günleri ile cümle
günleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Müze, pazartesi günleri kapalıdır.Pirmadieniais muziejus nedirba.
Ayrıca mahallede cuma günleri semt pazarı kurulur.Taip pat mieste kiekvieną penktadienį minimas žuvies penktadienis.
Haftanın günlerinin adlandırılmasında çeşitli dillerde çeşitli kaynaklar kullanılmıştır.Įvairiose kalbose savaitės dienų pavadinimai yra skirtingos kilmės.
İlçede Pazartesi günleri halk pazarı kurulur.Miestelis garsėjo pirmadienio turgumis.
14-15 Ağustos günlerinde ise şehir ele geçirildi.1514 m. gegužės-rugpjūčio mėn. Rugpjūčio 1 d. miestas kapituliavo.
Cuma günleri "Hitradio Ö3"da yayınlanır.Sąrašas paskelbiamas kiekvieną penktadienį per radijo stotį „Hitradio Ö3“.
Sadece Ayder'de "Ĥodoç" günleri olurdu.LTSR laikais veikė „Laimės“ kolūkis.
Cuma günleri et ve yağlı yiyecekler yenilmez.Tradiciškai katalikų ir stačiatikių gretose mėsa nėra vartojama penktadieniais.
Haftanın günleri gece yarısı 24.00'da başlar ve ertesi gece aynı vakitte sona erer.Para prasideda vidurnaktį ir baigiasi kitą vidurnaktį, praėjus 24 valandoms.
Nut bu günlerin her biri için çocuklarına şu isimleri verdi: Osiris, İsis, Set, Neftis ve Horus.Kiekviena iš dienų buvo paskirta atskiram dievui: Ozryriui, Horui, Setui, Izidei, Neftidei.
Cumartesi ve Pazar günleri de devam etmektedir.Šeštadienį ir sekmadienį bus vėsiau.
Ülke belki de en karanlık günlerini yaşamaktaydı.Ten tikriausiai imperatorius praleido paskutines savo dienas.
Cumartesi günleri kurulan pazardan da bazı ihtiyaçlar giderilebilmektedir.Manoma, kad sekmadienį per pietus turėtų šiek tiek palyti.
Bobby, orduya alışmış ve tıpkı ilk günlerinde istediği gibi albay olmayı başarmıştır.Cloud stojo į SOLDIER tam, kad būtų panašus į jį, taptų Pirmos klasės kariu.
Böylece son günlerini İstanbul'da geçirmiştir ve burada ölmüştür.Paskutiniais gyvenimo metais jis vėl grįžo į Bazelį ir čia mirė.
Perşembe günleri pazar kurulur.Ketvirtadieniais vyko turgaus diena.
Kış günlerinde ısınmak için evlere gelirler, yemek yerler.Žiemą jos traukdavo pas žmones ieškoti maisto.
Çünkü dindar Museviler cumartesi günleri ateş yakmazlar, sigara içmezler.Kraujo davimo dieną rekomenduojama nerūkyti.
Maçlar 27-29 günleri arasında oynandı.Jos vyko kovo 27-29 dienomis.
Metro kalıcı olarak geç kapanmayı durdurmayı ve pazar günleri de saat 10'da kapanmayı önermektedir.Reformatoriai pasiekė, kad aludės užsidarytų 6 ryto ir nedirbtų sekmadieniais.
Salı ve cuma günleri tüm Türkiye'de İddaa rehberi eki verilmektedir.Kiekvieną sekmadienį ir antradienį Alkudijos senamiestyje vyksta turgus.
Britanya'daki günleri sırasında İngiliz Edebiyatı ile de ilgilendi.Britų valdymo laikais ėmė rastis vakarietiškos literatūros rašytojų.
Eski iyi günleri özlüyorum.Ilgiuosi senų gerų dienų.
Eski iyi günleri özlüyorum.Pasiilgau senų gerų dienų.
Pazar günleri kapalıdır.Pühapäeval suletud.
"Pazartesi" nakaratı diğer mısralarda haftanın farklı günleriyle değişmektedir.Suur Neljapäev erineb oma iseloomult Suure nädala teistest päevadest.
Katolik Kilisesi’nde cuma günleri et yemek yasaktır.Katoliku kirikus on suur reede paastupäev.
2006’dan bu yana Cuma ve Cumartesi günleri haftasonu tatili yapılmaktadır.Alates 2006. aastast on AÜE-s nädalavahetus reedel ja laupäeval, sest reede on muslimite jaoks püha päev.
Günleri monoton ve hep kötüdür.Need ei jää vähemaks, kogu aeg on ond.
Bundan bir hafta sonra, 8 Ekim 2013'te Perşembe günleri saat 8.00'a alındı.Kell oli laupäeval umbes kaheksa tundi pärast keskpäeva.
Yıl boyunca neredeyse tüm günleri güneşlidir.Enamik päevi aastas on päikeselised.
