güzelliği ile cümle
güzelliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu, Steve Jobs'un güzelliğidir.Esta es la belleza de Steve Jobs.
Bu, Steve Jobs'un güzelliğidir.В этом заключается прелесть Стива Джобса.
Bu, Steve Jobs'un güzelliğidir.皮肉を込めて 「iTunes は最高のウィンドウズ・アプリ」
Bu uygulamanın güzelliği de bu.É a vantagem desta aplicação.
Bu uygulamanın güzelliği de bu.Họ có những hình ảnh siêu quang phổ như vậy với màu tự động để miêu tả hệ thống thực vật.
Bu uygulamanın güzelliği de bu. İşte böyle.Asta-i grozav la această aplicație.
Bu uygulamanın güzelliği de bu. İşte böyle.C'est ce qui super avec cette application.
Bu uygulamanın güzelliği de bu. İşte böyle.Eso es lo genial de esta aplicación.
Bu uygulamanın güzelliği de bu. İşte böyle.Ez nagyon kényelmes ebben az alkalmazásban.
Bu uygulamanın güzelliği de bu. İşte böyle.To je na této aplikaci pěkné.
Bu uygulamanın güzelliği de bu. İşte böyle.To jest sprytne w tej aplikacji.
Bu uygulamanın güzelliği de bu. İşte böyle.Това е хубавото на това приложение тук.
Bu uygulamanın güzelliği de bu.Mereka punya gambar-gambar hiper-spektral ini dengan warna--sangat bagus untuk penentuan pemanfaatan vegetasi.
Büyük yazı tipinin güzelliği, sunumunuza çok fazla yazı koyamayacak hale getirmesi.Lo maravilloso de un tamaño de fuente grande es que no pueden poner mucho de texto en su presentación.
Büyük yazı tipinin güzelliği, sunumunuza çok fazla yazı koyamayacak hale getirmesi.Красота большого шрифта состоит в том, что вы не можете разместить в вашей презентации много текста.
Büyük yazı tipinin güzelliği, sunumunuza çok fazla yazı koyamayacak hale getirmesi.たくさんの文字が使えないからです 文字はたくさん要りません
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.A beleza do gelo tinha desaparecido, e foi tarde demais para estudar a fundo.
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.A szépség a jég eltűnt, és ez volt túl késő tanulni az alján.
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.경우에는 약간의 cleavages을 차지하는. 얼음의 아름다움이 사라하고, 그것은 있었다 바닥을 공부하기에는 너무 늦었어.
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.De schoonheid van het ijs was verdwenen, en het was te laat om de bodem te bestuderen.
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.Die Schönheit des Eises war weg, und es war zu spät, um den Boden zu studieren.
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.Frumuseţea de gheata a fost plecat, şi a fost prea târziu pentru a studia în partea de jos.
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.Kauneus jäätä oli mennyt, ja se oli liian myöhäistä opiskella pohjaan.
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.Keindahan es itu pergi, dan itu terlambat untuk mempelajari bagian bawah.
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.Krása ľadu bol preč, a to bolo príliš neskoro na to študovať na dno.
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.Krása ledu byl pryč, a to bylo příliš pozdě studovat na dno.
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.La beauté de la glace avait disparu, et il a été trop tard pour étudier le fond.
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.La belleza del hielo había desaparecido, y así fue demasiado tarde para estudiar la parte inferior.
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.La bellezza del ghiaccio era sparito, ed era troppo tardi per studiare il basso.
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.Lepota ledu ni bilo več, in je bilo prepozno za študij na dnu.
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.Piękno lodu nie było, i było za późno na badanie dna.
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.Skønheden i isen var væk, og det var for sent til at studere i bunden.
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.Skönheten i isen var borta, och det var för sent för att studera i botten.
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.Vẻ đẹp của băng đã biến mất, và nó đã được quá muộn để nghiên cứu phía dưới.
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.Η ομορφιά του πάγου είχε φύγει, και ήταν πολύ αργά για να μελετήσει τα κάτω.
