güvenilir ile cümle
güvenilir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İslâm bilginleri tarafından güvenilir (sîka) bir râvî olarak değerlendirilmiştir.Он учил их быть смелыми, правдивыми, верящими в себя, верящими в Человека».
Gey ve lezbiyen popülasyonunun büyüklüğüyle ilgili güvenilir veriler kamu politikası için önemlidir.Надежные данные о размере популяции геев и лесбиянок важны для построения наилучшей социальной политики.
William'ın güvenilir hiçbir portresi bulunamamıştır.Ни одного прижизненного портрета Маргарет не сохранилось.
Diğer yandan M1910/30 lar sağlam ve güvenilirdi.1910/30 гг. становились полностью беззащитными.
Akü deşarj olurken, hidrojen basıncı düşer ve güvenilir bir şarj göstergesi sağlar.По мере разряда аккумулятора давление водорода падает, обеспечивая надёжную индикацию степени разряда.
Kodlar, etkin ve güvenilir veri iletim yöntemleri tasarlamak amacıyla incelenir.Коды изучаются с целью разработки эффективных и надёжных методов передачи данных.
İnsanların en güvenilir olanıydı.Это был самый преданный человек.
Holmes Hedgepeth'e kendisine güvenilir bir avukat önermesi için 500$ komisyon sözü verir.Хеджепету он обещал 500 долларов в обмен на то, что тот предоставит имя адвоката, которому можно доверять.
Çifte sıkıştırma bağı daha da bir güvenilir ve de çözülemezdir.Однако привод распределительного вала получается сложнее и менее надёжным.
Bu yöntem bir suçlunun tanınması için son derece güvenilir bir yöntemdir.Данный источник признан надёжным способом определения религиозной самоидентификации.
Her şeyden önce onu o anda güvenilir bir dost olarak görür.Как и она, он очень надежный друг.
TCP bağlantılarının performansını ve güvenilirliğini artırır.TCP следит за надёжностью и перегрузками.
Sancak bağından çok daha güvenilir bir bağdır.Правый берег значительно круче левого.
Bilgi hakkında güvenilirlik açıkları temin eder ve sızma testleri gayretlerinde yardımcı olur.Они разъясняют друг другу новый материал и помогают устранять пробелы в знаниях.
Güvenilir bir Arapça baskı bulmak oldukça zordur.На деле получить законный развод для саудовской женщины очень сложно.
Diğerleri tarafından güvenilir ve zeki olarak adlandırılırlar.Другие люди положительно воспринимают их как разумных и надёжных.
Tarihi konusundaki bilgi daha güvenilirdir.Сведения о данном периоде истории региона отличаются большей достоверностью.
Zazaca konuşanların sayısı hakkında güvenilir kaynak yoktur.Надёжные данные по количеству ассирийцев отсутствуют.
Bu tanklar mekanik olarak çok güvenilirdi ve yüksek hareket kabiliyetine sahipti.Эти двигатели очень надёжны, и имеют огромный потенциал.
İletiler, kullanıcıya güvenilir bir kaynaktan geldiği için açıkça tanımlanacaktır.سيتم تحديد الرسائل بوضوح للمستخدم على أنها تأتي من مصدر موثوق به.
Uluslararası ve yerel gözlemciler seçimi özgür, adil ve güvenilir olarak değerlendirdi.أعلن المراقبون الدوليون والمحليون أن الانتخابات حرة ونزيهة وذات مصداقية.
Bilimsel kuramlar, bilimsel bilginin en güvenilir, en kesin ve kapsamlı formudur.النظريات العلمية هي الشكل الأكثر موثوقية، ودقة، وشمولاً للمعرفة العلمية.
Web sitesi geçerli bir sertifika sağlar, yani sertifika güvenilir bir yetkili tarafından imzalanmış demektir.ويوفر الموقع شهادة صالحة، وهذا يعني تم التوقيع عليها من قبل سلطة موثوق به.
Bu aşamada, güvenilirlik mühendisliğinin gelişimi, kalite ile paralel bir yol üzerinde bulunmaktaydı.كان تطوير هندسة الوثوقية هنا على مسار متوازي بجودة.
Bu tip uygulamalarda cihazların yüksek verimli ve güvenilir olaması çok önemlidir.مثلا، على هذه الأجهزة أن تثبت أنها آمنة وفعالة في نفس الوقت.
Bu sebeple hükümdarlar, bunların güvenilir ve sadık kimselerden olmasına dikkat ederlerdi.يعبدونهم ويُعتبرون أيضًا بمثابة عروض نذرية من المؤمنين المخلصين.
Güvenilir kaynaklardan faydalanarak gelişmesine yardımcı olabilirsiniz.يمكنك المساعدة بتوسيعها بمداخلات ذات مصادر موثوقة.
Güvenilir bir Hadis der ki: 'Yahudiler sizle savaşacak, ama siz onlara hakim olacaksınız.'فقال اليهودي: «أمير المؤمنين قدمني إلى قاضيه، وقاضيه يقضي عليه!
William'ın güvenilir hiçbir portresi bulunamamıştır.لا توجد صورة أكيدة باقية لروبرت.
Kan testleri daha güvenilirdir.فحوصات الدم كاملة.
