günlük ile cümle

günlük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Britanya kuvvetleri 2 günlük yürüyüşten sonra buraya saldırdı.Regeringen gik af to uger efter attentatet.
Berliner Morgenpost, Almanya'da yayımlanan günlük gazete.Berliner Morgenpost er et tysk dagblad, der udgives i Berlin.
Güvenlik güçleri protestoculara saldıran vatandaşların bu iş için günlük ücret aldıklarına tanık olmuştur.Kvinderne, der deltog i demonstrationen, kæmpede for lige løn.
Hizmetçilik veya hizmetçi, kadınların evinin günlük işlerine yardım etmek üzerine çalışan kadın personeldir.En husassistent eller tjenestepige er en pige, der bor og arbejder for andre familier med husarbejde.
Der Standard, Avusturya'da günlük çıkan bir gazetedir.Der Standard er et østrigsk landsdækkende dagblad, der udgives i Wien.
Bugün Radyo Manila günlük İspanyolca yayın yapmaktadır.Radio Moskva havde daglige udsendelser på dansk.
Bonn'un açık arayla en büyük günlük gazetesi General-Anzeiger'dir.Avisens hårdeste konkurrent er så ubetinget Frankfurter Allgemeine Zeitung.
Bu geçiş kartı 18 günlük gidiş dönüş yolculuk üzerine fiyatlandırılmıştır.I den oprindelige køreplan var der afsat 18 minutter til turen.
Demiryolu hattı, 1872'de Alsancak'tan Buca'ya günlük iki trenle faaliyete geçti.Ved åbningen i 1872 var kun 5 daglige tog til Oslo.
Günlük ve notlar tutar.Breve og Dagbogsoptegnelser.
Romalılar için bu hamamlar günlük yaşamın önemli bir parçasıydı.For almindelige romere, var religion en del af dagligdagen.
Audi Cup 2011, dört takımın katıldığı iki günlük futbol turnuvasıdır.Audi Cup 2011 var den anden udgave af Audi Cup, en todages træningsturnering med deltagelse af fire hold.
Burada Amerikan günlük popüler kültür nesnelerini sanatı için kullanan ilk isimlerden biri oldu.Således var han en af de første amerikanere, der brugte dagligtale i sine stykker.
Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu.Identitet i hverdagslivet.
WTO'nun günlük işlerini yürütmek üzere pek çok alt birim kurulmuştur.Foreningen har 11 grupper, der varetager organiseringen af foreningens daglige arbejde.
Kitaplarında, günlük hayat içinde insanın varoluş, kimlik sorunlarını irdeler.Det er i lokalsamfundene vi har vores hverdag og identitet.
Çinko, pek çok günlük vitamin ve mineral ilaçlarının bileşenidir.Aonori indeholder mange mineraler og vitaminer.
Yılda sadece 15-20 günlük bir süre için tüketilebilir.Det er i gennemsnit kun muligt at fiske ca. 20 dage årligt.
Narnia Günlükleri’ndeki Susan Pevensie rolüyle tanınmaktadır.Hun er bedst kendt for sin rolle som Susan Pevensie i Legenden om Narnia-filmene.
Gazete 1919 yılında kurulmuştur ve 1921 yılında bu yana günlük olarak sabahları çıkmaktadır.Avisen blev grundlagt 2. oktober 1919 og har været et dagblad siden 1921.
Bugün Litvanya’da Karay dilini günlük konuşmada kullananların sayısı 50’yi geçmez.Betegnelsen Quinquagesima bruges ikke i daglig tale i vor tid længere.
1942'nin sonları 1943'ün başlarında kamp günlük 1300 kurbanlık gazla zehirleme kapasitesine ulaşmıştır.Ved årsskiftet 1942/1943 kom lejren op på en kapacitet på ca. 1.300 mord pr. dag.
De Volkskrant, (çevirisi: Halkın gazetesi) Hollanda'da basılan günlük bir gazetedir.de Volkskrant (da.: Folkets avis) er en landsdækkende hollandsk morgenavis.
The Dallas Morning News, 1885 yılında kurulan, Teksas eyaletinin Dallas şehrinde basılan günlük gazetedir.The Dallas Morning News er et større dagblad, der udkommer i Dallas i Texas.
Medine'deki Müslümanların sayısı arttıkça günlük namazların kılınacağı camîlerin sayısı arttı.Antallet af moskeer, hvor der anvendes dansk som prædikesprog, er klart stigende.
Kelimelerin günlük hayatta kullanım pratiği bulunmaz.Sommer 2000 Det er ikke muligt at gennemføre de daglige arbejdsopgaver i Arbejdsformidlingerne.
İlçede haftalık ve günlük olarak yerel gazeteler yayınlanmaktadır.Har været EU-reporter på dagbladene Dagen og Information.
Günlük hayatta da sıklıkla kullanılmaktadır.Det er en hel del af vores hverdagsliv også.
Yanında taşıdığı günlükteki bilgileri kullanır.I hans dagbog fastholdte han sine oplevelser.
Günlük tutmaktır."Holdested hele døgnet".
