günleri ile cümle
günleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sen güzelsin, ama yaşlı Berit güzel günleri biraz geride bıraktı.You are beautiful, but old Berit's a bit past her prime.
Chris, Libya'daki devrimin ilk günlerinde, bir yük gemisiyle Bengazi'ye gitmiştir.Chris went to Benghazi in the early days of the Libyan revolution, arriving on a cargo ship.
1960'ların başında, İslam Ulusu belki de en iyi günlerini yaşıyordu.The Nation of Islam, during the early '60s, was perhaps enjoying its best days.
Böylelikle iş günlerini kısaltarak kullanımınız için daha fazla ürün ve hizmet sunabileceğiz.We...shorten the workday, make more goods and services available to you.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice and Patee set out most days to go out hunting in the forest around their homes.
Onlara günlerini göstermeni söyledim.I said, take care of them.
Yedek dansçı olduğun günleri mi özledin?Miss backup dancer days?
Buna FedEx Günleri diyorlar.They call them FedEx Days. Why?
Doðru, çarþamba günleri ders veriyor.Right, he teaches on Wednesdays.
Karým Cumartesi günleri oynamam gerektiðini düþünüyor.My wife thinks I should play on Saturdays.
Neden Salı günleri oy kullanıyoruz?Why do we vote on Tuesday?
"Neden seçimleri Salı günleri yapıyoruz?""Why do we vote on Tuesday?"
Salı günleri mi?Ron Paul:
Neden Salı günleri oylama yaptığımızı biliyor olabilir misiniz?JS: Do you know why we do vote on Tuesday?
Peki ne yaptım, evliliğimin ilk günlerine dönelim.So what I did, I'd gone back to my early marriage days.
Evliliğinizin ilk günlerinde ne yapardınız, eşinizi etkilemeye çalışırdınız.What you did in the early marriage days, you tried to impress your wife.
Günlerin uzun ve sonuçlu olabilir, ve umutla doldurulmuş.May your days be long and fruitful, and filled with hope.
Eski patronların ve baronların günleri sona erdi.The days of the old bosses and barons are over.
Pazar günleri kiliseye gidip:[Fresco] But we go to church on Sunday, and say
Şabat günlerimi tutacaksınız. Tapınağıma saygı göstereceksiniz. RAB benim."'You shall keep my Sabbaths, and reverence my sanctuary; I am Yahweh.
Şabat günlerimi tutacak, tapınağıma saygı göstereceksiniz. RAB benim."'You shall keep my Sabbaths, and have reverence for my sanctuary. I am Yahweh.
İşte Ahaz denen bu kral, sıkıntılı günlerinde RABbe ihanetini artırdı.In the time of his distress, he trespassed yet more against Yahweh, this same king Ahaz.
Her yıl Adar ayının on dördüncü ve on beşinci günlerini kutlamalarını buyurdu.to enjoin them that they should keep the fourteenth and fifteenth days of the month Adar yearly,
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.Let them curse it who curse the day, who are ready to rouse up leviathan.
‹‹Yeryüzünde insan yaşamı savaşı andırmıyor mu, Günleri gündelikçinin günlerinden farklı mı?"Isn't a man forced to labor on earth? Aren't his days like the days of a hired hand?
‹‹Günlerim dokumacının mekiğinden hızlı, Umutsuz tükenmekte.My days are swifter than a weaver's shuttle, and are spent without hope.
Çünkü biz daha dün doğduk, bir şey bilmeyiz, Yeryüzündeki günlerimiz sadece bir gölge.(For we are but of yesterday, and know nothing, because our days on earth are a shadow.)
‹‹Günlerim koşucudan çabuk, İyilik görmeden geçmekte."Now my days are swifter than a runner. They flee away, they see no good,
Günlerin ölümlü birinin günleri gibi, Yılların insanın yılları gibi mi ki,Are your days as the days of mortals, or your years as man's years,
‹‹İnsanı kadın doğurur, Günleri sayılı ve sıkıntı doludur."Man, who is born of a woman, is of few days, and full of trouble.
‹‹Yaşama gücüm tükendi, günlerim kısaldı, Mezar gözlüyor beni."My spirit is consumed. My days are extinct, And the grave is ready for me.
Günlerim geçti, tasarılarım, Dileklerim suya düştü.My days are past, my plans are broken off, as are the thoughts of my heart.
