Bu yüzden milletvekilleri ve onların temsil ettiği insanlar arasında yaratıcı bir güvensizlik var.Det derfor at vi har en masse kreativ mistro mellem repræsentanterne og dem de repræsenterer.
Bu yüzden milletvekilleri ve onların temsil ettiği insanlar arasında yaratıcı bir güvensizlik var.Đó là lí do bạn sự nghi ngờ nảy sinh giữa người đại diện và người mà họ đại diện cho.
Bu yüzden milletvekilleri ve onların temsil ettiği insanlar arasında yaratıcı bir güvensizlik var.É basicamente por isso que temos toda esta desconfiança inventiva entre os representantes e os representados.
Bu yüzden milletvekilleri ve onların temsil ettiği insanlar arasında yaratıcı bir güvensizlik var.E motivul pentru care există toată această neîncredere creativă dintre reprezentanţi şi reprezentați.
Bu yüzden milletvekilleri ve onların temsil ettiği insanlar arasında yaratıcı bir güvensizlik var.이것이 우리의 정치인들과 유권자들 사이에 창조적인 불신이 생긴 이유입니다.
Bu yüzden milletvekilleri ve onların temsil ettiği insanlar arasında yaratıcı bir güvensizlik var.Por eso, se tiene toda esta desconfianza creativa entre los representantes y aquellos a quienes representan.
Bu yüzden milletvekilleri ve onların temsil ettiği insanlar arasında yaratıcı bir güvensizlik var.Stąd ten kreatywny brak zaufania pomiędzy reprezentantami i reprezentowanymi.
Bu yüzden milletvekilleri ve onların temsil ettiği insanlar arasında yaratıcı bir güvensizlik var.Ето защо имаме цялото това творческо недоверие между представителите и тези, когото те представят.
Bu yüzden milletvekilleri ve onların temsil ettiği insanlar arasında yaratıcı bir güvensizlik var.Звідси також творча недовіра між представниками і тими, кого вони представляють.
Bu yüzden milletvekilleri ve onların temsil ettiği insanlar arasında yaratıcı bir güvensizlik var.זו הסיבה שקיים כל אותו חוסר אמון יצירתי בין הנציגים לאלו שאותם הם מייצגים.
Bu yüzden milletvekilleri ve onların temsil ettiği insanlar arasında yaratıcı bir güvensizlik var.هذا هو السبب الذى من أجله يوجد لدينا انعدام الثقة الخلاق هذا بين الممثلين و الذين يمثلونهم.
Bu yüzden milletvekilleri ve onların temsil ettiği insanlar arasında yaratıcı bir güvensizlik var.創造的不信が存在するのですから しかし 政治が不信の 管理に過ぎないならば
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.Dar lucrul efectiv pe proiect este făcut cu, cred, o doză de nesiguranţă sănătoasă.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.그래서 프로젝트을 실제로 진행할 때에 일종의 건전한 불안감이 따를 수 밖에 없어요.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.Maar het echte werken aan een project doe ik, denk ik, met een gezonde onzekerheid.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.Ma il lavoro vero e proprio sul progetto contiene, penso, un salutare senso di insicurezza.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.Mais le vrai travail sur le projet se fait avec, je pense, une insécurité salutaire.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.Mas o trabalho no projecto propriamente dito, tem, penso eu, uma insegurança saudável.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.Nhưng công việc thực sự, theo tôi, đi cùng với sự lo lắng cần thiết.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.Pero el trabajo real en el proyecto se hace, creo, con una inseguridad saludable.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.Praca nad nowym projektem, jest jednak obarczona zdrową niepewnością.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.Tetapi pekerjaan sebenarnya dalam proyek tersebut adalah, menurut saya, ketidaknyamanan dalam taraf sehat.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.Но истинската работа по проекта е, мисля, с една здравословна несигурност.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.אבל העבודה ממש על הפרויקט היא עם, אני חושב, חוסר ביטחון בריא.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.لكن باعتقادي، أساسيات العمل على المشروع هي المخاوف الملائمة
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.「健全な不安感」を持ってやる 先日 劇作家の言葉で共感したのは
Gerçekte ise içimde korku,sakınma,güvensizlik ve yanlış anlaşılmanın berbat döngüsü vardı.mistrust and misunderstanding had been established, and this was a battle in which I felt powerless
Öğretmenleri ne kadar cinsel bir güvensizlik öğretmiş onlara.Ce neîncredere carnală le învăţase profesorul lor.
