güzelliği ile cümle

güzelliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Doğal bir güzelliğin var, değil mi?Eres una belleza natural, ¿no es asi?
Doğal bir güzelliğin var, değil mi?Jesteś naturalną pięknoscią, prawda?
Doğal bir güzelliğin var, değil mi?Kau punya kecantikan alami. Kan?
Doğal bir güzelliğin var, değil mi?Sei una bellezza naturale, no? Certo!
Doğal bir güzelliğin var, değil mi?Tu es une entièrement naturel, me semble t'il ?
Doğal bir güzelliğin var, değil mi?Úgy bizony. Természetesre sikerültem.
Doğal bir güzelliğin var, değil mi?جمالك جمال طبيعي أليس كذلك؟
Doğanın güzelliği, memnuniyeti ve minnettarlığı çoğaltan bir hediyedir.A természet szépsége ajándék, mely megbecsülést és hálát termel.
Doğanın güzelliği, memnuniyeti ve minnettarlığı çoğaltan bir hediyedir.De schoonheid van de natuur voedt onze waardering en dankbaarheid.
Doğanın güzelliği, memnuniyeti ve minnettarlığı çoğaltan bir hediyedir.Frumuseţea naturii e un dar care cultivă aprecierea şi recunoştinţa.
Doğanın güzelliği, memnuniyeti ve minnettarlığı çoğaltan bir hediyedir.La beauté de la nature est un cadeau qui développe l'appréciation et la gratitude.
Doğanın güzelliği, memnuniyeti ve minnettarlığı çoğaltan bir hediyedir.La belleza de la naturaleza es un regalo que cultiva la apreciación y la gratitud.
Doğanın güzelliği, memnuniyeti ve minnettarlığı çoğaltan bir hediyedir.יפי הטבע הוא מתנה שמטפחת הערכה והכרת-תודה.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.A beleza da Natureza é uma dádiva que cultiva a apreciação e a gratidão.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.A természet szépsége olyan ajándék, mely elismerést és hálát vív ki.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.De schoonheid van de natuur is een geschenk dat waardering en dankbaarheid cultiveert.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Die Schönheit der Natur ist eine Gabe, die Wertschätzung und Dankbarkeit fördert.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Frumusețea naturii e un dar ce cultivă apreciere și gratitudine.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Keindahan alam adalah berkah yang menumbuhkan penghargaan dan rasa syukur.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.자연의 아름다움은 감사와 고마움을 키우는 선물입니다.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.La beauté de la nature est un cadeau qui cultive
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.La belleza de la naturaleza es un regalo que cultiva el aprecio y la gratitud.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.La bellezza della natura è un dono che fa crescere gradimento e gratitudine.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Lepota narave je dar, ki goji občudovanje in hvaležnost.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Naturens skønhed er en gave der kultiverer, påskønner og viser taknemlighed.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Naturens skönhet är en gåva som leder till uppskattning och tacksamhet.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Piękno natury to dar, który wywołuje zachwyt i wdzięczność.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Vẻ đẹp của thiên nhiên chính là món quà... ... mang đến sự nhận thức biết ơn sâu sắc.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Η ομορφιά της φύσης είναι ένα δώρο που καλλιεργεί εκτίμηση κι ευγνωμοσύνη.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Краса природи - це дар, що породжує вдячність, подяку.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Красота природы — это дар, который развивает признательность и благодарность.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Красотата на природата е дар, който отглежда благодарност и признателност.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.יופיו של הטבע הוא מתנה שמטפחת הערכה והכרת תודה.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.جمال الطبيعة عبارة عن هدية تزرع فينا التقدير و الإمتنان.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.贈り物なのです (音楽)
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.Estamos tratando de encontrar la belleza en la verdad.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.Încercăm să găsim frumusețea în adevăr.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.우리난 진실 속의 아름다움을 추구합니다
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.Magát a szépséget keressük az igazságban.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.Noi cerchiamo di trovare la bellezza nella verità.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.Nous essayons de trouver la beauté dans la vérité.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.Snažíme sa nájsť krásu v pravde.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.Staramy się znaleźć piękno w prawdzie.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.We proberen de schoonheid te vinden in de waarheid.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.Wir versuchen, Schönheit in der Wahrheit zu finden.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.Мы пытаемся найти красоту в правде.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.Опитваме се да открием красотата в истината.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.אנחנו מנסים למצוא את היופי באמת.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.نحل نحاول أن نجد الجمال في الحقيقة.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.一方 技術者は物事を科学者のように捉えます
Dolayısıyla, güzelliği görmeye ve bundan keyif almaya odaklan. Bu kadar.Затова се опитайте да се ограничите до това да наблюдавате красотата и да я оценявате.
Düşünüyorsunuz ki, bilmiyorum hangisini, ama inanıyorum ki güzelliği hissetmeyi.Asi si myslíte, no, já nevím přesně, co si myslíte, ale já si myslím, že je to o tom krásu cítit.
Düşünüyorsunuz ki, bilmiyorum hangisini, ama inanıyorum ki güzelliği hissetmeyi.Jeg ved jo ikke, hvilken af de to, I mener, det er, men jeg tror, at skønhed føles.
Düşünüyorsunuz ki, bilmiyorum hangisini, ama inanıyorum ki güzelliği hissetmeyi.음...제가 여러분이 어떻게 생각하는지 알 수 없지만 저는 아름다움은 느끼는 것이라고 생각합니다.
Düşünüyorsunuz ki, bilmiyorum hangisini, ama inanıyorum ki güzelliği hissetmeyi.Mogę tylko zgadywać, którą odpowiedź wolicie, ale ja sądzę, że piękno odczuwamy.
Düşünüyorsunuz ki, bilmiyorum hangisini, ama inanıyorum ki güzelliği hissetmeyi.Mungkin Anda berpikir, saya tidak tahu yang mana jawabannya rasanya ini adalah tentang merasakan keindahan.
Düşünüyorsunuz ki, bilmiyorum hangisini, ama inanıyorum ki güzelliği hissetmeyi.Probablemente piensen, bien, no sé cual creas que sea pero creo que tiene que ver con la percepción.
Düşünüyorsunuz ki, bilmiyorum hangisini, ama inanıyorum ki güzelliği hissetmeyi.Вы, наверное, думаете: "Ну я не знаю какой вариант ближе вам, но мне кажется, что дело в ощущении красоты".
Düşünüyorsunuz ki, bilmiyorum hangisini, ama inanıyorum ki güzelliği hissetmeyi.Мабуть ви думаєте... добре, я не знаю що ви гадаєте це є, але я вважаю - йдеться про відчуття краси.
Düşünüyorsunuz ki, bilmiyorum hangisini, ama inanıyorum ki güzelliği hissetmeyi.ואני מניח שאתם חושבים שהתשובה היא שאנחנו מרגישים יופי.

İlgili Sayfalar