günleri ile cümle

günleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yaratılışın üçüncü ve dördüncü günlerini betimlemektedir.Familjeföretaget leds av den tredje och fjärde generationen tillsammans.
Yine de iktidarının son günleri çalkantılı geçti.Men hennes mest aktiva tid i livet var över.
Aynı ay televizyon yayınları, çarşamba günleri dışında haftada 6 güne ve 35 saate çıkarıldı.På helger sänds inte lika många lokala program, utöver sex nyhetssändningar varje morgon/förmiddag.
Bu da, o'nun en son günlerinde bile oldukça zinde olduğunu gösterir.Enligt vad han själv säger är hans ekonomi vid denna tid trots allt en smula ansträngd.
Resmî matem günlerinde ve törenlerinde bayrak yarıya indirilir.På officiella flaggdagar har ämbetsverk och inrättningar skyldighet att flagga.
Küçük Midilliler, burada barış içinde yaşarlar ve şarkı söyleyerek ve oyunlar oynayarak günlerini geçirirler.Det är påskdagen och barnen leker och sjunger medan de inväntar grevinnans ankomst.
Yıl boyunca neredeyse tüm günleri güneşlidir.Det vårliknande vädret håller i sig nästan hela året.
Ancak oraya varmak için sadece bir günleri vardır.Проте вони мають лише день аби побути разом.
Yaratılışın üçüncü ve dördüncü günlerini betimlemektedir.Тут показано третій та четвертий дні творіння.
2006'dan itibaren eylül ayının üçüncü cumartesi günleri olmasına karar verilmiştir.З 2006 року вирішено відзначати День вільного ПЗ у третю суботу вересня.
Pazartesi ve salı günleri kısmen yağmurdan dolayı Greenwich Village'deki eylemcilik aralıklı oldu.Через дощ, що йшов у понеділок і вівторок, обстановка в Гринвіч-Віллидж дещо охолола.
Bu kitapları, yerliler arasında geçen günlerine aitti.Ранні роки минули серед індіанців.
Cumartesi günleri ise Sportweek adındaki gazete ise yanında ek olarak satışa sunulmaktadır.По суботах разом з газетою продається журнал Sportweek.
Adolf Hitler'in son günlerinde Berlin'deki Führerbunker'de bulundu.У фільмі зображено останні десять днів життя Адольфа Гітлера в його берлінському бункері.
Fransız birliklerinin ana kuvveti, Ekim ayının son günlerinde Pavia'ya ulaştı.Основна маса французьких військ прибула до Павії наприкінці жовтня.
Pazar günleri kapalıdır.У неділю закриті.
Yalnız perşembe öğleden sonra ve cuma günleri evlerine gitme hakları vardı.У четвер і п'ятницю ми ночували ще в своїй хаті.
14-15 Ağustos günlerinde ise şehir ele geçirildi.10—11 листопада вони захопили місто.
Havalimanı pazar günleri kapalıdır.Аеропорт за законом закритий у неділю.
Bu pazar özellikle Cumartesi günleri çok kalabalık oluyor.Особливо багато відвідувачів було в неділю.
Dinî günler ve pazar günleri dışında öğrenciler her gün okula giderdi.Учні не ходили в школу лише у неділю і на свята.
Pazar günleri ise ilçeye minibüs gitmemektedir.В четвер і неділю потяг до Іршави не їде.
Bu günü farklı ülkelerdeki insanlar yılın farklı günlerinde kutlarlar.Цей день наступає для кожної краї у різні дні.
Yalnızca Pazartesi günleri ile Noel ve Yeni yıl gününde kapalıdır.Зачинено в Страсну П'ятницю, на Новий Рік та Різдво.
Her hafta pazartesi günleri pazar kurulmaktadır.Скачки проводяться щонеділі.
Ted'e mantıklı gelir ve son bir günlerinide beraber geçirirler.У підсумку Ваня зізнається Інзі у коханні і вони проводять останню ніч разом.
Fakat hocasını bu zor günlerinde saklamakta kararlıdır.Вона піклується про нього, намагаючись уберегти його у цей жахливий час.
Maçlar salı ve çarşamba günleri yapılır.Матчі Ліги чемпіонів проводяться по вівторках і середах.
