Ana içeriğe geç
Sözlük

güzeli ile cümle

güzeli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Esmerim ben, ama güzelim, Ey Yeruşalim kızları! Kedarın çadırları gibi, Süleymanın çadır bezleri gibi kara.Черна съм, но хубава, ерусалимски дъщери, Като кидарските шатри, като Соломоновите завеси.
Esmerim ben, ama güzelim, Ey Yeruşalim kızları! Kedarın çadırları gibi, Süleymanın çadır bezleri gibi kara.שחורה אני ונאוה בנות ירושלם כאהלי קדר כיריעות שלמה׃
Esmerim ben, ama güzelim, Ey Yeruşalim kızları! Kedarın çadırları gibi, Süleymanın çadır bezleri gibi kara.انا سوداء وجميلة يا بنات اورشليم كخيام قيدار كشقق سليمان.
Esmerim ben, ama güzelim, Ey Yeruşalim kızları! Kedarın çadırları gibi, Süleymanın çadır bezleri gibi kara.耶 路 撒 冷 的 眾 女 子 阿 、 我 雖 然 黑 、 卻 是 秀 美 、 如 同 基 達 的 帳 棚 、 好 像 所 羅 門 的 幔 子
Esmerim ben, ama güzelim, Ey Yeruşalim kızları! Kedarın çadırları gibi, Süleymanın çadır bezleri gibi kara.耶路撒冷 的 眾女子 阿 、 我雖然黑 、 卻是 秀美 、 如同 基達 的 帳棚 、 好像 所羅門 的 幔子
Ey güzeller güzeli, Bilmiyorsan, Sürünün izine çık, Çobanların çadırları yanında Oğlaklarını otlat.Jestliže nevíš, ó nejkrašší mezi ženami, vyjdi po šlepějích ovcí, a pas kozlátka svá podlé obydlí pastýřů.
Ey güzeller güzeli, Bilmiyorsan, Sürünün izine çık, Çobanların çadırları yanında Oğlaklarını otlat."Jos et sitä tiedä, sinä naisista kaunein, käy lammasten jälkiä ja kaitse vohliasi paimenten telttapaikoilla."
Ey güzeller güzeli, Bilmiyorsan, Sürünün izine çık, Çobanların çadırları yanında Oğlaklarını otlat.여인 중에 어여쁜 자야 네가 알지 못하겠거든 양떼의 발자취를 따라 목자들의 장막 곁에서 너의 염소 새끼를 먹일지니라
Ey güzeller güzeli, Bilmiyorsan, Sürünün izine çık, Çobanların çadırları yanında Oğlaklarını otlat.Vet du det ikke, du fagreste blandt kvinner, så gå ut i fårenes spor og vokt dine kje ved hyrdenes hytter!
Ey güzeller güzeli, Bilmiyorsan, Sürünün izine çık, Çobanların çadırları yanında Oğlaklarını otlat.Ако ти не знаеш, хубавице между жените, Излез по дирите на стадата И паси яретата си при шатрите на овчарите.
Ey güzeller güzeli, Bilmiyorsan, Sürünün izine çık, Çobanların çadırları yanında Oğlaklarını otlat.Кобылице моей в колеснице фараоновой я уподобил тебя, возлюбленная моя.
