günleri ile cümle
günleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Gazete pazar günleri hariç haftanın her günü çıkmaktadır.List je izlazio svakog dana osim nedjelje.
Program pazar günleri saat 21.00'da yayınlanmaya başladı.Serija se emitirala srijedom u 21:00 sat.
Bu günü farklı ülkelerdeki insanlar yılın farklı günlerinde kutlarlar.U pojedinim državama ovaj se dan obilježava na različite nadnevke.
Çarşamba günleri hayvan pazarı vardır.Svakog prvog utorka u mjesecu održavao se sajam stoke.
Fransa'nın başkenti Paris'te haftanın belirli günlerinde açıktır.Za građanstvo je otvoren samo određenim danima u tjednu.
Ayaklanma öncesi hazırlık planı yapılan günleri tasvir eden bir eser.Dan prije planiranog ustanka tj.
Pazartesi ve Salı günleri, ünlülerin yarıştığı, Ben Bilmem Eşim Bilir Ünlüler başlamıştır.Zbog posta i pokorničkog obilježja srijede i petka, na te se dane ne slave svetački spomendani.
Şimdi karnavalın ikinci günü, genellikle pazar günleri gerçekleşir.Piknik se u današnje vrijeme obično održava tijekom nedjeljnog poslijepodneva i u vrijeme blagdana.
Muharebe Eylül ayının ilk günlerinde sona erer.Bitka je okončala se u prvoj polovici rujna.
Cuma günleri pazar kurulur.Meso se jelo samo nedjeljom.
Yavrular ilk günlerinde sıkı bir sürü halinde ebeveynlerin en yakınında yüzerler.Ličinke se najčešće zadržavaju u blizini roditelja.
Müze, pazartesi günleri kapalıdır.Glazbenici će imati cijeli subotnji dan slobodan.
Hırvatistan'da resmi tatil günlerinde çalışma yapılmaz.U dane blagdana u Republici Hrvatskoj se ne radi.
Anma günleriSpomendani
Hırvatistan'daki anma günleri şunlardır:Spomendani u Republici Hrvatskoj su:
Fransız birliklerinin ana kuvveti, Ekim ayının son günlerinde Pavia'ya ulaştı.Hlavná časť francúzskej armády prišla pred Paviu v posledných októbrových dňoch.
"Günlerin Köpüğünde renkler ve çağrıştırdıkları".Názvy farieb a použitie v rokoch.
Cuma günleri özel olarak kadınlar toplanır ve yemek verilir.Najmä vo sviatok sa pripravovali jedlá aj z mäsa.
Şabat Cumartesi günleri hava karardığında sona erer.Dňom Bielej soboty sa končí pôst.
Bu günlerimizi sizlere borçluyuz.Ďakujem ti za dnešok, ktorý mi dávaš.
Kalan ağaçlar da II. Dünya Savaşı'nın son günlerinde tahrip edildi ya da yakılmak üzere kesildi.Počas posledných dní druhej svetovej vojny boli zostávajúce stromy zničené alebo použité na kúrenie.
Diğer yandan enerjisinin değeri, geceleri gündüze, pazar günleri iş gününe oranla daha düşüktür.Spotreba energie počas dňa kolíše, v noci je nižšia ako cez deň.
Bu nedenle özellikle yaz aylarında günlerin büyük bir bölümü sisli geçer.Najmä v letných mesiacoch pokrýva Malta veľkú časť potreby dovozom.
21 Mart 2004'ten itibaren De Telegraaf, pazar günleri de yayımlanmaya başladı.Od 4.marca sa začala vysielať každú nedeľu dopoludnia.
Pek çok Vietnamlı bu günde temizlik yaparak veya özel yemekler pişirerek günlerini geçirirler.Mnohí Vietnamci sa na sviatok pripravujú varením a pečením tradičných jedál a upratovaním domu.
Dördüncü sezon bölümleri Çarşamba günleri doğu zaman dilimine göre 9'da yayınlanmıştır.Majoroš v jedenástke sezóny podľa MF DNES . .
Haftanın günlerinin adlandırılmasında çeşitli dillerde çeşitli kaynaklar kullanılmıştır.Ako tento názov zdomácniť preto vyvolalo diskusie v mnohých jazykoch.
"Radyo günleri".Rozhlasové príspevky . .
İlçede çarşamba günleri büyük pazar, cumartesi günleri ise şehir içinde küçük bir kısmi pazar kurulmaktadır.Zložitejšia situácia je v sobotu a nedeľu keď je obmedzený počet spojov do obce.
Yine de Milet, eski debdebeli günlerini bir daha göremedi.V nasledujúcom roku Villeneuve nedokázal zopakovať svoje predošlé úspechy.
Haftada bir çarşamba günleri mahallede pazar kurulmaktadır.Každý týždeň v nedeľu sa v meste usporadúva farmársky jarmok.
