günleri ile cümle

günleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
49 yaşında, savaşın artık son günlerinde, görünüşte Martin Bormann'ın emriyle Berchtesgaden'e gönderildi.W wiele lat po wojnie w Berlinie znaleziono zwłoki zidentyfikowane jako należące do Martina Bormanna.
Haftada 2 gün Salı ve Cuma günleri Pazar kurulmaktadır.W sprzedaży we wtorek i piątek każdego tygodnia.
Uçuş yeteneğini erginliğinin 63-77 günleri arasında elde ettiği düşünülür.Młode umieją latać po 67-69 dniach.
Temmuz Günleri sırasında Bolşevik Merkez komitesindeki iç tartışmalara dair herhangi bir belge elde yoktur.W lipcu nie będzie papieskich audiencji generalnych. interia.pl. .
Castro 1959'un ilk günlerinde Havana'ya girdi.Na ich czele wkroczył do Hawany w styczniu 1959.
35 yılının son günlerinde doğal nedenlerle öldü.Zmarł następnego roku z przyczyn naturalnych.
Göbelde pazartesi günleri hafta pazarı kurulur.Co tydzień w środę na placu przy cmentarzu odbywa się targ.
Öykü geçmiş zamanların, eski güzel günlerin sevdalılarının öyküsüdür.Bohaterka wspomina dawne czasy, dawnych adoratorów.
The Observer, Birleşik Krallık'ta Pazar günleri yayımlanan gazete.Jego siostrzaną gazetą jest wydawany w niedzielę The Observer.
Salı günleri halk pazarı kurulmakta.We wtorek, klub został rozwiązany.
"TRT Radyo Günleri" Belgeseli"Godzina prawdy" w Radiowej Trójce - TVP
Pazar günleri ise ilçeye minibüs gitmemektedir.W niedzielę pociągi nie kursują.
Arabaşı günleri düzenlenmektedir.Samochód już na was czeka.
Haftanın Cuma günleri pazar kurulan mahallede güvenlik hizmeti Jandarma tarafından sağlanmaktadır.W budowie w weekendy pomagali wolontariusze z Biura Głównego Towarzystwa Strażnica.
Bu aynı zamanda krallığın kötü günlerini de simgelemektedir.W czasie koronacji wniesiono również sztandary tego królestwa.
Böyle bir şey ne Arda üzerinde daha önce görülmüştür ne de günlerin sonuna dek görülecektir.Nie widziałem go przez jakiś czas, dopóki nie zobaczyłem na próbach.
Eskiden keşkek günleri yapılırdı ama artık yapılmıyor.Dawniej uszy były kopiowane, obecnie jest to zabronione.
Cumartesi günleri ise Sportweek adındaki gazete ise yanında ek olarak satışa sunulmaktadır.Sobotnim dodatkiem do gazety jest magazyn Sportweek.
Böylece köy eski güzel günlerine tekrar dönmesi bekleniyor.Od tego czasu ludzie oczekiwali jego cudownego powrotu.
Fındık isimli öykü yazarın gençlik günlerinden kalmadır.Inspirację do napisania noweli stanowią wspomnienia autora z lat młodości na Śląsku.
Rum çeteleri ile alayın çarpışmaları 16-17 Mayıs günleri boyunca sürdü.Walki o nią i sąsiednie Krwawe Wzgórza trwały od 12 do 27 marca.
Fakat Galatasaray'daki günleri aynı güzellikte olmamıştır.Na Wimbledonie nie mogę pozwolić sobie na taką wydajność jak dzisiaj.
Türkiye'de piyango çekilişleri, her ayın 9, 19 ve 29'uncu günleri yapılır.Pełnia księżyca w tym systemie przypadała na 7, 8 i 9 dzień każdego miesiąca.
9 Nisan-28 Mayıs 2015 tarihleri arasında Naver TV Cast'te Salı ve Perşembe günleri saat 22:00'da yayınlandı.Od 2 stycznia 2010 do 30 kwietnia 2013 program nadawany był we wtorki, czwartki i soboty o 22:15.
Diğer günleri ise Hol Hamoed (festivalin hafta içi günleri) olarak bilinir.Pozostałe dni Pesach są „półświętami” (chol hamoed).
CW dizinin pazartesi günlerine kaydırıldığını açıkladı.W barze kot stwierdza, że nienawidzi poniedziałków.
Muharebe Eylül ayının ilk günlerinde sona erer.Migracje kończą się w pierwszych dniach maja.
Mahallenin pazarı cuma günleri kurulur.Dniem sprzedaży tygodnika jest piątek.
Dizi 5 Ekim 2015 başında 22:00 de Pazartesi ve Salı günleri KBS2 'de yayınlanmıştır.Serial był emitowany na stacji KBS2 od 8 grudnia 2014 do 10 lutego 2015 w poniedziałki i wtorki o 22:00.
