Ana içeriğe geç
Sözlük

günlü ile cümle

günlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sadece eski bir günlük buldum.I just found an old diary.
Ben bir günlük tutuyorum.I keep a journal.
Günlüğünü kimin çaldığını biliyorum.I know who stole your diary.
Son üç yıldır Fransızca bir günlük tuttum.I've kept a diary in French for the past three years.
Bir öğrenciyken Fransızca bir günlük tuttum.I kept a diary in French when I was a student.
Fransızca bir günlük tutuyorum.I keep a diary in French.
Günlük on kilometre koşarım.I run ten kilometers daily.
Günlüğümü yatağımın yanındaki masada tutuyorum.I keep my diary on the table by my bed.
Sadece birkaç günlüğüne gideceğim.I'll only be gone a couple of days.
Günlüğümü arıyordum.I was looking for my diary.
Tom günlük işlemcidir.Tom's a day trader.
Tom, Mary'nin günlüğünü buldu ve son üç sayfasını okudu.Tom found Mary's diary and read the last three pages.
Tom, Mary'nin günlüğünü buldu.Tom found Mary's diary.
Tom bir günlük tuttu.Tom kept a diary.
Benim günlüğüm nerede?Where is my diary?
Lütfen ipuçları için günlüğü tarayın.Please scan the diary for clues.
Günlüğü ne zaman başlatacaklar?When will they start logging?
Tom, Mary'nin günlüğünü buldu ama sadece son üç sayfası kalmıştı.Tom found Mary's diary, but only the last three pages remained.
Birkaç günlüğüne hiçbir şey yememek veya içmemek ölümle sonuçlanabilir.Not eating or drinking anything for a couple of days may result in death.
Günlük egzersiz yapmaya çalışacağım.I'll try to exercise daily.
Tom'un web günlüğünü okumayı severim.I like reading Tom's blog.
Yarım günlük bir işim var.I have a part-time job.
Bana günlük yaşamından bahset.Tell me about your everyday life.
Günlük hedefi nedir?What is his daily goal?
Bir günlük özgürlük, on yıllık zulümden daha iyidir.One day's freedom is better than ten years of oppression.
Günlüğümü okuma!Don't read my diary!
Öğrenciye üç günlük bir uzaklaştırma verildi.The student was given a three day suspension.
Birkaç günlüğüne Boston'a gitmek zorunda olduğumu Tom'a söyle.Tell Tom I have to go to Boston for a few days.
Birkaç günlüğüne Boston'dan uzaklaşmak istiyorum.I'd like to get away from Boston for a few days.
Bu su kulesi üç günlük tedariki tutar.That water tower holds a three-day supply.
Onun günlüğünü okur musun?Do you read his blog?
Tom'un günlüğünü okur musun?Do you read Tom's blog?
Tom'un bir günlük tutmasını öneren kişi bendim.I was the one who suggested Tom keep a journal.
Birkaç günlüğüne iş için Boston'a gidiyorum.I'm going to Boston for a few days on business.
Ben günlük olarak okula giderim.I go to school daily.
Tom üç günlük bir seyahate gitti.Tom went on a three-day trip.
Tom günlük tutmaya karar verdi.Tom has decided to keep a diary.
O her gün günlüğüne yazar.He writes in his diary every day.
Gelecek hafta birkaç günlük izine ihtiyacım olabilir.I may need a few days off next week.
Tom birkaç günlüğüne izinli.Tom is off work for a few days.
Tom üç günlük zaman içerisinde gidiyor.Tom is leaving in three days time.
Tom bugün bir günlük izin alıyor.Tom is taking a day off today.
Tom Mary'nin günlüğünü buldu.Tom has found Mary's diary.
Tom, Mary'nin gizli günlüğünü okudu.Tom read Mary's secret diary.
Tom, Mary'nin gizli günlüğünü buldu.Tom found Mary's secret diary.
Günlük olarak iç çamaşırı değiştirin.Change underwear daily.
Bu günlükler ağır.These logs are heavy.
Ebola virüsü taşıdıklarından süphelenilen kişiler için 21 günlük bir karantina vardır.There is a 21-day quarantine for people suspected of having contracted the Ebola virus.
Türkiye'ye iki günlük bir seyahat için yola çıktılar.They set out for Turkey on a two-day trip.
Birkaç günlüğüne izne çık.Take a few days off.
Tom asla hayatında bir günlük çalışma kaçırmadı.Tom has never missed a day's work in his life.
Onlar sizi bir ya da iki günlüğüne misafir edecek.They'll put you up for a day or two.
Tom günlüğü açtı.Tom opened the diary.
Tom günlüğü çekmeceye koydu.Tom put the diary in the drawer.
Ben hiç günlük tutmadım.I've never kept a diary.
Tom Mary'nin günlüğünü okumasına asla izin vermedi.Tom never allowed Mary to read his diary.
Yarın bir günlük izin.Tomorrow is a day off.
Üç günlüğüne gitmiş olacağım.I'll be gone for three days.
Karım kasabadan birkaç günlüğüne ayrılıyor.My wife is leaving town for a few days.
Dan iki günlük tutsaklıktan sonra nihayet rehinesini serbest bıraktı.Dan finally released his hostage after two days of captivity.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod