Ana içeriğe geç
Sözlük

güven ile cümle

güven kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ona güvenilemez çünkü sık sık yalan söylüyor.She cannot be relied on because she often tells lies.
O, son çare olarak ilaca güvendi.She relied on the medicine as a last resort.
O yüksek sesle güvende olduğunu söyledi.She shouted that she was safe.
O, geleceği hakkında güvensiz hissetti.She felt insecure about her future.
O güvenilir bir kişidir.She is a reliable person.
O, onun güvenliği hakkında endişelidir.She is anxious about his safety.
Onun güvenine ihanet etti.She betrayed his trust.
Sevimli ve güvenilir bir kişidir.She is a charming and reliable person.
Çok sorumsuz olduğu için ona güvenemezsin.You cannot count on her because she's too irresponsible.
Verimli ve güvenilir bir yardımcıdır.She is an efficient and reliable assistant.
Senin sırrın benimle güvendedir.Your secret is safe with me.
Bay Sato güvenle uçağa bindi.Mr. Sato safely boarded the plane.
Uçak güvenli bir iniş yaptı.The airplane made a safe landing.
Hasta artık güvende.The patient is now safe.
Bir güvenlik depozitosuna ihtiyacın var mı?Do you require a security deposit?
Kim barış ve güvenliği istemez?Who doesn't hope for peace and security?
Oğlunun güvenli varışını duyana kadar anne rahat olmayacaktır.The mother will not be at ease until she hears of her son's safe arrival.
Sahip olduğum tüm parayı ona güvendim.I trusted him with all the money I had.
Onun sözüne güvenemiyorum.I can't trust in his word.
Güvende olan birkaç yolcu vardı.There were few passengers who were safe.
Yarın zamanında burada olacağın konusunda sana güvenebilir miyim?Can I rely on you to be here on time tomorrow?
Sorun ona güvenilip güvenilmeyeceğidir.The question is whether he can be trusted.
Sorun ona güvenilebilip güvenilemiyeciğidir.The question is whether she can be trusted.
Gece o mahallede yürümeyi güvenli hissetmiyorum.I don't feel safe walking in that neighborhood at night.
İyileşmek istiyorsan yalnız tıpa güvenemezsin.You can't rely on medicine alone if you want to get well.
Güvenlik en büyük düşmandır.Security is the greatest enemy.
Arkadaşlarımıza güvenmemek onlar tarafından aldatılmaktan daha aşağılayıcıdır.It is more ignominious to mistrust our friends than to be deceived by them.
Yardım için arkadaşlarınıza güvenmeyin.Don't lean on your friends for help.
Kısacası ona güvenmiyorum.In a word, I don't trust him.
Dürüstçe konuşulursa, o güvenilmez bir adamdır.Frankly speaking, he is an unreliable man.
Anne babalar, çocuklarının güvenliğinden sorumludurlar.Parents are responsible for the safety of their children.
Yaşlandığında güvenlik istiyorsan, şimdi biriktirmeye başla.If you want security in your old age, begin saving now.
Kendi güvenliğine daha fazla dikkat etmelisin.You should pay more attention to your own safety.
O tamamen güvenilmez olduğu için yardım isteyeceğim son kişi odur.He's the last person I would ask help from, because he is completely unreliable.
O sık sık yalan söylediği için ona güvenemeyiz.We can't trust him because he often tells lies.
Bize yardım etmesi için ona güvenebiliriz.We can depend on her to help us.
O, uçakların arabalardan daha güvenli olduklarını düşünüyor.He thinks that planes are safer than cars.
Onun dürüst olduğuna dair güvenim var.I have confidence that he is honest.
Uygun bir güvenlik duvarı sistemiyle bu sunucuyu yapılandırmam gerekiyor.I need to configure this server with an appropriate firewall system.
Ailesinin güvenli bir şekilde geldiğini duyduğuna sevindi.His family was glad to hear that he had arrived safely.
Ben onun güvenilir bir adam olduğunu düşünerek yanıldım.I was mistaken in thinking that he was a trustworthy man.
Güvenlik seviyesi İç Güvenlik Bakanlığı tarafından belirlendiği gibi, turuncudur.The security level, as established by the Department of Homeland Security, is orange.
Elinde bir tabancası olan bir kadına asla güvenme.Never trust a woman with a pistol in hand.
Öyle bir kişiye güvenemem.I cannot trust a person like that.
Kayıp balıkçı teknesi limana güvenli bir dönüş yapmıştı.The lost fishing boat made a safe return to harbour.
Güvenli bir kiralık kasa kiralamak istiyorum.I want to rent a safety deposit box.
Allah'a güveniyoruz.In God We Trust.
Uçak güvenli bir şekilde indi.The aeroplane landed safely.
Artık Japonya'da bir tek güvenli yer yok.There's not a single safe place anymore in Japan.
Başkalarına çok fazla güvenme.Don't depend too much on others.
Bu nükleer çağda dünyada hiçbir ülke güvenli değildir.No country on earth is safe in this nuclear age.
Size güveniyorum.I trust you.
Size güvenirim.I trust you.
Sana güvenirim.I trust you.
Ona olan güvenimi kaybettim.I lost my trust in him.
Bildiğim kadarıyla, o güvenilir bir arkadaş.As far as I know, he is a reliable friend.
Bildiğim kadarıyla, o dürüst ve güvenilir.As far as I know, he is honest and reliable.
Amerikalılar Toyota'ya olan güvenini kaybettiler.Americans have lost their trust in Toyota.
Tüm tarayıcılar güvenli değil.Not all browsers are secure.
Açılış konuşmasını yapman için sana güveniyorum.I am counting on you to give the opening address.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod