günleri ile cümle

günleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Montreal Protokolünün 25. yılı BM GünleriAlbertslundlygtens 50 års jubilæum
Cuma günleri sıra sıra yemek verilir.Der serveres et gratis måltid i løbet af dagen.
Cuma ve Cumartesi günleri 11.00'den geceyarısına kadar açıktır.Således var der om lørdagen åbent til kl. 11 aften.
Program her pazar günleri yayınlanmıştır.Showet blev sendt hver søndag aften.
Wacken Open Air 1991, 23 Ağustos Cuma ve 24 Ağustos Cumartesi günleri düzenlendi.Wacken Open Air 1991 blev afholdt fredag d. 23. august og lørdag d. 24. august.
Wacken Open Air 1992, 21 Ağustos Cuma ve 22 Ağustos Cumartesi günleri düzenlendi.Wacken Open Air 1992 blev afholdt fredag d. 21. august og lørdag d.22. august.
Böyle bir şey ne Arda üzerinde daha önce görülmüştür ne de günlerin sonuna dek görülecektir.Derfor ses fænomenet kun først eller sidst på dagen.
Maçlar haftasonu yani Cumartesi ve Pazar günlerinde oynanmaktadır.Kampene spilles fredag, lørdag og søndag i samme weekend.
Cumartesi günleri pazar kurulur.Det ugentlige marked foregår om lørdagen.
Bu salonda (Pazar günleri hariç) her gün yerel ve ulusal sanatçıların görsel eserleri sergilenir.Der er hele året udstillinger af lokale og udenlandske kunstnere.
Bazı evlerde yalnızca bu çorba özellikle kış günleri her gün yenir.Den spises året rundt, men især i vintermånederne.
Kapmaz, ayrıca Öcalan'ın İmralı Günleri adlı kitabın yazarıdır.Tasso er desuden forfatter til en tragedie Torrismondo.
Halen Gazete Duvar'da Çarşamba günleri haftalık yazılar yazıyor.Mikrofonerne anvendes kun i Folketingets ugentlige spørgetid om onsdagen.
İzmir İnönü Evi salı, perşembe ve cumartesi günleri 10.00-17.30 arası ile resmi tatil günlerinde açıktır.Afdelingen i Tórshavn, har åbent hverdage fra 10 til 17:30 og lørdage fra 10-14.
İşte (iyi veya kötü) günleri insanlar arasında (böyle) döndürür dururuz.Den gir (kan gi) slike pasientgrupper stor trygghet i hverdagen.
Kıyametin hemen yakınında anarşi ve kargaşa günleri vardır.Dag rives mellom en nedarvet natur for blodhevn og gudsfryktighet.
Bu yıldızın belirmesinin ardından gelen mevsim dönemi de “yaz köpeğinin günleri” olarak bilinir.Årstiden som fulgte stjernens fremtreden ble kjent som sommerens hundedager.
Appetite for Destruction: Guns N' Roses Günleri.Appetite for Destruction er Guns N' Roses' debutalbum.
Bu günlerini Diario Clandestino isimli günlüklerinde anlatmıştır.Han skrev seinere om dette i Diario Clandestino (Hemmelig dagbok).
İlk günlerinde PCE, Miguel Primo de Rivera diktatörlüğünün (1923-1930) ağır baskısına maruz kaldı.Partiet led mye av forfølging under diktaturet til general Miguel Primo de Rivera (1923–1930).
Bayramın ilk ve son günleri resmi olarak tatildir.Første og andre nyttårsdag er offentlige fridager.
Hitler'in Son Günleri - Bir Görgü Şahit adlı kitabı yazdı.Etter krigen ga han ut boken Hitler's Last Days: An Eye-Witness Account.
The Observer, Birleşik Krallık'ta Pazar günleri yayımlanan gazete.The Observer er en britisk avis som utgis på søndager.
Cadde, pazar günleri, bayram ve tören günlerinde trafiğe kapalıdır.Gaten er stengt for trafikk på søndager og offentlige høytidsdager, og ved seremonielle anledninger.
Stadyum, maç günlerinde 35.119 kişi alabilmektedir.Arenaen har i dag plass til 35 119 tilskuere på fotballkamper.
Yaratılışın üçüncü ve dördüncü günlerini betimlemektedir.Fabrikken drives i dag av 3. og 4. generasjon.
Ulukaya bu dönemi “O iki yılda hayatımın en zor günlerini geçirdim” diye hatırlıyor.De vet hva jeg føler for Dem i denne alvorligste stund i mitt liv.
Genellikle sadece cuma günleri ve diğer kutsal günlerde ziyaret edilmektedir.Faster aldri på fredager og andre fastedager.
Program pazar günleri saat 21.00'da yayınlanmaya başladı.Programmet gikk hver mandag klokken 21.
Kürt Takviminde ayların günleri mevsim uzunluklarına göre düzenlenmiştir.Terminen for påske fastlegges ut fra fullmånen.
Beylik, onun idaresi altında en parlak günlerini yaşadı.EA hadde mange fine år under hans lederskap.
Pazar günleri yayımlanan muadili, tabloid formatında çıkan The Sun-Herald'dır.Søndagsutgaven, The Sun-Herald, publiseres i tabloid.
Santiago'dan haftanın belli günleri ülkenin resmi havayolu şirketi LAN Chile sefer düzenler.LAN Airlines opererer ukentlige flygninger til og fra Santiago i Chile via Punta Arenas.
2008'de Zaman Gazetesi'ne verdiği demeçte "İstanbul'da hayatımın en güzel günleri geçti.Avisen Dagbladet kåret i 2008 «etterkrigstidas viktigste sakprosabok» i Norge.
Cuma günleri pazar kurulur.Uteliv hver fredag.
Dolunay günleri Varahi için kutsal sayılır.Hellig fisk til hellig tid.
Mahalledeki her birey birbirine candan bağlıdır acı günlerini mutlu günlerini hep beraber yaşar paylaşırlar.De deler sorger og gleder de begge har opplevd i løpet av livet gjennom hele natten.
Gazete pazar günleri hariç haftanın her günü çıkmaktadır.Avisen utgis alle ukedager med unntak av søndager.
Halk Pazarı günleri Çarşambadır.Markedsdager er på lørdager.
Newton oldukça zayıf bir çocuktu ve hatta ilk günlerinde hayatta kalacağı beklenmiyordu.Newton ble visstnok født før termin, og det var ikke mange som trodde han ville leve opp.
Berabere sonuçlanan üç maç, 4 ve 5 Kasım günlerinde tekrar edildi.Det ble spilt over tre dager med 5 partier per dag.
Katolik Kilisesi’nde cuma günleri et yemek yasaktır.Kjøttmat blir forbudt på fredager.
Müze, pazartesi günleri kapalıdır.Museet er åpent daglig i sommersesongen.
2007 ve 2008 boyunca FIFA maç günlerinde deplasmanlı olarak oynanmıştır.Både i 2007 og 2008 ble Cristiane kåret til årets spiller.
Tesla, Pazar günleri ve tatiller haricinde saat 03.00'dan 23.00'a çalıştığını söyledi.Tesla mengklaim bahwa ia bekerja 03:00-11:00, tanpa pengecualian hari Minggu atau hari libur.
Ayrıca Avustralya'da Cumartesi günleri ABC2 kanalında gösterilmiştir.Saat ini juga masih ditayangkan pada hari Sabtu pagi di saluran ABC2.
Bu çıkış günlerinden beri B1A4’un ilk birinciliğiydi.Hal ini menandai liburan pertama B1A4 sejak 3 tahun.
Yaşamının son günlerinde Katolik Kilisesi'ne girmişti.Ini adalah komentarnya yang terakhir tentang Gereja Katolik pada masanya.
Hikâye 1932 yılında otelin şatafatlı günlerinin sonlarına yakın dönemde başlar.Kisah pemiliknya dimulai pada tahun 1932 selama akhir tahun ketika hotel tersebut berjaya.
Appetite for Destruction: Guns N' Roses Günleri.Appetite for Destruction adalah album debut kelompok Guns N' Roses.
Salı günleri hariç her gün ziyarete açıktır ve giriş ücretlidir.Dibuka setiap hari kecuali Selasa; harga masuk ditetapkan.
15-16 Ağustos günleri birçok ülkede Japonlara karşı Zafer Günü olarak kutlanmaya başladı.Tanggal 14 Agustus dan 15 Agustus dirayakan sebagai Hari Kemenangan atas Jepang di negara-negara Sekutu.
Bu olaylar son günlerin başlangıcını oluşturur.Ini menjadi awal dari peristiwa-peristiwa berikutnya.
Müze, pazartesi günleri kapalıdır.Museum ini tutup pada hari Senin dan hari libur.
Hastalığın ilerleyen günlerinde (4 ila 7 gün) görüntü kızamık gibi olabilir.Selanjutnya (pada hari ke-4 hingga hari ke-7), ruam tersebut akan tampak seperti campak.
Medreselerde haftanın beş günü ders verilir, salı ve cuma günleri tatil olurdu.Siswa belajar selama lima hari dari hari Senin sampai hari Jumat.
Halk ayin günlerinde Zengi mabedinde bulunurlarmis.Banyak pula peninggalan barang-barang pendukung kehidupan sehari-hari yang ditemukan.
1857'de Llewellyn Jewitt'in sekreterliğe getirilmesiyle koleksiyon cumartesi günleri halka açılmaya başlandı.Pada 1857, Llewellyn Jewitt menjadi sekretaris dan museum dibuka untuk masyarakat umum pada Sabtu pagi.
İkinci tur maçları 2 Eylül ile 15 Kasım 2011 günleri arasında oynandı.Pertandingan dimainkan pada 2 September hingga 15 November 2011.
Taslağa göre maçlar çarşamba günleri oynanacaktı.Misalnya, John mungkin akan bekerja pada hari rabu.

İlgili Sayfalar