İşte (iyi veya kötü) günleri insanlar arasında (böyle) döndürür dururuz.Hans ord, genom gudomlig nåd, får varje dag vilseledda människor tillbaka till sanningens väg."
Hastalığın ilerleyen günlerinde (4 ila 7 gün) görüntü kızamık gibi olabilir.Senare under sjukdomsförloppet (4 till 7 dagar) kan utslagen se ut som mässling.
Cuma günleri pazar kurulur.Jag tvättar varje fredag.
Kolera Günlerinde Aşk (El amor en los tiempos del cólera, 1985) Gabriel García Márquez'in bir romanıdır.Kärlek i kolerans tid (spanska El amor en los tiempos del cólera) är en roman av Gabriel García Márquez.
Hagmair'e göre Bundy son günlerinde intiharı düşündü fakat bundan vazgeçti.Enligt Hagmaier funderade Bundy på att begå självmord dagarna före sin avrättning, men ändrade sig.
İlk günlerinde, Çince Vikipedi'nin maddelerinin çoğu İngilizce versiyonundan çevrildi.I dess tidiga dagar var de flesta artiklar på kinesiska Wikipedia översatt från den engelska versionen.
Pazar günleri ise ilçeye minibüs gitmemektedir.Snälla, åk inte med bussarna på måndag".
Zaman’da Cumartesi ve Pazar günleri çizdiği karikatürleri C’empati adlı albümle yayımlandı (2003).De karikatyrer som publicerats i söndagsupplagan av Zaman publicerades i albumet C'empati 2003.
Pazar günleri yayımlanan muadili, tabloid formatında çıkan The Sun-Herald'dır.Söndagsutgåvan, The Sun-Herald, publiceras i tabloidformat.
Hitler'in son günleri esnasında Axmann, Führerbunker'deydi.I andra världskrigets slutskede befann sig Axmann i Führerbunkern i Berlin.
Pazar günleri yayımlanan The Independent on Sunday'e ise Sindie adı takılmıştır.Den har smeknamnet Indie, och söndagsutgåvan The Independent on Sunday kallas analogt för Sindie.
Böylelikle on birinci sezonun dizi tarihinde ilk kez Cumartesi yerine Pazar günleri yayınlanacağı belli oldu.TT Assen körs för första gången på en söndag i stället för på en lördag.
Pazar günleri satışı yoktur.Man säljer inga julgranar på Annandagen.
Angieyle ikinci iş günlerinde ikili fazla mesai yapmaktadır.Idag har Daniel närmare bestämt två jobb.
Çeşitli kutlama günleri vardır.Flera olika graddagtal förekommer.
Gazete pazar günleri hariç haftanın her günü çıkmaktadır.Tiden gäller oavsett veckodag.
Şehirde aynı zamanda Dani Filma (Film Günleri) adıyla bir film festivali de düzenlenmektedir.För närvarande byggs även en ny filmstudio (Studio City) i staden.
10 Ocak 2011'den beri ise listeler pazartesi günleri yayınlanmaktadır.Bobergs texter är sedan 1 januari 2011 fria för publicering.
Cuma günleri namazda kendisi ile beraber bulunmasını irâde ile taltif eder.Dies adoratus ("den tillbedda dagen"), långfredagen, under vilken tillbedjan brukade ägnas korset.
Düğünler türk geleneklerine göre yapılmakta olup,perşembe günleri yapılması eski bir adettir.Enligt brittisk tradition sker valet på en torsdag.
Daha sonraki Sovyet saldırısı Ocak ayının son günlerinde düzenlendi.Ytterligare ett sovjetiskt anfall genomfördes i slutet av januari.
Bu salonda (Pazar günleri hariç) her gün yerel ve ulusal sanatçıların görsel eserleri sergilenir.I konsthallen visas utställningar av nationella och internationella konstnärer året om.
The Observer, Birleşik Krallık'ta Pazar günleri yayımlanan gazete.The Observer är en brittisk nyhetstidning som publiceras på söndagar.
İki turlu maçlar 26 Nisan ve 3 Mayıs 2007 günlerinde oynandı.Matcherna spelades 26 april och 3 maj, 2007.
Ve 47 tekrar eski günlerine dönüyor...Det gives en tid för andra tider 47.
Pazar günleri kapalıdır.Juldagen är det helt stängt.
Ardından aniden perşembe, cumartesi ve pazar günleri 20.00'a alındı.Därefter visades nya avsnitt varje söndag och onsdag, 20.00 EST.
Gerekli kontrolleri salı ve perşembe günleri icra etmektedir.Utskotten sammanträder på tisdagar och torsdagar.
Sovyetler Birliği'ndeki resmî tatiller, Sovyetler Birliği'ndeki resmî tatil günleridir.Europadagen är en ledig dag för Europeiska unionens institutioner.
"Radyo günleri".Radiotidningen").
Program her pazar günleri yayınlanmaktadır.Programmet sänds även på söndagar.

İlgili Sayfalar