Ey güzeller güzeli, Bilmiyorsan, Sürünün izine çık, Çobanların çadırları yanında Oğlaklarını otlat.אם לא תדעי לך היפה בנשים צאי לך בעקבי הצאן ורעי את גדיתיך על משכנות הרעים׃
Ey güzeller güzeli, Bilmiyorsan, Sürünün izine çık, Çobanların çadırları yanında Oğlaklarını otlat.ان لم تعرفي ايتها الجميلة بين النساء فاخرجي على آثار الغنم وارعي جداءك عند مساكن الرعاة
Ey güzeller güzeli, Bilmiyorsan, Sürünün izine çık, Çobanların çadırları yanında Oğlaklarını otlat.你 這 女 子 中 極 美 麗 的 、 你 若 不 知 道 、 只 管 跟 隨 羊 群 的 腳 蹤 去 、 把 你 的 山 羊 羔 、 牧 放 在 牧 人 帳 棚 的 旁 邊
Ey güzeller güzeli, Bilmiyorsan, Sürünün izine çık, Çobanların çadırları yanında Oğlaklarını otlat.你 這 女子 中極美麗 的 、 你 若 不 知道 、 只管 跟 隨 羊群 的 腳蹤 去 、 把 你 的 山 羊羔 、 牧放 在 牧人 帳棚 的 旁邊
Farkı ne sevgilinin öbürlerinden, Ey güzeller güzeli? Farkı ne ki, bize böyle ant içiriyorsun?여자 중 극히 어여쁜 자야 너의 사랑하는 자가 남의 사랑하는 자보다 나은 것이 무엇인가 너의 사랑하는 자가 남의 사랑하는자 보다 나은 것이 무엇이기에 이같이 우리에게 부탁하는가
Farkı ne sevgilinin öbürlerinden, Ey güzeller güzeli? Farkı ne ki, bize böyle ant içiriyorsun?מה דודך מדוד היפה בנשים מה דודך מדוד שככה השבעתנו׃
Farkı ne sevgilinin öbürlerinden, Ey güzeller güzeli? Farkı ne ki, bize böyle ant içiriyorsun?ما حبيبك من حبيب ايتها الجميلة بين النساء ما حبيبك من حبيب حتى تحلفينا هكذا
Farkı ne sevgilinin öbürlerinden, Ey güzeller güzeli? Farkı ne ki, bize böyle ant içiriyorsun?你 這 女 子 中 極 美 麗 的 、 你 的 良 人 、 比 別 人 的 良 人 有 何 強 處 . 你 的 良 人 、 比 別 人 的 良 人 有 何 強 處 、 你 就 這 樣 囑 咐 我 們
Farkı ne sevgilinin öbürlerinden, Ey güzeller güzeli? Farkı ne ki, bize böyle ant içiriyorsun?你 這 女子 中極美麗 的 、 你 的 良人 、 比別人 的 良人 有 何 強處 . 你 的 良人 、 比別人 的 良人 有 何 強處 、 你 就 這樣囑咐 我 們
Geceleri daha da güzelim.Éjszaka még gyönyörűbb vagyok.
Geceleri daha da güzelim.Le soir, je suis particulièrement belle.
Geceleri daha da güzelim.Την νύχτα είμαι πιο όμορφη.
Geceleri hala yalnız mı yatıyorsun güzelim?Gyönyörűségem, még mindig magányos vagy éjszakánként nélkülem?
Geceleri hala yalnız mı yatıyorsun güzelim?Ομορφιά μου, νιώθεις ακόμα μοναξιά τις νύχτες χωρίς εμένα...;
Geldik güzelim, geldik.- Ζήτησα συγγνώμη.
Geldik güzelim, geldik.- Вече ти се извиних.- Махни се от пътя ми.
Grace, yere devrildiğinde, yedi yaşındaydı; dünyalar güzeli, neşeli bir çocuktu.Grace tenía 7 años cuando la mataron. Sólo una pequeña niña hermosa, bondadosa y llena de alegría.
Grace, yere devrildiğinde, yedi yaşındaydı; dünyalar güzeli, neşeli bir çocuktu.그레이스는 일곱살이었고 총탄에 목숨을 잃었을 당시 아름답고 배려심이 깊으며 기쁨을 주는 작은 딸이었습니다.
Grace, yere devrildiğinde, yedi yaşındaydı; dünyalar güzeli, neşeli bir çocuktu.好きな色はピンクで 浜辺を愛し 画家になるのが 夢だったと聞いています
Güneş dinamik içindir, renk değişimleri için, güneş çevremizdeki güzeliik içindir, tıpkı bu binadaki gibi --Aurinko on dynamiikkaa, värien muutosta, aurinko on ympäristömme kauneutta, kuten tässä rakennuksessa --
Güneş dinamik içindir, renk değişimleri için, güneş çevremizdeki güzeliik içindir, tıpkı bu binadaki gibi --태양은 역동적이며 색깔의 변화들을 주면서 우리 환경의 아름다움을 보여주는데, 이 건물을 보시면-
Güneş dinamik içindir, renk değişimleri için, güneş çevremizdeki güzeliik içindir, tıpkı bu binadaki gibi --Slnko je dynamikou, zmenou farieb, slnko je krásou v našom prostredí, ako v tejto budove --
Güneş dinamik içindir, renk değişimleri için, güneş çevremizdeki güzeliik içindir, tıpkı bu binadaki gibi --Słońce odpowiada za dynamikę, za zmiany kolorów. Słońce to piękno wokół nas, tak jak w tym budynku -
Güneş dinamik içindir, renk değişimleri için, güneş çevremizdeki güzeliik içindir, tıpkı bu binadaki gibi --Slunce tvoří dynamiku, barevnost, krásu našeho prostředí, jako v této budově --
Güneş dinamik içindir, renk değişimleri için, güneş çevremizdeki güzeliik içindir, tıpkı bu binadaki gibi --Στον ήλιο οφείλεται η δυναμική, η αλλαγή των χρωμάτων και η ομορφιά του χώρου που μας περιβάλλει.
Güneş dinamik içindir, renk değişimleri için, güneş çevremizdeki güzeliik içindir, tıpkı bu binadaki gibi --השמש מייצרת תנועתיות, חילופי צבעים, השמש מייצרת את היופי בסביבה שלנו, כמו בבניין הזה --
Güneş dinamik içindir, renk değişimleri için, güneş çevremizdeki güzeliik içindir, tıpkı bu binadaki gibi --فالشمس ضرورية لحركية الحياة .. ولتغير الألوان وضرورية لرؤية الجمال في بيئتنا ، في مثل هذا المبنى --
Güneş dinamik içindir, renk değişimleri için, güneş çevremizdeki güzeliik içindir, tıpkı bu binadaki gibi --私たちの住む環境に美をもたらします この建物はその良い例です アトランタのハイ美術館の照明は
Güneyli işaret dili hakkında şikayet ettikleri Sağır Amerikan Güzeli yarışmasına gittim.청각 장애인 미스 아메리카 선발대회에도 갔지요.
Güneyli işaret dili hakkında şikayet ettikleri Sağır Amerikan Güzeli yarışmasına gittim.Nơi mọi người thường ca cẩm về giọng hát miền nam luyến láy.
Güneyli işaret dili hakkında şikayet ettikleri Sağır Amerikan Güzeli yarışmasına gittim.(Risos)
Güneyli işaret dili hakkında şikayet ettikleri Sağır Amerikan Güzeli yarışmasına gittim.UU., en Nashville, Tennessee, donde la gente se quejaba de esas sucias señas sureñas.
Güneyli işaret dili hakkında şikayet ettikleri Sağır Amerikan Güzeli yarışmasına gittim.שבה אנשים התלוננו על שפת הסימנים בעלת העגה הדרומית.
Güneyli işaret dili hakkında şikayet ettikleri Sağır Amerikan Güzeli yarışmasına gittim.حيث تذمّر الحضور من ذلك الغناء الجنوبي.
Güneyli işaret dili hakkında şikayet ettikleri Sağır Amerikan Güzeli yarışmasına gittim.(笑)
Güzelim benim, Seni seviyorum.Anh yêu em, người đẹp của anh.
Güzelim benim, Seni seviyorum.Je t'aime, bela mía.
Güzelim benim, Seni seviyorum.lch liebe dich, bela mía.
Güzelim benim, Seni seviyorum. PAEDAGOGMiluju tě, krásko moje,
Güzelim benim, Seni seviyorum. PAEDAGOG Seni çok seviyorum.Kocham cie, moja ukochana, kocham cie bardzo mocno.
Güzelim benim, Seni seviyorum. PAEDAGOG Seni çok seviyorum.Σ' αγαπώ, γλυκειά μου, σ' αγαπώ τόσο πολύ.
Güzelim benim, Seni seviyorum. PAEDAGOG Seni çok seviyorum.Я люблю тебя, дорогая, я так сильно люблю тебя.
Güzelim benim, Seni seviyorum. PAEDAGOGSzeretlek, kedvesem
Güzelim benim, Seni seviyorum. PAEDAGOGTe iubesc, frumoasa mea,
Güzelim benim, Seni seviyorum.Ti amo bella mia
Güzelim şarap yağmurla doldu!A intrat apã în preþiosul vin!
Güzelim şarap yağmurla doldu!In den kostbaren Wein ist Regen gelaufen.
Güzelim şarap yağmurla doldu!Mon précieux vin ! Faut pas que la pluie entre dedans.
Güzelim şarap yağmurla doldu!Woda nalała się do cennego wina!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod