güvendi ile cümle
güvendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Vakaların %70 ila %85'inde tacizci, çocuğun tanıdığı ve güvendiği bir kişiymiş.In 70% to 85% of cases, the abuser was a person the child knew and trusted.
PASOK'un en güvendiği silahları şunlar:PASOK's weapons of choice are:
UNMIK başkan yardımcısı Patricia Woring Kosova hükümetine güvendiğini söyledi.UNMIK deputy chief Patricia Woring said she is confident in the Kosovo government.
Mustafa-Remi, Yüksek Mahkemenin kararı bozacağına güvendiğini belirtti.He said he trusts that the Supreme Court will overturn the decision.
S, her iki tarafın da güvendiği bir sunucudur.S is a server trusted by both parties.
Politika ve strateji danışmanlığı için büyük ölçüde Başsavcısı John E. Brownlee'ye güvendi.He relied extensively on his Attorney General, John E. Brownlee, for counsel on policy and strategy.
Anketin 2015 yinelemesinde, ankete katılanların yüzde 93'ü aşılara güvendiklerini söyledi.In the 2015 iteration of the poll, 93 percent of the respondents said they trusted vaccines.
Kalakani bir süre için ordusuna vergi ödemeden kraliyet hazinesine güvendi.For a while, Kalakani relied on the royal treasury to pay his army, without levying taxes.
Kendimize aşırı güvendiğimizi düşünmüyoruz ama her şey yolunda görünüyor.We don't think we're overconfident, but everything looks good.
Cerrahı, tıp uzmanlarının teşhislerine güvendiğini savundu.The surgeon argued that he relied on the diagnostic support of medical specialists.
Padişaha o kadar yakındı ki, onun en güvendiği adamlarından biri sayılırdı.He was so close to the sultan that he would be considered one of his most trusted men.
Geri kalanı için Alman şövalyelerinin ve Saracen atlılarının savaş gücüne güvendi.For the rest he trusted the fighting strength of his German knights and Saracen horsemen.
( Statünüzün, gücünüzün ya da güvendiklerinizin kaynağı yine kendinizsiniz. )Uwe Schimank: Handeln und Strukturen.
Seçimle gelmeyen ama kralın güvendiği senato üyeleri, hayat boyu atandılar.Die Senatoren des Königreiches wurden nicht gewählt, sondern vom König auf Lebenszeit ernannt.
Ona güvendim bu konuda.On avait confiance en elle.
Hem de en yakın , en güvendiği arkadaşları tarafından.C’est aussi sa plus proche conseillère et sa plus fidèle amie.
Delhi Sultanının asıl güvendiği 120 adet iri fildi.Les 120 missiles Hadès prévus devaient être très mobiles.
Tanrıya güvendiğinizi söylüyorsunuz.Qu'ils aient confiance en Dieu.
Ona güvendim.Yo confío en ella.
O sana güvendi.Ella confiaba en ti.
Sana güvendim.Confiaba en ti.
Onlar Tom'a güvendiler.Confiaban en Tom.
Tom'a güvendim.Confié en Tom.
Ben Tom'a güvendiğim için bir aptaldım.Fui un idiota por confiar en Tom.
Şu hayatta en güvendiğin kişi kim?¿Quién es la persona en la que más confías en esta vida?
Tanrıya güvendiğinizi söylüyorsunuz.Afirmas fiar en tu dios.
Ona güvendim bu konuda.Yo creía en ella.
En sevdiği yemek domatestir, hayatta en güvendiği şeyin domates olduğunu defalarca vurgulamıştır.Su comida favorita es el tomate, diciendo que confía en los tomates más que nada en el mundo.
Koklayan Arı: Jet'in en güvendiği özgürlük savaşçılarından bir tanesidir.Monster C: uno de los luchadores más activos del Monster Army.
Zamanla Herizdağ olarak söylenmiş ancak daha sonra Güvendik ismi verilmiştir.Fue publicado sin su nombre pero reconocido más tarde.
Güvendiğim adam bana ihanet etti.L'uomo di cui mi fidavo mi ha tradito.