Her hafta Perşembe günleri çıkarılan dergi Diken dergisinin devamı kabul edilir.Pravda magazín – vychádza vždy vo štvrtok v Pravde.
Cumartesi günleri 13:00 ve 18:00, Pazar günleri de 13:00'de yayınlanmaktadır.Spočiatku sa vysielalo 30 minút napoludnie a o 18:00 večer, v nedeľu navyše aj ráno.
Gazete pazar günleri hariç haftanın her günü çıkmaktadır.Vychádzali denne okrem nedele.
1857'de Llewellyn Jewitt'in sekreterliğe getirilmesiyle koleksiyon cumartesi günleri halka açılmaya başlandı.V roku 1857 sa stal sekretárom spoločnosti Llewellyn Jewitt a múzeum sa otvorilo pre širokú verejnosť.
Köyün adının cuma günleri pazar kurulmasından dolayı geldiği sanılmaktadır.Meno pravdepodobne je odvodené podľa trhov, konaných v stredajších časoch.
Görev sırasında izin günlerinde hayat kadınlarıyla beraber oluyordu.Cez prázdniny sa cestovalo na dovolenky vlastným autom.
Ardından, Becca, Loretta'ya evinden ayrıldığı günleri sorar.Po teh dogodkih Becca vpraša Loretto kaj se je zgodilo, ko je odšla od doma.
Pazar günleri yayımlanan The Independent on Sunday'e ise Sindie adı takılmıştır.Ima vzdevek Indy, medtem ko je nedeljska izdaja The Independent on Sunday poimenovana Sindy.
Çeşitli kutlama günleri vardır.Države imajo različne praznične dneve.
Bugün, Hristiyanlar tarafından Pazar günleri vaftiz törenleri yapılmaktadır.Kakšna dela morajo krščeniki ob praznikih delati.
Pazartesi ve salı günleri kısmen yağmurdan dolayı Greenwich Village'deki eylemcilik aralıklı oldu.Operacija je zaradi varnosti stekla v noči iz ponedeljka na torek v deževnih in vetrovnih razmerah.
Şirket eski günlerindeki başarıları tekrar yakalayamaz.Grad ni ponovno doživel svoje nekdanje slave.
Pazar günleri ve tatil günleri özel durumlara göre hizmet verir.Uzakonili bi nedelje in praznike kot dela proste dneve.
The Observer, Birleşik Krallık'ta Pazar günleri yayımlanan gazete.The Observer je britanski časopis, ki izhaja ob nedeljah.
Gazete pazar günleri hariç haftanın her günü çıkmaktadır.Časopis izhaja vsak dan razen nedelj in praznikov.
Diğer günleri ise Hol Hamoed (festivalin hafta içi günleri) olarak bilinir.Vmesni dnevi so znani tudi kot Hol HaMoed.
Yaşanan bu kriz ekonomide zor günlerin başlangıcı oldu.Dogajalni čas je čas hude krize tekstilne industrije pri nas.
Askerdeyken izin günlerinin hepsini stüdyoda geçirdi.Na vojaške nabornike je naletel v času študija.
Ölümünden önce son günlerini geçirmek için Arizona’daki evine dönmek istemiş ancak izin verilmemişti.Zoa ga je prosila za dovoljenje, da bi ga pred smrtjo še zadnjič obiskala, vendar ji tega ni dovolil.
Pazartesi ve perşembe günleri de müsabakalar ve atışlar yapılmaktaydı.V torek in četrtek pa je sledil izziv.
Maç günleri güvenlik açısından basılan bilet sayısı 24800dir.Trenutni svetovni rekord v reševanju na uradnem tekmovanju je 18,42 sekund.
Raif'in asla bitmeyecek olan kasvetli günleri burada başlar.Tu pa se še ne konča Rafaelova bogata zbirka.
Maçlar çoğunlukla cumartesi ve pazar günleri oynanmaktadır.Tam so igrali skoraj vsako soboto in nedeljo.
Maçlar 27-29 günleri arasında oynandı.Turnir se je igral od 7. do 29. junija.
Burada 27 lig karşılaşmasında kaydettiği 12 golle eski günlerine kavuşmaya başladı.Za reprezentanco je nastopil na 27-ih tekmah, na katerih je dosegel 12 golov.
Şehirde yaşayan halk için en önemli öğün öğle yemeğidir, iş günlerinde öğlen molası daha uzundur.Glavni obrok imajo opoldne, zvečer pa lahkotnejši obrok.
Darbe günlerinde Kıral negatiflerin izini kaybetti.Za kolosom se je izgubila vsaka sled.
Böyle bir şey ne Arda üzerinde daha önce görülmüştür ne de günlerin sonuna dek görülecektir.Nikdar v življenju jih še nista videla, zato si jih nadvse želita.
Günlerini resim yaparak ve içki içererek geçirdi.Še naprej je hodil popivat in kartat vsako noč.