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,as I was in the ripeness of my days, when the friendship of God was in my tent,
‹‹ ‹Son soluğumu yuvamda vereceğim› diye düşünüyordum, ‹Günlerim kum taneleri kadar çok.Then I said, 'I shall die in my own house, I shall number my days as the sand.
Eti çocuk eti gibi yenilenir, Gençlik günlerine döner.His flesh shall be fresher than a child's. He returns to the days of his youth.
Ben onları sıkıntılı günler için, Kavga ve savaş günleri için saklıyorum.which I have reserved against the time of trouble, against the day of battle and war?
‹‹Bildir bana, ya RAB, sonumu, Sayılı günlerimi; Bileyim ömrümün ne kadar kısa olduğunu!"Yahweh, show me my end, what is the measure of my days. Let me know how frail I am.
Kralın günlerine gün kat, Yılları yüzyıllar olsun!You will prolong the king's life; his years shall be for generations.
Onun günlerinde doğruluk serpilip gelişsin, Ay ışıdığı sürece esenlik artsın!In his days, the righteous shall flourish, and abundance of peace, until the moon is no more.
Geçmiş günleri, Yıllar öncesini düşünüyorum.I have considered the days of old, the years of ancient times.
Bu yüzden Tanrı onların günlerini boşluk, Yıllarını dehşet içinde bitirdi.Therefore he consumed their days in vanity, and their years in terror.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaYou have shortened the days of his youth. You have covered him with shame. Selah.
Gazabından kısalıyor günlerimiz, Bir soluk gibi tükeniyor yıllarımız.For all our days have passed away in your wrath. We bring our years to an end as a sigh.
Bu yüzden günlerimizi saymayı bize öğret ki, Bilgelik kazanalım.So teach us to number our days, that we may gain a heart of wisdom.
Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor, Kemiklerim ateş gibi yanıyor.For my days consume away like smoke. My bones are burned as a torch.
Günlerim akşam uzayan gölge gibi yitmekte, Ot gibi sararmaktayım.My days are like a long shadow. I have withered like grass.
Düşkün günlerimizde bizi anımsayana, _iSevgisi sonsuzdur;Who remembered us in our low estate; for his loving kindness endures forever;
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.I remember the days of old. I meditate on all your doings. I contemplate the work of your hands.
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.Man is like a breath. His days are like a shadow that passes away.
Ah çekip inlersin ömrünün son günlerinde, Etinle bedenin tükendiğinde.You will groan at your latter end, when your flesh and your body are consumed,
Benim sayemde günlerin çoğalacak, Ömrüne yıllar katılacak.For by me your days will be multiplied. The years of your life will be increased.
Bizi kendine döndür, ya RAB, döneriz, Eski günlerimizi geri ver.Turn us to yourself, Yahweh, and we shall be turned. Renew our days as of old.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.You have despised my holy things, and have profaned my Sabbaths.
Nuhun günlerinde nasıl olduysa, İnsanoğlunun gelişinde de öyle olacak."As the days of Noah were, so will be the coming of the Son of Man.
‹‹Nuhun günlerinde nasıl olduysa, İnsanoğlunun günlerinde de öyle olacak.As it happened in the days of Noah, even so will it be also in the days of the Son of Man.
Çünkü o günler, yazılmış olanların tümünün gerçekleşeceği ceza günleridir.For these are days of vengeance, that all things which are written may be fulfilled.
‹‹ ‹Herkes annesine babasına saygı göstersin. Şabat günlerimi tutun. Tanrınız RAB benim.Ye shall fear every man his mother, and his father, and keep my sabbaths: I am the LORD your God.
Eğer dinler ve Ona kulluk ederlerse, Kalan günlerini bolluk, Yıllarını rahatlık içinde geçirirler.If they obey and serve him, they shall spend their days in prosperity, and their years in pleasures.
Mazlumun bütün günleri sıkıntı doludur, Mutlu bir yürekse sahibine sürekli ziyafettir.All the days of the afflicted are evil: but he that is of a merry heart hath a continual feast.
‹‹Bu sözcüklerin anlamı şudur: MENE: Tanrı senin krallığının günlerini saydı ve ona son verdi.This is the interpretation of the thing: MENE; God hath numbered thy kingdom, and finished it.