Akü deşarj olurken, hidrojen basıncı düşer ve güvenilir bir şarj göstergesi sağlar.عندما تفرغ البطارية ينخفض ضغط الهيدروجين ويعطي حالة مستقرة لحركة التيار.
Lütfen güvenilir kaynaklara alıntılar ekleyerek bu bölümü geliştirmeye yardımcı olun.برجاء المساعدة على تحسين هذا القسم بإضافة استشهادات لـ مصادر موثوقة.
Yönetici büyük ölçekli çevrimiçi hareket işlem uygulamalarının etkin ve güvenilir biçimde çalışmasını sağlar.يبدأ الجمهور في فقد الثقة في أداء الحكومة لأدوارها بكفاءة وفاعلية.
Kardeşi ve güvenilir bir müttefiki olarak Priscus, kardeşi Roma'ya doğru hareket ettiğinde Doğu'da kaldı.وبما أن شقيقه فيليب كان حليفا موثوقا، فقد بقي بريسكوس في الشرق، في حين انتقل فيليب إلى روما.
Sika: Sözüne güvenilir kişi.والمذهب: المعتقد الذي يذهب إليه.
Kısa zamanda güvenilir bir kişi olur.وسرعان ما تحول إلى قاتل مؤتمن.
Âhad haberler, sahih (güvenilir) ve zayıf olabilirler.وسمى العلماء الحرف الغير منقوط "مُهْمَلًا" وسموا الحرف المنقوط "مُعْجَمًا".
15 yaşın altında çocuklarda güvenilirliği belirlenmediğinden kullanılmamalıdır.هذه القيم لا تنطبق على الأطفال الذين تقل أعمارهم عن خمس سنوات بحيث لا ينبغي فرض مثل هذه القيود.
Güvenilir kaynaklardan onun hakkında bilgi edindim.عرفنا من مصدر موثوق به.
Sami güvenilir değildi.سامي ليس جديرا بالثقة.
Bu yöntem bir suçlunun tanınması için son derece güvenilir bir yöntemdir.Este método é muito fiável para identificar um criminoso.
903'te görünüşe göre, Shaun Tougher'ın kelimeleriyle "Leon'un güvenilir sağ kolu" oldu.Por 903, talvez tornou-se, nas palavras de Shaun Tougher "confiável braço-direito de Leão".
Onlar, insanların dürüst, saygın ve güvenilir olduğuna inanırlar.Elas acreditam que as pessoas são basicamente honestas, decentes e dignas de confiança.
Yapımda esas sorun güvenilirliği ve maliyeti arasındaki dengeydi.Uma das principais preocupações no projeto foi o de equilíbrio entre confiabilidade e custo.
Ancak Hayalet'in güvenilirliğinden emin değildir.Ele, contudo, duvida da personalidade do fantasma.
Hastalığın başlangıcında her zaman güvenilir bir ayırt edici olmayabilir.No entanto, na fase inicial da doença este indicador nem sempre é confiável.
Zazaca konuşanların sayısı hakkında güvenilir kaynak yoktur.Não há estatísticas fiáveis sobre o número de falantes de tachelhit.
Gram boyama da listeriosis gibi belirli bir yerdeki enfeksiyonları belirlemek için güvenilir olmayabilir.A coloração de Gram é menos sensível em determinadas infeções, como a listeriose.
Bu yüzden hastalığın tanısında genetik testler güvenilir bir seçenek oluşturmaz.Por conseguinte, os testes genéticos não são uma alternativa confiável no diagnóstico da doença.
Atom saati icadının öncülüğüyle bu mevcut zamanın ölçümde en güvenilir kaynak oldu .Antes da invenção relógio atômico, esta era a maneira mais precisa para medir o tempo.
Güvenilir kaynaklardan faydalanarak gelişmesine yardımcı olabilirsiniz.Você pode ajudar expandindo-o com entradas de origem confiável.
10Be ve 14C, buz çekirdeği topluluğu tarafından daha güvenilir bulundu.Be10 e C14 são considerados indicadores mais confiáveis pela comunidade científica.
Kömür 21.yüzyılın güvenilir ve önemli enerji kaynağı olacaktır.Acredita-se que no século XXI a Terra sofrerá graves problemas ambientais e energéticos.
Milano'lu Vitalis'in hayatı hakkında güvenilir kaynak ve bilgiler pek azdır.Muito pouco se sabe sobre as origens e a educação de Ricardo de São Vitor.
Güvenilirliği oldukça yüksek bir algoritmadır.O método da potência é um algoritmo muito simples.
Örnek: "Kefil olduğunuz gece bekçisi hakikaten güvenilir çıktı; üç gün sonra bizim kasayı yüklenip kayboldu.""Orando, ele teve uma visão, três dias antes de o prenderem: viu seu travesseiro queimado pelo fogo.
Bu yüzden güvenilir değildir.Não pode ser confiavel.
Bunun için de gazetecinin güvenilir kişi olması zorunludur.É importante que o repórter seja insistente.
Öncelikle etrafında güvenilir adamlar olmalıdır.As pessoas devem ser confiantes.
Bu verilerin güvenilir olmayan kişilerin eline geçmemesi kritik öneme sahiptir.E a importância de que esse segredo não caia em mãos erradas.