Avrupa'ya ortalama 49 günlük bir yolculuk sonrasında mart ayı sonunda ve nisan ayında ulaşırlar.Chegam à Europa por volta de Março/Abril, depois de uma viagem que dura em média 49 dias.
Ancak yapım ekibi bir günlüğüne kullanabilmek için izin alabildi.A equipe de produção conseguiu permissão para gravar no local por um dia.
8 Şubat 1923 tarihinden itibaren günlük olarak yayımlanmaya başlanmıştı.Era distribuído semanalmente, em 8 de fevereiro de 1923 passou a ser diário.
Bilimsel dergilerdeki makaleler nadiren günlük olarak, bir piyasa dergisi gibi okunur.Edições de uma revista científica raramente são lidas casualmente, como se lê uma revista qualquer.
30 Haziran 2015 tarihi itibarıyla, oyun 4.200.000 $ günlük geliri vardır.Em 30 de junho de 2015, o jogo tem um faturamento diário de US $ 4,2 milhões.
Entertainment Tonight, günlük televizyon programıdır.O Entertainment Tonight é um programa televisivo dos Estados Unidos.
İmparatorluğun son günlerinde, günlük işler için kullanımı bırakılıp dini bir yer olarak kalmıştır.Até ao fim do Império, ele perdeu o seu uso diário que permanece como um local sagrado.
Polybius muharebe yerinin denizden dört günlük yürüyüş mesafesinde olduğunu belirtmektedir.Políbio identifica o local da batalha como estando a quatro dias de marcha do mar.
The Buenos Aires Herald; Buenos Aires, Arjantin'de İngilizce yayınlanan günlük gazete.Buenos Aires Herald foi um jornal diário argentino em língua inglesa com sede em Buenos Aires.
O Comércio do Porto, 2 Haziran 1854'te Porto'da kurulan ve Portekizce yayınlanan eski günlük gazete.O Comércio do Porto foi um jornal português, fundado no Porto em 2 de Junho de 1854.
Bu veriler okunma sayıları ve diğer kullanıcıların oyları yüzünden günlük olarak değişiyor.Estas estatísticas se alteram todo dia, devido às leituras e os votos de outros usuários.
Günlükler her gün yazıldığı için kısadır.Foi rápido, pois escrevo todos os dias...
"Teori" kelimesinin bilimsel tanımı günlük dildeki anlamından farklıdır.A definição científica da palavra "teoria" é diferente da definição da palavra no uso da linguagem coloquial.
Tek günlük yarışlar arasında 298 km ile en uzun profesyonel yarıştır.Esta é a mais longa corrida de um dia do ciclismo profissional percorrendo uma distância de 298 km.
Bu yollardan, günlük geçen toplam araç sayısı 70.766'dır.Os autocarros da Carris que têm paragem neste jardim são o 706, 726.
Halkın Günlüğü (İngilizce).Diário do Povo (em inglês).
Günlük yaşamı içinde birey her an hem çevresiyle, hem de kendisiyle sürekli etkileşim halindedir.Em um projeto solo, você tem que estar em cima dele, o tempo todo, constantemente.
Holmes'un şöhreti, bir anlamda Watson'ın kaleme aldığı günlükler ile ortaya çıkmıştır.E Holmes ganhou essa fama pelas publicações do doutor Watson.
Mustaine, dört günlük otobüs turuyla evine yollandı ve Megadeth isimli yeni bir heavy metal grubu kurdu.Mustaine foi mandado de volta para casa numa viagem de 4 dias de ônibus e acabou formando o Megadeth.
Tablo, ailenin günlük yaşantısından bir sahne yansıtır.A série tira seu humor das situações quotidianas da família.
Ruslar, Rus eğitim sistemini buraya tesis etti ve Rus gazete ve günlükleri bastı.Os russos estabeleceram escolas no sistema russo e passaram a publicar jornais em russo.
Hafta ise 10 günlüktü.Estes têm 10 pontos diários.
Anna, yalnızca entelektüel seviyede değil ama günlük konularda da yetkin olduğunu kanıtlamıştır.Ana se mostrou muito capaz não apenas no nível intelectual, mas também em assuntos práticos.
The Times of India (TOI), Hindistan'da İngilizce olarak yayımlanan günlük gazetedir.The Times of India (também conhecido como TOI) é um jornal popular escrito em inglês indiano.
(Neue) Kronen Zeitung, Avusturya'nın çok satan günlük bulvar gazetesidir.A Kronen Zeitung é o mais eficaz jornal da Áustria.
Writeback (yüksek riskli) Bu yöntemde de sadece metaların günlüğü tutulur, dosya içeriklerinin tutulmaz.Writeback: os metadados são escritos no journal mas não o conteúdo dos arquivos.
Finch, Surridge'in günlüğünden V'nin koparttığı sayfalar için "Kayıp sayfalarda ne vardı ki?Como comenta Finch nas páginas do diário que V rasgou Surridge é "O que foi nas páginas faltando, hein?