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.Краса льоду не було, і це було занадто пізно, щоб вивчити дно.
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.Красота льда не было, и это было слишком поздно, чтобы изучить дно.
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.Красотата на лед е изчезнал, и това беше твърде късно, за да учи на дъното.
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.אם הכובש השסעים קלה. יופיו של הקרח נעלם, וזה היה מאוחר מדי ללמוד התחתונה.
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.إذا كان الاحتلال الانشقاقات طفيفة. وقد ذهب جمال الثلج ، وكان بعد فوات الأوان لدراسة القاع.
Buz güzelliği gitti ve oldu alt çalışma için çok geç.底を勉強するには遅すぎる。 何が位置を知りたいという私の大きな気泡は関連して占領
Cennet Bahçesi'nin güzelliğinden etkilenmemek çok zor.Uchvacuje mne ta hustota rajské zahrady, všechno to ovoce a květiny.
Cennet Bahçesi'nin güzelliğinden etkilenmemek çok zor.Мене захоплює насиченість Райського саду: фрукти, квіти.
Cennet Bahçesi'nin güzelliğinden etkilenmemek çok zor.Руки Марии повторяют этот жест. Обратите внимание, какой густой сад Эдема.
Cole olağanüstü güzelliği yansıtmış.Cole nám dává úžasný průhled.
Cole olağanüstü güzelliği yansıtmış.Cole przedstawia fantastyczny widok.
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.왜냐하면 저는 페미니즘의 한 부분은 미적인 것, 아름다움을 인정하는 것이라고 생각하거든요. 그런 즐거움도 정말 중요해요.
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.là việc chấp nhận rằng tính thẩm mỹ đó, vẻ đẹp đó, niềm vui đó thật sự quan trọng.
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.lebo podľa mňa súčasťou práce feminizmu je priznať, že na estetike, na kráse a na zábave záleží.
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.- це визнати, що естетика, що краса, що веселощі мають значення.
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.בגלל שלדעתי חלש מעבודת הפמיניזם היא להודות שאסתטיקה, שיופי, שכיף עושה את ההבדל.
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.وذلك لأن الحركة النسوية جزء منها قائم على الاعتراف بالجماليات .. بالرونق ان المتعة .. مهمة ..
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.美しさや楽しむことは重要だと認めることも フェミニズムの1つの役割だと。 近代における政治的運動では、文化的なかっこよさが
Çünkü güzelliğin işlevsellikten daha fazla çeşidi var. İnsanlar 'Şuna ihtiyacım var' demekten geçtiler,Mensen zijn gekomen van "Ik heb ... nodig", tot "ik zou me beter voelen als ik ... had".
Çünkü güzelliğin işlevsellikten daha fazla çeşidi var.la beauté est devenue plus importante que l'utilité
Çünkü Hyde kitabında, bazen düzenbazların güzelliğin üzerine kapaklanabileceklerini söylüyor.Da Hyde in seinem Buch sagt, dass Trickster manchmal Schönheit hervorbringen können.
Çünkü Hyde kitabında, bazen düzenbazların güzelliğin üzerine kapaklanabileceklerini söylüyor.그의 책에서, Hyde는 사기꾼은 간혹 아름다움에 빠져 뒤집힐 수 있다고 했거든요.
Çünkü Hyde kitabında, bazen düzenbazların güzelliğin üzerine kapaklanabileceklerini söylüyor.lurendrejeri ibland kan likna skönhet.
Çünkü Hyde kitabında, bazen düzenbazların güzelliğin üzerine kapaklanabileceklerini söylüyor.В его книге Гайд говорит, что ловкачи могут иногда слишком наваливаться на красоту.
Çünkü Hyde kitabında, bazen düzenbazların güzelliğin üzerine kapaklanabileceklerini söylüyor.כיוון שבספר שלו, הייד אמר לעיתים התכסיסן יכול לנטות לגמרי לכיוון היופי.