günleri ile cümle
günleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Pazar günleri barlar dışında alkol satın alınamaz.Monday–Friday and 4 p.m. on Saturdays. On Sundays, no alcohol can be bought, except in bars.
Bazı eyaletlerde, bir yasa ile pazar günleri içki satışı yasaklanmıştır.In some states, liquor sales are prohibited on Sunday by a blue law.
Oylama günlerinde de kurak günler görülmektedir.Dry days are also observed on voting days.
Günlerini ya işte ya da kedisiyle beraber evinde geçirmektedir ve evlenmeye niyeti yoktur.He spends his days at work or home with his cat and has no plans to date or marry.
Yaz boyunca ders verdi ve cumartesi ve pazar günleri bilimsel tartışmalara katıldı.He taught during the summer and participated in scientific discussions on Saturdays and Sundays.
Katolikler oruç günlerinde yalnızca bir tam öğün tüketebilirler.Catholics may eat only one full meal on a fast day.
Günlerin Beyaz Tebeşiri: Çağdaş Ukrayna Edebiyatı Dizisi Antolojisi.The White Chalk of Days: The Contemporary Ukrainian Literature Series Anthology.
2012 yılından sonra etkinlik süresi cuma,cumartesi ve pazar günleri olmak üzere üç güne uzatıldı.Since 2012, the festival was extended to three days.
Savaşın son günlerinde tesiste 65 adet Panther ve Tiger tankı tamir edilmiştir.In the last days of the war, 65 Panther tanks and Tigers were repaired.
Beyaz Kale'nin ilk günlerinden gelen bu çağrışımları değiştirmeye çalıştı.He tried to change those connotations from White Castle's earliest days.
Oyun günleri sona erdikten sonra futbol menajeri oldu ve 1.After his playing days ended he became a football manager, and coached clubs such as 1.
Beyaz Hanım Günleri müzik festivali, ağustos dolunayı sırasında düzenleniyor. [1]The White Lady Days music festival is held at the time of the August full moon.[8]
1 yıllık bir süre boyunca her hastane, doğan bebeklerin >%60'ının erkek olduğu günleri kaydetmiştir.For a 1-year period, each hospital recorded the days on which >60% of the babies born were boys.
Son günleriLater life and death
Bazen aynı cevabı almam saatlerimi hatta günlerimi aldı. . .And sometimes it took me hours or even days to get the same answer...
Temmuz ayının ilerleyen günlerinde ABD hükümeti Chamoun'u ikinci dönem için aday olmamaya ikna etti.Later in July, the US government convinced Chamoun not to seek a second term.
Tepedeki yapının geçmişi Haçlı günlerine kadar uzanmaktadır.The hill-top structure dates back to crusader days.
Ekim ayının son günlerinde kale komutanı bir imtiyaz düzenlemesini kabul etti.In the last days of October, the commandant of the castle accepted a capitulation arrangement.
TRAPPIST-1 etrafında bir tam dönüş yalnızca 6.099 sürer Dünya günleri (~146 saat) tamamlayın.One full revolution around TRAPPIST-1 takes only 6.099 Earth days (~146 hours) to complete.
Londra'ya döndüğünde, öğrencilik günlerinden beri tanıdığı Sir Patrick Manson ile arkadaş oldu.Back in London he made acquaintance with Sir Patrick Manson, who he had known since student days.
Cilt : Bursa Günleri, Berikan YayıncılıkCilt : Bursa Günleri, Berikan Yayıncılık ISBN 9786059912365
Son günlerine kadar vaaz vermeye devam etti.He continued to preach until his final days.
Şiir, Anne Boleyn'nin hayatının son günlerinde yazılmıştır ve çektiği acıların bir yansımasıdır.The poem was written in the last days of Anne's life and is a reflection on her suffering.
Notlar genellikle çarşamba günleri rec.music.beatles usenet grubunda haftalık olarak yayınlandı.[1]The notes were released weekly, usually on Wednesdays, on the rec.music.beatles usenet group.[1]
O, pazar günleri nadiren dışarı çıkar.Sie geht selten sonntags aus.
Ben sadece cuma günleri televizyon izlerim.Ich sehe nur freitags fern.
Tembel pazar günlerini severim.Ich liebe faule Sonntage.
Yılın son güzel günlerinin keyfini çıkartıyoruz.Wir genießen die letzten schönen Tage in diesem Jahr.
Size eğlenceli karnaval günleri dileriz.Wir wünschen euch lustige Karnevalstage.
Malik 'den, O dedi ki Resulullah buyurdu: "Dünyanın ömrü, ahiret günlerinde yedi gündür.Dann reichte sie ihm die Hände und sprach: »Sieben Stunden soll es während Tag und Nacht auf dem Stroh liegen.
Harcamayacağım günleri, onları uzatmaya çabalayarak.Ich werde meine Tage nicht dazu verschwenden, sie zu verlängern.
Çarşamba günleri WWE Network üzerinden yayın yapmaktadır.Sie wird wöchentlich mittwochs auf dem WWE Network ausgestrahlt.
21 Mart 2004'ten itibaren De Telegraaf, pazar günleri de yayımlanmaya başladı.Seit dem 21. März 2004 erschien De Telegraaf auch sonntags.
Bu ikinci kahvatlı özellikle pazar günleri tercih edilir.Beliebt ist dieses zweite Frühstück vor allem am Sonntag.
"Bunlar güzel günleri, daha beter olucak her şey!".Folge "Gute Zeiten, schlechte Zeiten"!
Scotland on Sunday İskoçya'da pazar günleri yayımlanan haftalık gazete.Ihre Sonntagsausgabe heißt Scotland on Sunday.
14 ve 15 Mayıs günlerinde, şehrin kurucusu olan, San Isidro Labrador adına kutlamalar yapılır.Am 15. Mai findet das Patronatsfest San Isidro Labrador statt.
Sağlık ocağı vardır salı günleri Doktor bulunur.Dienstag: Zu einem medizinischen Thema ist ein Facharzt geladen.
Ayrıca Ayazağa kampüsünde her ay yürüyüş günleri yapılmaktadır.Außerdem machte er täglich zur gleichen Zeit einen Spaziergang.
Pazar günleri ise ilçeye minibüs gitmemektedir.Am Wochenende fahren keine Busse.
Benzer şekilde Kral Olaf'ın egemenlik günlerinde de bir kıtlık olur.König Olaf I. erhält als Folge den Namen Olaf Hunger.
Kitapta Jericho'nun hayatı ve WWE'deki ilk günlerine kadar olan güreş kariyeri yer aldı.Das Buch umfasst Jerichos Leben und Wrestling-Karriere bis zu seinem Debüt in der WWE.
Adolf Hitler'in son günlerinde Berlin'deki Führerbunker'de bulundu.Der Film beschreibt die letzten Tage Adolf Hitlers im Führerbunker in Berlin.
Öykü geçmiş zamanların, eski güzel günlerin sevdalılarının öyküsüdür.Willst du glücklich sein im Leben … Geschichten von gestern, Geschichten von heute.
Kıyametin hemen yakınında anarşi ve kargaşa günleri vardır.Die Sperbereule jagt fast ausschließlich am Tag und während der Dämmerung.
Gazete pazar günleri hariç haftanın her günü çıkmaktadır.Die Tageszeitung erschien täglich außer Sonntags.
Hele yağmurlu günlerinde.Während der Regenzeit
Böylece son günlerini İstanbul'da geçirmiştir ve burada ölmüştür.Der Dichter verbrachte hier seine letzten Lebenswochen und verstarb hier.
Pazar günleri yayımlanan The Independent on Sunday'e ise Sindie adı takılmıştır.Die Sonntagsausgabe erscheint unter dem Namen The Independent on Sunday.
Katolikler, cuma günleri şükran orucu tutarlar.Katholiken bringen daher freitags das sogenannte Freitagsopfer.
Haftanın günleri gece yarısı 24.00'da başlar ve ertesi gece aynı vakitte sona erer.Das Kapitel beginnt am Nachmittag und endet in der Nacht desselben Tages.
Çarşamba günleri hayvan pazarı vardır.Sonntags findet ein Viehmarkt statt.
Cuma günleri "Hitradio Ö3"da yayınlanır.Zudem findet am Samstag auch die Geländeprüfung des CIC 3* statt.
Halk ayin günlerinde Zengi mabedinde bulunurlarmis.Tagsüber ruhen die Falter zuweilen an Baumstämmen.
Sayfa Çarşamba günleri yayınlanıyordu.Die Zeitung erschien jeweils am Mittwoch.
Gelenek olarak da Cuma günleri cemaate sıra ile yemek verilir.Sie werden dort traditionell am Karfreitag gegessen.
Ayrıca TRT 1'de pazar günleri canlı yayınlanmış "7. Gün" programında beş hafta boyunca sunuculuk yaptı.Sat.1 stellt aber auch die eigenproduzierten Dienstagsfilme kostenlos für sieben Tage ins Internet.
"Radyo günleri".Radiozeit.
1919’daki kongre günlerinde, Mustafa Kemal’le bizzat görüşebilmek için Sivas’a gitti.1919 reiste sie nach Sivas, wo sie den von Mustafa Kemal Pascha abgehaltenen Kongress von Sivas besuchte.
Ama Cuma günleri bir problem ortaya çıkar.Am Freitag findet eine Lichterprozession statt.