günleri ile cümle
günleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Program her pazar günleri yayınlanmaktadır.Die Sendung lief jeweils sonntags.
Yine de iktidarının son günleri çalkantılı geçti.Trotzdem war die Zeit seiner großen Erfolge vorbei.
Havalimanı pazar günleri kapalıdır.Der Flughafen ist sonntags geschlossen.
Hamileliğinin son günleridir.Die letzten ihrer Gattung.
Pazar günleri satışı yoktur.An Sonntagen ist kein Betrieb.
8 Mart 2001'den beri her hafta Perşembe günleri yayımlanır.Nunmehr erscheint sie seit dem 18. April 2008 jeden Freitag.
17-18 Mayıs günlerinde şehirdeki evlerde yapılan aramalar sonrasında tutuklamalar da gerçekleştirildi.Dort fanden in der Stadtverwaltung am 17. und 18. Mai die Gerichtsverhandlungen statt.
Fletcher, bu zor günlerinde kendini yeni projelere verdi.Ballard trat sein neues Amt in einer schwierigen Zeit an.
Bazen özel olarak Pazartesi günleri de yayınlandı.Deshalb wurde der Hirsmontag manchmal auch Hirschmontag genannt.
Taslağa göre maçlar çarşamba günleri oynanacaktı.Die Spiele fanden jeweils mittwochs statt.
Müze, pazartesi günleri kapalıdır.Montags ist das Museum geschlossen.
Ayrıca derbi günlerinde programa Markus Merk de yorumcu olarak dahil olmaktadır.Die Sendung unter Marcus bot jedoch auch Anlass für Parodien.
Haftanın belirli günlerinde ilçe merkezi Sinanpaşa'ya da seferler düzenlenmektedir.Die Kelchkommunion der Gemeinde ist an bestimmten Tagen oder Anlässen empfohlen.
Londra'daki günlerinde ressam, sanat tüccarı Paul Durand-Ruel ile tanıştı.Während seines London-Aufenthaltes lernte Claude Monet den Kunsthändler Paul Durand-Ruel kennen.
1.sayı 16 sayfa haftalıktı ve cuma günleri gazete eki olarak parasız çıkmaktaydı.Erscheinen sie weniger als einmal die Woche und Wochenschriften innerhalb der Grafschaft waren frei.
Ancak NBA günleri uzun sürmedi.Der schnelle Erfolg der NPL dauerte nicht lange an.
Hikâye 1932 yılında otelin şatafatlı günlerinin sonlarına yakın dönemde başlar.Also endet die erzählte Zeit 1932, im Jahr des Beginns der Niederschrift des Werkes in Paris.
Pazartesi ve perşembe günleri de müsabakalar ve atışlar yapılmaktaydı.Montags und donnerstags wurden zuletzt keine Flüge angeboten.
Ekim ayının ilk günlerinde ödül adaylarına ait çalışmalar ve belgeler Seçici Kurul üyeleri'ne gönderilir.In Ausschüssen und Arbeitsgruppen wurden am dritten Tag die zu verabschiedenden Papiere vorbereitet.
İşte (iyi veya kötü) günleri insanlar arasında (böyle) döndürür dururuz.Sie verbringt den Tag mit ihren Menschenfreunden und kehrt danach zu ihrem Gefährten zurück.
Gerekli kontrolleri salı ve perşembe günleri icra etmektedir.Die Verkehrstage sind Dienstag und Donnerstag.
Cerrahi, insanlığın ilk günleriyle birlikte oluşmuştur.Roman aus den ersten Tagen der Menschheit.
Akım yaklaşık olarak 1880 - 1910 yılları arasında en parlak günlerini yaşamıştır.Seine produktivste Phase überspannte die drei Jahrzehnte von 1880 bis 1910.
Güntekin, çocukluk anılarının dile getirildiği eski İstanbul günlerini anlatmaktadır.Bei ihren Sitzungen werden alte Erinnerungen an ihre Kindheit wach.
Aynı zamanda Dirk Adorf'la birlikte yarıştıkları günleri canlandırmışlardır .Etwa zur gleichen Zeit entzweite sich Bouwens auch mit Dirk Philips.
Fransız birliklerinin ana kuvveti, Ekim ayının son günlerinde Pavia'ya ulaştı.La plus grande partie des troupes françaises arriva à Pavie aux derniers jours d'octobre.
Cumartesi günleri, teyzesi Agnia Borisova ile ilgilenmek için tekrar Bereznik'e giderdi.Elle y retournait même le samedi pour s'occuper de sa tante malade Agnia Borissova.
Müze, pazartesi günleri kapalıdır.Le musée est fermé le lundi.
Son günlerinde yakın arkadaşı şair Armando Valladares ilgilendi.Ses derniers jours ont été relatés par son ami, le poète Armando Valladares.
Ömrünün son günlerini mutluluk ve huzur içinde orta dünyada geçirdi.Les dix dernières années de sa vie sont heureuses et paisibles.
15-16 Ağustos günleri birçok ülkede Japonlara karşı Zafer Günü olarak kutlanmaya başladı.Les 14 et 15 août sont célébrés comme jour de la victoire sur le Japon dans de nombreux pays alliés.
Bu nedenle Birleşik Krallık'ta Single'ların çoğu Pazartesi günleri piysaya sürülür.La plupart des nouveaux singles au Royaume-Uni sont disponibles le lundi.
Scotland on Sunday İskoçya'da pazar günleri yayımlanan haftalık gazete.Scotland on Sunday est un hebdomadaire écossais.
Cuma günleri çevre köyler buraya Cuma namazı kılmaya gelirlerdi.Les femmes viennent y prier autour, le vendredi.
Yaşamının son günlerinde Katolik Kilisesi'ne girmişti.Elle consacra ses dernières années à l'Église catholique.
Michele eski günlerin hatıralarını Giorgetta'ya anlatmaya başlar.Renée continue à rappeler à Tom leur passé.
Çeşitli kutlama günleri vardır.S'ensuivent plusieurs jours de fête.
Mayıs ayının ilk günlerinde hazırlıklar hemen hemen tamamlanmıştır.Dans les premiers jours d’avril, tout est prêt.
Megadeth'teki eski günlerinde B.C. Rich kullanan Ellefson, sonra Jackson gitarları kullanmaya başladı.Mille a joué avec des guitares Ibanez, puis BC Rich et utilise désormais principalement des guitares Jackson.
Cuma günleri başlar cuma namazından sonra.En manifestant tous les vendredis après la prière.
Yalnızca Pazartesi günleri ile Noel ve Yeni yıl gününde kapalıdır.Fermé entre Noël et le jour de l'An.
Vietnam Savaşı'nın başlangıç günleriydi.Début de la guerre du Viêt Nam.
Buffy, rüyasında Sunnydale'e, "Welcome to the Hellmouth" günlerine geri döner.Elle évoque cette période dans Bienvenue à Sunnydale partie 1 Welcome to the Hellmouth.
"Bunlar güzel günleri, daha beter olucak her şey!".Worst Week : Pour le meilleur… et pour le pire !
Hasat sezonunda çiftçiler günlerinin büyük bir bölümünü meyveleri elle toplayarak geçirirler.Lors de la récolte, les cultivateurs passent la plupart de leur journée à cueillir les baies à la main.
Pazar günleri topluca gelin almaya gidilir.Ils sont d'accord pour se réunir le dimanche même.
Raif'in asla bitmeyecek olan kasvetli günleri burada başlar.L'histoire racontée dans Infinite Ryvius démarre ici.
"Son günlerin 'en'leri".Début des « derniers jours ».
Ordu, Mayıs ayının ilk günlerinde Belgrad'a ulaştı.L'armée doit se rassembler à Belgrade en mai de l'année suivante.
Uçuş yeteneğini erginliğinin 63-77 günleri arasında elde ettiği düşünülür.Il pourront voler à l'âge de 63 à 77 jours.
Sağlık ocağı vardır salı günleri Doktor bulunur.La mine de Rien est en possession de Mardi.
Saray günümüzde Pazartesi ve Perşembe günleri hariç ziyaretçilere açık bir müzedir.Le palais est ouvert à la visite tous les jours sauf le lundi et le jeudi.
O yaz, hayatımın en hoş ve en zafer dolu günlerini yaşadım.Elle déclara plus tard que cette année avait été la période la plus heureuse et la plus insouciante de sa vie.
Cuma günleri "Hitradio Ö3"da yayınlanır.Voir aussi l'article « Vendredi 13 ».
Hastalığın ilerleyen günlerinde (4 ila 7 gün) görüntü kızamık gibi olabilir.Une fuite d’air prolongée (plus de 4-7 jours) nécessitera une chirurgie.
Gazetenin fiyatı Pazar günleri 1.50 dolar, diğer günler 1 dolardır.Le prix du billet est de 1,25 $, la carte journalière coûte $3, la mensuelle $54.
Özellikle pazar günleri kurulan hayvan pazarı oldukça ünlüdür.Le marché de Quartier Militaire est fort pittoresque surtout le dimanche matin.
Özellikle tatil günlerinde, tahta üzerinde oynanan Yut, ülkede boydanboya sevilen popüler bir aile oyunudur.Cette promenade appréciée en famille dans le milieu de l'après-midi dessert un tennis en terre battue.
Önceden dizi perşembe günleri yayınlanırken daha sonra cumartesi günü yayınlanmaya başlamıştır.L'émission diffusée le samedi est enregistrée le jeudi après-midi précédant.
Salı günleri hariç her gün ziyarete açıktır ve giriş ücretlidir.L'intérieur est ouvert tous les jours sauf le lundi et les jours fériés, un droit d'entrée est facturé.