güvenilir ile cümle

güvenilir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hogwarts: Bir Tarihe göre kurucular, kızların erkeklere göre daha güvenilir olduklarını düşünüyorlardı.Como a discussão se aquece, ele afirma que acha que as mulheres são mais fiéis do que os homens.
Onun görüşleri tamamiyle pratik yarar sağlayan, mantıklı, güvenilir bilgiler ortaya koyar.Confiam mais em coisas palpáveis, concretas, informações sensoriais.
Kan testleri daha güvenilirdir.Os resultados das análises de sangue podem ser normais.
Bu yaklaşım güvenilirlik ve sürdürülebilirlik problemlerinin birçoğunu ortaya çıkarır.Mostrou desenvoltura e persistência na solução de vários problemas.
Kardeşi ve güvenilir bir müttefiki olarak Priscus, kardeşi Roma'ya doğru hareket ettiğinde Doğu'da kaldı.Como irmão e aliado, Prisco assumiu o controle do oriente enquanto Filipe marchou para Roma.
Mucitler, zamanın buhar makinelerine güvenilir bir alternatif oluşturmayı öngörmüştür.K {\displaystyle \mathbb {K} } admite uma estrutura de espaço vetorial sobre ele mesmo.
Gram boyama da listeriosis gibi belirli bir yerdeki enfeksiyonları belirlemek için güvenilir olmayabilir.Gramkleuring is ook minder betrouwbaar bij bepaalde infecties zoals listeriose.
Bu, hepsi olmasa da bazılarının güvenilirliğinin sorgulanmasına neden olmaktadır.Of dit allemaal waar is, wordt door sommige artsen betwijfeld.
Sertifika, güvenilir bir sertifika otoritesi (CA) tarafından imzalanır.Een CRL wordt bijgehouden door een certificate authority (CA).
Popüler olmasının nedeni ucuz olması, güvenilir olması, iş görmesi ve fazla pahalı olmamasıdır.Het is populair omdat het veilig is, goed werkt en niet veel geld kost.
Çünkü en azından bir adet durum geçişi meydana gelir, bu da onu daha güvenilir hale getirir.Daardoor werd de snaar als het ware verkort, wat een hogere toon geeft.
Güvenilirlik ürünlerin veya proseslerin önemli bir özelliğidir.Medewerkers voelen zich verantwoordelijk voor een product of proces.
Önceden hesaplanmış sayı (challage) sayesinde LM’e göre daha güvenilirdir.Zij waren meer dan voorheen geneigd zich op een vaste plaats te vestigen.
Tarihi konusundaki bilgi daha güvenilirdir.Geschiedkundig is het verhaal niet betrouwbaar.
Burada verilen bilgiler tamamiyle güvenilir değildir.De overvloed aan informatie die hierdoor is ontstaan, is niet altijd even betrouwbaar.
Bu yüzden hastalığın tanısında genetik testler güvenilir bir seçenek oluşturmaz.Genetisch onderzoek is daarom een onbetrouwbare optie om de diagnose van de ziekte te stellen.
Uyku modundan uyanmanın güvenilirliğini artırılması.Beïnvloeding van de kwaliteit van de slaap.
Her şeyden önce onu o anda güvenilir bir dost olarak görür.Weldra was hij haar vertrouwde vriend.
Wi-Fi bağlantılarının güvenilirliğini artırır.De vereisten worden bepaald door de Wi-Fi Alliance.
Bu sistem yazılımı basitleştirmiş ve böylece güvenilirliğini arttırmıştır.Dit vereenvoudigt het beheer aanzienlijk en verhoogt de betrouwbaarheid.
Güvenilir bir Hadis der ki: 'Yahudiler sizle savaşacak, ama siz onlara hakim olacaksınız.'Hij zei: 'Dirty Jewish face, I will kill you.
Wolf, özel bir Nazi ve Hitler'in yakın çevresinin güvenilir bir üyesiydi.Schwarz bleef een raadselachtig lid in Hitlers binnenste cirkel van vertrouwelingen.
Birim'e atfedilmesi, kitaptaki bilgilerin güvenilirliğinin sorgulanmasına neden oldu.Op basis van de beelden, trokken ze de authenticiteit van de inscriptie ernstig in twijfel.
Öte yandan Plutarkhos ise en güvenilir ayrıntıları vermiştir.Plutarchus gaf het meest gedetailleerde verslag van de veldslag.
Onun güvenilir olduğuna inanıyorum.Ik geloof dat hij te vertrouwen is.
Sonra, “Yaz!” diye ekledi, “Çünkü bu sözler güvenilir ve gerçektir.”"I mówi: Napisz to, gdyż słowa te są pewne i prawdziwe.
“Onu güvenilir Ruh (Cebrail) indirmiştir.Utworzył w nim pojęcie zarażonego wiarą (faith-sufferer).
Bilimsel kuramlar, bilimsel bilginin en güvenilir, en kesin ve kapsamlı formudur.Teoria naukowa jest najbardziej rzetelną, rygorystyczną i kompletną formą wiedzy naukowej.
Ev Paylaşımı bağlantılarının güvenilirliğini artırır.Z domu wyniosła przekonanie o konieczności dzielenia się majątkiem.
