Ama Afrika öyküsü ve benim asıl değineceklerim, Güney Afrika'nın ötesindedir, çünkü olup biten çok şey var.たくさんのことが起きています 明らかに、ナイジェリアはホットスポットでしょう
Ama ben ve arkadaşlarım Güney Afrika'da Uganda'da onla tanıştığımız zaman olay çok değişik koşullar içindeydi.Ale když jsme ho s mými přáteli v Ugandě poprvé potkali, bylo to za úplně jiných okolností.
Ama ben ve arkadaşlarım Güney Afrika'da Uganda'da onla tanıştığımız zaman olay çok değişik koşullar içindeydi.Ale kiedy z przyjaciółmi spotkaliśmy go w Ugandzie po raz pierwszy, okoliczności były całkiem inne.
Ama ben ve arkadaşlarım Güney Afrika'da Uganda'da onla tanıştığımız zaman olay çok değişik koşullar içindeydi.Amikor a barátaimmal először találkoztunk vele Ugandában, Közép Afrikában, egészen mások voltak a körülmények.
Ama ben ve arkadaşlarım Güney Afrika'da Uganda'da onla tanıştığımız zaman olay çok değişik koşullar içindeydi.Años antes de que Gavin nació, el curso de mi vida cambió por completo por otro niño.
Ama ben ve arkadaşlarım Güney Afrika'da Uganda'da onla tanıştığımız zaman olay çok değişik koşullar içindeydi.하지만 내 친구들과 내가 그를 처음 아프리카의 우간다에서 만났을 때의 상황은 전혀 달랐습니다.
Ama ben ve arkadaşlarım Güney Afrika'da Uganda'da onla tanıştığımız zaman olay çok değişik koşullar içindeydi.Mas quando meus amigos e eu o conhecemos em Uganda na África Central, as circunstancias eram bem diferentes.
Ama ben ve arkadaşlarım Güney Afrika'da Uganda'da onla tanıştığımız zaman olay çok değişik koşullar içindeydi.Но когато аз и приятелите ми го видяхме за първи път в Уганда, обстоятелствата бяха различни.
Ama ben ve arkadaşlarım Güney Afrika'da Uganda'da onla tanıştığımız zaman olay çok değişik koşullar içindeydi.אבל כשאני וחבריי לראשונה פגשנו אותו באוגנדה .במרכז אפריקה, תחת נסיבות אחרות
Ama ben ve arkadaşlarım Güney Afrika'da Uganda'da onla tanıştığımız zaman olay çok değişik koşullar içindeydi.ولكن عندما التقيناه أنا وزملائي للمرة الأولى في أوغندا في وسط أفريقيا.. كانت الظروف جداً مختلفة
Ama ben ve arkadaşlarım Güney Afrika'da Uganda'da onla tanıştığımız zaman olay çok değişik koşullar içindeydi.中央アフリカのウガンダでは、 状況は全く違っていました。 彼は、人生をかけて逃げていました。
Ama ben ve arkadaşlarım Güney Afrika'da Uganda'da onla tanıştığımız zaman olay çok değişik koşullar içindeydi.但當我跟朋友在非洲哦中部的烏干達第一次遇見他時, 情況截然不同
Ama çok geçmeden, kendimi, Güney Afrika'dan uzakta, taa kuzeyde, Mısır'da buldum.Aber sehr bald fand ich meinen Weg vom südlichen Teil Afrikas - Südafrika - in den nördlichsten, nach Ägypten.
Ama çok geçmeden, kendimi, Güney Afrika'dan uzakta, taa kuzeyde, Mısır'da buldum.Bardzo szybko znalazłem się z południowej części Afryki - z RPA - na samej północy, w Egipcie.
Ama çok geçmeden, kendimi, Güney Afrika'dan uzakta, taa kuzeyde, Mısır'da buldum.그리고 바로, 아프리카 남쪽 지역인 남아프리카에서 부터 최북단 이집트까지 여행했죠
Ama çok geçmeden, kendimi, Güney Afrika'dan uzakta, taa kuzeyde, Mısır'da buldum.Pero muy pronto, me encontré desde la parte sudeste de África -- en Sudáfrica - hasta el norte, en Egipto.
Ama çok geçmeden, kendimi, Güney Afrika'dan uzakta, taa kuzeyde, Mısır'da buldum.Zo samého juhu Afriky, Juhoafrickej republiky, som sa rýchlo našiel na samom severe, v Egypte.
Ama çok geçmeden, kendimi, Güney Afrika'dan uzakta, taa kuzeyde, Mısır'da buldum.Πολύ γρήγορα, όμως, βρέθηκα από το νότιο τμήμα της Αφρικής, τη Νότια Αφρική, στο βόρειο, στην Αίγυπτο.
Ama çok geçmeden, kendimi, Güney Afrika'dan uzakta, taa kuzeyde, Mısır'da buldum.Начав в южной части Африки, я вскоре оказался на самом севере Африки, в Египте.
Ama çok geçmeden, kendimi, Güney Afrika'dan uzakta, taa kuzeyde, Mısır'da buldum.Но много скоро се оказах от южната част на Африка... Южна Африка... в най-северната, в Египет.
Ama çok geçmeden, kendimi, Güney Afrika'dan uzakta, taa kuzeyde, Mısır'da buldum.אך מהר מאד, מצאתי את עצמי עולה מחלקה הדרומי של אפריקה מדרום אפריקה, לצפון הרחוק, במצרים.
Ama çok geçmeden, kendimi, Güney Afrika'dan uzakta, taa kuzeyde, Mısır'da buldum.ولكن بسرعة جداً، وجدت نفسي من الجزء الجنوبي لأفريقيا -- في شمال أفريقيا، في أقصى الشمال، في مصر.
