tutkunun uluslararası sembolü Sophia Loren hariç tabii.(צחוק)
Güzelliğin ve tutkunun uluslararası sembolü Sophia Loren hariç tabii.(ضحك)
Güzelliğin ve tutkunun uluslararası sembolü Sophia Loren hariç tabii.美と情熱の象徴であるソフィアローレンを除き
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathAre a avut nici o putere asupra frumuseţii tale încă: Tu eşti nu conquer'd; Ensign frumuseţea lui încă
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathČi nemá zatiaľ moc po tvojej kráse: Nie si conquer'd, krásu ešte prápor
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı Hath; 아름다움의 소위 아직 conquer'd하지 너는 미술 : 그대의 아름다움에 아직 아무런 힘이 없었다 없나
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathCzyż nie miał siły, ale na twoje piękno: Tyś nie conquer'd, piękno jest chorąży jeszcze
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathHa avuto alcun potere ancora sulla tua bellezza: tu sei non conquer'd; insegna della bellezza ancora
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathHar haft nogen effekt endnu over din skønhed: Du er ikke conquer'd; skønhedens Stjernen endnu
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathHar inte haft någon effekt ännu på din skönhet: Du är inte conquer'd; skönheten är fänrik ännu
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathHat hatte keine Macht noch auf deine Schönheit: Du bist nicht conquer'd; Schönheit der Fähnrich noch
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathHath n'avait aucun pouvoir encore sur ta beauté: tu n'es pas conquer'd; enseigne la beauté encore
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathHath δεν είχε καμία εξουσία ακόμη την ομορφιά σου: Εσύ είσαι δεν conquer'd? Ensign ομορφιά είναι ακόμη
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathHát nem volt hatásköre sem a te szépség: Te nem conquer'd, szépség zászlós még
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathHeeft had geen macht nog over uw schoonheid: Gij zijt niet conquer'd; beauty's ensign nog
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathKaiketi ollut valtaa vielä kun sinun kauneus: Sinä et ole conquer'd; Ruususen Ensign vielä
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathMar ni imel moči, še na tvoji lepoti: Ti si ne conquer'd; lepoto je zastava še
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathNo haya tenido poder aún sobre tu belleza: tú no eres conquer'd; estandarte de la belleza todavía
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathTelah tidak memiliki kekuatan belum pada keindahan-Mu: Engkau tidak conquer'd; kecantikan panji belum
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathTem ainda não tinha poder sobre a tua beleza: Tu és não conquer'd; estandarte da beleza ainda
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathZdaliž nemá zatím moc po tvé kráse: Nejsi conquer'd, krásu ještě prapor