Program pazar günleri saat 21.00'da yayınlanmaya başladı.Програма виходила в ефір щосуботи о 21:00.
Gazete pazar günleri hariç haftanın her günü çıkmaktadır.Виходить щоденно крім неділі.
Hep eski günlerinden bahseder.Нагадує про старі часи.
Günlerini şiir ve roman yazarak geçirdi.Їй присвятили поеми та романи.
"Rusya'da dehset gunleri".«Durrell in Russia»).
Pazar günleri çalışmam.Я не працюю в неділю.
Pazar günleri hiç kimse çalışmaz.Ніхто не працює по неділях.
Tom pazar günleri çalışmak zorunda değil.Том не мусить працювати по неділях.
O günlerin ünlü orkestralarından İlhan Feyman'a katıldı.Він приєднався до Ілхана Феймана, одного з відомих оркестрів тих часів.
Ama Cuma günleri bir problem ortaya çıkar.Páteční večer však přináší problém.
49 yaşında, savaşın artık son günlerinde, görünüşte Martin Bormann'ın emriyle Berchtesgaden'e gönderildi.V posledních dnech války byla, patrně na rozkaz Martina Bormanna, převezena do Berchtesgadenu.
Cuma günleri, canlı olarak cuma namazı ve hutbesi yayınlamıştır.V pátek Božího narození – tuhá zima bez prodlení.
Pazar günleri "Pazar" kurulur.Jak myslíte, že se řekne neděle?
Yaşamının son günlerinde Katolik Kilisesi'ne girmişti.Poslední den svého života byl přijat do katolické církve.
Düğün genelde Cumartesi günleri başlar.Svatba bývá obvykle v sobotu.
The Observer, Birleşik Krallık'ta Pazar günleri yayımlanan gazete.The Observer jsou britské noviny publikované v neděli.
Ve 47 tekrar eski günlerine dönüyor...47 ji znovu zachraňuje.
Kalan ağaçlar da II. Dünya Savaşı'nın son günlerinde tahrip edildi ya da yakılmak üzere kesildi.Během posledních dnů druhé světové války byly zbývající stromy zničeny nebo použity na topení.
Bu günlerimizi sizlere borçluyuz.Děkuji ti za dnešek, který mi dáváš.
Haftanın günlerine de bu yedi gezegenin adı verilmiştir.Jmény všech členů posádky bylo pojmenováno též 7 planetek.
Pazar günleri ise ilçeye minibüs gitmemektedir.Autobusy nejezdí v neděli.
Müze, pazartesi günleri kapalıdır.Muzeum není otevřeno v pondělí.
O yaz, hayatımın en hoş ve en zafer dolu günlerini yaşadım.Následovalo nejplodnější a nejslavnější období jeho života.
Cumartesi ve Pazar günleri de devam etmektedir.Budu tam v sobotu i neděli. .
Ocak ayının son günlerine kadar bölge, genellikle karla kaplıdır.Od poloviny listopadu do poloviny března je město obvykle pod sněhovou přikrývkou.
Günleri ve haftaları saymak olan bu davranış, Tevrat’ın gönderilmesine duyulan şevki ve beklentiyi anlatır.Toto počítání dnů a týdnů se chápe jako vyjádření přání a očekávání darování Tóry.
Filipinli yerlilerle geçen ilk dostluk günlerinin aldatıcı olduğu kısa zamanda anlaşıldı.Na Filipínách prý sloužil první vánoční latinskou mši.
Burada Arsenal'deki günlerini aratmıştır.Nachází se v Ardenách.
Bu kayıt günleri sonucunda ortaya çıkan albümün ismi Blowin' Your Mind! oldu.Během amerického pobytu vzniklo několik nahrávek, jejichž výsledkem se stalo album Blowin' Your Mind! (1967).
1292'den itibaren Perşembe günleri Ormskirk'de pazar kurulduğu bilinmektedir.V Salisbury jsou pravidelně každé úterý a čtvrtek, již od roku 1227, pořádány trhy.
Şimdi o günlerin nasıl olduğunu söylemek çok zor.Dnes si těžko můžeme představit, jak byly tyto kroky v tehdejší době razantní.
30 derece üstündeki tropikal günlerin sayısı 8,5'tur.Čaroprávnost na 8 CD má 8,5 hodiny.

İlgili Sayfalar