güneşin ile cümle
güneşin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.И они позволяют людям в этом здании дейсвительно наслаждаться солнцем, хорошей частью солнца.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Позволили са на хората в сградата наистина да се наслаждават на слънцето, на добрата страна от него.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Цим вони дають змогу людям по-справжньому насолодитися сонцем у тій будівлі, доброю частиною сонця.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.והם מאפשרים לאנשים שבתוך במבנה ממש להנות מן השמש, חלקה הטוב של השמש.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.وبتصميمهم هذا .. سمحوا للناس في ذلك المبنى بالاستمتاع بضوء الشمس بالجزء الجيد من الشمس
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.本当に楽しんでいただくための 設計がされています 太陽はもちろん
Ve bu ters saat gibi nesneleri ortama koyduğunuzda güneşin gökyüzündeki konumunu kontrol edebilirsiniz.A gdy wprowadzimy narzędzia, np. ten odwrotny zegar, można kontrolować położenie Słońca na niebie.
Ve bu ters saat gibi nesneleri ortama koyduğunuzda güneşin gökyüzündeki konumunu kontrol edebilirsiniz.A pokud přidáme nástroje jako tyto hodiny, tak můžete kontrolovat pozici slunce na obloze.
Ve bu ters saat gibi nesneleri ortama koyduğunuzda güneşin gökyüzündeki konumunu kontrol edebilirsiniz.Bila anda mendatangkan alat seperti jam terbalik ini, anda dapat mengatur kedudukan matahari di langit.
Ve bu ters saat gibi nesneleri ortama koyduğunuzda güneşin gökyüzündeki konumunu kontrol edebilirsiniz.E se inserite strumenti come questo orologio inverso, potrete controllare la posizione del sole in cielo.
Ve bu ters saat gibi nesneleri ortama koyduğunuzda güneşin gökyüzündeki konumunu kontrol edebilirsiniz.그리고 시계 도구를 데려와 하늘에 있는 태양의 위치를 조정할 수 있습니다.
Ve bu ters saat gibi nesneleri ortama koyduğunuzda güneşin gökyüzündeki konumunu kontrol edebilirsiniz.Şi dacă introducem unelte, aşa cum e acest ceas inversat, atunci poţi controla poziţia soarelui pe cer.
Ve bu ters saat gibi nesneleri ortama koyduğunuzda güneşin gökyüzündeki konumunu kontrol edebilirsiniz.Y si introduces herramientas como este reloj inverso, puedes controlar la posición del sol en el cielo.
Ve bu ters saat gibi nesneleri ortama koyduğunuzda güneşin gökyüzündeki konumunu kontrol edebilirsiniz.А ако се въведат инструменти като този обратен часовник, може да се контролира позицията на Слънцето в небето.
Ve bu ters saat gibi nesneleri ortama koyduğunuzda güneşin gökyüzündeki konumunu kontrol edebilirsiniz.ואם מוסיפים כלי כמו שעון הפוך. אפשר לשלוט במיקום השמש בשמיים.
Ve bu ters saat gibi nesneleri ortama koyduğunuzda güneşin gökyüzündeki konumunu kontrol edebilirsiniz.إذا قدمتم أدوات مثل هذه الساعة المعكوسة، عندئذ يمكنك التحكم في موقع الشمس في السماء.
Ve bu ters saat gibi nesneleri ortama koyduğunuzda güneşin gökyüzündeki konumunu kontrol edebilirsiniz.空にある太陽の位置をコントロールできます これは午前8時の影です
Ve güneşin ışığı ve güneş birdir.Et la lumière du soleil et de la lune sont un.
Ve güneşin ışığı ve güneş birdir.Und das Licht der Sonne und die Sonne sind eins.
Ve güneşin ışığı ve güneş birdir.Y la luz del sol y el sol son uno.
Ve hava durumu hakkında çok konuşuyor, güneşin çıkmış olması ne kadar hoş, diyorlardı.A hodně mluvily o počasí, jak je krásné, že vyšlo slunce.
