günler ile cümle
günler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gerekli kontrolleri salı ve perşembe günleri icra etmektedir.Die Verkehrstage sind Dienstag und Donnerstag.
Cerrahi, insanlığın ilk günleriyle birlikte oluşmuştur.Roman aus den ersten Tagen der Menschheit.
Ah, bu mutlu bir gün, bu da mutlu günlerden bir başkası olacak!Beide stehen vor einem neuen Tag, der neues Glück verheißt.
Akım yaklaşık olarak 1880 - 1910 yılları arasında en parlak günlerini yaşamıştır.Seine produktivste Phase überspannte die drei Jahrzehnte von 1880 bis 1910.
Ancak ilerleyen günlerde Eskişehirspor kulübü resmi sözleşme imzalamıştır.Im Vorfeld des Specials wurde das offizielle Filmlogo veröffentlicht.
Güntekin, çocukluk anılarının dile getirildiği eski İstanbul günlerini anlatmaktadır.Bei ihren Sitzungen werden alte Erinnerungen an ihre Kindheit wach.
Sıcak günlerde sıklıkla olmasa da dağların yüksek kesimlerine kar yağmaktadır.Am Berg Pulag fällt in den kalten Jahreszeiten gelegentlich sogar Schnee.
Aynı zamanda Dirk Adorf'la birlikte yarıştıkları günleri canlandırmışlardır .Etwa zur gleichen Zeit entzweite sich Bouwens auch mit Dirk Philips.
Bu günlerde aklımda çok şey var.J'ai trop de choses dans la tête ces jours-ci.
Bu günlerde bana gittikçe daha az sıklıkta yazıyor.Il m'écrit de moins en moins souvent ces jours-ci.
İnsanın Mars'a yolculuk edeceği günler yakında gelecek.Le jour arrivera bientôt où l'homme pourra voyager vers Mars.
Günlerdir uyumadım.Je n'ai pas dormi depuis des jours.
Günlerdir uyumuyorum.Je ne dors pas depuis des jours.
İyi günler! Siz yeni komşumuzsunuz, eğer yanılmıyorsam?Bonjour ! Vous êtes notre nouveau voisin, si je ne m'abuse ?
İyi günler, arkadaşlar!Bonjour, les amis !
Neden büyük günler sadece yirmi dört saat?Pourquoi les grands jours n'ont-ils que vingt quatre heures ?
Fransız birliklerinin ana kuvveti, Ekim ayının son günlerinde Pavia'ya ulaştı.La plus grande partie des troupes françaises arriva à Pavie aux derniers jours d'octobre.
Böyle günlerde diğerleriyle kağıda yazarak iletişim kuruyordu.Ces jours-là il communiquait avec les autres en écrivant sur un papier.
Cumartesi günleri, teyzesi Agnia Borisova ile ilgilenmek için tekrar Bereznik'e giderdi.Elle y retournait même le samedi pour s'occuper de sa tante malade Agnia Borissova.
Memphis May Fire, Breathe Carolina, Issues, ve Our Last Night da turu seçilmiş günlerde destekledi.Breathe Carolina, Issues, et Our Last Night en feront également partie.
Müze, pazartesi günleri kapalıdır.Le musée est fermé le lundi.
Son günlerinde yakın arkadaşı şair Armando Valladares ilgilendi.Ses derniers jours ont été relatés par son ami, le poète Armando Valladares.
İzleyen günlerde Suursaari'den aldıkları 12.160 kişi kurtardılar.Dans les jours suivants, les navires opérant à partir de Suursaari secoururent 12 160 survivants.
İyi Günler.Et bons jours !
Ömrünün son günlerini mutluluk ve huzur içinde orta dünyada geçirdi.Les dix dernières années de sa vie sont heureuses et paisibles.
Müteakip günlerde gazetelerin çoğu uçan daire olaylarını baş sayfada yayımlamaya başladılar.Les jours suivants, la plupart des journaux racontent en première page des histoires de soucoupes volantes.
15-16 Ağustos günleri birçok ülkede Japonlara karşı Zafer Günü olarak kutlanmaya başladı.Les 14 et 15 août sont célébrés comme jour de la victoire sur le Japon dans de nombreux pays alliés.
Bu nedenle Birleşik Krallık'ta Single'ların çoğu Pazartesi günleri piysaya sürülür.La plupart des nouveaux singles au Royaume-Uni sont disponibles le lundi.
