Ana içeriğe geç
Sözlük

güzelce ile cümle

güzelce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu güzelce yayılmış ayakları engeller yokmuş gibi kullanıyor -- gerçekten olağanüstü.إنه يستخدم قدمه الجميلة الموزعة ليمشي وكأن تلك العقبات ليست موجودة اصلاً. إستثنائي حقاً.
Bu güzelce yayılmış ayakları engeller yokmuş gibi kullanıyor -- gerçekten olağanüstü.本当に素晴らしい
Bunları itersen -- yığınları, herkes görüyor -- iyice it ki güzelce karışsınlar, değil mi?Dacă apeşi aceste -- grămezi, toată lumea vede -- le aduni, să fie foarte bine amestecate, Corect?
Bunları itersen -- yığınları, herkes görüyor -- iyice it ki güzelce karışsınlar, değil mi?모두가 볼수있도록 해주세요 두 뭉치를 확실히 합쳐주세요 네 좋습니다.
Bunları itersen -- yığınları, herkes görüyor -- iyice it ki güzelce karışsınlar, değil mi?Om du för de här... högarna, alla ser... för samman dem så att de verkligen är ihop eller hur?
Bunları itersen -- yığınları, herkes görüyor -- iyice it ki güzelce karışsınlar, değil mi?Si presionas estas... las apilas, todos ven... júntalos tal que en efecto estén intercaladas, ¿correcto?
Bunları itersen -- yığınları, herkes görüyor -- iyice it ki güzelce karışsınlar, değil mi?Złóż je, żeby się przeplatały. Tak, dobrze.
Bunları itersen -- yığınları, herkes görüyor -- iyice it ki güzelce karışsınlar, değil mi?Если вы сожмете эту колоду - всем видно? - сожмите их хорошенько, Хорошо?
Bunları itersen -- yığınları, herkes görüyor -- iyice it ki güzelce karışsınlar, değil mi?ערימות, כולם רואים. תדחפו אותם יחד כך שהם ממש משולבות. כן? טוב, יופי.
Bunları itersen -- yığınları, herkes görüyor -- iyice it ki güzelce karışsınlar, değil mi?هذه المجموعتين,انظرو جميعا اخلطيهم بحيث تتداخل تماما, صحيح؟ حسنا, جيد.
Bunları itersen -- yığınları, herkes görüyor -- iyice it ki güzelce karışsınlar, değil mi?一緒にして 互い違いになるように いいですよ 完璧です
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin.Bea asta. Este suc de prune. Te va ajuta la digestie.
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin.Bevi questo. E' succo di prugne. Digerirai molto bene.
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin.Bois ça. C'est du jus de prune. Ça facilite la digestion.
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin.Drick den här. Det är plommon juice. Du kommer å smälta maten bättre.
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin.Drink dit. Het is pruimensap. Je gaat er goed van verteren.
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin.Minum ini. Ini jus plum. Ini bagus untuk percernaan.
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin.Popij tole. Slivov sok. Pomaga pri prebavi.
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin.Trink das. Es ist Pflaumensaft. Damit kannst du gut verdauen.
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin.Uống cái này đi. Là nước mận đấy. Sẽ giúp cậu tiêu hóa tốt.
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin.Πιες αυτό. Ειναι χυμός δαμάσκηνου. Για να χωνέψεις καλά.
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin.Выпей. Это сливовый сок. Будет приятней переваривать.
