güvenir ile cümle

güvenir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O söze güvenirliğin timsalidir.הפתרון הוא רשת אמון.
Boşboğazdır ve hep kendi dediklerine güvenir.מרבה לכעוס ומשוכנעת תמיד שהיא צודקת.
En iyi arkadaşı Kyle'dan daha çok Stan kendine güvenir.הוא יותר מודע לעצמו מאשר קארל.
Onlar, sadece çeliğin gücüne güvenir.Те не разчитат само на дискусионната част.
Herkes bunun bir son bulmasını ister ve bu açıdan Sağ Kalan Çocuk Harry Potter'a güvenirler.Ражда им се момченце и те го кръштават Хари Потър.
Kullanıcı sertifika otoritelerinin yalnızca meşru web sitelerini onaylayacağına güvenir.2. Korisnik vjeruje certificiranom autoritetu CA da jamči samo za legitimne web stranice.
Kendine çok güvenir ve Thor'dan daha güçlü olduğunu söyler.Njegovo ime znači snažni i neki kažu da je bio jači od samoga Tora!
Kendine çok güvenir.Majú silné sebavedomie.
Yayınlanan listelerin güvenirliği her zaman sorgulanmıştır.Legitimita náboženského poznania bola systematicky spochybňovaná.
Kudretine ve adaletine güvenirdi.Musí byť zaručená jeho nezávislosť a spravodlivosť.
In God We Trust (Türkçe: Tanrı'ya Güveniriz), Amerika Birleşik Devletleri'nin sloganıdır.Duša, le pojdi z mano: Božje poti na slovenskem.
Çünkü yazılımın sağlamlılığı, güvenirliliği ve programcıların üretkenliliği önemlidir.Tähtsad on tarkvara robustsus ja programmeerija tootlikkus.
Boşboğazdır ve hep kendi dediklerine güvenir.On pidevalt kindel endas, oma jõus.
Benson'a genelde herkes güvenir çünkü çok sorumluluk sahibi ve çalışkandır.Kohusetundlikud inimesed on üldiselt usaldusväärsed ja töökad.
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.(51:10) А я, как зеленеющая маслина, в доме Божием, и уповаю на милостьБожию во веки веков,
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Což spravedliví vidouce, budou se báti a jemu posmívati:
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Dar eu sînt în Casa lui Dumnezeu ca un măslin verde, mă încred în bunătatea lui Dumnezeu, în veci de veci.
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.De oprechte mensen die het zien, zullen ontzag voor God hebben en zeggen:
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Ja vanhurskaat näkevät sen ja pelkäävät, ja he nauravat häntä:
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Keď to uvidia spravedliví, budú sa báť a ľudia sa mu budú smiať a povedia:
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.오직 나는 하나님의 집에 있는 푸른 감람나무 같음이여 하나님의 인자하심을 영영히 의지하리로다
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.látják [ezt] az igazak, és félnek, és nevetnek rajta:
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Mas eu sou qual oliveira verde na casa de Deus; confio na bondade de Deus para sempre e eternamente.
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Men jeg er som et frodigt Olietræ i Guds Hus, Guds Miskundhed stoler jeg evigt og altid på.
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Och de rättfärdiga skola se det och frukta, de skola le åt honom:
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Og de rettferdige skal se det og frykte, og de skal le av ham og si:
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.To widząc sprawiedliwi będą się bali, i będę się z niego naśmiewali, mówiąc:
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Vedendo, i giusti saran presi da timore e di lui rideranno
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.А аз съм като маслина, която зеленее в Божия дом; Уповавам на Божията милост от века до века.
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.ואני כזית רענן בבית אלהים בטחתי בחסד אלהים עולם ועד׃
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.اما انا فمثل زيتونة خضراء في بيت الله. توكلت على رحمة الله الى الدهر والابد‎.
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.至 於 我 、 就 像 神 殿 中 的 青 橄 欖 樹 . 我 永 永 遠 遠 倚 靠 神 的 慈 愛
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.至於 我 、 就 像 神殿 中的 青橄 欖樹.我永永遠遠 倚靠 神 的 慈愛
Ama bu şirketlere güvenirler.Jen jim museli věřit.