Öğretmenleri ne kadar cinsel bir güvensizlik öğretmiş onlara.Diep had de aangeleerde argwaan zich in hun zinnelijkheid geboord.
Öğretmenleri ne kadar cinsel bir güvensizlik öğretmiş onlara.Jakiejż to nieufności do ciała uczył ich ten nauczyciel.
Öğretmenleri ne kadar cinsel bir güvensizlik öğretmiş onlara.불신이 그들의 선생님이 그들에게 가르치도록 한것은 얼마나 세속적인 불신인가.
Öğretmenleri ne kadar cinsel bir güvensizlik öğretmiş onlara.Quale diffidenza per la carne fu loro insegnata?
Öğretmenleri ne kadar cinsel bir güvensizlik öğretmiş onlara.Qué clase de desconfianza carnal les había enseñado su maestro.
Öğretmenleri ne kadar cinsel bir güvensizlik öğretmiş onlara.Quelle méfiance charnelle leur avait appris leur enseignant?
Öğretmenleri ne kadar cinsel bir güvensizlik öğretmiş onlara.Welch körperliches Misstrauen hatte ihr Lehrer sie gelehrt.
Öğretmenleri ne kadar cinsel bir güvensizlik öğretmiş onlara.Какому же недоверию к плоти научил их учитель.
Öğretmenleri ne kadar cinsel bir güvensizlik öğretmiş onlara.На какво плътско недоверие ги бе научил учителят им.
Öğretmenleri ne kadar cinsel bir güvensizlik öğretmiş onlara.איזה חוסר-אמון בגוף האדם החדיר בהן המורה שלה!
Öğretmenleri ne kadar cinsel bir güvensizlik öğretmiş onlara.اي سوء ظن جسدي علمهم معلمهم
Orada bir güvensizlik olduğunu biliyorum.E' assurdo;
Orada bir güvensizlik olduğunu biliyorum.Ik weet dat er ongeloof zal zijn.
Orada bir güvensizlik olduğunu biliyorum.말도 안되죠.
Orada bir güvensizlik olduğunu biliyorum.les multinationales protègent les Droits de l'Homme.
Orada bir güvensizlik olduğunu biliyorum. Onlara nasıl güvenebiliriz? diye soracaksınız.Ez őrület; a multinacionális cégek védik az emberi jogokat.
Orada bir güvensizlik olduğunu biliyorum. Onlara nasıl güvenebiliriz? diye soracaksınız.Ini gila; perusahaan multinasional melindungi Hak Asasi Manusia.
Orada bir güvensizlik olduğunu biliyorum. Onlara nasıl güvenebiliriz? diye soracaksınız.Thật điên rồ; các công ty đa quốc gia đang bảo vệ nhân quyền.
Orada bir güvensizlik olduğunu biliyorum. Onlara nasıl güvenebiliriz? diye soracaksınız.To je bláznivé; nadnárodné firmy ochraňujú ľudské práva.
Orada bir güvensizlik olduğunu biliyorum. Onlara nasıl güvenebiliriz? diye soracaksınız.Unwirklich, wenn Konzerne Menschenrechte schützen.
Orada bir güvensizlik olduğunu biliyorum. Onlara nasıl güvenebiliriz? diye soracaksınız.Це божевілля - міжнародні компанії захищають права людини.
Orada bir güvensizlik olduğunu biliyorum. Onlara nasıl güvenebiliriz? diye soracaksınız.Это безумие - транснациональные корпорации защищают права человека.
Orada bir güvensizlik olduğunu biliyorum.Sei que vai haver descrença. Dirão:
Orada bir güvensizlik olduğunu biliyorum.Ştiu că nu-i va veni nimănui să creadă.
Orada bir güvensizlik olduğunu biliyorum.To szaleństwo.
Orada bir güvensizlik olduğunu biliyorum.מולטי-מיליונרים מגינים על זכויות האדם?
Orada bir güvensizlik olduğunu biliyorum.هذا جنون;
Orada bir güvensizlik olduğunu biliyorum.しかし多国籍企業では人権を守っています。