Reeves 30 günlük ara vermesinden sonra geri döndü.Reagan deixou o hospital depois de treze dias.
Yayınların ortalama uzunluğu günlük 12 saate ulaşmıştır.A sonda completa uma volta a cada 12 horas.
Bu daha güçlü bir nötron kaynağı yarattı, ancak etkisi radon'un 3.8 günlük yarı ömrü ile sınırlıydı.Porém, a eficiência da fonte decaía com a meia-vida do radônio (3,8 dias).
Paloma iki tane günlük tutmaktadır.Tácito menciona Servílio duas vezes de passagem.
New Scientist 1996'dan beri günlük haber yayınlayan bir web sitesine sahiptir.Steve possui um site oficial no qual publica novidades periodicamente.
1967'de günlük yayımını sona ermiştir.O jornal foi fechado em dezembro de 1967.
Günlük dil arıdır.Linguagem do Cotidiano.
Yahudilerin günlük yaşamı oldukça tatmin ediciydi.A expansão econômica dos judeus foi muito importante.
Günlük gidiş geliş yapılamamaktadır.É possível a ocorrência de IAM sem dor.
Asgari ücretin bir günlük olarak belirlenmesi esastır.Ou quando o trabalhador tem um certo vencimento definido por hora.
Erişim tarihi: 9 Kasım 2008. ^ "'Darbe günlükleri' iddianamede yok".O Dia, 11 de dezembro de 2008 «Minha dor não sai no jornal».
Psikoloğunun ricası üzerine günlüğü yazmaya başlıyor.Aí começou a escrever por recomendação de um psicólogo.
Günlük yaşamda Tanrı (Nhial) ve ata ruhları önemli rol oynar.O cavalo (Asva) e o gado desempenham um importante papel no Rigveda.
45 günlük hapis cezasının ardından, 28 Ekim günü serbest bırakıldı.Quatro dias após a prisão ela foi liberada em 29 de março.
İki günlük Roş Aşana "Yoma Arichtah" (uzun bir gün) olarak bilinir ve teşkil edilir.Os dois dias juntos são considerados um yoma arichta, um "dia longo" único.
Saldırının ardından Pakistan genelinde üç günlük ulusal yas ilan edildi.Após o acidente foi declarado luto de 3 dias em Bahrein.
Etkinlik günlüğü.Diário da Causa Operária.
La Tribune, Fransa'da yayınlanan günlük gazete.Le Figaro é um jornal diário francês publicado em Paris.
Diğer taraftan, günlük operatörler daha az dikkatliydi.Outros revisores foram menos gentis.
SPH-N270, günlük kullanım için bir ana telefon olarak tasarlanmamıştı.A designação AGM-122 continua sem ser usada como resultado.
Günlükler yazarın hayata veda etmesinden sonra düzenlenmiş ve yayımlanmıştır.Porém a emocionada despedida da apresentadora foi editada.
Her yılın Haziran ayının son hafta sonunda 3 günlük süre boyunca yapılır.Tem a duração de aproximadamente três dias, no último fim de semana de junho.
Bundan ötürü John, babasının ev bakımı gibi günlük işlerle ilgilenmesi için uğraşır.Por seu lado, o filho John aceita mal a ideia de cuidar do pai.
FTISLAND, Oricon günlük albüm listesinin ilk sırasında yer alan ilk Koreli grup olarak rekor kırdı.No Japão, Touch Me! estreou em primeiro lugar no ranking diário da Oricon.
Günlük dosya indirme sayısı Ağustos 2011'de 10 milyona ulaştı.Em Julho de 2011, os relatórios exibiam 3 milhões de downloads por dia.
Chicago Sun-Times, Chicago, Illinois merkezli günlük gazete.Chicago Sun-Times é um jornal diário publicado na cidade de Chicago, no estado norte-americano de Illinois.
Bu damların bakımları ve temizlikleri ev halkınca günlük olarak yapılmaktadır.Dez funcionários fazem a manutenção e limpeza da igreja diariamente.
Yılmaz Erdoğan oyunun ilk gösterimine, taburundan bir günlük izin alarak katıldı.Inicialmente, a mãe ganha um prêmio da mostra de jogo e vai em um cruzeiro ao longo de um mês.
O da onlar bu günlüğü bulduktan sonra onlara inanmıştır.Na de slag werd hij geloofd wegens zijn handelen.
18 Nisan 2007'de Starr 90 günlüğüne tekrar uzaklaştırıldı.Op 18 april 2007 was Starr voor negentig dagen geschorst.
Albüm, Haziran ayı başında altı günlük bir süreçte kaydedildi.Het album werd naar verluidt opgenomen gedurende een periode van zes dagen in het begin van juni.
Parrado ve Canessa birkaç günlük yürüyüşün sonunda kar çizgisinin bitimine ulaştı.Parrado en Canessa klommen gedurende een aantal dagen en bereikten toen het einde van de sneeuwgrens.
Genelde günlük ya da mektuplar şeklinde yazar.Hij schrijft meestal in de vorm van een dagboek of brief.
2010 yılında 10 günlüğüne Arsenal tarafından denenmiştir.In februari 2010 was hij tien dagen op proef bij Arsenal.
21 Ocak 2008 tarihinde, Los Angeles Lakers ile 10 günlük bir kontrat imzaladı.Later die maand, op 21 januari 2008, kreeg hij een 10-daags contract bij de Los Angeles Lakers.
Bu kelimeler günlük konuşmada sıkça kullanılır.Deze term wordt nog vaak in het dagelijks woordgebruik aangewend.
FIFA ise bu durum karşısında üç günlük yas ilan etmiştir.FIFA kondigde drie dagen rouw af.
Hizmet 26 Ağustos 2010 tarihinde, 24 saat içerisinde 1 milyondan fazla aramanın günlük kaydını tuttu.Op 26 augustus 2010 verwerkte de service meer dan 1 miljoen gesprekken binnen 24 uur.
86 günlük kısa yönetimi çok rahatsız ediciydi.Zijn korte regeerperiode van bijna drie maanden (86 dagen) was een zeer ongemakkelijke.
16 Kasım 2001 tarihinde Shipmates adlı günlük televizyon gösterisinin bir bölümüne çıktı.Ze trad ook op in een episode van de TV Datingshow Shipmates op 16 november 2001.
Der Standard, Avusturya'da günlük çıkan bir gazetedir.Der Standard is een Oostenrijks dagblad.
Günlük gazete okuyanlara rastlanmaktadır.Je hoort een man een dagboek voor lezen.
Rusya'da günlük 700.000 kişi tarafından okunan gazete, Rusya'nın en çok satan spor gazetesidir.Met een oplage van 700.000 exemplaren hoort het blad tot grootste tijdschriften van Rusland.
Günlüğü okumaya başlar.Hij begon voor de schoolkrant te schrijven.
Ülkede üç günlük yas ilan edildi.In het koninkrijk werd een rouwperiode van drie dagen afgekondigd.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Vanaf dat moment zouden moslims verplicht zijn vijfmaal per dag de salat te verrichten.
Günlük saç kaybı 100'e kadar çıkabilir.De halveringstijd kan hierdoor oplopen tot 100 uur.
Bu günlük bir harekettir.Het is een meerdaags evenement.
Sonuçta Sovyet birlikleri, taarruzun bu üç evresinde, 20 günlük sürede 100 – 180 km. ilerleme sağlamışlardı.Gedurende de 20 dagen van deel 3 van het offensief kwamen de Sovjets 100 – 180 km vooruit.
Günlük olarak yaklaşık 322 milyon Avrupalı tarafından kullanılmaktadır.Dagelijks maken er ongeveer 316.000 mensen gebruik van.
5-6 günlük bir inkubasyon süresi vardır.De incubatieperiode bedraagt 5-6 dagen.
Saldırının ardından Pakistan genelinde üç günlük ulusal yas ilan edildi.Naar aanleiding daarvan kondigt Pakistan drie dagen van nationale rouw af.
13 günlük fark böylece giderilmiş oldu.Een tijd onder de 13 seconden leek nu zelfs haalbaar.
Seri, lise öğrencisi dört kızın günlük yaşamları hakkındadır.Lucky Star gaat over het leven van vier schoolmeisjes.
Günlük konuşma dili yüzyıllardan beri Türkçedir.De stad was eeuwenlang Duitstalig.
Günlük askorbik asit gereksinimi yaş ve cinsiyete bağlı olarak da değişmektedir.De dagelijks benodigde hoeveelheid ijzer hangt af van de leeftijd en het geslacht.
Bu da günlük hayatı oldukça zorlaştırdı.Dit was van grote invloed op het dagelijks leven.
Yalnızca günlük hayatta kullanılan kelimeler ve cümleler öğretilir.Het gaat dan meestal om bijwoorden en woorden die vaak worden gebruikt in het dagelijkse leven.
Bu süre içerisinde tuttuğu günlüklerini daha sonra yayınladı.Zij hield in die periode een dagboek bij, dat zij later publiceerde.
Ocak ayı sonlarında, üç günlük bir sürede çekimleri tamamlandı.Eind augustus nam hij drie maanden pauze.