Orduda günlük maaş piyadeler için 8 pens, süvariler için 2 şilindi.Standardlønnen var åtte pence pr. dag for infanteriet og to shilling pr. dag for kavalieriet.
Anaïs Nin en fazla günlükleri ile tanınır.Anaïs Nin er kanskje best kjent for sine dagbøker.
Sardunya ve ançuez Atinalılar için günlük bir yiyecek durumundaydı.Sardiner og ansjos var vanlig kost for borgerne av Athen.
Bu günlerini Diario Clandestino isimli günlüklerinde anlatmıştır.Han skrev seinere om dette i Diario Clandestino (Hemmelig dagbok).
Günlük geliştirme tartışmaları Linux çekirdeği e-posta listesi aracılığıyla yapılmaktadır.Siden 1996 har utviklingsdiskusjoner foregått daglig på Linuxkjernens e-postliste.
Hanbok onların amaçlarına göre sınıflandırılır: günlük elbiseler, törensel elbise ve özel elbiseler.Hanbok er klassifisert etter bruken; hverdagsklær, seremonielle klær eller spesielle klær.
Jan Steen'in eserlerindeki ana tema günlük yaşamdı.Dagliglivet var Jan Steens hovedmotiv.
Gazetenin sahibi Postmedia Network'tür ve pazartesinden cumartesiye günlük olarak basılmaktadır.Avisen er eid av Postmedia Network Inc. og utgis mandag til lørdag.
Ortalama günlük tirajı 200 ila 250 bin arasındadır.Gjennomsnittlig belegg lå mellom 200 og 250.
Günlük Daily NK'ya göre, kısa dalga radyo aracılığıyla Kuzey Kore için haber yayın mümkündür.Daily NK er en nettavis som fokuserer på saker relatert til Nord-Korea.
İki günlük yürüyüşten sonra Aufidus Nehri’nin soluna, ana kampa 10 km uzaklıktaki bölgeye yerleştiler.Etter to dagers marsj, fant de ham på den venstre bredden av Aufidus-elven med leiren 10 km unna.
Günlük tutmaktır."Dagsavisen».
1702 - İngiltere'nin günlük olarak yayımlanan ilk ulusal gazetesi, Daily Courant çıkmaya başladı.Det var også her Storbritannias første ordinære avis Daily Courant begynte å komme ut i 1702.
Yumurtalar çatlayana kadar 18–20 günlük bir süre geçer.Det tar kun 12–18 dager for eggene å klekke.
İspanyol günlük gazetesi El Mundo’nun GAL örgütünün bağlarının açığa çıkartılmasında büyük payı olmuştur.Den spanske avisen El Mundo spilte en viktig rolle i avsløringen av gruppens aktiviteter og bakmenn.
Sıra dışı bir şirket ofisi binasındaki bir günlük hayatı kapsayan olaylardan oluşuyordu.Hva er den daglige kundeopplevelse ditt selskap leverer?
Bu kohortlardan biri İmparatorluk sarayının günlük güvenliğinin sağlanmasından sorumlu oldu.En av disse kohortene holdt vakt ved keiserens palass.
Emir subayı olarak Hitler'in günlük programlarından mesuldüm.Denne tabellen er basert på dagboksnotater til offiserer i Hitlers stab.
Bu iki kavram günlük hayatta sık sık karıştırılmakta ve yanlış kullanılmaktadır.Hans fødselsår blir også ofte blandet eller misforstått.
Günlük yaşamda kültür farklılığı çok belirgin değildir.Imidlertid er ikke behovet for nøyaktighet i hverdagen så stort.
Maaş, İşveren tarafından, çoğunlukla günlük, haftalık veya aylık şekilde ödenir.Gratisavis er en gratis publikasjon som oftest utgis daglig, ukentlig eller månedlig.
Kentte dört ulusal günlük gazete yayımlanmaktadır.Hele elleve lokale aviser blir utgitt i byen.
Reeves 30 günlük ara vermesinden sonra geri döndü.Neill lovet å være tilbake tjue dager senere.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Ifølge Koranen skal muslimer be Salah, som er de fem bønner daglig.
Ayni zamanda Washington'daki en büyük günlük gazete durumundadır.Det er den største avisen med daglige utgivelser i delstaten Washington.
Nükseden enfeksiyon sahibi kişiler için, uzun süreli günlük antibiyotik kullanımı etkilidir.Individer som har hyppig eller langvarig bruk av antibiotika.
Saldırıların ardından Belçika Hükûmeti üç günlük ulusal yas ilan etti.Den belgiske regjering proklamerte tre dagers landesorg.
Yalnızca günlük hayatta kullanılan kelimeler ve cümleler öğretilir.Også ordene dagbot og døgnmulkt blir brukt i dagligspråket.
Günlükleri 11 yaşından başlayarak ölümüne kadar 60 yıldan uzun bir dönemi kapsar.Hun utga dagbøker i mer enn 60 år, fra hun var 11 år og fram til kort tid før hun døde.
Günlük yaşanırken anı ise yaşandıktan sonra yazılır.Innleggelser skjer på dagtid etter henvisning.

İlgili Sayfalar