Los Angeles'taki lise günlerinde şarkı sözleri yazmaya başladı.Los Angeleses keskkoolis käies laulis ta kooli kooris.
Bu günü farklı ülkelerdeki insanlar yılın farklı günlerinde kutlarlar.Kõik riigid tähistavad seda päeva erinevatel kalendrikuudel.
2006'dan itibaren eylül ayının üçüncü cumartesi günleri olmasına karar verilmiştir.Alates 2006. aastast tähistatakse seda septembri kolmandal laupäeval.
Hamileliğinin son günleridir.Härjapea jõe viimsed päevad.
Ancak ikisinin mutlu evlilik günleri bir gün çok kötüleşir.Abielu esimesed aastad olid tõenäoliselt mõlemale õnnelikud.
Kütüphane Pazar günleri ise kapalıdır.Raamatukogu on avatud 6 päeval nädalas, suletud pühapäeval.
Hopper, yaşlılık günlerinde de resim yapmaya devam etti.Vabal ajal jätkas Hopper maalimist.
Cuma ve Perşembe günleri haftasonu olan ülkelerde haftanın dördüncü günü olarak sayılmaktadır.Paljudes maailma maades ja kirikunädalas on neljapäev nädala viies päev.
Müze, pazartesi günleri kapalıdır.Muuseum on avatud suviti.
Mapusane günleri.Metsamaj. päevaprobleeme.
Bu salonda (Pazar günleri hariç) her gün yerel ve ulusal sanatçıların görsel eserleri sergilenir.Igal nädalapäeval on võimalik esinemas näha nii kohalikke lemmikuid kui ka maailmakuulsaid artiste.
Gerekli kontrolleri salı ve perşembe günleri icra etmektedir.Hiljem edastati saateid teisipäeviti, neljapäeviti ja laupäeviti.
Bu süre içinde çok sıkılır: tek eğlencesi Pazar günlerinde yapılan Seine nehri gezileri ve tatillerdir.Tema peamine meelelahutus ja puhkus oli sõudmine Seine'il, mida tegi pühapäeviti ja riigipühade ajal.
Mahallede sonbahahar aylarında Yunus Emre anma günleri yapılır ve her yerden insanlar bu günlere katılır.Peaaegu kõiki pidustusi korraldavad Jaapanis kohalikud šinto pühamud ning need pidustused on kõigile avatud.
(09) 816 35900 Randevular hafta içi günleri içindir.(09) 816 35900 Prendre rendez-vous en semaine.
(09) 816 35900 Randevular hafta içi günleri içindir.Puh. (09) 816 35900 Ajanvaraus arkipäivisin.
(09) 816 35900 Randevular hafta içi günleri içindir.Tel. (09) 816 35900 Citas en días laborables.
(09) 816 35900 Randevular hafta içi günleri içindir.Тел. (09) 816 35900 Запись на приём в будние дни.
(09) 816 35900 Randevular hafta içi günleri içindir.هاتف: 35900 816 (09) حجز المواعيد خلال أيام الدوام الرسمي.
1960'ların başında, İslam Ulusu belki de en iyi günlerini yaşıyordu.동안 초기 60 년대, 이슬람 국가의 아마 그것의 가장 좋은 일을 즐기는 했다.
1960'ların başında, İslam Ulusu belki de en iyi günlerini yaşıyordu.Die Nation of Islam genoss in den frühen 60ern ihre vielleicht besten Tage.
19. yüzyıldaki kadınlar, Haftada 2 günlerini harcardı çamaşırlar için.As mulheres, nos finais do século XIX, passavam dois dias por semana a lavar roupa.
19. yüzyıldaki kadınlar, Haftada 2 günlerini harcardı çamaşırlar için.Frauen mussten, gegen Ende des 19. Jahrhunderts, zwei Tage pro Woche mit Wäschewaschen verbringen.
19. yüzyıldaki kadınlar, Haftada 2 günlerini harcardı çamaşırlar için.În secolul XIX, femeile petreceau două zile pe săptămână spălând rufe.
19. yüzyıldaki kadınlar, Haftada 2 günlerini harcardı çamaşırlar için.Kobiety pod koniec XIX wieku dwa dni w tygodniu poświęcały na pranie.
19. yüzyıldaki kadınlar, Haftada 2 günlerini harcardı çamaşırlar için.Las mujeres, a fines del siglo XIX, pasaban dos días por semana lavando ropa.
19. yüzyıldaki kadınlar, Haftada 2 günlerini harcardı çamaşırlar için.Le donne, alle fine dell'ottocento, spendevano due giorni alla settimana a fare il bucato.
19. yüzyıldaki kadınlar, Haftada 2 günlerini harcardı çamaşırlar için.Les femmes, à la fin du 19e siècle, passaient deux jours par semaine à faire la lessive.
19. yüzyıldaki kadınlar, Haftada 2 günlerini harcardı çamaşırlar için.Phụ nữ, hồi cuối thế kỷ 19, mất hai ngày một tuần để giặt giũ.