günlük ile cümle
günlük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Gün boyunca dışarıda dolaşır, günlük ihtiyacını karşılar ve geri döner --Goes off during the day and does normal pigeon stuff.
Ben günlük tuttum mu?Did I keep a journal?
Aslında bu aynalarla günlük hayatta sıklıkla karşılaşıyoruz,And you see this type of mirrors all the time, especially around corners
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.I would never have been that adventurous before I started my 30-day challenges.
"Bize bu günlük oturup onlara bakmak istiyorum," dedi."Let us sit down on this log and look at them," she said.
Mistress Mary kerede günlük kalktı.Mistress Mary got up from the log at once.
Aileler üç günlük pikniklerine hazırlanırken... ...kasaplar işlerini yapıyorlar.The butcher's doing brisk business as families prepare for a three-day picnic.
Mini proejelerin dört günlük süresi olduğunu göreceksiniz.You can see there are four dates attached to it.
Ve günlük kullandığımız bir çok metafor sineztetik.And many of the metaphors we use everyday are synesthetic.
Norton'a Bir Günlük Kraliçe mektubu teklif ettiler.They offered Norton what is know as a "Queen For A Day" letter or a proffer.
-Emin olmak için soruyorum, bu Bir Günlük Kraliçe teklifiydi deđil mi?But just to be clear, this is a "Queen For A Day" deal, a proffer. Right, a proffer letter.
İnsan vücudunda günlük olarak 100 milyara yakın hücre görev alırThere are on the order of 100 billion.
Tümör, günlük hayatta daha sık kullandığımız bir kelime.Tumor is the word we use more in our everyday vocabulary.
Üç günlük.It is for 3 days.
Size yedi kolay ve çabuk günlük yarı toplu kıvırcık saç stili göstereceğim.I'm going to show you how to create 7 quick and easy, everyday half-up hairstyles with curls...
New York City'de, fareler işten eve gidip gelen insanların günlük yaşamlarının parçaları.In New York City, rats are part of commuters' daily lives.
Sanırım hepimiz günlük yaşantımızdaki maddenin üç halini de epeyce iyi biliyoruz. .I think we're all reasonably familiar with the three states of matter in our everyday world.
Çünkü bazen günlük yaşantımda hiç entalpi kelimesini duymamıştım ve bilmiyorum diyebiliyorsunuz. .Because you're like, I don't know what enthalpy is in my everyday life.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Diary!" said Cuss, putting the three books on the table.
Tüm bu olay 7 günlük haftanın 2 gününü alırdı.The whole thing took two days out of the seven-day week.
Helenistik dönemde ise daha gerçekçi, günlük hayattan temalara kayıldığını gözlemliyoruz.But it's a child looking very much like a child with all it's kind of plumpness.
Günlük kullandığım dil ise İngilizce.And my daily language is English.
Yaklaşık 2300 Kg'dır, ve günlük beslenmesini denizanaları karşılar.It reaches up to almost 5,000 pounds -- on a diet of jellyfish, primarily.
Bir günlük tatilin var, neden müzeye gelmek istedin?It is your day off, why did you come to the museum?
Başka bir prototip daha olduğunu farkettiler. Bu, günlük kullanıcılar segmentiydi.They discovered there was another archetype, another customer segment that was casual users.
Bu büyük ihtimalle zaten günlük hayatta her zaman yaptığınız birşeydir.Negative 7 That's pretty interesting. Because it also happens to be that 12 - 5 = +7
Endüstriyel sisteme güzellik katmak için bu çeşit bir kaynağı kullanıyorlar ve günlük hayata.They use this kind of root to bring beauty into the industrial system and into everyday life.
Kiral nesneler, hem kimyada hem de günlük hayatta çok özeldir.Chiral objects are very special in both chemistry and everyday life.
Kiralite, kimyadaki ve günlük hayatta pek çok muhteşem etkiye neden olur.Chirality is responsible for all kinds of other fascinating effects in chemistry, and everyday life.
Bundan dolayı günlük perhizime B vitaminlerini, sülfür ve antioksidanları ekledim.And so, I added B vitamins, sulfur and antixidants to my daily regimen.
