günleri ile cümle
günleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Cuma ve Cumartesi günleri 11.00'den geceyarısına kadar açıktır.De lunes a viernes desde el mediodía hasta la medianoche.
Yaşanan bu kriz ekonomide zor günlerin başlangıcı oldu.Esta crisis financiera se produjo en el contexto del comienzo de una desaceleración económica mundial.
İlçede çarşamba günleri büyük pazar, cumartesi günleri ise şehir içinde küçük bir kısmi pazar kurulmaktadır.En el exterior se instalan los miércoles un pequeño mercado y los sábados tiene lugar al rastro semanal.
İlk sezonun ikinci yarısı 2 Nisan 2010 tarihinden itibaren Cuma günleri Space ve Syfy kanallarında yayınlandı.La segunda mitad de la primera temporada comenzó su emisión el 5 de octubre de 2010 en Syfy y en Space.
Grósz o günleri "1986 yazı korkunçtu, başka kelime bulamıyorum.Morris 1986, pp. 86: Los panfletos decían: "No tenéis opciones de recibir ayuda.
The Sydney Morning Herald'ın pazar günleri yayımlanan nüshasıdır.The Sídney Morning Herald Times.
Edo Dönemi'nin son günlerinde, Japonya ve Amerika arasında olan müzakereleri konu edinmektedir.Uno de los objetivos de Kishi fue la reorganización de la seguridad mutua entre Japón y Estados Unidos.
Çarşamba günleri yayımlanır.Emitido los miércoles.
Taslağa göre maçlar çarşamba günleri oynanacaktı.«Miércoles se pondrán al día los partidos».
Almanca dersleri haftada iki kez yapılmaktadır- Pazartesi ve Çarşamba günleri.Le lezioni di tedesco si svolgono due volte a settimana, il lunedì e il mercoledì.
Onun hikayesi bana eski güzel günleri hatırlattı.La sua storia mi ha ricordato i bei vecchi tempi.
Tokyo sokakları Cumartesi günleri doludur.Il sabato le strade di Tokyo sono affollate.
Pazar günleri her zaman evde değildir.Non sempre è in casa la domenica.
Babam Pazar günleri genellikle evdedir.Di solito mio padre è a casa la domenica.
Pazartesi günleri genellikle ofiste değilim.Di solito il lunedì non sono in ufficio.
Bu kayıt günleri sonucunda ortaya çıkan albümün ismi Blowin' Your Mind! oldu.L'album generato da quelle sessioni è Blowin' Your Mind!.
Uçuş yeteneğini erginliğinin 63-77 günleri arasında elde ettiği düşünülür.La capacità di volare viene acquisita tra i 63 e i 77 giorni di età.
Yaşlı nesil kendi doğum günlerini hala ay takvimine göre kutlar.Le generazioni più anziane celebrano ancora i loro compleanni secondo il calendario lunare.
Mozole Salı, Çarşamba, Perşembe, Cumartesi ve Pazar günleri saat 10.00-13.00 arasında ziyarete açıktır.Il mausoleo di Lenin è aperto ogni martedì, mercoledì, giovedì, sabato e domenica dalle 10:00 alle 13:00.
15-16 Ağustos günleri birçok ülkede Japonlara karşı Zafer Günü olarak kutlanmaya başladı.Il 14 e 15 agosto viene celebrata la Giornata della Vittoria sul Giappone in molti paesi Alleati.
Fransız birliklerinin ana kuvveti, Ekim ayının son günlerinde Pavia'ya ulaştı.Il grosso delle truppe francesi arrivò a Pavia negli ultimi giorni di ottobre 1524.
Bu panayır, çarşamba günleri kurulduğu için “Çarşamba Pazarı” denmiştir (Çarşamba ismi buradan gelmiştir).In seguito a questi eventi, si coniò il termine "Exploit Wednesday" (Mercoledì dell'Exploit).
Cadde, pazar günleri, bayram ve tören günlerinde trafiğe kapalıdır.Il viale è chiuso al traffico la domenica e i giorni festivi, oltre che in occasione di cerimonie.
Diğer günleri ise Hol Hamoed (festivalin hafta içi günleri) olarak bilinir.Tali giorni sono noti anche come giorni "Chol HaMoed".
"Son günlerin 'en'leri".La guerra degli ultimi".
Bir diğer gelenek ise festival günlerinde tefilin giymeleriydi.Un'altra tradizione era quella di indossare i tefillin nei giorni intermedi di un festival.
16. yaş günlerinde Roku'nun Avatar olduğunu öğrendi.A 24 anni, Laura crede ancora nel Principe azzurro.
Belde de Pazartesi ve Perşembe günleri halk pazarı kurulmaktadır.Al martedì e giovedì mattina vi si tiene il mercato cittadino.
Hep eski günlerinden bahseder.Pratesi d'Altri Tempi.
Bu formüle göre seçimlerin günü yıllara göre 2 Kasım ile 8 Kasım günleri arasında değişir.Insomma, si può votare, nei vari anni previsti, dal 2 all'8 novembre.