Ve hava durumu hakkında çok konuşuyor, güneşin çıkmış olması ne kadar hoş, diyorlardı.E falavam muito do tempo, como era maravilhoso o sol ter aparecido.
Ve hava durumu hakkında çok konuşuyor, güneşin çıkmış olması ne kadar hoş, diyorlardı.En ze spraken vaak over het weer. hoe fijn het was dat de zon scheen.
Ve hava durumu hakkında çok konuşuyor, güneşin çıkmış olması ne kadar hoş, diyorlardı.E parlavano molto del tempo, di quanto era bello che fosse uscito il sole.
Ve hava durumu hakkında çok konuşuyor, güneşin çıkmış olması ne kadar hoş, diyorlardı.És rengeteget beszéltek az időjárásról, hogy milyen szépen süt végre a nap.
Ve hava durumu hakkında çok konuşuyor, güneşin çıkmış olması ne kadar hoş, diyorlardı.Et ils parlaient beaucoup du temps qu'il faisait, se réjouissaient du retour du beau temps.
Ve hava durumu hakkında çok konuşuyor, güneşin çıkmış olması ne kadar hoş, diyorlardı. (Gülme sesleri)(Râsete)
Ve hava durumu hakkında çok konuşuyor, güneşin çıkmış olması ne kadar hoş, diyorlardı. (Gülme sesleri)(Risas)
Ve hava durumu hakkında çok konuşuyor, güneşin çıkmış olması ne kadar hoş, diyorlardı.In veliko so govorili o vremenu, o tem kako je lepo, da se je pokazalo sonce.
Ve hava durumu hakkında çok konuşuyor, güneşin çıkmış olması ne kadar hoş, diyorlardı.Ja he puhuivat paljon säästä, kuinka ihanaa oli, että aurinko alkoi paistaa.
Ve hava durumu hakkında çok konuşuyor, güneşin çıkmış olması ne kadar hoş, diyorlardı.해가 나와서 너무나 아름다운 날씨라고 말이죠.
Ve hava durumu hakkında çok konuşuyor, güneşin çıkmış olması ne kadar hoş, diyorlardı.Mereka banyak membicarakan cuaca, betapa indahnya saat matahari muncul.
Ve hava durumu hakkında çok konuşuyor, güneşin çıkmış olması ne kadar hoş, diyorlardı.Och de pratade mycket om vädret, hur härligt det var att solen tittade fram.
Ve hava durumu hakkında çok konuşuyor, güneşin çıkmış olması ne kadar hoş, diyorlardı.Und sie sprachen viel über das Wetter, wie schön es war, dass die Sonne herauskam.
Ve hava durumu hakkında çok konuşuyor, güneşin çıkmış olması ne kadar hoş, diyorlardı.Và họ nói nhiều về thời tiết Đẹp làm sao khi cuối cùng cũng có chút nắng.
Ve hava durumu hakkında çok konuşuyor, güneşin çıkmış olması ne kadar hoş, diyorlardı.Και συζητούσαν πολύ για τον καιρό, τι ωραία που ήταν όταν έβγαινε ο ήλιος.
Ve hava durumu hakkında çok konuşuyor, güneşin çıkmış olması ne kadar hoş, diyorlardı.И говореха много за времето, колко чудесно било, че слънцето се е показало.
Ve hava durumu hakkında çok konuşuyor, güneşin çıkmış olması ne kadar hoş, diyorlardı.И они много разговаривали о погоде. "Как прекрасно, что солнце вышло из-за туч".
Ve hava durumu hakkında çok konuşuyor, güneşin çıkmış olması ne kadar hoş, diyorlardı.Як же це прекрасно, що сонце вийшло з-за хмар.
Ve hava durumu hakkında çok konuşuyor, güneşin çıkmış olması ne kadar hoş, diyorlardı.והם דיברו די הרבה על מזג האוויר, כמה חביב שהשמש יצאה מבין העננים.
Ve hava durumu hakkında çok konuşuyor, güneşin çıkmış olması ne kadar hoş, diyorlardı.وتحدثوا كثيراً عن الطقس، كيف أنه كان لطيفاً أن الشمس ظهرت.
Ve hava durumu hakkında çok konuşuyor, güneşin çıkmış olması ne kadar hoş, diyorlardı.太陽が顔を出してよかったね と (笑)
Ve sadece bir hedefimiz olacak sadece bir tane, bataryalar boşalmadan güneşin doğuşunu yakalamak.A tady budeme mít jen jeden jediný cíl: dosáhnout úsvitu dříve než budou baterie úplně vybité.
Ve sadece bir hedefimiz olacak sadece bir tane, bataryalar boşalmadan güneşin doğuşunu yakalamak.A už bude iba jediný cieľ, naozaj iba jediný: dosiahnuť východ slnka skôr, ako sa vybijú batérie.
Ve sadece bir hedefimiz olacak sadece bir tane, bataryalar boşalmadan güneşin doğuşunu yakalamak.En er is maar een doel, een maar, het bereiken van de volgende zonsopkomst voordat de accu's leeg zijn.
Ve sadece bir hedefimiz olacak sadece bir tane, bataryalar boşalmadan güneşin doğuşunu yakalamak.거기에서 남은 유일한 목표는 배터리가 방전되기 전에 다음 일출을 맞이할 수 있게 되는 것입니다.
Ve sadece bir hedefimiz olacak sadece bir tane, bataryalar boşalmadan güneşin doğuşunu yakalamak.Och då har vi bara ett mål, bara ett, nå nästa soluppgång innan batterierna är slut.
Ve sadece bir hedefimiz olacak sadece bir tane, bataryalar boşalmadan güneşin doğuşunu yakalamak.Và chỉ còn lại 1 mục tiêu duy nhất, chỉ 1 mà thôi, là chờ cho tới bình minh trước khi dàn pin bị cạn kiệt.
Ve sadece bir hedefimiz olacak sadece bir tane, bataryalar boşalmadan güneşin doğuşunu yakalamak.Wtedy cel będzie tylko jeden -- dolecieć do świtu zanim rozładują się akumulatory.
Ve sadece bir hedefimiz olacak sadece bir tane, bataryalar boşalmadan güneşin doğuşunu yakalamak.А тогда у нас будет только одна цель - достичь рассвета до того, как разрядятся батареи.
Ve sadece bir hedefimiz olacak sadece bir tane, bataryalar boşalmadan güneşin doğuşunu yakalamak.И тогава ще има само една цел, само една, да достигнем следващия изгрев, преди батериите да свършат.
Ve sadece bir hedefimiz olacak sadece bir tane, bataryalar boşalmadan güneşin doğuşunu yakalamak.ושם תהיה מטרה אחת בלבד, רק אחת, להגיע לזריחה הבאה לפני שהסוללות יתרוקנו.
Ve sadece bir hedefimiz olacak sadece bir tane, bataryalar boşalmadan güneşin doğuşunu yakalamak.وسيكون على الطائرة تحقيق هدف واحد فقط ان تدرك شروق الشمس المقبل قبل نفاد البطاريات
Ve sadece bir hedefimiz olacak sadece bir tane, bataryalar boşalmadan güneşin doğuşunu yakalamak.バッテリが空になる前に次の日の出を迎えること (笑)
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.a tvoj pozemský život nastane jasnejší nad poludnie, a nech by bolo tma, bude jako ráno.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.dit Liv skal overstråle Middagssolen, Mørket vorde som lyse Morgen.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Ðời ông sẽ sáng sủa hơn ban trưa; Dẫu nay tối tăm, sau sẽ hóa ra như buổi sáng.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Ðời ông sẽ sáng_sủa hơn ban trưa ; Dẫu nay tối_tăm , sau sẽ hóa_ra như buổi_sáng .
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.E a tua vida será mais clara do que o meio-dia; a escuridão dela será como a alva.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Elämäsi selkenee kirkkaammaksi keskipäivää, pimeänkin aika on niinkuin aamunkoitto.