Ama bu şirketlere güvenirler.Mas eles só teve um salto de fé.
Ama bu şirketlere güvenirler.Pero apenas dio un salto de fe.
Ama bu şirketlere güvenirler.Po prostu zaryzykowali.
Ama bu şirketlere güvenirler.Βασίστηκαν απλά στην πίστη τους.
Ama bu şirketlere güvenirler.Але вони просто взяли і повірили.
Ama bu şirketlere güvenirler.彼らは、スタンダード&プアーズやムーディーズは、
• Ara gözlemcilerin güvenirliği ile bulguların geçerliğine dikkat edildi mi?• La fiabilité entre les observateurs et la validité des résultats ont-elles été considérées?
• Ara gözlemcilerin güvenirliği ile bulguların geçerliğine dikkat edildi mi?• ¿Se prestó atención a la fiabilidad de los interobservadores y a la validez de los resultados?
Bayrakları çevreleyip birbirimize güveniriz.Autour des drapeaux, et ainsi nous pouvons croire les uns en les autres.
Bayrakları çevreleyip birbirimize güveniriz. Bir takım olarak, birlikte savaşabiliriz.Krążymy wokół flag i ufamy sobie, walczymy razem jako zespół, zjednoczeni.
Bayrakları çevreleyip birbirimize güveniriz. Bir takım olarak, birlikte savaşabiliriz.We lopen om vlaggen heen en dan kunnen we elkaar vertrouwen en vechten als team, als eenheid.
Bayrakları çevreleyip birbirimize güveniriz.Chúng ta đứng vòng tròn quanh quốc kì và sau đó chúng ta có thể tin tưởng nhau.
Bayrakları çevreleyip birbirimize güveniriz.Ci riuniamo intorno alle bandiere, e ci fidiamo l'uno dell'altro.
Bayrakları çevreleyip birbirimize güveniriz.Damos vueltas alrededor de banderas, y así podemos confiar en los demás.
Bayrakları çevreleyip birbirimize güveniriz.깃발을 중심으로 뭉칠 때, 우린 서로 신뢰할 수 있습니다.
Bayrakları çevreleyip birbirimize güveniriz.Körbeveszünk zászlókat, és máris bízhatunk egymásban.
Bayrakları çevreleyip birbirimize güveniriz.Ne strângem în jurul steagurilor și asta ne face să avem încredere unul în celălalt.
Bayrakları çevreleyip birbirimize güveniriz.Wir umkreisen Flaggen und dann können wir einander vertrauen.
Bayrakları çevreleyip birbirimize güveniriz.Μαζευόμαστε γύρω από σημαίες και τότε εμπιστευόμαστε ο ένας τον άλλο.
Bayrakları çevreleyip birbirimize güveniriz.Мы собираемся вокруг флага, и тогда мы можем друг другу доверять.
Bayrakları çevreleyip birbirimize güveniriz.דרך שדה מגנטי שמייצר זרם.
Bayrakları çevreleyip birbirimize güveniriz.ندور حول الاعلام فنثق ببعضنا.
Bayrakları çevreleyip birbirimize güveniriz.チーム あるいは集団として 戦うことができます
Bazıları savaş arabalarına, Bazıları atlarına güvenir, Bizse Tanrımız RABbin adına güveniriz.(19:8) Иные колесницами, иные конями, а мы именем Господа Бога нашего хвалимся:
Bazıları savaş arabalarına, Bazıları atlarına güvenir, Bizse Tanrımız RABbin adına güveniriz.Éstos confían en carros, y aquéllos en caballos; pero nosotros confiamos en el nombre de Jehovah nuestro Dios
Bazıları savaş arabalarına, Bazıları atlarına güvenir, Bizse Tanrımız RABbin adına güveniriz.Jene verlassen sich auf Wagen und Rosse; wir aber denken an den Namen des HERRN, unsers Gottes.
İlgili Sayfalar