Metro sistemi günlük 1.38 milyon yolcu taşımaktadır.Transporta diariamente cerca de 1,38 milhões de passageiros.
Günlük ortalama 20.000 kişi ziyarete gelir.Recebem em média 20.000 visitantes por ano.
Dergi, başlangıçta on beş günlük, sonra aylık olarak yayımlandı.A revista passou a ser publicada quinzenalmente, e depois semanalmente.
Müzik günlük yaşamın büyük bir parçasıydı.A música sempre foi uma parte importante da vida cultural.
Beş günlük steroidler, on veya on dört günlük steroidler ile aynı verimde işe yarar.A administração de esteroides durante cinco dias tem a mesma eficácia de dez ou quatorze.
Correio da Manhã, Portekiz'de yayınlanan günlük gazete.Contou Mia ao jornal Português Correio da Manhã.
Örneğin Joseph Goebbels'in günlüklerinde kendisinden sadece iki kez bahsedilir.Últimos registros do diário de Joseph Goebbels.
The Boston Herald, Boston, Massachusetts ve civarında yayımlanan günlük Amerikan gazetesi.Boston Herald é um jornal diário da cidade de Boston, no estado de Massachusetts, nos Estados Unidos e região.
Foster günlüğünde Merrill için şöyle bahsediyor:“ Kalçamın tam yukarısına yavaşça dokundu.Forster regista no seu diário que Merrill: "... tocou-me nas costas - suavemente e mesmo acima das nádegas.
Halkın Günlüğü.Diário do Povo.
Bu paylaşımlar 2015’te günlük ortalama 160Bin gösterim almış.Nesta época, a banda realizava em média de 160 shows por ano.
Günlük bir gazetedir.Ele é um jornal semanal.
Bir yönetici olarak da şirketin günlük operasyonlarını yönetir.Sua principal responsabilidade é a gestão diária das operações da empresa.
2006 itibarıyla günlük okuyucu sayısı 3 milyonun üzerindedir.2006 - O número de alunos em todo o mundo ultrapassa 4 milhões.
Kuzey İrlanda halkının yaklaşık % 100'ü tarafından günlük yaşamda kullanılmaktadır.Hoje, mais de 1/3 dos trabalhadores japoneses a praticam diariamente.
İlçede haftalık ve günlük olarak yerel gazeteler yayınlanmaktadır.No país, são publicados milhares de jornais diários ou semanais.
Valonya'nın lehçeleri Picard dili gibi bugün günlük yaşamda kullanımda değildir.Dialetos da região da Valônia, juntamente com a língua picarda, não são utilizados na vida pública.
The Houston Chronicle, Houston, Teksas merkezli, ABD'de yayımlanan broadsheet formatında günlük gazete.O Houston Chronicle é um jornal diário de Houston, Texas, Estados Unidos.
Herkesin aldığı günlük ekmek miktarı karnesine işleniyordu.Eu ficava espantada com a quantidade de trabalho que o meu pai tinha todos os dias.
Ocak 2002'de günlük 100 tiraja sahipti.Em outubro de 2013, havia doze serviços diários.
Timur’un Günlüğü “Tüzükat-ı Timur”.Século Diário «Shopping Norte Sul».
Maya takvimine göre her bir yıl her biri 20 günlük 18 aydan oluşuyordu.Porém um colega de Moore previu que esse período seria a cada 18 meses.
"Geçmiş Zaman Olur ki" - Tarihi olayların günlük gazete formatında verildiği 2 sayfa.Célebre por ser o "Homem do Tempo" das duas versões do jornal Aqui Agora.
Günlük olarak yaklaşık 322 milyon Avrupalı tarafından kullanılmaktadır.Em 2018, a moeda era usada diariamente por cerca de 343 milhões de europeus.
Mürettebata bir günlük yiyecek ve 42,000 € borç bırakılmıştı..O Real Madrid ofereceu um empréstimo por 2 anos, sendo pagos 400 mil euros por ano.
Günlük görevler isminde de anlaşılacağı gibi her gün yenilenir.O dia-a-dia, quem está presente sabe como é.
Seri, lise öğrencisi dört kızın günlük yaşamları hakkındadır.A história de Lucky Star normalmente conta a vida de quatro garotas estudando no colégio.
Bu dönemde günlük sipariş sayısı 50.000’di.Na tabela, custa R$ 15 mil por dia".
Asgari ücrete zam yapıldı ve günlük çalışma süresi 8 saate indirildi.Foi aprovada uma resolução exigindo o dia de trabalho de 8 horas.
Diğer bir önemli eseri Murasaki Hanım'ın Günlüğü'dür.The Diary of Lady Murasaki. (em inglês).
Bu günlük blokaj trajedisinin bir sembolü haline geldi.Hoje é um dia trágico para a museologia de nosso país.
Günlük yaşam ile dalga geçti.O programa falava sobre o cotidiano com humor.
Günlük ev işlerinde kullanılan seramikler fazla özenti gösterilmeden ve fazla süslü olmadan yapılmaktaydı.Nas cerimônias domésticas tudo era feito com muito cuidado e dedicação.