Bunun için de gazetecinin güvenilir kişi olması zorunludur.Po pierwsze, wymaga tego ode mnie dziennikarska rzetelność.
Veri iletiminde eşlik biti kullanılarak çok güvenilir olmayan hata denetimleri yapılabilir.Transmisja danych musi być bardzo dobrze zabezpieczona przeciw wystąpieniu błędów.
Burada verilen bilgiler tamamiyle güvenilir değildir.Informacji tej nie przyjęto za wiarygodną.
Fakat bunların hiçbiri çok güvenilir değildir.Żadne z tych źródeł nie jest do końca wiarygodne.
Etkili, güvenilir bir ödeme sistemi tesis etmek ve bu sistemi çalışır vaziyette tutmak.Opracowała pewien niezawodny system, który ma w tym pomóc.
Hogwarts: Bir Tarihe göre kurucular, kızların erkeklere göre daha güvenilir olduklarını düşünüyorlardı.Częściowo może to wynikać z faktu, że elfy uważały ludzi za gorszych od siebie.
Çift yıldız sistemlerindeki gezegenlerin bulunmasında en güvenilir yöntem budur.Jest to pierwsza planeta odkryta w bliskim układzie podwójnym gwiazd.
İş ise Castro'nun en güvenilir generallerinden birisi olan Emilio Rebenga'yı öldürmekti.Emilio Rebenga – był jednym z głównych doradców Fidela Castro, odpowiedzialnym za zakatowanie grupy ludzi.
RTP herhangi bir şekilde reliability (güvenilirlik) garantisi vermez.RTP nie gwarantuje jakości usługi (QoS).
Moleküler markörler, moleküler belirleyiciler diğer belirleyicilere göre daha güvenilirdirler.Morfologiczne i molekularne dane są lepiej poznane u ssaków niż u pozostałych zwierząt.
Şara, daima Esed rejiminin güvenilir bir destekçisi oldu.W ostatnim czasie FOD pełniła normalną pomocniczą służbę policyjną.
Talazan kelime anlamıyla sağlam, güvenilir demektir.Storråda oznacza osobę mocną w słowach, dumną.
Xsan güvenilirliğini artırır.Jonsson powiększa przewagę.
Sonra, “Yaz!” diye ekledi, “Çünkü bu sözler güvenilir ve gerçektir.”"Och så säger han; "Skriv, därför att dessa ord är trovärdiga och sanna."
Çift yıldız sistemlerindeki gezegenlerin bulunmasında en güvenilir yöntem budur.Detta är den mest pålitliga metoden att upptäcka planeter i ett dubbelstjärnesystem.
Gram boyama da listeriosis gibi belirli bir yerdeki enfeksiyonları belirlemek için güvenilir olmayabilir.Gramfärgning är också mindre pålitligt vid vissa infektioner såsom listerios.
Bu tanklar mekanik olarak çok güvenilirdi ve yüksek hareket kabiliyetine sahipti.Dessa lätta stridsvagnar var mycket pålitliga rent mekaniskt och hade hög rörlighet.
Sertifika, güvenilir bir sertifika otoritesi (CA) tarafından imzalanır.Certifikatet är signerat av en certifikatutfärdare (CA).
PD/Pİ sık kullanılmasına karşın aHÜS'te güvenilirliği ve etkinliğine ilişkin kontrollü bir çalışma yoktur.Även om PE/PI ofta används finns det inga kontrollerade studier på dess säkerhet eller effektivitet för aHUS.
İletiler, kullanıcıya güvenilir bir kaynaktan geldiği için açıkça tanımlanacaktır.Konsumenter är mycket mer villiga att hålla med om det som sägs om det kommer från en pålitlig källa.
Bu yüzden hastalığın tanısında genetik testler güvenilir bir seçenek oluşturmaz.Genetisk testning utgör därför ett opålitligt alternativ för diagnostisering av sjukdomen.
Tarihi konusundaki bilgi daha güvenilirdir.Stilhistoriskt är den tidigare dateringen den troligare.
Hastalığın başlangıcında her zaman güvenilir bir ayırt edici olmayabilir.I början av sjukdomsförloppet upplevs ofta inga symptom alls.
Öte yandan Plutarkhos ise en güvenilir ayrıntıları vermiştir.Plutarchos ger oss den mest detaljerade skildringen av slaget.
Fakat bu sevecen köpekler aslında sakin, güvenilir ve sadık bir yapıya sahiptir.Den hannoveranska viltspårhunden har ett lugnt och stabilt temperament.
Fakat bunların hiçbiri çok güvenilir değildir.De är inte fullt tillförlitliga.
Güvenilir ve hızlı bir işletim sistemidir.Ett säkert och robust ledningssystem.
Yardımsever ve güvenilir.För lång och trogen tjänst.
Hitler, Bormann'dan hoşlanıyordu ve onu güvenilir buluyordu.Гітлер любив А. Бормана і вважав його надійним працівником.
Çünkü en azından bir adet durum geçişi meydana gelir, bu da onu daha güvenilir hale getirir.Вище за нього вони поступово відступають, утворюючи покрівлю.
Bu yüzden güvenilir değildir.Мені вона не видається надійною.
İlgili Sayfalar