güzelliği ile cümle
güzelliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü Hyde kitabında, bazen düzenbazların güzelliğin üzerine kapaklanabileceklerini söylüyor.لانه في كتابه , هايدي قالت "بعض المخادعون يمكن أن يعطوا نصائح في الجمال "
Çünkü lineer cebirin güzelliği şu ki vektörü sadece fizik gibi şeylere uygulamazsınız.하지만 지금부터는 아주 형식적이고 추상적이고 아주 포괄적인 벡터의 정의를 할 거예요
Çünkü lineer cebirin güzelliği şu ki vektörü sadece fizik gibi şeylere uygulamazsınız.Nebo třeba-- nechte mě napsat více možných způsobů.
Çünkü lineer cebirin güzelliği şu ki vektörü sadece fizik gibi şeylere uygulamazsınız.Tera pretože krása
Çünkü lineer cebirin güzelliği şu ki vektörü sadece fizik gibi şeylere uygulamazsınız.و متسع جداً مع المتجه الآن ؛لأن جمال
Çünkü lineer cebirin güzelliği şu ki vektörü sadece fizik gibi şeylere uygulamazsınız.線型代数学の利点は、
Daha aydınlık olan cennet ile, Cole olağanüstü güzelliği yansıtmış.Я б розпочав із яскравішого Едему, де Коул зобразив фантастиний вид.
Daha bir bebekken bile, diğerlerinden başka bir güzelliği vardıDari bayinya, dia cantik dan berbeda dari yang lainnya..
Daha bir bebekken bile, diğerlerinden başka bir güzelliği vardıDe cand era bebelus, frumusetea ei era diferita de a altora.
Daha bir bebekken bile, diğerlerinden başka bir güzelliği vardıDepuis qu'elle était un bébé, sa beauté était différente de celle des autres.
Daha bir bebekken bile, diğerlerinden başka bir güzelliği vardıFin da bambina,la sua bellezza era diversa dalle altre
Daha bir bebekken bile, diğerlerinden başka bir güzelliği vardıJuż kiedy była mała, jej uroda była oryginalna.
Daha bir bebekken bile, diğerlerinden başka bir güzelliği vardıKhi còn bé, nét đẹp của cô ấy đã khác với mọi người
Daha bir bebekken bile, diğerlerinden başka bir güzelliği vardıSedan hon var en bebis, har hennes skönhet varit annorlunda från andra.
Daha bir bebekken bile, diğerlerinden başka bir güzelliği vardıSeit dem sie ein Baby war,war ihre Schönheit anders,als die von den anderen
Daha bir bebekken bile, diğerlerinden başka bir güzelliği vardıSinds ze een baby was, was haar schoonheid verschillend van anderen.
Daha bir bebekken bile, diğerlerinden başka bir güzelliği vardıΑπό τότε που ήταν μωρό, η ομορφιά της ήταν διαφορετική απ'τις άλλες
Daha bir bebekken bile, diğerlerinden başka bir güzelliği vardıС самого детства ее красота отличалась от остальных.
Daha bir bebekken bile, diğerlerinden başka bir güzelliği vardıمنذ ان كانت طفله كان جمالها مختلف عن الباقيين
Daha bir bebekken bile, diğerlerinden başka bir güzelliği vardıこの小さな子... はすくすくと育ちこんなに立派な大人の男に...
Dediğim gibi, annenle ben bu güzelliği içimize çekerken sanki büyülenmiştik.Σ αρέσει το σπίτι σου, αγόρι μου;
Derin güzelliği sadece ciltApril teraz
Derin güzelliği sadece ciltAufdrehen auf sie am April das nunmehr
Derin güzelliği sadece ciltJo, ale, že se podíval na chutě z hloubky předmětu sólo že emoce krása Neda krásy žena
Derin güzelliği sadece cilt깊은 아름다움의 유일한 피부
Derin güzelliği sadece cilt Onun üzerine dönüm Nisan artık sağda i benim dün gece koymakKrása je len povrchné obracia sa na neho apríla práve teraz
Derin güzelliği sadece cilt Onun üzerine dönüm Nisan artık sağda i benim dün gece koymakКраса Неда краси жінка тільки красою своєї шкіри глибокого піднімаючи на неї квітня прямо зараз
Derin güzelliği sadece cilt Onun üzerine dönüm Nisan artık sağda i benim dün gece koymakКрасота Неда красоты женщина только красотой своей кожи глубокого поднимая на нее апреля прямо сейчас
Derin güzelliği sadece ciltרק עור יופי העמוק
Derin güzelliği sadece ciltالجمال في الجلد فقط عميقة
Derin güzelliği sadece ciltその上に上げて
Diğer anormal bedenleri çekici bulanlar da var. Dolayısıyla, güzelliği görmeye ve bundan keyif almaya odaklan.Dus probeer jezelf te beperken om schoonheid te observeren, en apprecieer het, alleen dat.
Dilim dönmez O'nun (Trablus'un) güzelliğini anlatmayaElle, je ne peux décrire sa beauté avec mes mots
Dilim dönmez O'nun (Trablus'un) güzelliğini anlatmayaIk kan haar schoonheid niet met mij tong beschrijven
Dilim dönmez O'nun (Trablus'un) güzelliğini anlatmayaNo se puede describir su belleza con palabras
Dilim dönmez O'nun (Trablus'un) güzelliğini anlatmayaمش قادر نعبر على جمالها بلساني
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.A DNS igazi szépsége azonban a tökéletlenségében rejtőzik.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Dar adevărata frumusețe a ADN-ului constă în imperfecțiunile sale.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.De echte schoonheid van het DNA zit echter in haar onvolkomenheden.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Det fantastiska med DNA är dock dess små fel och misstag.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Det virkelig smukke ved DNA er dog i dens ufuldkommenhed.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Die wahre Schönheit der DNA liegt allerdings in ihrer Unvollkommenheit.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.그러나 DNA의 진정한 아름다움은 그 불완전함에 있습니다.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.DNA:n todellinen kauneus on sen epätäydellisyyksissä.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.La vera bellezza del DNA, però risiede nelle sue imperfezioni.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.La vraie beauté de l'ADN est cependant dans ses imperfections.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Namun keindahan sesungguhnya dari DNA adalah ketidaksempurnaannya.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Noten que la información se tornó parte de nuestra historia.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Pravá krása DNA je v její nedokonalosti.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Prawdziwe piękno DNA tkwi jednak w jego niedoskonałości.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Skutočná krása DNA je však v jej nedokonalostiach.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Todavia, a verdadeira beleza do ADN está nas suas imperfeições.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Η πραγματική ομορφιά του DNA όμως, είναι οι ατέλειές του.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Истинная красота ДНК в её несовершенстве.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.Истинската красота на ДНК обаче е в нейните несъвършенства.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.היופי האמיתי של DNA בכל אופן נמצא בפגמים שלו.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.و مع هذا و ذاك فالجمال الحقيقي للحمض النّووي يكمن في عدم كماله.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.その不完全さにあります コピーをする過程で
Doğal bir güzelliğin var, değil mi?Cô có sắc đẹp tự nhiên, đúng không?
Doğal bir güzelliğin var, değil mi?Eres una belleza natural, ¿no es asi?