günler ile cümle
günler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İzleyen günlerde Suursaari'den aldıkları 12.160 kişi kurtardılar.Nei giorni seguenti navi operanti da Suursaari recuperarono 12.160 sopravvissuti.
Bu kayıt günleri sonucunda ortaya çıkan albümün ismi Blowin' Your Mind! oldu.L'album generato da quelle sessioni è Blowin' Your Mind!.
Takip eden günlerde de Tahrir Meydanı, Kahire'deki protesto gösterilerinin merkezi olmayı sürdürdü.Nei giorni seguenti la piazza continua ad essere il centro di destinazione per i manifestanti del Cairo.
Uçuş yeteneğini erginliğinin 63-77 günleri arasında elde ettiği düşünülür.La capacità di volare viene acquisita tra i 63 e i 77 giorni di età.
Sonraki günler de gelmeyecektir.Sa che non verrà neanche i prossimi sabati.
InDesign 2.0 (kodadı Annapurna): Ocak 2002 (QuarkXPress 5'ten günler önce).InDesign 2.0 distribuita nel gennaio 2002 (qualche giorno prima della distribuzione di QuarkXPress 5).
Yaşlı nesil kendi doğum günlerini hala ay takvimine göre kutlar.Le generazioni più anziane celebrano ancora i loro compleanni secondo il calendario lunare.
Özel günlerde kırmızı et tüketilir.La carne viene consumata in giorni particolari.
Güney Yarımküre okul takvimini kullanan ülkelerde bu gün 30 Mart'ta ya da yakın günlerde kutlanır.Nei paesi con calendari scolastici dell'emisfero sud è tenuta il 30 marzo o uno qualsiasi dei giorni vicini.
Mozole Salı, Çarşamba, Perşembe, Cumartesi ve Pazar günleri saat 10.00-13.00 arasında ziyarete açıktır.Il mausoleo di Lenin è aperto ogni martedì, mercoledì, giovedì, sabato e domenica dalle 10:00 alle 13:00.
O günler hatırlayan kült film yapımcısı ve çizgi roman yazarı Kevin Smith "O yaz kocamandı.I cinefili e il fumettista Kevin Smith ricordano che "quell'estate fu smisurata.
15-16 Ağustos günleri birçok ülkede Japonlara karşı Zafer Günü olarak kutlanmaya başladı.Il 14 e 15 agosto viene celebrata la Giornata della Vittoria sul Giappone in molti paesi Alleati.
Fransız birliklerinin ana kuvveti, Ekim ayının son günlerinde Pavia'ya ulaştı.Il grosso delle truppe francesi arrivò a Pavia negli ultimi giorni di ottobre 1524.
Bu panayır, çarşamba günleri kurulduğu için “Çarşamba Pazarı” denmiştir (Çarşamba ismi buradan gelmiştir).In seguito a questi eventi, si coniò il termine "Exploit Wednesday" (Mercoledì dell'Exploit).
Beldede rüzgarsız günler pek azdır.I giorni con calma di vento sono molto rari.
Bunlar korkunç günlerdi.Quelli erano giorni tristi.
Cadde, pazar günleri, bayram ve tören günlerinde trafiğe kapalıdır.Il viale è chiuso al traffico la domenica e i giorni festivi, oltre che in occasione di cerimonie.
Diğer günleri ise Hol Hamoed (festivalin hafta içi günleri) olarak bilinir.Tali giorni sono noti anche come giorni "Chol HaMoed".
Bu maç kulüp için de dönüm noktası olmuş ve zor günler başlamıştır.Giunge, così, anche per il Consorzio di Matino un momento difficile.
"Son günlerin 'en'leri".La guerra degli ultimi".
Bir diğer gelenek ise festival günlerinde tefilin giymeleriydi.Un'altra tradizione era quella di indossare i tefillin nei giorni intermedi di un festival.
O günlerde yazmaya ağırlık verdi.A quel tempo si dedicò alla scrittura.
Süreyya Sineması’nın öyküsü İstanbul’un işgal altında olduğu günlere uzanıyor.Il film "La carica dei Kyber" è ambientato nel periodo in esame.
16. yaş günlerinde Roku'nun Avatar olduğunu öğrendi.A 24 anni, Laura crede ancora nel Principe azzurro.
Belde de Pazartesi ve Perşembe günleri halk pazarı kurulmaktadır.Al martedì e giovedì mattina vi si tiene il mercato cittadino.
O günlerde küpler mevcut olanlardan çok daha büyüktü.Queste monete erano di dimensioni maggiori di quelle attuali.
2007 yılında yayına başlayan Sözcü gazetesi ilk çıktığı günlerde 60.000 adet satmıştır.L'edizione 2007 vende 30.000 copie nei primi giorni di diffusione al pubblico.
İsmindeki Afer ona o günlerde Afrikalılarca verilmiştir.Il suo pseudonimo gli è stato dato quando si trovava in Africa.
Bu mutlu günlerle bahtiyar.Include la citazione happy days.
Müteakip günlerde de 200,000'i geçen Alman, İtalyan ve Arap askeri bölgeye sevk edildi.Così venivano decifrati circa 4000 messaggi tedeschi, italiani e giapponesi al giorno.
Hep eski günlerinden bahseder.Pratesi d'Altri Tempi.
Bu formüle göre seçimlerin günü yıllara göre 2 Kasım ile 8 Kasım günleri arasında değişir.Insomma, si può votare, nei vari anni previsti, dal 2 all'8 novembre.
1857'de Llewellyn Jewitt'in sekreterliğe getirilmesiyle koleksiyon cumartesi günleri halka açılmaya başlandı.Nel 1857 Llewellyn Jewitt divenne segretario ed il museo fu aperto al pubblico ogni sabato mattina.
Tanrı'ya şükür, o günler değiliz.Non è lo stesso Dio non è lo stesso uomo.
Başka günler güzel mi, değil; güzel değil."Ma la guerra non è bella, è difficile".
Aynı günlerde, İbranice makaleler, şiirler ve denemeler de yazdı.In questi anni scrisse anche satire, novelle e poesie.
2011-12 2011-12 sezonunda ise zor günler geçiren Ankaragücü'nün değişilmezi oldu.Ecco che il primo anno di massima serie, il 2011-12, sorprende tutti.
Güzel Günler Göreceğiz 06.Buon anniversario 050.
Kurulduğu günlerde, gazetenin yayınında Ziya Gökalp'in birçok emeği olmuştur.Le collaborazioni con i giornali da parte di Zola sono state tantissime nel corso della sua carriera.
Günlerce sorgulandı ve işkence edildi, lastik hortumlar ve elektrik kablolarıyla kırbaçlanıyordu.Per cinque giorni fu brutalmente picchiato e torturato con scosse elettriche.
Vietnam Savaşı'nın başlangıç günleriydi.Erano i primi mesi della guerra civile spagnola.
Her bölüm BBC One'da haftalık televizyon bölümü yayını sonrasında cumartesi günleri BBC Three'de yayınlandı.Ogni puntata fu poi replicata su BBC Two il sabato successivo.
Arabaşı günleri düzenlenmektedir.Esso è organizzata dalla CARS.
Özel günlerde hayır yapılır.I sacrifici venivano fatti in particolari giorni.
Bu görüşmeyi daha sonra günler sürecek olan gizli başka görüşmeler izledi.Nel contempo vennero interrotte le negoziazioni segrete che si susseguivano da tempo.
Isuzukuretsuki, “son serin ilkbahar günlerinin ayı” anlamına gelir.Watanuki, inoltre, significa letteralmente "primo giorno di aprile".
Bu aynı zamanda krallığın kötü günlerini de simgelemektedir.Lo si vede anche durante la sfida contro Il Regno.
Günler süren buluşmaları Kemal'in Sibel ile nişanlanmasından sonra kesilir.Queste avventure finiscono quando si fidanza con Alex.
Karşılaşma günleri Milano'da hayat durmaktadır.Tutti gli incontri vengono disputati a Milano.
Müze, pazartesi günleri kapalıdır.Il museo è chiuso il lunedì e la domenica.
Gelişmesi saatler ve günler alır.Le prove perciò duravano ore ed ore.
Günlerce süren bir tutsaklık sonucu Thomas bir yolunu bulup evden kaçmayı başarır.Dopo lunghi sforzi, un giorno George riesce a fuggire.
Seksenli yılların ortalarında gazetenin tirajının bir milyonu bile geçtiği günler olmuştu.Per ogni secolo di storia un milione di Indios è stato ucciso.
2007 ve 2008 boyunca FIFA maç günlerinde deplasmanlı olarak oynanmıştır.Nel 2007 e 2008, l'evento si è svolto in 3 giorni di festa.
İki turlu maçlar 8 Mart ve 14 Mart 2007 günlerinde oynandı.La gara del salto in alto maschile si è svolta in 2 giorni, l'8 ed il 9 marzo.
Bu günlerini Diario Clandestino isimli günlüklerinde anlatmıştır.Dopo ha designato questa storia nella sua opera Disappearance Diary.
Gazete pazar günleri hariç haftanın her günü çıkmaktadır.Esce tutti i giorni esclusa la domenica.
Cuma ve Perşembe günleri haftasonu olan ülkelerde haftanın dördüncü günü olarak sayılmaktadır.Negli Stati Uniti cade di giovedì, il quarto di novembre, il giorno del Ringraziamento.
Sonraki günler, Kavut ziyafetine sıra gelir.L'indomani ci sarà un banchetto in loro onore.
Yarışma haftanın Çarşamba ve Perşembe günleri yayınlanmıştır.Tutte le gare venivano disputate in settimana nelle giornate di mercoledì e giovedì.
İlgili Sayfalar