Ana içeriğe geç
Sözlük

güneyli ile cümle

güneyli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O, Güneyli olmalı.He must be from the South.
Güneyli saldırısını durduramadılar.They could not stop the southern attack.
Güneylilerin yeniden inşa etmek için hiç parası yoktu.The south had no money to rebuild.
Güneylilerin yumuşak karakteriyle konuştu.He spoke with a softness characteristic of southerners.
İsyan güneyli vatandaşlar tarafından yürütüldü.The revolt was led by the southern citizenry.
Prusyalılar güneyli Almanlara karşı tetikte olmalıdır.The Prussians should be on their guard against the southern Germans.
Tom güneyli aksanına sahip.Tom has a southern accent.
O güneylidir.He comes from the south.
Konfederasyon bayrağı güneyli değerlerin bir sembolü.The confederate flag is a symbol of southern heritage.
Güneyli Yazarların Yoldaşlığı.The Fellowship of Southern Writers.
Allison, 2014'te Güneyli Yazarlar Cemiyeti’ne seçilmiştir.In 2014, Allison was elected to membership in the Fellowship of Southern Writers.
Ozone Ödülleri, güneyli müzisyenleri ödüllendiren bir ödül töreni.The Ozone Awards is an awards show focused on Southern musicians.
Diğer yükselen kavim ise güneyli Babil'dir.The vital statistics below include South Sudan.
Bir güneyli, kuzeyliden daha farklı konuşur.A southerner speaks different than a northerner.
Boston'da ben güneyliydim.In Boston I was Southern.
Uzak Doğu, Batı, Kuzey ya da Güneyli olmanız farketmez.Be from far East, the West, North or South.
Güneyli biri, Kuzeyli birinden farklı konuşabilir.Someone from the south might speak differently than someone from the north.
Amerikalı yazar Alice Walker, kuzeye göç etmiş olan, güneyli akrabaları hakkında şunu yazmış.The American writer Alice Walker wrote this about her Southern relatives who had moved to the North.
Onları, geride bıraktıkları güneyli hayatı konusunda, bir kitapla tanıştırmış.She introduced them to a book about the Southern life that they had left behind.
Tyler bazen "Güneyli yazar" veya "modern Amerikalı yazar" olarak sınıflandırılır.Tyler has occasionally been classified as a "Southern author" or a "modern American author."
Birçok güneyli, hükümetin sivillere, özellikle de Cuba ve Wau'da vahşet uyguladığını bildirdi.Many southerners reported government atrocities against civilians, especially at Juba and Wau.
Güneyli halk, bu tarzı büyük bir ilgiyle karşıladı.Der Zoo wurde von der Bevölkerung mit großem Interesse angenommen.
Güneyli Yazarların Yoldaşlığı.Begegnung mit Schriftstellern der Südsee.
Bu toplam 11 eyalet Amerikan İç Savaşı'nda güneyli konfederasyon tarafını oluşturdular.11 États ont basculé dans le camp confédéré.
Ama Güneyli senatörlerin karşı çıkması yüzünden atanması birkaç aylık bir gecikmeden sonra onaylandı.Sur proposition du président du Sénat, son intervention est repoussée de plusieurs semaines.
Eleştirmenler, Williams’ın Güneyli Gotik tarzında yazdığı düşüncesini sürdürmektedirler.Los críticos del género sostienen que Williams escribía en estilo gótico sureño.
Bu güneyli bir zenginin hitap şekli olamazdı.Por supuesto que esto era un privilegio de los ricos.
Annesi, Edwina Williams, soylu güneyli bir aileden geliyordu ve bu hali kısmen boğucuydu.Su madre, Edwina Williams (de soltera Edwina Dakin), descendía de una buena familia sureña.
Burası, dernek arkadaşları tarafından, koyu güneyli aksanı yüzünden Tennessee adının koyulduğu yerdir.Allí fue donde sus compañeros de fraternidad lo apodaron Tennessee, por su rico acento sureño.
Bununla ilgili son örnek Güneyli Baptist Toplumu’nun Dünya Baptist İttifakı’ndan çekilmesidir.Quest'ultima posizione viene definita "tradizionalista" dalla Southern Baptist Convention.
Muhafazakar bir Hıristiyan mezhebi olan Güneyli Baptist inanışı ile yetişti.Девочку растили в вере Южного баптизма.
Güneyli rüzgârlarsa ısıtıcı etki yaparlar.Тёплые ветра южного направления формируются эффектом фёна.
İç Savaş sırasında Güneyliler burada bir tutsak kampı kurdular.На его месте нацисты создали тюремный лагерь.
1983 - 1984 yıllarında Ankara Sanat Tiyatrosu'nda Rutkay Aziz ile birlikte "Güneyli Bayan" da oynadı.وخلال أعوام 1983 – 1984 مثلت في العمل المسمى " ملكة جمال الجنوب " سوياً مع روتكاي عزيز في المسرح الفني بأنقرة.