Dizide birçok kez çok güvendiği fiziksel yeteneklerini kullanabileceği fırsatlarla karşılaşır.Sembrano esserci alcuni dubbi sul quanto spesso possa utilizzare la sua Ora di Potere.
İnanç, herhangi bir kanıta gerek duyulmaksızın hissedilen güvendir.Вера - это уверенность без доказательств.
Tanrıya güvendiğinizi söylüyorsunuz.Ты говоришь, что ты уповаешь на своего Бога.
Ayrıca eşi Macron'un "güvendiği az sayıdaki insandan biri" olduğu da söylenmektedir.Она также, по слухам, является «одной из немногих людей, которым он доверяет».
Hem de en yakın , en güvendiği arkadaşları tarafından.Они самые дружелюбные и доверчивые из своих сородичей.
Sezar en güvendiği Lejyonu olan X Equestrisin ağır bir çatışmaya karıştığı sağ kanadın komutasını almıştı.Цезарь принял командование правым флангом, где его любимый X Парный легион вступил в тяжелый бой.
Tanrıya güvendiğinizi söylüyorsunuz.توكلنا على الله..
Theodoros'un hükümdarlığı boyunca, Georgios, İmparatorun kıdemli bakanı ve en güvendiği danışmanı oldu.Durante o reinado de Teodoro, Jorge foi o ministro sênior do imperador e seu assessor de maior confiança.
En sevdiği yemek domatestir, hayatta en güvendiği şeyin domates olduğunu defalarca vurgulamıştır.Sua comida favorita é tomate, e ele mesmo diz que confia mais nos tomates do que qualquer coisa no mundo.
Seçimle gelmeyen ama kralın güvendiği senato üyeleri, hayat boyu atandılar.Os membros do Senado não eram eleitos, mas eram confidentes do rei e eram nomeados de modo vitalício.
Batiatus'un sağ kolu ve en güvendiği kişilerden birisi.O braço esquerdo de Freeza e um de seus homens de maior confiança.
Ona güvendim bu konuda.Eu acreditei nele.
Venjix'in en çok güvendiği komutanıdır.Venjix's meest gevreesde generaal.
Hem de en yakın , en güvendiği arkadaşları tarafından.De namen zijn die van haar naaste en trouwste militaire medewerkers.
Don Michael Corleone nin en güvendiği adamlarından biridir.Detective Don Flack is een van de weinige mensen die hij echt vertrouwt.
Sezar en güvendiği Lejyonu olan X Equestrisin ağır bir çatışmaya karıştığı sağ kanadın komutasını almıştı.Cezar objął dowództwo nad swym prawym skrzydłem, gdzie jego ulubiony X legion zaangażował się w zażartą walkę.
Jumong'un güvendiği bir adamıdır.Ramiro to zaufany człowiek Gamboi.
Düğün hazırlığının başında güveyi ve gelin güvendikleri olgun birer arkadaşlarını sağdıç olarak seçerler.У чистоту та безневинність дітей спочатку вірить і старий священик, який приймає у них сповіді.
Zamanla Herizdağ olarak söylenmiş ancak daha sonra Güvendik ismi verilmiştir.«Ми вирішили привласнити це ім'я раніше, ніж хтось заявить на нього свої права.
O bana güvendi.Вона мені довіряла.
Tom, Mary'ye tamamen güvendi.Том повністю довіряв Мері.
Don Michael Corleone nin en güvendiği adamlarından biridir.Don Michael Corleone – Nejmladší syn Dona Corleona, pozdější nástupce.
Jumong'un güvendiği bir adamıdır.Děkuji Edmontonu za důvěru.
Tanrıya güvendiğinizi söylüyorsunuz.Apoi l-au întrebat dacă crede în Dumnezeu.
Ona güvendim bu konuda.Mi-a dat încredere în mine.
Şu anda ise Spartacus'ün güvendiği savaşçılardan biridir.A fost implicat în luptele contra lui Spartacus.
Don Michael Corleone nin en güvendiği adamlarından biridir.Don Corleone olyan ember, akit tisztelek.
Tanrıya güvendiğinizi söylüyorsunuz.Bízzál Istenben.
Hem de en yakın , en güvendiği arkadaşları tarafından.A közeli találkozásig drága barátaim.
İlgili Sayfalar