günler ile cümle

günler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İkili ilerleyen günlerde aralarına mesafe koyar.اليوم، إذا كان هناك شخصان تفصلهما مسافة كبيرة.
Hamileliğinin son günleridir.آخر أيام التوت.
Orada bulunduğu günlerde Paris'i, Lyon'u, Strazburg'u ziyaret etti.وزار هناك في تلك الايام باريس، وليون، وستراسبورغ.
Hastaya, testten önceki günlerde veya haftalarda karbonhidrat alımını kısıtlamaması talimatı verilir.يُطلب من المريض عدم حصر المأكولات على السكريات في الأيام أو الأسابيع التي تسبق الاختيار.
Kırıklardan sonraki günlerde, periost çoğaltır ve dönüştürür.بعد الكسر بعدة أيام، تتضاعف خلايا السمحاق وتتحول.
Haftanın günleri gece yarısı 24.00'da başlar ve ertesi gece aynı vakitte sona erer.السباق يبدأ في منتصف الظهيرة و ينتهي في اليوم التالي في نفس وقت ساعة البدء.
"Radyo günleri".راديو تايمز.
İleriki günlerde bu durumu "anladım ki öğretmenlik benim harcım değildi" diyerek açıkladı.وقد أوضح قائلا :- لقد فهمت أن التدريس لم يكن مناسباً لي مع مرور الأيام.
17-19 Ağustos günlerinde 8; 1 Ekim'de de 9 mayın bırakıldı ve temiz sahalar tamamen kapatılmış oldu.وفي يوم السابع عشر والتاسع عشر من أغسطس ترك ثمانية ألغامً وفي الأول من أكتوبر أيضا تُرك تسع .
Cuma günleri başlar cuma namazından sonra.حكم الأربع بعد أداء الجمعة.
Törensel elbiseler çocuğun ilk doğum günü (doljanchi), bir düğün veya bir cenazeyi içeren günlerde giyilir.ولباس المراسم يتم ارتداؤه في المناسبات الرسمية، بما في ذلك عيد الميلاد الأول للطفل أو حفل زفاف أو جنازة.
İyi Günler.صباح الخير.
Sonraki günler de gelmeyecektir.كما أنه لم يصل في الأيام التالية.
Sovyetler Birliği'ndeki resmî tatiller, Sovyetler Birliği'ndeki resmî tatil günleridir.يوم الرؤساء هو عيد رسمي في الولايات المتحدة الأمريكية.
Salı günleri hariç her gün ziyarete açıktır ve giriş ücretlidir.يفتح يوميا عدا يوم الإثنين ويتم تحصيل رسم دخول.
((Fakat köye belirli günlerde doktor gelmektedir)).وبطبيعة الحال أصبح يلقبونه أبناء القرية بالأستاذ.)) .
Banka tatil günleri hariç hafta içi her gün Birleşik Krallık'taki toplu taşıma arçlarında dağıtılmaktadır.يتم نشره يوميا باستثناء أيام العطل الاتحادية في الولايات المتحدة.
Kurulduğu günlerde, gazetenin yayınında Ziya Gökalp'in birçok emeği olmuştur.في هذه الحالات، والمحرك سيدفالفي لا يزال لديه الكثير لتقدمه.
O günlerde yaşadıkları Pokrovskaya Sokağı'ndaki ev "Marc Chagall Müzesi"'ne dönüştürüldü.جدير بالذكر أن منزل الأسرة الموجود في شارع بوكروفسكايا تحول الآن إلى متحف مارك شاجال.
İkinci tur maçları 2 Eylül ile 15 Kasım 2011 günleri arasında oynandı.من المتوقع أن تلعب المباريات من 2 سبتمبر 2011 وحتى 15 نوفمبر 2011.
Tesla, Pazar günleri ve tatiller haricinde saat 03.00'dan 23.00'a çalıştığını söyledi.وزعم تسلا أنه كان يعمل من الثالثة صباحًا إلى الحادية عشر مساءًا حتى في أيام الآحاد أو العطلات.
O yaz, hayatımın en hoş ve en zafer dolu günlerini yaşadım.إن هذا اليوم هو أسعد أيام حياتى.
Bu savaşla Kırk Yıllık Kara günler başladı.وبدأت بذلك مرحلة جديدة في حرب الثلاثين سنة.
Maskeler erkek ya da kadınlarca yapılabilse de çoğu uzun kış günlerinde erkekler tarafından yapılır.أما النساء فكان يستغلهن الرجال والشعب، إلا أن يكن في ربيع حسنهن.
O günlerde dostu İsmail Safa’nın evinde okuduğu Abdülhamit karşıtı bir şiiri, gözaltına alınmasına yol açtı.وفي هذه الأيام تسبب الشعر الذي ألقاه في منزل صديقه إسماعيل صفا ضد السلطان عبد الحميد في إعتقاله.
Şimdi karnavalın ikinci günü, genellikle pazar günleri gerçekleşir.وعندما يحدث الأمران معاً، فهو يوم الأحد.
Malik'ten, "Resulullah buyurdu: Dünyanın ömrü, ahiret günlerinde yedi gündür.وفي رواية: «قال: قال النبي : التكبير في الفطر سبع في الأولى، وخمس في الآخرة، والقراءة بعدهما كلتيهما».
Tahliye günleri geldiğinde, yakınları ve yapacak işleri olmadığı için dışarı çıkmak istemezler.بعد أسبوع، طُلب منهما المغادرة لأنهما لم يكونا مهذبين.
Yaşlı nesil kendi doğum günlerini hala ay takvimine göre kutlar.بينما يقوم باقي الأطباء بالتحضير للاحتفال بعيد ميلاد عزيزة.
Benzeri protestolar o günlerde sık sık yapılmaktaydı.في يوم الانتخابات تكررت مثل هذه الحوادث.
Çoğunlukla saatler veya günler sürer.تستغرق تلك الرحلة ساعات أو أيام.
Bunu takip eden günlerde durumu giderek kötüleşti.خلال الأيام القليلة التالية تدهورت حالته.
O günler bu tarz bir derlemenin popüler olması için uygun zamanlardı.يعتقد هؤلاء السادة أن الوقت مناسب لإدراك هذه الخطة.
Müze, pazartesi günleri kapalıdır.المتحف مغلق يوم الاثنين ما عدا أيام العطل الوطنية.
Mapusane günleri.أيام ميسلون.
Fakat Galatasaray'daki günleri aynı güzellikte olmamıştır.لم تكن سياسة بيلا في الجنوب بنفس النجاح.
1995 yılının son günlerinde yayınladığı Yarası Saklım adlı albümüyle döneme damgasını vurdu.وفي الايام الاخيرة لعام 1995 فقد قدمت ضربة قوية من خلال تقديمها الألبوم المعروف بأسم نصف جرحى.
Kıble doğudur, namazlar Pazar ve bayram günleri dışında secdelidir.وتتسم أيام العيد بالصلوات وذكر الله، والفرح والعطاء، والعطف على الفقراء.
Klinik olarak hastalık günler veya haftalar sonrasında ölümle sonuçlanır.والوفاة المتأخرة تحدث في غضون أيام أو أسابيع بعد الاصابة.
İlçede çarşamba günleri büyük pazar, cumartesi günleri ise şehir içinde küçük bir kısmi pazar kurulmaktadır.ومن المقرر أيضا ظهوره في الفيلم المستقل مدينة صغيرة ليلة السبت.
O günlerde edebiyata heves etmiştim.لكن أصبحت مشهورة جدا في الأدب في تلك الفترة.
Cuma günleri "Hitradio Ö3"da yayınlanır.كما كان يجري بث الحلقات الأسبوعية في أيام الجمعة على القناة التلفزيونية إن أر كا 3.
Hedefler eski günlere dönmekti.فإن الأسعار ما كانت تعاد إلى سابق عهدها.
Bundan bir hafta sonra, 8 Ekim 2013'te Perşembe günleri saat 8.00'a alındı.بعد أسبوع في الثامن من أكتوبر 2013 تم تغيير وقت العرض إلى الثلاثاء الساعة 8م.
Cansu ise yetimhanede çok kötü günler geçirmektedir.قضى واين داير معظم طفولته وسنوات مراهقته في ملجأ الأيتام.
Ayrıca Gürcistan'a haftanın belirli günlerinde Bulancak Otogarından seferler yapılmaktadır.لكن ومع ذلك، تسبب هذا بإغضاب إيه جاي التي صفعت كايتلين اسبوعا بعد اسبوع.
Nişanlılık süresinde geline, bayramlarda ve diğer günlerde hediyeler götürmek adettir.و في هذه الفترة لا يكون من الوجوب على أهل العريس إحضار الهدايا أو ما شابه ذلك في المواسم والأعياد.
İyi günler.أتمنى لك يوماً طيباً.
Bu, haftanın hangi günleri gerçekleşiyor?اي يوم من ايام هذا الاسبوع سوف تتحقق ؟
Önümüzdeki pazartesi ve salı günleri tatil.يوما الإثنين والثلاثاء القادمين عطلة.
Doğum günlerinin önemli olduğunu düşünüyorum.أظن أن أعياد الميلاد مهمة.
İşte (iyi veya kötü) günleri insanlar arasında (böyle) döndürür dururuz.Esse, porém, tirou-lhes o dia do retorno.
Fakat bu sabah Margo okula gelmemiştir, üstelik ertesi günler de gelmez.No entanto, Margo não aparece na escola naquele dia ou no seguinte.
İnternet ilk günlerinden beri bu tarafsızlık ilkesine göre faaliyet göstermektedir.A Internet tem operado de acordo com este princípio de neutralidade desde seus primeiros dias...
Fakat günün hangi vakti olduğu, yılın o mevsimlerinde günler çok kısa olduğu için kestirilemez.Mas a hora do dia é incerta, já que os dias são curtos nesses períodos.
Pazartesi ve salı günleri kısmen yağmurdan dolayı Greenwich Village'deki eylemcilik aralıklı oldu.A atividade em Greenwich Village foi esporádica na segunda e na terça-feira, em parte devido à chuva.
Alfred'in Wayne Malikanesi'nde çalıştığı son günler olacaktı" dedi.Esse teria sido o último dia de emprego de Alfred na Mansão Wayne", disse Hamm.
Böyle günlerde diğerleriyle kağıda yazarak iletişim kuruyordu.Nesses dias, ele se comunicava com os outros apenas escrevendo.
Fransız birliklerinin ana kuvveti, Ekim ayının son günlerinde Pavia'ya ulaştı.O grosso das tropas francesas chegou a Pavia nos últimos dias de outubro.
Bu yıldızın belirmesinin ardından gelen mevsim dönemi de “yaz köpeğinin günleri” olarak bilinir.A estação seguindo a aparição da estrela foi chamada de Dias de Cão do verão.
İlgili Sayfalar