günler ile cümle

günler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kışın zaman zaman ılık geçen günler olmaktadır.В окремі зимові дні буває тепла погода.
Bu mutlu günlerle bahtiyar.Вони сподіваються провести тут декілька прекрасних днів.
Beldede rüzgarsız günler pek azdır.Безвітряні дні бувають рідко.
Loe, şu günlerde Oslo'da yaşıyor.В даний час проживає в Осло.
Havalimanı pazar günleri kapalıdır.Аеропорт за законом закритий у неділю.
Bu pazar özellikle Cumartesi günleri çok kalabalık oluyor.Особливо багато відвідувачів було в неділю.
Dinî günler ve pazar günleri dışında öğrenciler her gün okula giderdi.Учні не ходили в школу лише у неділю і на свята.
Pazar günleri ise ilçeye minibüs gitmemektedir.В четвер і неділю потяг до Іршави не їде.
Tüm günler geçse de, Yine de aranır.Де б ти не був, все одно тягне додому.
Bu günü farklı ülkelerdeki insanlar yılın farklı günlerinde kutlarlar.Цей день наступає для кожної краї у різні дні.
Bunlar korkunç günlerdi.Це були дуже тяжкі дні.
Yalnızca Pazartesi günleri ile Noel ve Yeni yıl gününde kapalıdır.Зачинено в Страсну П'ятницю, на Новий Рік та Різдво.
Daha sonra o günlerde yeni kurulan Türkiye İş Bankası'nın Merkez bankasına dönüştürülmesi gündeme gelmiştir.В цьому ж році Османський Банк був перетворений в Центральний Банк Турецької Республіки.
Ama bakın , önümüzdeki günlerde ciddi bir pazar oluşacak.Загальним вихідним днем є неділя.
Günler geçip gitmektedir.А дні йдуть.
İşte bizlerin P5 kullandığımız o günlerde, bir de P6 vardı.У 2002 р розробляли два пласти — с5 та с6.
Son günlere kadar dokunduğunuz her şey yok olacak!"Можна подумати, що всі інші давно вимерли!»
Her hafta pazartesi günleri pazar kurulmaktadır.Скачки проводяться щонеділі.
Günler süren bir aramadan sonra Mustafa, ormanda bir geyiğe bakarak öylece dikilirken bulunur.В часі слідування за Малдером хтось спостерігає з лісу.
Ted'e mantıklı gelir ve son bir günlerinide beraber geçirirler.У підсумку Ваня зізнається Інзі у коханні і вони проводять останню ніч разом.
Fakat hocasını bu zor günlerinde saklamakta kararlıdır.Вона піклується про нього, намагаючись уберегти його у цей жахливий час.
Samurayın cesedini de günler sonra ormanda oduncu bulmuştur.Існує легенда, що одного разу в лісі на нього напали самураї.
Mutlu günler 1937 Japon istilasıyla sona erer.У 1937 році почалася війна проти японських загарбників.
Önemli günlerde kuzu çevirme yapılır.Сировину переробляють у день збирання.
Maçlar salı ve çarşamba günleri yapılır.Матчі Ліги чемпіонів проводяться по вівторках і середах.
Böylece günler yavaş yavaş uzar.Тобто для дітей час тече значно повільніше.
Program pazar günleri saat 21.00'da yayınlanmaya başladı.Програма виходила в ефір щосуботи о 21:00.
Gazete pazar günleri hariç haftanın her günü çıkmaktadır.Виходить щоденно крім неділі.
Baskın etkisi izleyen günlerde de kendini hissettirmeye devam etmiştir.На деякий час під впливом промови навіть починає йому вірити.
Aynı günlerde amatör olarak ticaretle ilgilenmeye de başlamıştı.У цьому ж році його хотіли перепідпорядкувати Наркомату торгівлі.
Hep eski günlerinden bahseder.Нагадує про старі часи.
İlerleyen günlerde klip çekilen şarkının "Dön Bana" olduğu açıklandı.Пізніше записана пісня «Відлітай».
Yarışmalar günler içerisinde A, B ve C grupları şeklinde gerçekleşmiştir.Окружні змагання проводили в класах «C», «B» і «A».
Günlerini şiir ve roman yazarak geçirdi.Їй присвятили поеми та романи.
Takip eden günlerde civardaki çok sayıda köy ele geçirildi.За декілька днів були захоплені всі села району.
İlerleyen günlerde Berrin'le evlenir.По дорозі він одружується на Беренгарії.
"Rusya'da dehset gunleri".«Durrell in Russia»).
İyi günler.Добрий день.
İyi günler.Гарного дня.
Pazar günleri çalışmam.Я не працюю в неділю.
Günler uzuyor.Дні стають довшими.
İlkbaharda günler uzar.Весною дні стають довшими.
Pazar günleri hiç kimse çalışmaz.Ніхто не працює по неділях.
Tom pazar günleri çalışmak zorunda değil.Том не мусить працювати по неділях.
O günlerin ünlü orkestralarından İlhan Feyman'a katıldı.Він приєднався до Ілхана Феймана, одного з відомих оркестрів тих часів.
Bu albümü, 1988'de Esmer Günler' adlı albüm izledi.Цей альбом супроводжувався у 1988 році альбомом " Есмер Гюнлер ".
Ama Cuma günleri bir problem ortaya çıkar.Páteční večer však přináší problém.
Dini günler; Muharrem (asma imamu) ve Xızır oruç tutulan dönemler.Dále pak stavění májů, dětský den, pouť, dožínky.
Böylesi en çok çocukların sevindiği günler.Na tento den se ze všech nejvíc těší děti.
49 yaşında, savaşın artık son günlerinde, görünüşte Martin Bormann'ın emriyle Berchtesgaden'e gönderildi.V posledních dnech války byla, patrně na rozkaz Martina Bormanna, převezena do Berchtesgadenu.
Cuma günleri, canlı olarak cuma namazı ve hutbesi yayınlamıştır.V pátek Božího narození – tuhá zima bez prodlení.
Son günlerdeki kozmik özgeçmiş radyasyonunun ölçümleri bu senaryo için ilk kanıtla sonuçlandı.Nedávná měření kosmického záření vedly k prvnímu důkazu tohoto scénáře.
Pazar günleri "Pazar" kurulur.Jak myslíte, že se řekne neděle?
Günümüzde kimono genellikle özel günlerde ve kadınlar tarafından giyilir.Dnes kimono nosí především ženy, a při zvláštních příležitostech.
İyi Günler.Dobré ráno.
Neçük künlerge kaldıng? / Nasıl günlere kaldın?Pavouku na stěně: proč ti to trvá tak dlouho? 3.
Yaşamının son günlerinde Katolik Kilisesi'ne girmişti.Poslední den svého života byl přijat do katolické církve.
(İyi sabahı) Bonan tagon! ≈ İyi günler!Anita: Ahoj, dobré ráno, jak se máš?
Düğün genelde Cumartesi günleri başlar.Svatba bývá obvykle v sobotu.
The Observer, Birleşik Krallık'ta Pazar günleri yayımlanan gazete.The Observer jsou britské noviny publikované v neděli.
İlgili Sayfalar