Ana içeriğe geç
Sözlük

güvenlik ile cümle

güvenlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Güvenlik için kadın, değerli şeylerini bankada sakladı.She kept her valuables in the bank for safety.
Güvenlik başka her şeyden öncelikli sağlanmalıdır.We must put safety before anything else.
Güvenlik en önemli şeydir.Safety is what matters most.
Robert güvenlik komitesinde gereksiz kişi.Robert is the fifth wheel on the safety committee.
Almanya, 1880'lerde sosyal güvenlik sistemini benimsedi.Germany adopted a social security system in the 1880's.
Şehirdeki çocuklar güvenlik için götürüldü.Children in the town were taken away for safety.
Güvenlik görevlisi gece boyunca görevdeydi.The guard was on duty all night.
Bunu güvenlik kasasına koyar mısınız?Would you put this in the safety deposit box?
Bu makinede bir güvenlik aygıtı yok.This machine doesn't have a safety device.
Lütfen adınızı ve sosyal güvenlik numaranızı belirtin.State your name and social security number, please.
Şu günlerde, bir güvenlik bölgesi her zaman güvenli değildir.Nowadays, a safety zone is not always safe.
Havaalanında güvenlik bomba patlama tehlikesinden beri artırıldı.Security at the airport has been stepped up since the bomb scare.
Bir depoda güvenlik görevlisi olarak çalışıyor.He is working as a security guard at a warehouse.
Onların çantaları kapıda güvenlik görevlileri tarafından kontrol edildi.Their bags were checked by security guards at the gate.
Kendi güvenliklerine önem vermediler.They paid no attention to their safety.
Bir güvenlik depozitosuna ihtiyacın var mı?Do you require a security deposit?
Güvenlik en büyük düşmandır.Security is the greatest enemy.
Yaşlandığında güvenlik istiyorsan, şimdi biriktirmeye başla.If you want security in your old age, begin saving now.
Uygun bir güvenlik duvarı sistemiyle bu sunucuyu yapılandırmam gerekiyor.I need to configure this server with an appropriate firewall system.
Güvenlik seviyesi İç Güvenlik Bakanlığı tarafından belirlendiği gibi, turuncudur.The security level, as established by the Department of Homeland Security, is orange.
Tom havaalanında bir güvenlik görevlisidir.Tom is a security guard at the airport.
Amerika'da güvenlik güçlerinin bilgi almak için işkence yapması yasal değildir.It is illegal in the United States for law enforcement to use torture to get information.
Biz kimlik belgelerimizi güvenlik masasına göstermek zorunda kaldık.We had to show our papers at the security desk.
Hiçbir güvenlik sistemi güvenli değildir.No security system is foolproof.
Bizim güvenlik kameraları sahte.Our security cameras are fake.
Güvenlik görevlisi Tom'a bu alanda resim çekemeyeceğini söyledi.The security guard told Tom that he couldn't take pictures in this area.
Tom son üç yıldır yüksek güvenlikli cezaevinin bir tutuklusudur.Tom has been an inmate of a high-security prison for the past three years.
O, güvenlik görevlisi kılığında bankaya girdi.He entered the bank disguised as a guard.
Güvenlik sıkılaştırılacak.Security will be tightened.
Güvenlik garanti edilmez.Safety is not guaranteed.
Bu ürün güvenlik için en yüksek kaygı ile tasarlanmıştır.This product has been designed with the highest concern for safety.
Onların işi, güvenlik sistemini kontrol etmektir.Their job is to check the security system.
Sosyal güvenlik numaranızı isteyebiliriz.We may ask for your social security number.
Güvenlik kim?Who's on watch?
O etrafı çevrili güvenlikli sitede yaşıyor.He lives in a gated community.
Güvenlik başkanı ile konuşmak istiyorum.I'd like to talk to the head of security.
Şehirde güvenlik artırıldı.Security was increased in the city.
Güvenlik konusunda asla işin kolayına kaçmamalısın.You should never cut corners on safety.
Tom ve Mary güvenlikli bir sitede yaşar.Tom and Mary live in a gated community.
Bir güvenlik şirketi için çalıştığını bilmiyordum.I didn't know that you worked for a security company.
Güvenlikten sorumluyum.I'm in charge of security.
Suriye'deki Birleşik Devletler elçisi güvenlik nedenlerinden dolayı ülkeyi terk etti.The United States Ambassador in Syria left the country for security reasons.
Bu restoranın girişinde hiç güvenlik yok.There is no security at the entrance of this restaurant at all.
Bu sistemin bir güvenlik kilidi var.This system has a safety lock.
O bir güvenlik kamerası kurdu.She installed a security camera.
Suriye'deki istikrarsız güvenlik durumu Türkiye'yi de etkilemektedir.The unstable security situation in Syria also affects Turkey.
Bir güvenlik ihlâlimiz var.We have a security breach.
Siz arkadaşlar gerçekten güvenlik gözlükleri takıyor olmalısınız.You guys should really be wearing safety glasses.
Tom bir güvenlik görevlisidir.Tom is a security officer.
Tom bir güvenlik uzmanıdır.Tom is a security specialist.
Tom işsiz bir güvenlik görevlisidir.Tom is an unemployed security guard.
Tom güvenlik kamerasını işaret etti.Tom pointed at the security camera.
Her vatandaşın bir güvenlik numarası vardır.Every citizen has a security number.
Ayaklarına giydiğin şey güvenlik kurallarına uymuyor.What you're wearing on your feet don't meet safety guidelines.
Bir güvenlik ağına ihtiyacımız var.We need a safety net.
Tom üç yıldır bir güvenlik müfettişi.Tom has been a safety inspector for three years.
Güvenlik ipucu için teşekkürler.Thanks for the safety tip.
Güvenlik hakkında konuşalım.Let's talk about safety.
Bana bir kez daha tüm güvenlik özelliklerini açıklayabilir misin?Could you explain all the safety features to me once again?
Bu dünyada hiçbir güvenlik yoktur; sadece şans vardır.There is no security on this earth; there is only opportunity.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod