günler ile cümle

günler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Salı günleri halk pazarı kurulmakta.We wtorek, klub został rozwiązany.
"TRT Radyo Günleri" Belgeseli"Godzina prawdy" w Radiowej Trójce - TVP
Aynı günlerde Avustralya Sanatı isimli Avustralya resimleri tarihini anlatan bir kitap yazdı.Jest autorem książki Opis podróży do Australii.
Pazar günleri ise ilçeye minibüs gitmemektedir.W niedzielę pociągi nie kursują.
Arabaşı günleri düzenlenmektedir.Samochód już na was czeka.
Haftanın Cuma günleri pazar kurulan mahallede güvenlik hizmeti Jandarma tarafından sağlanmaktadır.W budowie w weekendy pomagali wolontariusze z Biura Głównego Towarzystwa Strażnica.
Bu aynı zamanda krallığın kötü günlerini de simgelemektedir.W czasie koronacji wniesiono również sztandary tego królestwa.
Bosna çok acı günler yaşasa da hayat orada hiç durmamıştır.Odtąd wojna na stałe zagościła w Beleriandzie i nigdy już nie ustała na dłuższy czas.
Böyle bir şey ne Arda üzerinde daha önce görülmüştür ne de günlerin sonuna dek görülecektir.Nie widziałem go przez jakiś czas, dopóki nie zobaczyłem na próbach.
Eskiden keşkek günleri yapılırdı ama artık yapılmıyor.Dawniej uszy były kopiowane, obecnie jest to zabronione.
İlk günlerde aile özlemi ağır basıyor.Niestety gwiazdka bardzo tęskni za swoim domem.
Annesinden ayrıldıktan sonra zor günler geçiriyor.Przeżywała trudne lata, gdy matka się od niej odsunęła.
Cumartesi günleri ise Sportweek adındaki gazete ise yanında ek olarak satışa sunulmaktadır.Sobotnim dodatkiem do gazety jest magazyn Sportweek.
Ertesi günler, çatışmalar daha da şiddetlenir.Kolejne dni to również ciężkie walki odwrotowe.
Aynı günlerde İspanyol ressam El Greco'nun portrelerinden birini kopyaladı.Przez wiele lat portret uważano za autoportret El Greca.
Oysaki ben o günlerde Kurt Cobain'in kim olduğu hakkında en küçük bir fikre bile sahip değildim.Nie ma pewności co do tego, w jakim okresie pojawił się herb Bawola Głowa.
Açık bırakılan bir sistem günlerce hata vermeden çalışabilir.Początkowo, użytkownik może uruchomić system, który będzie działał bezawaryjnie przez określony czas.
Böylece köy eski güzel günlerine tekrar dönmesi bekleniyor.Od tego czasu ludzie oczekiwali jego cudownego powrotu.
İşçilerin cesetleri olaydan günler sonra çıkarılabilmiştir.Zwłoki kobiety odnaleziono dwa dni później.
Fındık isimli öykü yazarın gençlik günlerinden kalmadır.Inspirację do napisania noweli stanowią wspomnienia autora z lat młodości na Śląsku.
İlçeye özgü yerel kıyafetler günümüzde sadece bayramlarda ve özel günlerde giyilmektedir.Obecnie tradycyjne stroje noszone są wyłącznie przez osoby starsze podczas świąt i festiwali.
Rum çeteleri ile alayın çarpışmaları 16-17 Mayıs günleri boyunca sürdü.Walki o nią i sąsiednie Krwawe Wzgórza trwały od 12 do 27 marca.
Fakat Galatasaray'daki günleri aynı güzellikte olmamıştır.Na Wimbledonie nie mogę pozwolić sobie na taką wydajność jak dzisiaj.
Günlerden bir gün, kanser yeniden ortaya çıkar.Rok później ogłosił, że nowotwór powrócił.
Türkiye'de piyango çekilişleri, her ayın 9, 19 ve 29'uncu günleri yapılır.Pełnia księżyca w tym systemie przypadała na 7, 8 i 9 dzień każdego miesiąca.
9 Nisan-28 Mayıs 2015 tarihleri arasında Naver TV Cast'te Salı ve Perşembe günleri saat 22:00'da yayınlandı.Od 2 stycznia 2010 do 30 kwietnia 2013 program nadawany był we wtorki, czwartki i soboty o 22:15.
Diğer günleri ise Hol Hamoed (festivalin hafta içi günleri) olarak bilinir.Pozostałe dni Pesach są „półświętami” (chol hamoed).
CW dizinin pazartesi günlerine kaydırıldığını açıkladı.W barze kot stwierdza, że nienawidzi poniedziałków.
Günlerden bir gün Olimposlu tanrılar ziyafette iken müthiş gürültülerle ayağa fırlarlar.Tak jak on chyba tylko olimpijscy bogowie umieli się śmiać.
Muharebe Eylül ayının ilk günlerinde sona erer.Migracje kończą się w pierwszych dniach maja.
Mahallenin pazarı cuma günleri kurulur.Dniem sprzedaży tygodnika jest piątek.
Dizi 5 Ekim 2015 başında 22:00 de Pazartesi ve Salı günleri KBS2 'de yayınlanmıştır.Serial był emitowany na stacji KBS2 od 8 grudnia 2014 do 10 lutego 2015 w poniedziałki i wtorki o 22:00.
3. Günler geçti.Ostatnie dni w Trójce.
Ben günlerdir burada çalışıyorum.Pracuję tu już od wielu dni.
InDesign 2.0 (kodadı Annapurna): Ocak 2002 (QuarkXPress 5'ten günler önce).Indesign 2.0 (kodnamn Annapurna): januari 2002 (bara dagar före Quarkxpress 5).
İşte (iyi veya kötü) günleri insanlar arasında (böyle) döndürür dururuz.Hans ord, genom gudomlig nåd, får varje dag vilseledda människor tillbaka till sanningens väg."
Hastalığın ilerleyen günlerinde (4 ila 7 gün) görüntü kızamık gibi olabilir.Senare under sjukdomsförloppet (4 till 7 dagar) kan utslagen se ut som mässling.
Cuma günleri pazar kurulur.Jag tvättar varje fredag.
Kolera Günlerinde Aşk (El amor en los tiempos del cólera, 1985) Gabriel García Márquez'in bir romanıdır.Kärlek i kolerans tid (spanska El amor en los tiempos del cólera) är en roman av Gabriel García Márquez.
Hagmair'e göre Bundy son günlerinde intiharı düşündü fakat bundan vazgeçti.Enligt Hagmaier funderade Bundy på att begå självmord dagarna före sin avrättning, men ändrade sig.
İlk günlerinde, Çince Vikipedi'nin maddelerinin çoğu İngilizce versiyonundan çevrildi.I dess tidiga dagar var de flesta artiklar på kinesiska Wikipedia översatt från den engelska versionen.
Güney Yarımküre okul takvimini kullanan ülkelerde bu gün 30 Mart'ta ya da yakın günlerde kutlanır.I länder med södra halvklotets skolkalender kan den hållas den 30 mars eller däromkring.
Böyle günlerde diğerleriyle kağıda yazarak iletişim kuruyordu.Sådana dagar kommunicerade han med andra genom att skriva på papper.
Pazar günleri ise ilçeye minibüs gitmemektedir.Snälla, åk inte med bussarna på måndag".
Zaman’da Cumartesi ve Pazar günleri çizdiği karikatürleri C’empati adlı albümle yayımlandı (2003).De karikatyrer som publicerats i söndagsupplagan av Zaman publicerades i albumet C'empati 2003.
Pazar günleri yayımlanan muadili, tabloid formatında çıkan The Sun-Herald'dır.Söndagsutgåvan, The Sun-Herald, publiceras i tabloidformat.
Hitler'in son günleri esnasında Axmann, Führerbunker'deydi.I andra världskrigets slutskede befann sig Axmann i Führerbunkern i Berlin.
Son günlerdeki kozmik özgeçmiş radyasyonunun ölçümleri bu senaryo için ilk kanıtla sonuçlandı.Nya mätningar av den kosmiska bakgrundsstrålningen har resulterat i det första beviset för detta scenario.
Pazar günleri yayımlanan The Independent on Sunday'e ise Sindie adı takılmıştır.Den har smeknamnet Indie, och söndagsutgåvan The Independent on Sunday kallas analogt för Sindie.
İlerleyen günlerde, görev yaptığı 103.Hur underlig är du i allt vad du gör 106.
Sonbahar ve kış mevsimleri genellikle yağmurlu ve rüzgârlıdır ancak güneşli günlere de rastlanır.Höst och vinter är normalt sett regniga och blåsiga, även om soliga dagar också förekommer.
Anneler Günü Dünya'da farklı günlerde kutlanır.Mors dag firas på olika datum i olika delar av världen.
Ülke çok sıkıntılı günler yaşıyordu.Men det var svåra tider i landet.
İyi Günler.Farväl gamla tider.
Böylelikle on birinci sezonun dizi tarihinde ilk kez Cumartesi yerine Pazar günleri yayınlanacağı belli oldu.TT Assen körs för första gången på en söndag i stället för på en lördag.
O günlerde az rastlanır bir şekilde Roma'yı dokuz yıl sessiz bir şekilde yönetmiştir.Efter detta rådde några årtionden av skenbart lugn på Irland.
Pazar günleri satışı yoktur.Man säljer inga julgranar på Annandagen.
Margaret aynı zamanda günler boyunca ona ev işlerini ve dikişi öğreten annesiyle birlikte zaman geçiriyordu.Under dagarna tillbringade den unga Margaret tid med sin mor, som lärde henne hushållssysslor och sömnad.
Çoğunlukla saatler veya günler sürer.Perioderna varar oftast i ett antal timmar eller dagar.
Angieyle ikinci iş günlerinde ikili fazla mesai yapmaktadır.Idag har Daniel närmare bestämt två jobb.
İlgili Sayfalar