günler ile cümle
günler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çeşitli kutlama günleri vardır.Flera olika graddagtal förekommer.
Gazete pazar günleri hariç haftanın her günü çıkmaktadır.Tiden gäller oavsett veckodag.
Şehirde aynı zamanda Dani Filma (Film Günleri) adıyla bir film festivali de düzenlenmektedir.För närvarande byggs även en ny filmstudio (Studio City) i staden.
10 Ocak 2011'den beri ise listeler pazartesi günleri yayınlanmaktadır.Bobergs texter är sedan 1 januari 2011 fria för publicering.
Açılan dövizler gazete ve televizyonlarda günlerce tartışıldı.Grej of the Day uppmärksammades i tidningar och i TV.
Cuma günleri namazda kendisi ile beraber bulunmasını irâde ile taltif eder.Dies adoratus ("den tillbedda dagen"), långfredagen, under vilken tillbedjan brukade ägnas korset.
Düğünler türk geleneklerine göre yapılmakta olup,perşembe günleri yapılması eski bir adettir.Enligt brittisk tradition sker valet på en torsdag.
Bombalama sonucunda Hayfa'da günlerce süren yangınları başladı.Tändstickstillverkningen ledde till bränder som inträffade nästan dagligen.
Özel günlerde hayır yapılır.Används vid speciella tillfällen.
Dağlar, ilk inşa edildiği o günlerde çok daha yüksekti.Redan första dagen visar Bergen klart och tydligt att det är han som bestämmer.
Daha sonraki Sovyet saldırısı Ocak ayının son günlerinde düzenlendi.Ytterligare ett sovjetiskt anfall genomfördes i slutet av januari.
Bu salonda (Pazar günleri hariç) her gün yerel ve ulusal sanatçıların görsel eserleri sergilenir.I konsthallen visas utställningar av nationella och internationella konstnärer året om.
Bu seferlerin sıklığı da hafta içi ve hafta sonu günlerde değişmektedir.Dessa varierar beroende på vilken veckans ton och vilken veckodag det är.
The Observer, Birleşik Krallık'ta Pazar günleri yayımlanan gazete.The Observer är en brittisk nyhetstidning som publiceras på söndagar.
Tüm bu ekip, bazı günler on dört saat çalışıyorlardı.Under vissa tider byggdes 14 våningar under loppet av tio dagar.
İki turlu maçlar 26 Nisan ve 3 Mayıs 2007 günlerinde oynandı.Matcherna spelades 26 april och 3 maj, 2007.
Ve 47 tekrar eski günlerine dönüyor...Det gives en tid för andra tider 47.
Pazar günleri kapalıdır.Juldagen är det helt stängt.
Aradan günler geçti.Ända sen gamla dagar....
Takip eden günlerde, yurdun her yerindeki Evkaf Müdürlüklerine Türkçe ezan metni gönderildi.Därför användes ordet i transkriberad form på alla stationsbyggnader i Ryssland.
Ardından aniden perşembe, cumartesi ve pazar günleri 20.00'a alındı.Därefter visades nya avsnitt varje söndag och onsdag, 20.00 EST.
Gerekli kontrolleri salı ve perşembe günleri icra etmektedir.Utskotten sammanträder på tisdagar och torsdagar.
O günlerde küpler mevcut olanlardan çok daha büyüktü.Besättningarna var tidigare mycket större än var de är i dag.
Oruçlu günlerde, iftar öncesi el yıkamaya çeşmeye gidilir.För att hindra åldrandet bjöds de av Idun ett äpple om dagen.
Sovyetler Birliği'ndeki resmî tatiller, Sovyetler Birliği'ndeki resmî tatil günleridir.Europadagen är en ledig dag för Europeiska unionens institutioner.
Final maçı ise, takip eden günler içinde yeniden oynatılacaktı.Om matchen var oavgjord blev det omspel dagen efter.
"Radyo günleri".Radiotidningen").
Program her pazar günleri yayınlanmaktadır.Programmet sänds även på söndagar.
Yaratılışın üçüncü ve dördüncü günlerini betimlemektedir.Familjeföretaget leds av den tredje och fjärde generationen tillsammans.
Yine de iktidarının son günleri çalkantılı geçti.Men hennes mest aktiva tid i livet var över.
Bu kadar çok isme bu unvanın verilmesi, o günlerde kamuoyunda uzun süre tartışıldı.Det var en mycket stor summa och vittnar om traktens rikedom under denna tid.
Aynı ay televizyon yayınları, çarşamba günleri dışında haftada 6 güne ve 35 saate çıkarıldı.På helger sänds inte lika många lokala program, utöver sex nyhetssändningar varje morgon/förmiddag.
Bu da, o'nun en son günlerinde bile oldukça zinde olduğunu gösterir.Enligt vad han själv säger är hans ekonomi vid denna tid trots allt en smula ansträngd.
Resmî matem günlerinde ve törenlerinde bayrak yarıya indirilir.På officiella flaggdagar har ämbetsverk och inrättningar skyldighet att flagga.
Küçük Midilliler, burada barış içinde yaşarlar ve şarkı söyleyerek ve oyunlar oynayarak günlerini geçirirler.Det är påskdagen och barnen leker och sjunger medan de inväntar grevinnans ankomst.
Yıl boyunca neredeyse tüm günleri güneşlidir.Det vårliknande vädret håller i sig nästan hela året.
Zor günler bizi bekler.Svåra tider väntar oss.
Ancak oraya varmak için sadece bir günleri vardır.Проте вони мають лише день аби побути разом.
Yaratılışın üçüncü ve dördüncü günlerini betimlemektedir.Тут показано третій та четвертий дні творіння.
2006'dan itibaren eylül ayının üçüncü cumartesi günleri olmasına karar verilmiştir.З 2006 року вирішено відзначати День вільного ПЗ у третю суботу вересня.
Günlerden bir gün, kanser yeniden ortaya çıkar.Президент же виявляє, що рак розвивається знову.
Pazartesi ve salı günleri kısmen yağmurdan dolayı Greenwich Village'deki eylemcilik aralıklı oldu.Через дощ, що йшов у понеділок і вівторок, обстановка в Гринвіч-Віллидж дещо охолола.
Bu kitapları, yerliler arasında geçen günlerine aitti.Ранні роки минули серед індіанців.
Cumartesi günleri ise Sportweek adındaki gazete ise yanında ek olarak satışa sunulmaktadır.По суботах разом з газетою продається журнал Sportweek.
Adolf Hitler'in son günlerinde Berlin'deki Führerbunker'de bulundu.У фільмі зображено останні десять днів життя Адольфа Гітлера в його берлінському бункері.
O günlerdeki havanın durumuna göre o ayların nasıl geçeceği hakkında fikir yürütülür.По тому, як міняється погода цього дня, визначають, яким буде літо, врожай цього року.
Fransız birliklerinin ana kuvveti, Ekim ayının son günlerinde Pavia'ya ulaştı.Основна маса французьких військ прибула до Павії наприкінці жовтня.
Bu bazen günler veya hatta haftalarca sürebilir.Іноді це може відбутись через кілька днів чи навіть тижнів.
Pazar günleri kapalıdır.У неділю закриті.
Bonjour, "merhaba" ya da "iyi günler" anlamına gelen Fransızca bir kelimedir.В деяких інших мовах, наприклад, у німецькій, це означає “привіт” або “прощавай”.
Bundan sonraki günlerdede ona böyle hitap edilmiştir.З тих пір його так і називають.
Yalnız perşembe öğleden sonra ve cuma günleri evlerine gitme hakları vardı.У четвер і п'ятницю ми ночували ще в своїй хаті.
Tanrı'ya şükür, o günler değiliz.Або: «Тепер не ті часи».
AB sürecinde son günlerde yaşanan kavga ve tartışmalara bir bakıverin.Будь ласка, приходьте і подивіться останні моменти UnsraW своїми очима.
14-15 Ağustos günlerinde ise şehir ele geçirildi.10—11 листопада вони захопили місто.
Öğrenciler bunu gizli tuttular ve o günlerde hiç kimseye gördüklerinden söz etmediler.Власники зберігають таємницю, тому зараз ніхто не знає, як вони виглядали.
Göç daha sonraki günlerde de sürdü.Лікарня розбудовувалася і в наступні роки.
Sabataycılar "Aydınlık Günler" gelinceye kadar gizlenmeye devem edeceklerdir.Люди отримують ще один шанс, доки не прийдуть «Останні дні».
Günler boyu durmaksızın yağmur yağdı.Протягом усього дня ллє дощ.
İlçeye özgü yerel kıyafetler günümüzde sadece bayramlarda ve özel günlerde giyilmektedir.Сьогодні японський традиційний костюм використовується в основному лише під час свят і офіційних заходів.
İlgili Sayfalar