(Ey Muhammed!) Vazifelerini güzelce yapan iyilik sevenleri müjdele.And give thou good tidings unto the good-doers.
Sürelerinin sonuna vardıklarında onları güzelce tutun, yahut güzellikle onlardan ayrılın.Then, when they have reached their term, retain them honourably, or part from them honourably.
Bana düşen artık güzelce sabretmektir.But come, sweet patience!
Sürelerini doldurdukları zaman, onları güzelce tutun, yahut güzelce ayırın.Then, when they have reached their term, retain them honourably, or part from them honourably.
Boşama iki defadır. (Bundan sonra kadını) ya iyilikle tutmak, ya da güzelce salıvermek (lazım)dır.Divorcement is twice: thereafter either retaining her reputably, or letting her off kindly.
Boşama iki kezdir. Bunun ardından ya iyilikle tutmak ya da güzelce serbest bırakmak gerekir.Divorcement is twice: thereafter either retaining her reputably, or letting her off kindly.
"Hayır, egonuz sizi bir işe sürüklemiş. Bana düşen artık güzelce sabretmektir.He said: nay! your selves have embellished for you an affair; so seemly patience!
Zulme uğradıktan sonra ALLAH uğrunda göç edenleri, dünyada güzelce yerleştireceğiz.And those who have emigrated for the sake of Allah after they had been wronged.
(Bundan sonra kadını) ya iyilikle tutmak, ya da güzelce salıvermek (lazım)dır.Then, either honorable retention, or setting free kindly.
Artık tek çarem güzelce sabretmektir. Dediğinize (dayanmak için) ancak Allan'tan yardım istenir!"But patience is beautiful, and God is my Help against what you describe.”
Bunun ardından ya iyilikle tutmak ya da güzelce serbest bırakmak gerekir.Then, either honorable retention, or setting free kindly.
Bana düşen (bu acıya) güzelce dayanmaktır. Sizin komplonuza karşı ancak ALLAH'tan yardım istenir."But patience is beautiful, and God is my Help against what you describe.”
Artık (bana) güzelce sabretmek gerek. Belki de Allah, onların hepsini bana getirir.Perhaps Allah will bring them to me all together.
Dedi ki: "Doğrusu, egonuz sizi bir işe sürüklemiş. Bana düşen (bu acıya) güzelce dayanmaktır.[Jacob] said, "Rather, your souls have enticed you to something, so patience is most fitting.
Güzelce dinlen!Erhole dich gut!
"Sadece güzel - güzelce basit."きらい寂び・綺麗さび, etwa: "schön-schlicht".
İbrahim Güzelce (d.Abraham contre l’idolâtrie.
"Sadece güzel - güzelce basit."Tout simplement belle ».
Güzelce barajı üstünden yapılan yoldan eski yola bağlantı mevcuttur.On peut admirer une magnifique cascade sous l'ancienne voie ferrée.
1992 yılında bütün mülkleri Güzelce köyü tarafından satın alınarak ortadan kalkmıştır.En 1992, l'ensemble est racheté et réhabilité par la commune.
FASULYE KAVURMASI: Yeşil fasulye güzelce temizlenir.Chè lam: hecho de arroz glutinoso.
Ana vokalin melodik sesini basçı çığlıklarıyla güzelce destekliyor." sözleriyle değerlendirdi.Nuestro patriota corazón sigue repitiendo ¡POR NUESTRA MÚSICA CRIOLLA!¡ASÍ CHAMITA!
"Sadece güzel - güzelce basit."«“Lo que estoy viviendo es simplemente...excelente”».
"Sadece güzel - güzelce basit."Bella e semplice/Qualcosa accadrà.
Bedenin bir tarafında pislik varsa onu önceden güzelce temizlemek.Если вам нужно положить руку на чьё-то плечо, это сделать легче, если ты уже делал это раньше.
1992 yılında bütün mülkleri Güzelce köyü tarafından satın alınarak ortadan kalkmıştır.في عام 1992 تمت مصادرة جميع ممتلكات المدينة.
