Herkes güvende.Everybody's safe.
Güvenebileceğim birisine ihtiyacım var.I need somebody I can trust.
Bunu güvenebileceğimiz birisine vermek istiyorum.I'd like to give this to somebody we can trust.
Biz güvendeyiz.We're safe.
Tom güvenilir.Tom's dependable.
Tom güvende.Tom's safe.
Tom güvenilmez.Tom's unreliable.
Onlar güvenilmez.They're unreliable.
Onlar güvende.They're safe.
O güven verici.That's reassuring.
Bir öğretmen olarak öğrencilerin güvenini kazanmaya çalışmalısınız, bu, savaşın yarısıdır.As a teacher you should try to win the pupils' confidence, that is half the battle.
İçgüdüsel olarak ne yaptığını bilme yeteneğine güveniyorum.I trust your ability to know what to do instinctively.
Onun sana güvendiğine eminim.I'm sure he trusts you.
O bana güvendi.She trusted me.
Ona güvenebilir miyim?Can I trust him?
Şehirde güvenlik artırıldı.Security was increased in the city.
Onun söylediklerine güvenebilirim gibi hissetmiyorum.I don't feel like I can trust what he says.
Kim güvenli bir şekilde eve geri geldi.Kim arrived back home safely.
Artık sana güvenemem.I can't depend on you anymore.
Sana güvenebileceğimi biliyorum.I know I can trust you.
Bir kasırganın ortasındaki bir kulübe gibi güvenilirsin.You're reliable like a shack in the middle of a hurricane.
O maskeli bir kahraman; ona güvenebiliriz.He is a masked hero; we can trust him.
Güvenilir bir kaynaktan duydum.I heard it from a reliable source.
Yabancılara güvenme.Do not trust strangers.
Yabancılara güvenmiyoruz.We don't trust strangers.
Yabancılara güvenmiyorum.I don't trust strangers.
Buralarda yabancılara güvenmiyoruz.We don't trust strangers around here.
Biz güveniliriz.We're dependable.
Tom güvenilirdir.Tom is dependable.
Ben güvenilirim.I'm dependable.
Tom kendine fazla güvenendir.Tom is overconfident.
Sen kendine aşırı güvenensin.You're overconfident.
Ben güvendeyim.I'm safe.
Sen güvendesin.You're safe.
Sen güvenilmezsin.You're undependable.
Tom'a güven.Trust Tom.
Tom tek başına çalışması için Mary'ye güvenmedi.Tom didn't trust Mary to work alone.
Eve yalnız yürümen güvenli değil.It's not safe for you to walk home alone.
Buralarda yalnız yürürken güvende değilsin.You aren't safe walking alone around here.
Beni yalnız bırak yoksa güvenliği çağıracağım.Leave me alone or I'm going to call security.
Tom güvenli olacak.Tom will be safe.
Güvenli değilsin.You're not safe.
Sen güvenli değilsin.You aren't safe.
Güvenli değilsiniz.You aren't safe.
Oldukça güvendesiniz.You're quite safe.
Burada güvendesin.You're safe here.
Ona güvenebilirsin, o her zaman sözlerini tutar.You can trust her, she always keeps her promises.
Kendine güven eksikliğin var.You lacked confidence in yourself.
Tom'u güvende tutun.Keep Tom safe.
Tom'a asla güvenme.Never trust Tom.
Onlar Tom'a güveniyorlar.They trust Tom.
Onlar Tom'a güvendiler.They trusted Tom.
Tom güvende hissetti.Tom felt safe.
Tom güvenilir değil.Tom isn't reliable.
Tom güvende değil.Tom isn't safe.
Tom Mary'ye yeniden güven verdi.Tom reassured Mary.
Tom ona güveniyordu.Tom trusted her.
Tom Mary'ye güveniyordu.Tom trusted Mary.
Tom bana güveniyordu.Tom trusted me.
Tom onlara güveniyordu.Tom trusted them.