güvenir ile cümle
güvenir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kendine çok güvenir.Confianza en sí mismo.
Onlar, sadece çeliğin gücüne güvenir.Teme únicamente al poder de la Matriz.
Sıcak, verimsiz iklimlerde yaşamalarına rağmen suya yüksek ölçüde güvenirler.Si bien viven en climas calurosos y áridos, son sumamente dependientes de la existencia de agua.
Kullanıcı sertifika otoritelerinin yalnızca meşru web sitelerini onaylayacağına güvenir.L'utente si fida dell'autorità di certificazione che garantisce solo siti web legittimi.
In God We Trust (Türkçe: Tanrı'ya Güveniriz), Amerika Birleşik Devletleri'nin sloganıdır.In God We Trust ("In Dio confidiamo" in lingua inglese) è il motto degli Stati Uniti d'America.
En iyi arkadaşı Kyle'dan daha çok Stan kendine güvenir.Il ragazzo si confessa col suo migliore amico gay nonché suo compagno di stanza, Kyle.
Şeffaflık, güvenirlilik, disiplin ve öngörülebilirliğe bağlıdır.Si basa sui principi di buona governance, proporzionalità, trasparenza e sostenibilità.
Kudretine ve adaletine güvenirdi.Он твёрдо верит в справедливость, правосудие.
Silahların ustası Warrior hızına, gücüne, dayanıklılığına ve zırhlarına güvenir.Воин — мастер оружия, полагающийся на свою ловкость, скорость, силу, точность и умение носить тяжелые доспехи.
Bu durumda bloglarda anlatılan haberlerin ve yazıların güvenirliliğinden şüphe etmemiz gerekir.Многие усомнились в правдивости сообщений в блоге.
Kullanıcı sertifika otoritelerinin yalnızca meşru web sitelerini onaylayacağına güvenir.Будем полагать, что сервер аутентификации у них общий.
Genellikle, bir şeyin resmini görürsünüz; ona inanır, ondan büyülenir ve dürüstlüğüne güvenirsiniz.وفيه ما يؤدي الجاهل إلى علم ما يعتقده من دينه ويعمل به من فرائضه، ويفهم كثيرا من أصول الرغائب والآداب)) .
Azami güvenirlik için, her 600P’nin montajı ve mahfazalanması tek bir saat ustasına emanet edilmiştir.لإضفاء الوثوقية القصوى، كلف معلم ساعاتي واحد بتجميع وتركيب كل من الكاليبرات 600P.
Kendine çok güvenir.لا بد من الثقة بالنفس.
Antivirüs yazılımı, geleneksel olarak, kötü amaçlı yazılımları tanımlamak için imzalara güvenir.تقليديا، برامج مكافحة الفيروسات شديدة الاعتماد على التوقيعات لتحديد البرمجيات الخبيثة.
Kendine çok güvenir.Mostra-se muito seguro de si mesmo.
In God We Trust (Türkçe: Tanrı'ya Güveniriz), Amerika Birleşik Devletleri'nin sloganıdır.In God We Trust (Em Deus Confiamos) é o lema nacional dos Estados Unidos e do estado da Flórida.
Yayınlanan listelerin güvenirliği her zaman sorgulanmıştır.A precisão da história registrada tem sido questionada.
Benson'a genelde herkes güvenir çünkü çok sorumluluk sahibi ve çalışkandır.Ele geralmente pensa em Betty apenas como amigo e confidente.
Çünkü yazılımın sağlamlılığı, güvenirliliği ve programcıların üretkenliliği önemlidir.A robustez do software, a durabilidade e a produtividade do programador são importantes.
Boşboğazdır ve hep kendi dediklerine güvenir.É reservado e parece sempre estar escondendo algo.
Kudretine ve adaletine güvenirdi.Desigualdade e Justiça Tributária.
Kendine çok güvenir.Ze zijn erg zelfverzekerd.
Bu geçiş haberleşmenin kapsamını ve güvenirliğini artırmaktadır.Hierdoor zal de capaciteit en de veiligheid van de verbinding verhoogd worden.
Boşboğazdır ve hep kendi dediklerine güvenir.Ino jest pewna siebie i przebojowa, zawsze mówi to, co myśli.
Kendine çok güvenir.Nabiera także dużo pewności siebie.
Bu geçiş haberleşmenin kapsamını ve güvenirliğini artırmaktadır.Poprawia bezpieczeństwo i pewność prowadzenia auta.
Çoğu film yapımcısı not almak ve dağıtımı satmak için film festivallerine güvenir.De flesta independent-filmare använder sig av filmfestivaler för att bli uppmärksammade och få distribution.
Megolamandır, zekasına güvenir.Säker på sin sak – Övertygad.
Herkes bunun bir son bulmasını ister ve bu açıdan Sağ Kalan Çocuk Harry Potter'a güvenirler.Många personer svävar i livsfara och ingen går säker någonstans, allra minst Harry Potter.
Kendine çok güvenir.Надзвичайно впевнений у собі.
Onlar, sadece çeliğin gücüne güvenir.Вона лише приймає впливи згори.
Herkes bunun bir son bulmasını ister ve bu açıdan Sağ Kalan Çocuk Harry Potter'a güvenirler.Всі зробили висновок, що ці слова відносяться до Гаррі Поттера, якого Блек вирішив вбити.
Tom, Mary'ye güvenir.Том покладається на Мері.
Bu geçiş haberleşmenin kapsamını ve güvenirliğini artırmaktadır.Zvyšuje bezpečnost a pohodlí jízdy.
Yayınlanan listelerin güvenirliği her zaman sorgulanmıştır.Věrohodnost informací jím sepsaných je často zpochybňována.
İnsanların talep etme nedenlerine göre güvenirliğin farklı tanımları vardır.Podle toho, co od reklamy očekáváme, zvolíme různé účely.
Kendine çok güvenir.Je velmi sebevědomý.
Çarlık Ordusu'ndan gelmiş olmasına karşın Stalin ona güvenir ve saygı duyardı.Jeden z důvodů byl také ten, že Stalin maršála respektoval a obdivoval.
Yayınlanan listelerin güvenirliği her zaman sorgulanmıştır.A választások tisztaságát folyamatosan megkérdőjelezik.
In God We Trust (Türkçe: Tanrı'ya Güveniriz), Amerika Birleşik Devletleri'nin sloganıdır.In God We Trust (suom. ”Jumalaan me luotamme”) on Yhdysvaltojen virallinen motto.
Kendine çok güvenir.Hän on itsevarma.
Silahların ustası Warrior hızına, gücüne, dayanıklılığına ve zırhlarına güvenir.Walter Christie για την βελτίωση της σιλουέτας, των αναρτήσεων, της δύναμης και των όπλων των αρμάτων.
Kendine çok güvenir.Προς τον καθαρό εαυτό.
Geçiş Yardımcısı güvenirliliğini artırılması.Flertal for mere rejsegaranti.
Çarlık Ordusu'ndan gelmiş olmasına karşın Stalin ona güvenir ve saygı duyardı.Trods sin baggrund som officer i zarens hær, vandt Sjaposjnikov Stalins respekt og tillid.
Her şeyde en iyi arkadaşı Sarah'a güvenir.Han er Sarahs bedste ven og dybt knyttet til hende.
Çarlık Ordusu'ndan gelmiş olmasına karşın Stalin ona güvenir ve saygı duyardı.På tross av sin bakgrunn som offiser under tsaren vant Sjaposjnikov Stalins respekt og tillit.
Herkes bunun bir son bulmasını ister ve bu açıdan Sağ Kalan Çocuk Harry Potter'a güvenirler.For det han vil mest av alt er å drepe Harry Potter, gutten som overlevde alle de tidligere angrepene hans.
Boşboğazdır ve hep kendi dediklerine güvenir.Pantang menyerah dan selalu penuh percaya diri.
Michonne, Carl'a güvenir ve oğlunun adının Andre Anthony olduğunu söyler.Carl cuối cùng cũng thuyết phục được Michonne nói ra tên đứa con của mình - Andre Anthony.
Kendine çok güvenir.Rất cần cù về chính sự.
Michonne, Carl'a güvenir ve oğlunun adının Andre Anthony olduğunu söyler.ミショーンはカールに自分の息子アンドレの事を打ち明ける。
Kanıtsal haksızlık, konuşmacının sözüne güvenirliğinin düşük seviyede olmasına sebep olan haksızlıklar içerir.証言的不正義とは、「話者の言葉に対して低い信頼性しか与えない」ように働く偏見のことである。
Megolamandır, zekasına güvenir.激励して、能力に自信を持たせる。
Genellikle, bir şeyin resmini görürsünüz; ona inanır, ondan büyülenir ve dürüstlüğüne güvenirsiniz.常見其事而歆羨, 則其勢必效而爲之, 益無疑矣。
Kendine çok güvenir.相當有自信。
Yayınlanan listelerin güvenirliği her zaman sorgulanmıştır.这种禁止披露命令的合宪性一直受到质疑。
En iyi arkadaşı Kyle'dan daha çok Stan kendine güvenir.스탠은 그의 가장 친한 친구인 카일보다는 약간 단정적이다.
Genellikle, bir şeyin resmini görürsünüz; ona inanır, ondan büyülenir ve dürüstlüğüne güvenirsiniz.전지는 당시 관념이나 관습을 표현하였으며 소박한 소재를 주제로 잡아 표현하여 민속적으로 표현한것이 대부분이다.
İlgili Sayfalar