Ama çok geçmeden, kendimi, Güney Afrika'dan uzakta, taa kuzeyde, Mısır'da buldum.南アフリカです。その後、北のエジプト 南と北の2つの場所です
Ancak, Güney Afrika bu yolu izlemedi.A África do Sul não seguiu esse rumo.
Ancak, Güney Afrika bu yolu izlemedi.De fapt, Africa de Sud n-a apucat-o pe acel drum.
Ancak, Güney Afrika bu yolu izlemedi.De hecho, Sud África no ha recorrido el mismo camino.
Ancak, Güney Afrika bu yolu izlemedi.Die kant is Zuid-Afrika niet opgegaan.
Ancak, Güney Afrika bu yolu izlemedi.Jednak RPA nie poszła w tym kierunku.
Ancak, Güney Afrika bu yolu izlemedi.Jižní Afrika se touto cestou nevydala.
Ancak, Güney Afrika bu yolu izlemedi.그리고 남아공은 르완다처럼 되지 않았습니다.
Ancak, Güney Afrika bu yolu izlemedi.Ma il Sudafrica non ha seguito quella strada.
Ancak, Güney Afrika bu yolu izlemedi.Tatsächlich stieg Südafrika nicht diesen Weg hinab.
Ancak, Güney Afrika bu yolu izlemedi.Thực sự, Nam Phi đã không đi theo con đường đó.
Ancak, Güney Afrika bu yolu izlemedi.Στην πραγματικότητα, η Νότια Αφρική δεν έχει πάει προς αυτή την κατεύθυνση.
Ancak, Güney Afrika bu yolu izlemedi.В същност Южна Африка не тръгна по този път.
Ancak, Güney Afrika bu yolu izlemedi.Однако, Южная Африка не пошла по этому пути.
Ancak, Güney Afrika bu yolu izlemedi.בפועל, דרום אפריקה לא התדרדרה בדרך זו.
Ancak, Güney Afrika bu yolu izlemedi.في الواقع، جنوب أفريقيا لم تمضي في ذلك الطريق.
Ancak, Güney Afrika bu yolu izlemedi.デズモンド・ツツのような人たちが
Aynı zamanda Güney Afrika'da,Al mismo tiempo, en Sudáfrica,
Aynı zamanda Güney Afrika'da,Au même moment en Afrique du Sud, après que Nelson Mandela a été libéré de prison,
Aynı zamanda Güney Afrika'da,Ez idő alatt Dél-Afrikában,
Aynı zamanda Güney Afrika'da,같은 시각, 남아프리카에서는
Aynı zamanda Güney Afrika'da,Nello stesso periodo, in Sud Africa, dopo che Nelson Mandela era stato scarcerato,
Aynı zamanda Güney Afrika'da,Samaan aikaan Etelä-Afrikassa
Aynı zamanda Güney Afrika'da,באותו הזמן, בדרום-אפריקה,
Aynı zamanda Güney Afrika'da,في نفس الوقت في جنوب أفريقيا،
Aynı zamanda Güney Afrika'da,ネルソン・マンデラ氏が刑務所を出たあとで
-aynı zamanda ilaç endüstrisinin Güney Afrika'yı HIV ilacını aldıkları için dava ettiği yıl.-,a przemysł farmaceutyczny pozawał Południową Afryke za kopiowanie leku na HIV.
-aynı zamanda ilaç endüstrisinin Güney Afrika'yı HIV ilacını aldıkları için dava ettiği yıl.-a zdravotnický průmysl obvinil Jižní Afriku pro kopírování medicíny proti HIV.
-aynı zamanda ilaç endüstrisinin Güney Afrika'yı HIV ilacını aldıkları için dava ettiği yıl.-en de medische industrie klaagde Zuid-Afrika aan voor het kopiëren van HIV medicijnen.
-aynı zamanda ilaç endüstrisinin Güney Afrika'yı HIV ilacını aldıkları için dava ettiği yıl.-ja lääketeollisuus haastoi Etelä Afrikan HIV-lääkkeen kopioimisesta.
-aynı zamanda ilaç endüstrisinin Güney Afrika'yı HIV ilacını aldıkları için dava ettiği yıl.의료 업계가 에이즈 백신 복제에 대해 아프리카를 고소했을 때였다.
-aynı zamanda ilaç endüstrisinin Güney Afrika'yı HIV ilacını aldıkları için dava ettiği yıl.Läkemedelsindustrin åtalade sydafrikanska staten- -för att ha kopierat hiv-mediciner.
-aynı zamanda ilaç endüstrisinin Güney Afrika'yı HIV ilacını aldıkları için dava ettiği yıl.Läkemedelsindustrin åtalade sydafrikanska staten- -för att ha kopierat hiv-mediciner.
-aynı zamanda ilaç endüstrisinin Güney Afrika'yı HIV ilacını aldıkları için dava ettiği yıl.- og medicinindustrien sagsøgte Syd Afrika for at kopiere HIV-medicin.
-aynı zamanda ilaç endüstrisinin Güney Afrika'yı HIV ilacını aldıkları için dava ettiği yıl.-und die Medizinindustrie Südafrika dafür, dass es HIV-Medikament kopiert hat.
-aynı zamanda ilaç endüstrisinin Güney Afrika'yı HIV ilacını aldıkları için dava ettiği yıl.-y que la industria médica demandó a Sudafríca por copiar medicina para el HIV.
-aynı zamanda ilaç endüstrisinin Güney Afrika'yı HIV ilacını aldıkları için dava ettiği yıl.И медицинской промышленности подала в суд Южного Африка для копирования ВИЧ-медицины.
-aynı zamanda ilaç endüstrisinin Güney Afrika'yı HIV ilacını aldıkları için dava ettiği yıl.Първа и най-успешна за времето си система за директен обмен на файлове.#</b>