Scotland on Sunday İskoçya'da pazar günleri yayımlanan haftalık gazete.Scotland on Sunday est un hebdomadaire écossais.
3. Günler geçti.Partie III Quelques jours ont passé.
Cuma günleri çevre köyler buraya Cuma namazı kılmaya gelirlerdi.Les femmes viennent y prier autour, le vendredi.
Sonraki günlerde Vincent, Milliet'nin bu portresini yapmıştır.Dans les jours qui suivirent Van Gogh a exécuté ce portrait de Milliet.
Yaşamının son günlerinde Katolik Kilisesi'ne girmişti.Elle consacra ses dernières années à l'Église catholique.
Michele eski günlerin hatıralarını Giorgetta'ya anlatmaya başlar.Renée continue à rappeler à Tom leur passé.
Çeşitli kutlama günleri vardır.S'ensuivent plusieurs jours de fête.
Protestocular ve güvenlik güçleri arasındaki çatışma günlerce devam etti.Quelques affrontements entre les policiers et les manifestants se poursuivent dans la journée.
Özellikle dini ve millî günlerde halkı birbirlerine daha da yaklaşmaktadır.Il les trouvera parmi d’autres Égarés et, surtout, parmi les Cours.
Mayıs ayının ilk günlerinde hazırlıklar hemen hemen tamamlanmıştır.Dans les premiers jours d’avril, tout est prêt.
Güzel Günler Göreceğiz 06.They Say it's Wonderful 06.
Megadeth'teki eski günlerinde B.C. Rich kullanan Ellefson, sonra Jackson gitarları kullanmaya başladı.Mille a joué avec des guitares Ibanez, puis BC Rich et utilise désormais principalement des guitares Jackson.
Cuma günleri başlar cuma namazından sonra.En manifestant tous les vendredis après la prière.
Yalnızca Pazartesi günleri ile Noel ve Yeni yıl gününde kapalıdır.Fermé entre Noël et le jour de l'An.
Vietnam Savaşı'nın başlangıç günleriydi.Début de la guerre du Viêt Nam.
Buffy, rüyasında Sunnydale'e, "Welcome to the Hellmouth" günlerine geri döner.Elle évoque cette période dans Bienvenue à Sunnydale partie 1 Welcome to the Hellmouth.
"Bunlar güzel günleri, daha beter olucak her şey!".Worst Week : Pour le meilleur… et pour le pire !
Hasat sezonunda çiftçiler günlerinin büyük bir bölümünü meyveleri elle toplayarak geçirirler.Lors de la récolte, les cultivateurs passent la plupart de leur journée à cueillir les baies à la main.
Beldede rüzgarsız günler pek azdır.Les jours sans le moindre vent sont rares.
Pazar günleri topluca gelin almaya gidilir.Ils sont d'accord pour se réunir le dimanche même.
Raif'in asla bitmeyecek olan kasvetli günleri burada başlar.L'histoire racontée dans Infinite Ryvius démarre ici.
"Son günlerin 'en'leri".Début des « derniers jours ».
Ve bundan dolayı önemli günlerde yapılır.Ils sont donc gérés en temps réel.
Bunlar korkunç günlerdi.Mes derniers jours sont atroces.
Ordu, Mayıs ayının ilk günlerinde Belgrad'a ulaştı.L'armée doit se rassembler à Belgrade en mai de l'année suivante.
Hallel oluşur altı Zebur (113-118), hangi okunduğu gibi bir birim, neşeli günler.Hallel se compose de six Psaumes (113-118), qui sont récités comme une unité, sur occasions joyeuse.
Uçuş yeteneğini erginliğinin 63-77 günleri arasında elde ettiği düşünülür.Il pourront voler à l'âge de 63 à 77 jours.
İster günübirlik götürür, ister günlerce orada bırakır.Il quitte alors ses terres et se retire dans un cloître ou il termine ses jours.
Sağlık ocağı vardır salı günleri Doktor bulunur.La mine de Rien est en possession de Mardi.
Hepimizin evet dediği o günlerden biriydi."Depuis, tout le monde m’appelle ainsi ».
Yıllık güneşli günler sayısı ortalama 3000 saati geçer.L'ensoleillement moyen annuel est d'environ 3000 heures.
Üçüncü ve dördüncü günlerde yavruların gözleri açılır.Entre le 10e et le 14e jour, le chiot ouvre les yeux.
İlgili Sayfalar