Scotch; tüm erkeklerin, salonda en az güvence sahipti.Scotch um; de todos os homens, que possuíam o mínimo de garantia na sala.
Scotch; tüm erkeklerin, salonda en az güvence sahipti.Scotch uno, de todos los hombres, que poseían la menor seguridad en la sala.
Scotch; tüm erkeklerin, salonda en az güvence sahipti.Scotch uno; di tutti gli uomini, che possedevano la minima garanzia in salotto.
Scotch; tüm erkeklerin, salonda en az güvence sahipti.Scotch unul; al tuturor oamenilor, ei poseda cel de asigurare în salon.
Scotch; tüm erkeklerin, salonda en az güvence sahipti.Scotch yksi, kaikkien ihmisten, heillä vähiten varmuutta salin puolella.
Scotch; tüm erkeklerin, salonda en az güvence sahipti.Scotch ένα? Όλων των ανθρώπων, που κατείχε το λιγότερο διαβεβαίωση στο σαλόνι.
Scotch; tüm erkeklerin, salonda en az güvence sahipti.Scotch, на всички хора, те са притежавали най-малко гаранция в салон.
Scotch; tüm erkeklerin, salonda en az güvence sahipti.Une écossaise; de tous les hommes, ils possédaient le moins d'assurance dans le salon.
Scotch; tüm erkeklerin, salonda en az güvence sahipti.Шотландский один, всех людей, они обладали мере уверенность в гостиную.
Scotch; tüm erkeklerin, salonda en az güvence sahipti.Шотландський один, всіх людей, вони володіли міру впевненість у вітальню.
Scotch; tüm erkeklerin, salonda en az güvence sahipti.ויסקי אחד; של כל הגברים, ברשותם את הביטחון לפחות בסלון.
Scotch; tüm erkeklerin, salonda en az güvence sahipti.سكوتش واحد ؛ من جميع الرجال ، وأنها تمتلك على الأقل التأكيد في صالة الاستقبال.
Scotch; tüm erkeklerin, salonda en az güvence sahipti.しかし、おそらくスレッジのシベリアの単なる交差はミスティックがしたように犬が描かれ、または
Sendika, üyelerinin iş hayatındaki haklarını güvence altına almaya çalışır.Förbundet strävar efter att trygga sina medlemmars intressen i arbetslivet.
Sendika, üyelerinin iş hayatındaki haklarını güvence altına almaya çalışır.Le syndicat vise à garantir les avantages de ses membres dans le milieu du travail.
Sendika, üyelerinin iş hayatındaki haklarını güvence altına almaya çalışır.Liitto pyrkii turvaamaan jäsentensä edut työelämässä.
Sendika, üyelerinin iş hayatındaki haklarını güvence altına almaya çalışır.Профсоюз стремится обеспечить интересы своих членов в трудовой жизни.
Sendika, üyelerinin iş hayatındaki haklarını güvence altına almaya çalışır.在芬兰劳工组织和工会活动非常普及,积极地参与工会活动在芬兰不会受到迫害。您可以自由地参加所属行业的工会。工会致力于保障劳动者的权益。
Serbest ya da girişimci olarak çalışmanın işsizlik güvencenizi etkiyebileceğini dikkate alın.Ota huomioon, että työskentely freelancerinä tai yrittäjänä voi vaikuttaa työttömyysturvaasi.
Serbest ya da girişimci olarak çalışmanın işsizlik güvencenizi etkiyebileceğini dikkate alın.Tänk på att arbete som freelancer eller företagare kan påverka din arbetslöshetsförsäkring.
Serbest ya da girişimci olarak çalışmanın işsizlik güvencenizi etkiyebileceğini dikkate alın.Tenga en cuenta que trabajar como autónomo o como empresario puede afectar a la cobertura por desempleo.
Serbest ya da girişimci olarak çalışmanın işsizlik güvencenizi etkiyebileceğini dikkate alın.Помните, что работа фрилансером или предпринимателем может повлиять на размер вашего пособия по безработице.
Serbest ya da girişimci olarak çalışmanın işsizlik güvencenizi etkiyebileceğini dikkate alın.لاحظ أن العمل كممارس للعمل المستقل من الممكن أن يؤثر على مستحقات ضمان البطالة لديك.