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin..שתי את זה. זה מיץ שזיפים. זה יעזור לך לעכל את האוכל
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin..اشربي هذا، إنه عصير خوخ، اشربيه وسوف ينهضم الطعام بشكل جيد
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin.ジュングはホントにすごいわね
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Crecer se trata de buscar un éxito brillante y sentirse satisfecho cuando fracasas rotundamente.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Crescer é desejar um grande sucesso e ao mesmo tempo sentir-se realizado ao falhar totalmente.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Crescere riguarda puntare ad avere successo ed essere soddisfatti fallendo alla grande.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Dorastanie to dzikie dążenie do sukcesu i poczucie spełnienia czerpane z porażki.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Erwachsenwerden bedeutet, nach vollem Erfolg zu streben und zufrieden damit zu sein, sehr gut zu scheitern.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Grandir c'est viser la réussite à tout prix et se réaliser en échouant vraiment.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.성장한다는 건 성공을 맹렬히 추구하는 것이면서도 정말로 잘 실패함으로써 달성될 수 있다는 겁니다.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Să devii adult înseamnă să țintești frenetic către succes și să te simți împlinit prin cădere.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Trưởng thành nghĩa là nhắm đến thành công vang dội và hoàn thành bởi thất bại thảm hại.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Tumbuh dewasa adalah menuju kesuksesan yang tercapai dengan mengalami kegagalan dengan baik.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Volwassen worden draait om proberen succes te hebben en voldaan raken door erg goed te falen.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Vyrastať znamená mieriť k šialenému úspechu a byť spokojný s naozaj dobrým neúspechom.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Ωριμὀτητα σημαίνει να στοχεύεις στη μεγάλη επιτυχία και να αμοίβεσαι με την απόλυτη αποτυχία.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Взросление - это пытаться преуспеть во всем, а потом чувствовать себя переполненным неудачами.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Дорослішання - це дико боротись за успіх і справді добряче наковтатись невдач.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Порастването е свързано със стремеж за невероятен успех и се осъществява, като се провалите наистина добре.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.להתבגר פירושו לשאוף להצלחה פראית ולהיות מסופק מכישלון נאה מאד.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.وهو " أن تنمو وكلك أمل بنجاح باهر .. رغم انك محاط بفشل شنيع من حولك "
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.しっかりと失敗をすることによって成し遂げられるのだと。 (笑い)
Danimarka dilinde, " Güzelce oynamak " sözü " LEG GODT " demekti.Di Denmark, 'bermain baik' disebut 'LEG GODT'
Danimarka dilinde, " Güzelce oynamak " sözü " LEG GODT " demekti.In het Deens betekent 'goed spelen', 'LEG GODT'.
Danimarka dilinde, " Güzelce oynamak " sözü " LEG GODT " demekti.Po duńsku "fajnie się bawić" to LEG GODT
Danimarka dilinde, " Güzelce oynamak " sözü " LEG GODT " demekti.Θα ήθελα να έχει το "playing well". Στα δανέζικα το " playing well " λέγεται "Leg Godt".
Danimarka dilinde, " Güzelce oynamak " sözü " LEG GODT " demekti.في الدانماركية : اللعب جيداً تعني LEG GODT
Demek istediğim, her şey güzelce büyüyor.Ich meine, alles entwickelt sich sehr schön.
Demek istediğim, her şey güzelce büyüyor.모든 것이 아주 순조롭게 확대되는 중이죠.
Demek istediğim, her şey güzelce büyüyor.Maksud saya, semuanya sedang berjalan secara lancar.
Demek istediğim, her şey güzelce büyüyor.Mam na myśli to, że wszystko jak dotąd jest wydajne.
Demek istediğim, her şey güzelce büyüyor.Quiero decir, todo parece estar creciendo muy bien
Demek istediğim, her şey güzelce büyüyor.Tout cela progresse très bien
Demek istediğim, her şey güzelce büyüyor.Úgy értem, minden nagyon szépen alakul.
Demek istediğim, her şey güzelce büyüyor.Voglio dire che ogni cosa sta crescendo bene.
Demek istediğim, her şey güzelce büyüyor.We worden groter.
Demek istediğim, her şey güzelce büyüyor.Ý tôi là mọi thứ vẫn đang phát triển lên một cách tốt đẹp.
Demek istediğim, her şey güzelce büyüyor.Искам да кажа, всичко се развива много добре.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod