günler ile cümle

günler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Pazartesi, Perşembe ve Cumartesi günleri şafak çökerken Selihot duaları okunurdu.Op maandag, donderdag en zaterdag, alsmede op feestdagen wordt na het ochtendgebed nog uit de Thora gelezen.
AB sürecinde son günlerde yaşanan kavga ve tartışmalara bir bakıverin.Zie verder en voor een recente discussie.
Yeniden buluşup eski günlerdeki gibi eğleneceklerdir.Als hij haar ziet dan is het weer meteen als de goede oude tijd.
Hiçbir şekilde hiçbir kimse acı ve güzel günlerinde yalnız bırakılmaz.Ik zweer bij God, niemand weet hoe eenzaam ik soms ben.
Günler boyu durmaksızın yağmur yağdı.Het regende het de hele dag.
Dağlar, ilk inşa edildiği o günlerde çok daha yüksekti.Vermoedelijk was de berg ooit veel hoger dan hij nu is.
Ülke çok sıkıntılı günler yaşıyordu.Het land beleefde ondertussen zware tijden.
Yalnız perşembe öğleden sonra ve cuma günleri evlerine gitme hakları vardı.Alleen zaterdagavond en zondag konden zij thuis zijn.
Katolik Kilisesi’nde cuma günleri et yemek yasaktır.Glutenvrij brood is bij het Avondmaal in de katholieke kerk niet toegestaan.
İkili ilerleyen günlerde aralarına mesafe koyar.Op den duur loopt het stroef tussen hen beiden.
En boş geçen günler, kişinin gülmediği günlerdir.Een dag niet gelachen is een dag niet geleefd.
İkinci tur maçları 2 Eylül ile 15 Kasım 2011 günleri arasında oynandı.De wedstrijden werden tussen 2 september en 15 november gespeeld.
Maçlar 27-29 günleri arasında oynandı.De jongen worden na 27 à 28 dagen gespeend.
Günlerini genellikle yüzüstü yatıp, TV seyrederek geçiriyordu.Hij wil soms 's avonds rustig thuisblijven en tv kijken.
Pazar günleri satışı yoktur.Er is geen bediening op zondag.
21 Mart 2004'ten itibaren De Telegraaf, pazar günleri de yayımlanmaya başladı.Van 21 maart 2004 tot en met 20 december 2009 verscheen De Telegraaf ook op zondag.
Maydee o günlerde kendisini çok yalnız hisseder.Wel kwam Mysore steeds verder alleen te staan.
Doktor 6 ay sonra öleceğini, son günlerini dilediği gibi yaşamasını tavsiye eder.De medische staf verwachtte dat hij zes weken uitgeschakeld zou zijn, maar hij keerde al terug na drie weken.
Cuma günleri "Hitradio Ö3"da yayınlanır.De lijst wordt elke vrijdag bekendgemaakt op Hitradio Ö3.
Bu nedenle etkileri günlerce sürebilir.Het effect hiervan kan meerdere dagen aanhouden.
Kıble doğudur, namazlar Pazar ve bayram günleri dışında secdelidir.De molen is op zaterdagen en op afspraak te bezichtigen (niet op zondag).
Böylece günler yavaş yavaş uzar.De tijd gaat langzaam voorbij.
"Radyo günleri".De eeuw van radio.
Fransa'nın başkenti Paris'te haftanın belirli günlerinde açıktır.Zoals vele vlekken in Hongkong is de markt alleen op bepaalde dagen in de week geopend.
Ertesi günlerde tekrar bir Authority üyesi gibi davranır.Enkele maanden later duikt hij opnieuw op als agent.
Oysaki ben o günlerde Kurt Cobain'in kim olduğu hakkında en küçük bir fikre bile sahip değildim.Loomis had echter geen idee waar de slaglinie van Corse zich bevond.
O günlerde küpler mevcut olanlardan çok daha büyüktü.In die tijd was het Laar ook veel groter dan het nu effectief is.
Sadece Pazar günleri yarım saatte bir minibüs servisleri yapılmaktadır.Op zondag rijden slechts een beperkt aantal trams per dag.
Anma günleri 11 Eylül'dür.En Butters is jarig op 11 september.
Kadında ovülasyon genellikle adet dönemlerinin ortasına rastlayan 11-16. günler arasında olur.De eerste zaadlozing vindt bij mannen meestal plaats tussen het elfde en het zestiende levensjaar.