Burada Almanya'dayım, bir günlük ziyaret için gitmek zorundaydım.I am in Germany in this -- I had to go for a one-day trip.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.Only I later realized that what he fed me was food for his entire family for two days.
Aslında zaten günlük hayatta hep yaptığımız bir şey bu.We actually do it all the time.
Şimdi bu günlük olarak yapmakta eksik kaldığım bir şey.Now that's something I fall short of on a daily basis.
Ayrıca yedi günlük, uygulamalı programlarımız var.We also have seven-day executive programs.
Tekrar çiftlikteki günlük rutinine geri döndü.He returned again to his daily routine on the farm.
Ve 20.000 dolarlık bir ayakkabından bahsedersek, bu 10,000 günlük maaş demek.And if you talk about a 20,000-dollar shoe, you're talking about 10,000 days of income.
Ancak günlük anlamda ekonomiyi burada düşünürdüm. .New homes.
Burada bunun günlük anlamda bir yatırım olduğuyla ilgili bir tartışma var.And the whole reason or at least as far as I understand, this is easier to account for.
Yani burada, bunun günlük anlamda bir yatırım olduğuna dair bir tartışma var.You look at all the spending by firms, that's easy to account for.
Günlük hayatımızda Dünya'yı daha küçük bir yer haline getirmek için ihtiyacımız var.We need it for our everyday life, in order to make the world a smaller place.
En iyi olasılıkta bir bakım evinde yaşamam ve ufak tefek günlük işlerde çalışmam bekleniyordu.That is, at best, I was expected to live in a board and care, and work at menial jobs.
İşte başkentten 400 kilometre uzakta basılması gereken bu günlük gazete.So here's the daily newspaper that has to be printed 400 kilometers away from the capital.
Son teslim saati öğleden sonra 4 olan günlük bir gazete.It's a daily newspaper with a deadline of 4 p.m.
Bu bir günlük gazetenin ekonomik gelişimini engellemenin bir çeşit çok iyi, çok yönlü yolu.It's a kind of very nice, sophisticated way how to economically strangle a daily newspaper.
Işık, günlük hayatta karşılaşmaya alışkın olduğumuz hiçbir şeye benzemez aslında.Well, light isn't really like anything we're used to dealing with in our everyday lives.
Günlük yaşamdan, bu önerme bize sanki doğruymuş gibi görünür.It only seems that way, because i'm actually not accounting all of the forces in this situation.
Hadi bebeklere ve günlük yaşamlarındaki deneyimlerine bir göz atalım.Well, let's look at the experience of babies and their daily lives.
Günlük hayatımızın yakıtı.It fuels our daily lives.
30 günlük ücretsiz deneme sürümüne kaydolun veSign up for a free 30-day trial, and start using Google
İşten veya evden, bir günlük izin yaptılar ve İzlanda'da hayat durdu.From work or from home, they took the day off, and nothing worked in Iceland.
Günlük hayatımıza devap etmek istiyoruz, normal şartlarda yaşamıyor bile olsak.We want to go on with our daily life even though we are not living under normal circumstances.
Ülkemizdeki günlük hayat, söylemek gerekirse, sıradışı, ve istisnai şartlar altında.Daily life in our country is, to say the least, under extraordinary, exceptional circumstances.
Günlük hayatın işleyişine uygun şekilde yürütülmemiştir.They are presented in a way that is not like daily life. The
Tüm bu bilgiler günlük yaklaşık 20,000 duygu ifadesi toplayan bir veri tabanına kaydediliyor.All of this information is saved in a database that collects about 20,000 feelings a day.
Neostrata Günlük Koruma Kremi SPF 15 PHA 10.This is the Neostrata Daytime Protection Cream SPF 15 PHA 10.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.But what you find are not the human remains, such as Selam and Lucy, on a day-to-day basis.
Biz günlük hayatımızda katı, sıvı ve gazlara daha çok rastlasak bile..Although in our everyday life, we probably encounter solids, liquids and gases a lot more.
Fakat şöyle söyleyeyim -- günlük işini engellemiyor.But let me tell you -- it doesn't affect his day job.
Bundan altı gün sonra, Matthew henüz 23 günlükken,Six days later, with Matthew just 23 days old,