"Güzelce" lakabı çok "yakışıklı" olmasında dolayı verilmiştir."Gentileza" Gentileza gera gentileza A História de "Gentileza"
Anadolu Hisarı ilk zamanlarda Akçehisar ve Güzelcehisar olarak adlandırılıyordu.De piramide heette oorspronkelijk Mooi is Isesi.
Tertemiz giyinmiş, güzelce tıraş olmuştu ve cebinde parası vardı.Ubrany jest w czarną pelerynę, szalik owinięty na twarzy, a w ręku trzyma torbę.
Anadolu Hisarı ilk zamanlarda Akçehisar ve Güzelcehisar olarak adlandırılıyordu.Namnet var ursprungligen en akronym för Billigt och bra.
Pirpirim güzelce yıkanıp bir kaba doğranır.Вбігає Купава й гірко скаржиться.
"Güzelce" lakabı çok "yakışıklı" olmasında dolayı verilmiştir.Це йому не „чудесный“ з „прелестным“ заримувати.
"Güzelce" lakabı çok "yakışıklı" olmasında dolayı verilmiştir.Sám Bres se honosí přízviskem „Krásný“.
"Güzelce" lakabı çok "yakışıklı" olmasında dolayı verilmiştir.Η εμφάνισή του αυτή χρεώθηκε ως "αρκετά καλή".
"Güzelce" lakabı çok "yakışıklı" olmasında dolayı verilmiştir.Anh cảm thấy nhánh cỏ ấy "xinh đẹp lạ lùng" vì đó là của người đẹp tặng.
Sungur ağzında "güzelce yap" yerine "güzelgine yap" denilir.「綺麗」と言われるより、「可愛い」と言われることを望んでいる。
Yalçın Güzelce (d.スタイルがいい(Dカップ)。
Bu karışım güzelce yoğurulur.其延纳贵贱若此。
Tertemiz giyinmiş, güzelce tıraş olmuştu ve cebinde parası vardı.옷차림은 깔끔했으며 얼굴도 단정하게 면도했고 머리 역시 잘 빗질된 상태였다.
Un tereyağında güzelce kavrulur.ושבי בפרפר נחמד.
1992 yılında bütün mülkleri Güzelce köyü tarafından satın alınarak ortadan kalkmıştır.През 1992 г. персоналът придобва правото на отдаване под наем на целия имот на комплекса.
"Güzelce" lakabı çok "yakışıklı" olmasında dolayı verilmiştir.Neskončnost je prevelika, da bi bila "lepa".
"Sadece güzel - güzelce basit."Lihtne ja ilus“ (näidendid).
0'lı kısımlar güzelce sadeleşir.Así que todo con trabajo de 0 fuera muy bien.
0'lı kısımlar güzelce sadeleşir.Dus alles met de nullen komt mooi uit.
0'lı kısımlar güzelce sadeleşir.Zatem wszystko dla t=0 znika.
Al onlarý... ...ţöyle güzelce bir diz üstüne bakalým.Г-жа Гюлтен я донесе, благодаря за любезността и.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Aber als der Morgen kam, wollte ich hübsch aussehen.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Ale kiedy nastał ranek, chciała wyjść i ładnie wyglądać.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Dar cand aceasta dimineata se apropia vroiam sa vin aratand dragut.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Maar toen het morgen werd, wilde ik toch komen en mooi uitzien.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Mais quand le matin s'est pointé, je voulais sortir en étant jolie.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Men morgonen kom, jag ville komma ut vacker.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Nhưng tới sáng nay, mình lại muốn đến xem thế nào.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Però quando stamattina mi sono ripresa (dalla collera), volevo venire vestita in maniera carina.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Tapi saat pagi tiba, aku ingin keluar mencari keindahan.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Zjutraj pa sem hotela biti lepa za sestanek.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Αλλά μόλις ήρθε το πρωί, ήθελα να έρθω και να δείχνω όμορφη.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Но когда наступило утро, мне захотелось выглядеть красивой и пойти.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.אבל.. כשהבוקר הגיע, רציתי להראות יפה