“Günler geçsin gün gelecek”, 1930 – 1938.'Vogels gaan en komen', 1938.
Örneğin, kömür madencilerinin çalışma günlerinde altı saat azalmaya gidildi.Ter voorbereiding namen de tekenaars zes uur lang kungfulessen.
Son günlerinde herkesi yanında istemiştir.De rest van de ochtend kon iedereen hem spreken.
Ayrıca önemli günlerde de davetler verilir.Eén keer komen de gasten op de verkeerde dag.
İlerleyen günlerde daha iyi sonuçlar alınmaya başlandı.Vervolgens breken er betere tijden aan.
Pazar günleri Penahabad ve çevresinde haftalık pazar kurulmuştur.Op vrijdagavond wordt het weekloon geteld en verdeeld.
Böylece son günlerini İstanbul'da geçirmiştir ve burada ölmüştür.Hij bracht zijn laatste jaren in Napels door, waar hij in armoede stierf.
Pazar günleri kapalıdır.Op zondag is de markt gesloten.
16. yaş günlerinde Roku'nun Avatar olduğunu öğrendi.Op zijn twaalfde hoorde hij dat hij de Avatar was.
Her Pazar ve Cuma günleri Hasbahçe halka açılmıştır.Iedere donderdag en zondag hield hij open huis.
Günlerce sorgulandı ve işkence edildi, lastik hortumlar ve elektrik kablolarıyla kırbaçlanıyordu.Vijf dagen lang werd hij brutaal gefolterd met slagen en elektrische schokken.
Güneş, her yıl 21 Mart ve 20 Eylül günleri gök eşleğinde bulunur.De molen is van 1 april t/m 20 september elk weekeinde te bezoeken.
Günlerden bir gün, kanser yeniden ortaya çıkar.In minder dan een jaar vertoonde de kanker regressie.
Çoluk, çocuk, genç-ihtiyar hep birlikte bu mutlu günlerden payını almak ister.Iedereen, oud en jong, lijkt zich te vermaken.
Müze, pazartesi günleri kapalıdır.Het museum is geopend op zondagnamiddag.
Her yıl eylül ayının ilk günlerinde burada törenler düzenlenmektedir.Ieder jaar vindt hier op de eerste zaterdag in september een herdenking plaats.
Ardından İFSAK ve Bursa Fotoğraf günlerinde de sergiyi yineledi.Daarna bleven de kapelaans en hij, volgens zijn verklaring, op hun kamers.
Pazar günleri mağaza ve dükkanların açılmasına karşıdır.Iedere zondagmiddag zijn de winkels geopend.
Savaş günlerce sürdü.De slag duurde meerdere dagen.
Ancak ikisinin mutlu evlilik günleri bir gün çok kötüleşir.Twee getrouwde koppels maken op kerstavond een moeilijke periode door in hun relatie.
1969 yılında ilk 45'lik plağı "Sen – Eski Günler"i çıkardı.In 1965 verscheen hun eerste plaat Since you're gone/Mexico.
O günlerden beri Brenna ve Keith hep samimidirler.Vanaf dan liggen Maddie en Casey constant met elkaar overhoop.
Bu kayıt günleri sonucunda ortaya çıkan albümün ismi Blowin' Your Mind! oldu.Hetzelfde jaar kwam het ook nog terug op hun album Blowin' your mind!
Bir diğer gelenek ise festival günlerinde tefilin giymeleriydi.Het werd een gewoonte te vliegeren tijdens de Nieuwjaarsfestiviteiten.
Gazetenin tirajı günlük 227.593 ve Pazar günleri 332.030'dur.De oplage bedraagt 279.032 op weekdagen en 324.613 op zondag.
O günlerce yiyeceksiz idare etmek zorunda kaldı.Hij moest het dagenlang zonder eten doen.
İyi günler, ve yakında görüşmek üzere.Prettige dag nog, en tot gauw.
İyi günler, size nasıl yardımcı olabilirim?Goedendag, waarmee kan ik u van dienst zijn?
"İyi günler", dedi Tom gülümseyerek.Goedendag, zei Tom glimlachend.
Pazar günleri hariç her gün çalışırım.Ik werk alle dagen behalve op zondag.
İlgili Sayfalar