Serbest ya da girişimci olarak çalışmanın işsizlik güvencenizi etkiyebileceğini dikkate alın.请注意,以自由职业或创业者身份工作有可能影响你的失业保障。
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.A benignidade e a verdade guardam o rei; e com a benignidade sustém ele o seu trono.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.A kegyelmesség és az igazság megõrzik a királyt, megerõsíti irgalmasság által az õ székét.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Bontà e fedeltà vegliano sul re, sulla bontà è basato il suo trono
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Bunătatea şi credincioşia păzesc pe împărat, şi el îşi întăreşte scaunul de domnie prin bunătate. -
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Dobrotljivost in zvestoba stražita kralja in z dobrotljivostjo vzdržuje prestol svoj.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Fromm und wahrhaftig sein behütet den König, und sein Thron besteht durch Frömmigkeit.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Godhed og Troskab vogter Kongen, han støtter sin Trone ved Retfærd.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Goedheid en liefde voor de waarheid zijn van levensbelang voor de koning; op die goedheid steunt zijn troon.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Kalau raja memerintah dengan kasih, jujur dan adil, maka ia akan tetap berkuasa
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.왕은 인자와 진리로 스스로 보호하고 그 위도 인자함으로 말미암아 견고하니라
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.La bonté et la fidélité gardent le roi, Et il soutient son trône par la bonté.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.La misericordia y la verdad guardan al rey, y con justicia sustenta su trono
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Laupeus ja uskollisuus on kuninkaan turva, ja laupeudella hän valtaistuimensa tukee.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Mildhet och trofasthet äro en konungs vakt; genom mildhet stöder han sin tron.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Miłosierdzie i prawda króla strzegą, a stolica jego miłosierdziem wsparta bywa.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Milosrdenství a pravda ostříhají krále, a milosrdenstvím podpírá se trůn jeho.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Milosť a pravda strážia kráľa, a milosťou podopiera svoj trón.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Miskunnhet og sanndruhet er en vakt om kongen, og han støtter sin trone ved miskunnhet.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Sự nhân từ và chơn thật bảo hộ vua; Người lấy lòng nhân từ mà nâng đỡ ngôi nước mình.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Sự nhân_từ và chơn thật bảo_hộ vua ; Người lấy_lòng nhân_từ mà nâng_đỡ ngôi nước mình .
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Ελεος και αληθεια διαφυλαττουσι τον βασιλεα και ο θρονος αυτου υποστηριζεται υπο του ελεους.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Милост и вярност пазят царя, И той поддържа престола си с милост.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.Милость и истина охраняют царя, и милостью он поддерживает престол свой.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.חסד ואמת יצרו מלך וסעד בחסד כסאו׃
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.الرحمة والحق يحفظان الملك وكرسيه يسند بالرحمة.
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.王 因 仁 慈 和 誠 實 、 得 以 保 全 他 的 國 位 、 也 因 仁 慈 立 穩
Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.王 因 仁慈 和 誠實 、 得以 保全 他 的 國位 、 也 因 仁慈 立 穩
Şiddetin devlet tekelinde olması başlıca bir güvencedir.Este tipo de monopolio de la violencia ante todo sirve como promesa.
Şiddetin devlet tekelinde olması başlıca bir güvencedir.Et sådant statsmonopol på vold er først og fremmest en tryghed.
Şiddetin devlet tekelinde olması başlıca bir güvencedir.Ez az állami monopólium az erőszak felett, mindenekelőtt a bizalmat szolgálja.
Şiddetin devlet tekelinde olması başlıca bir güvencedir.폭력에 대한 국가 독점의 의의는 첫번째로, 안정성입니다.
Şiddetin devlet tekelinde olması başlıca bir güvencedir.Monopol państwa na przemoc, służy przede wszystkim jako otucha.
Şiddetin devlet tekelinde olması başlıca bir güvencedir.Một cơ chế độc quyền về bạo lực như thế trước tiên sẽ giúp ổn định xã hội.
Şiddetin devlet tekelinde olması başlıca bir güvencedir.Questo tipo di monopolio serve, innanzitutto, a rassicurare.
Şiddetin devlet tekelinde olması başlıca bir güvencedir.So ein staatliches Gewaltenmonopol dient, in erster Linie, als Bestätigung.
Şiddetin devlet tekelinde olması başlıca bir güvencedir.Takový státní monopol násilí především slouží jako pojistka.