1857'de Llewellyn Jewitt'in sekreterliğe getirilmesiyle koleksiyon cumartesi günleri halka açılmaya başlandı.Nel 1857 Llewellyn Jewitt divenne segretario ed il museo fu aperto al pubblico ogni sabato mattina.
Vietnam Savaşı'nın başlangıç günleriydi.Erano i primi mesi della guerra civile spagnola.
Her bölüm BBC One'da haftalık televizyon bölümü yayını sonrasında cumartesi günleri BBC Three'de yayınlandı.Ogni puntata fu poi replicata su BBC Two il sabato successivo.
Arabaşı günleri düzenlenmektedir.Esso è organizzata dalla CARS.
Isuzukuretsuki, “son serin ilkbahar günlerinin ayı” anlamına gelir.Watanuki, inoltre, significa letteralmente "primo giorno di aprile".
Bu aynı zamanda krallığın kötü günlerini de simgelemektedir.Lo si vede anche durante la sfida contro Il Regno.
Karşılaşma günleri Milano'da hayat durmaktadır.Tutti gli incontri vengono disputati a Milano.
Müze, pazartesi günleri kapalıdır.Il museo è chiuso il lunedì e la domenica.
2007 ve 2008 boyunca FIFA maç günlerinde deplasmanlı olarak oynanmıştır.Nel 2007 e 2008, l'evento si è svolto in 3 giorni di festa.
İki turlu maçlar 8 Mart ve 14 Mart 2007 günlerinde oynandı.La gara del salto in alto maschile si è svolta in 2 giorni, l'8 ed il 9 marzo.
Bu günlerini Diario Clandestino isimli günlüklerinde anlatmıştır.Dopo ha designato questa storia nella sua opera Disappearance Diary.
Gazete pazar günleri hariç haftanın her günü çıkmaktadır.Esce tutti i giorni esclusa la domenica.
Cuma ve Perşembe günleri haftasonu olan ülkelerde haftanın dördüncü günü olarak sayılmaktadır.Negli Stati Uniti cade di giovedì, il quarto di novembre, il giorno del Ringraziamento.
Yarışma haftanın Çarşamba ve Perşembe günleri yayınlanmıştır.Tutte le gare venivano disputate in settimana nelle giornate di mercoledì e giovedì.
Genellikle sadece cuma günleri ve diğer kutsal günlerde ziyaret edilmektedir.Non manca mai per tradizione nel Venerdì santo.
İzmir'de yaz günlerinde gökyüzünün açık mavisi ile güneşinin turuncusu Izair logosunda birleşti.Là fuori l’isola sorride nella tiepida nottata estiva.”
Berabere sonuçlanan üç maç, 4 ve 5 Kasım günlerinde tekrar edildi.Sette partite finirono con il pareggio e si rigiocarono (replays) quattro o cinque giorni dopo.
Firma ilk günlerinde hakkında yasal mukaveleler ve ithal eserler hakkında uzmanlaşmıştı.L'azienda era inizialmente specializzata nella trattatistica legale e nei titoli d'importazione.
İki turlu maçlar 14 Şubat ve 22 Şubat 2007 günlerinde oynandı.I due plebisciti indetti si tennero il 10 febbraio e il 14 marzo.
Haftanın belirli günlerinde salonlar temsiller için kullanıldı.Per un periodo questa sala venne usata per varie cerimonie.
Hollanda film festivali ilk kez 1982 yılında Hollanda Film Günleri adı altında düzenlendi.Fino 1994 il festival si è tenuto col nome Nederlandse Filmdagen (Giorni dei film olandesi).
Hıdırellez günü öncesi ateş yakılır, ilk baharın çeşitli günlerinde köylerde hayırlar yapılır.La sera si fa ardere la legna raccolta alcuni giorni prima per le vie del paese.
Pazartesi ve Salı günleri 22 Haziran 2015'te KBS2 kanalında yayınlanmıştır .Si è svolto martedì 24 e mercoledì 25 giugno 2014.
Ardından, Becca, Loretta'ya evinden ayrıldığı günleri sorar.Intanto Marisa ha detto a Checco che ha intenzione di lasciare per sempre la sua casa.
Örneğin, kömür madencilerinin çalışma günlerinde altı saat azalmaya gidildi.Nel 1936 inoltre entrarono in funzione le littorine che abbassarono i tempi di percorrenza a meno di 2 ore.
Cumartesi günleri yayınlanmıştır ve toplam 13 bölüm sürmüştür.È stato trasmesso settimanalmente ed è durato 13 episodi.
Eski jön günleri geride kalmış olsa da Türk sineması yepyeni karakter kazanmıştır.A differenza dei decenni precedenti, tuttavia, il cinema giapponese conosce una fase di nuova giovinezza.
Pazar günleri kapalıdır.Il mercato è chiuso la domenica.
Pazar günleri asla evde değilim.По воскресеньям меня не бывает дома.
Banka cuma günleri geç kapanır.Банк по пятницам закрывается поздно.