Ozone Ödülleri, güneyli müzisyenleri ödüllendiren bir ödül töreni.Os Ozone Awards são uma premiação focada em músicos do sul.
Bu tarihi toplantıda yeni bir topluluk kurdular ve adını Güneyli Baptist Toplumu olarak belirlediler.Nessa reunião histórica eles formaram uma nova convenção, chamando-a de Convenção Batista do Sul.
Muhafazakar bir Hıristiyan mezhebi olan Güneyli Baptist inanışı ile yetişti.Wychowywał się w wierze Południowej Konwencji Baptystów.
Bu "Güneyli Barbar" tatlıları halen Japonya'da satıştadır.Den snarlika Sambar säljs fortfarande i Japan.
Güneyli halk, bu tarzı büyük bir ilgiyle karşıladı.Громадськість країни це повідомлення зустріла з великим задоволенням.
Patrick Henry (29 Mayıs 1736 – 6 Haziran 1799), Amerikalı avukat, Güneyli çiftlik sahibi ve politikacı.Patrick Henry (29. května 1736 Studley – 6. června 1799 Brookneal) byl americký politik, právník a plantážník.
Huineng, ‘insanlar güneyli ya da kuzeylidir, ancak Buda-doğasında güney-kuzey yoktur’ cevabını verdi.Aragorn: "Na Severu ji nezná nikdo kromě těch, kdo putují divočinou."
Güneyli Yazarların Yoldaşlığı.Uniunii Scriitorilor.
Allison, 2014'te Güneyli Yazarlar Cemiyeti’ne seçilmiştir.Salolainen valittiin vuonna 2014 Vuoden tekstiilitaiteilijaksi.
Güneyli halk, bu tarzı büyük bir ilgiyle karşıladı.Ο ελληνικός λαός υποδέχθηκε τις εξελίξεις αυτές με μεγάλο ενθουσιασμό.
Güneyli demokratlar kölelik yanlısıydılar.Det andet store nationalistiske problem var sydslaverne.
İç Savaş sırasında Güneyliler burada bir tutsak kampı kurdular.Under krigen bygget hæren en militærleir her.
Patrick Henry (29 Mayıs 1736 – 6 Haziran 1799), Amerikalı avukat, Güneyli çiftlik sahibi ve politikacı.Patrick Henry (født 29. mai 1736, død 6. juni 1799) var en amerikansk politiker og patriot.
Zırh yapımıyla ilgili tekniklerde Avrupalı liderler kuzeyli İtalyanlar ve güneyli Almanlardı.Yang unggul di Eropa dalam hal tekniK baju zirah adalah orang Italia utara dan orang Jerman selatan.
Bu güneyli bir zenginin hitap şekli olamazdı.Mak tahu tentara itu tidak akan menjadi kaya.
Bu toplam 11 eyalet Amerikan İç Savaşı'nda güneyli konfederasyon tarafını oluşturdular.Bao gồm ít nhất tất cả 11 cựu tiểu bang trong Liên minh miền Nam.
Onu Güneylilere ihbar eden bile olur.そういう出来事を、また南さんに報告するんです。
Güneyli asker bunu fırsat bilerek Generalleri vurmaya kalkınca Zeb onu öldürmek zorunda kalır.ところが、目の前にグラント将軍がいることを知った南軍脱走兵がグラント将軍を撃とうとしたために、ゼブはとっさにその脱走兵を殺してしまう。
Güneyli halk, bu tarzı büyük bir ilgiyle karşıladı.南部の指導者達はこの事例を良く知っていた。
Geneli katolik Güneyli Devletler, bu ihanetle öfkelendiler.무굴 제국의 귀족들은 이러한 조치에 분노를 느꼈다.
Güneyli rüzgârlarsa ısıtıcı etki yaparlar.האירועים בדרום אפריקה גרמו לאפקט נרחב של התחממות מחדש.
Güneyli demokratlar kölelik yanlısıydılar.מדיסון היה מודאג בנוגע לעבדות בדרום.
Muhafazakar bir Hıristiyan mezhebi olan Güneyli Baptist inanışı ile yetişti.V otroštvu so ga vzgajali v duhu konzervativne baptistične vere.
İç Savaş sırasında Güneyliler burada bir tutsak kampı kurdular.Būrų karo metu britai čia įsteigė koncentracijos stovyklą.
Billy, Güneyli Baptist Mezhebi'nin bir üyesidir ve birçok ABD başkanına dinsel danışmanlık yapmıştır.Ta tegutses Lõuna Baptistide Konventsioonis ja oli mitme USA presidendi vaimulik nõuandja.
Amerikalı yazar Alice Walker, kuzeye göç etmiş olan, güneyli akrabaları hakkında şunu yazmış.A escritora americana Alice Walker escreveu isto sobre os seus parentes sulistas que se mudaram para norte.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod