güneşin ile cümle

güneşin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.gyogóbban kelne idõd a déli fénynél, és az éjféli sötétség is olyan lenne, mint a [kora] reggel.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Hidupmu akan menjadi lebih terang dari siang hari, dan saat-saat gelap dalam hidupmu secerah sinar pagi
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.I nad południe jaśniejszy nastanie czas twój; zaćmiszli się, będziesz jako zaranek.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.in življenje ti zasije jasneje nego poldnevna svetloba, in zmrači li se kdaj, mine mrak kakor ob jutru.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Jouw bestaan zal wolkenloos worden; elke schaduwzijde zal zo helder worden als het morgenlicht.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.네 생명의 날이 대낮보다 밝으리니 어두움이 있다 할지라도 아침과 같이 될 것이요
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.K tomu nad poledne jasný nastaneť čas; zatmíš-li se pak, jitru podobný budeš.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Og lysere enn middagen blir da ditt liv; mørket blir for dig som morgenen.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.più del sole meridiano splenderà la tua vita, l'oscurità sarà per te come l'aurora
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Tes jours auront plus d`éclat que le soleil à son midi, Tes ténèbres seront comme la lumière du matin,
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Tu existencia será más resplandeciente que el mediodía; aun la oscuridad te será como la alborada
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.und die Zeit deines Lebens würde aufgehen wie der Mittag, und das Finstere würde ein lichter Morgen werden;
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Zilele tale vor străluci mai tare decît soarele la amiază, întunerecul tău va fi ca lumina dimineţii.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.И яснее полдня пойдет жизнь твоя; просветлеешь, как утро.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Твоето пребивание ще бъде по-светло от пладне; И тъмнина ако си, пак ще станеш като зора.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.ומצהרים יקום חלד תעפה כבקר תהיה׃
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.وفوق الظهيرة يقوم حظك. الظلام يتحول صباحا.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.你 在 世 的 日 子 、 要 比 正 午 更 明 . 雖 有 黑 暗 、 仍 像 早 晨
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.你 在世 的 日子 、 要 比 正午 更 明 . 雖有 黑暗 、 仍 像 早晨
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][a medrét kereső folyó álmát kell hogy álmodjuk,] [a világait álmodó Nap álmát kell hogy álmodjuk.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][dobbiamo sognare i sogni di un fiume che cerca il proprio letto,] [del sole che sogna i suoi mondi.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][kita harus bermimpi tentang sungai yang mencari jalurnya] [tentang matahari yang memimpikan dunianya.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][강물이 제 길을 찾아가는 꿈을 꾸고,] [자기 세상을 꿈꾸는 해를 꿈꿔야 한다.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][musíme snít sen o řece hledající svůj směr,] [o slunci snící své světy.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][Musimy śnić sny o rzece szukającej swego biegu] [O słońcu śniącym o swych światach.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][nous devons rêver de rêves d'une rivière cherchant son lit,] [du soleil rêvant ses mondes.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.]♪ să visăm visele unei ape căutându-și albia, ♪ ♪ unui soare visându-și cuvintele. ♪
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.]soñemos sueños activos de ríos buscando su cauce, sueños de sol soñando sus mundos.
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][Temos que sonhar os sonhos de um rio em busca do seu curso,] [sonhos do sol a sonhar os seus mundos.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][we moeten de droom dromen van een rivier die haar weg zoekt,] [van een zon die droomt over haar werelden.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][wir müssen Träume träumen von einem Fluss, der seinen Lauf sucht,] [von der Sonne, die ihre Welten erträumt.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][Θα ονειρευτούμε τα όνειρα του ποταμού που ψάχνει το δρόμο του,] [του ήλιου που ονειρεύεται τους κόσμους του.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][будем видеть сны о реке, ищущей русло,] [о солнце, сочиняющем мир.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.](трябва да сънуваме сънищата на река търсеща своя път,) (както и слънцето сънуващо своите думи.)
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.]עלינו לחלום את חלומות הנהר המחפש את נתיבו, ואת חלומות השמש החולמת את עולמותיה.
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][يجب أن نحلم أحلام نهر يسعى إلى مجراه،] [وبالشمس تحلم بالأكوان].
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.]自らの世界を夢見る 太陽の夢を
Yatay güneşin ısıttığı kayalar gökyüzüne kapalı boğucu bir hava veriyordu bir soba gibi"Černé skály rozpalované paprsky rovníkového slunce, vzduch těžký a horký." "Jako v peci."
Yatay güneşin ısıttığı kayalar gökyüzüne kapalı boğucu bir hava veriyordu bir soba gibiRocile negre, încălzite de razele soarelui vertical, crea în aer o senzaţie înăbuşitoare, ca de cuptor.
Yatay güneşin ısıttığı kayalar gökyüzüne kapalı boğucu bir hava veriyordu bir soba gibiהסלעים השחורים לוהטים" ע"י קרני השמש האנכית נותנים לאוויר תחושת מחנק מעיקה" ".כמו תנור"
Yatay güneşin ısıttığı kayalar gökyüzüne kapalı boğucu bir hava veriyordu bir soba gibiالصخور السوداء سخنت بأشعة الشمس العمودية تعطي إلى الهواء شعور خانق أقرب مثل الموقد
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü Ganj timsahını görmek harikaydı.Es ist einfach unglaublich, mehrere Gangesgaviale zu sehen, die sich am Fluss sonnen.
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü Ganj timsahını görmek harikaydı.Ongelooflijk om terug gavialen te zien zonnen op de rivier.
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü Ganj timsahını görmek harikaydı.Quiero decir, era increíble ver un montón de gaviales disfrutando en el rio de nuevo.
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü Ganj timsahını görmek harikaydı.To niesamowite zobaczyć stado gawiali wylegujących się na brzegu rzeki.
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü Ganj timsahını görmek harikaydı.Úgy értem, lenyűgöző a gaviálok csoportjait újra látni, amint a folyónál sütkéreznek.
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü Ganj timsahını görmek harikaydı.Voglio dire, era incredibile vedere branchi di Gaviali popolare il fiume di nuovo.
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü Ganj timsahını görmek harikaydı.Vreau să spun, e pur și simplu incredibil să vezi din nou grupuri de gaviali încălzindu-se la soare pe râu.
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü Ganj timsahını görmek harikaydı.Ý tôi là, thật tuyệt vời khi lại thấy hàng đàn cá sấu Ấn Độ phơi nắng trên sông
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü Ganj timsahını görmek harikaydı.Εννοώ, ήταν απλά απίστευτο να βλέπεις ορδές από γκάριαλ να λιάζονται πάλι στις όχθες του ποταμού.
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü Ganj timsahını görmek harikaydı.Просто невероятно е да видиш групи гариали отново да се препичат в реката.
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü Ganj timsahını görmek harikaydı.Это просто невероятно, что мы снова видим группы гангских гавиалов, греющихся на солнце, лёжа на берегу реки.
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü내 말은, 수많은 가리알들이 강에서 햇볓을 쬐는 것을
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürüזה פשוט מדהים לראות קבוצות של גאביאלים
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürüمنظر رائع من مجموعات الجاريال
Yine nehrin üzerinde güneşin tadını çıkaran bir sürü見れるなんて信じられません
Yunanca güneşin ismi 'helios' turA Nap jelentésű görög "héliosz" szóból
Yunanca güneşin ismi 'helios' turA palavra Grega para o Sol era 'helios'
Yunanca güneşin ismi 'helios' turDalla parola greca « helios », che significa « sole »
Yunanca güneşin ismi 'helios' turDas griechische Wort für die Sonne war‚ helios‘

İlgili Sayfalar